Alındım dostum.Yüzyüze bana bu şekilde hitap etsen aynı tepkiyi alırdın.Hem saygısızlık yapıp hemde bunu savunup aman herkes alıngan olmuş diyerek yaptığın saygısızlığı kabullendirmeye çalışıyorsun ki 56 yaşındasın.
56 yaşında bir abim olarak yaşadığımız ülkenin gerçeklerini ya kabul etmek istemiyorsunuz, polyanacılık oynuyorsunuz yada hiç böyle bir gerçekle yüzleşmediğiniz için konuyu sadece yüzeysel dışarıdan bir göz olarak yorumluyorsunuz.
Sıfır değişim talebinde bulunsun arkadaş süreç ne kadar uzayacak görelim.Ve siz eğer değişim yapıldığında değişimi yapılan ayıplı malın imha edileceği gibi komik bir düşünceye sahipseniz o iş öyle olmuyor.Sizde alınan ayıplı mal tamiri yapılıp örneğin engine Promlemi var marka hangi probleme göre ya engine değişimi yapılır ayda tamirat yapılır yeni bir müşteriye satılır.Hak mahrumiyeti konusuda şöyle söyleyeyim arkadaşlar Yasal süreçler hepinizin bildiği gibi uzun sürebiliyor.Ve çıkan sonuç her zaman tatmin edici olmayabiliyor.Değişim istersiniz süreç atıyorum 1 yıl sürer sonunda ücret iadesi alırsınız ama mağduriyet için birşey almak isterseniz ayrı bir dava açmanızı isterler.Yine aynı şekilde süreç başlar.Tüketici hakları evet bu ülkede iyi işlediği zamanlar oluyor ama ben bugün memnuniyetsizliğimi bildirdim ertesi gün dönüş aldım ertesi gün sorunum çözüldü diyebilen kaç kişi var.
Saygısızlık yapmadım. Sadece tespitte bulundum. Kişisel karakteriniz alıngan olabilir, bir şey diyemem, üzdü isem özür dilerim ama gerçekten amacım sizi aşağılamak veya ezmek falan değildi. Biraz düz yazıyorum, özellikle net konularda. Bazılarına ters geliyor demek ki.
Bu arada sıfır otomobil dahil birçok ürün değiştirdim yasaya dayanarak. Hem de tüketici açısından daha problemli olan 4077 yürürlükte iken. İşkembeden sallamıyorum veya yüzeysel yazmıyorum yani. Mahkemeden ve davadan da korkmam. e-imzam da var. Az buçuk okumuşluğum da. Uğraşırım biraz yani, inatçı bir yapım var.
Ben ayıplı ürünümü sıfırı ile değiştirdikten sonra onun üzerinde ne tür işlem yapılacağı ile ilgilenmiyorum. Bana yeni verilen ürün de sıfır olarak teslim ediliyorsa, onun üzerinde de aynı haklara sahip olmak yeterli oluyor. Sonuçta merdiven altından mal almıyoruz. Belli sertifikasyonlar, kalite kontrol sistemleri, idari kontroller, denetimler yapılıyor. O kadar kolay değil yani o işler.
Şu konuda size katılabilirim; bu topraklarda hak aramak uzun ve zahmetli olabiliyor. Ama böyle diye diye, haklarımızdan vaz mı geçelim diyoruz? Ayrıca Türkiye'de en hızlı sonuçlanan davalar Tüketici Davalarıdır. Harçtan ve her türlü ücretten de muaftır. Biraz zaman ayırırsanız, sonuç da alırsınız. Ayrıca her değişim talebi davalık olacak diye bir kural yok. Belli standartlara sahip kurumlardan aldığınız ürünlerde, talep halinde sizi üzmeden değişim de yapıyorlar. Kimseyi karamsarlığa ve çözümsüzlüğe sürüklemeyelim. Benim derdim bu. Bu mesele ne zaman gündeme gelse, mutlaka sizin gibi biri çıkıp, sürecin zorluğundan dem vurup, kolay yolu seçmemizi öneriyor. Ama insanlar sonunda hak kaybına uğruyor işte. Ayrıca görünen o ki, konuyu açanın da öyle büyük bir mağduriyeti yok. Bekleme lüksü de var anladığım kadarıyla. Ama işte haklarını bilmediğinden servisin insafına kalmış. Öyle ki burada çözüm arıyor. Bizim amacımız, insanları kişilerin/kurumların insafına terk etmeden haklarını öğrenmelerini ve bunu kullanmalarını öncelemeleri.
Fena mı yapıyoruz yani?