Karakaçan'la rota esnetmeli bol fotoğraflı Ankara-Burhaniye yolculuğum

Katılım
28 Eyl 2007
Mesajlar
977
Motosikleti
Crf250 L - Wave 110i - Crypton S - CB125F
Arkadaşlar merhaba.

2019 Kasım ayında Ankara’dan Burhaniye’ye sürerek götürmüş olduğum ancak devamında pandeminin çıkması ve benim de natamam müstakil ev alıp onu yaptırma ve de müteakip taşınma süreci yüzünden Burhaniye’ye çok fazla gidemediğim ve dolayısıyla da çok da binemediğim 2012 model Honda Wave 110i motorumun bana eşlik ettiği son seyahatimi paylaşmak istiyorum sizlerle.

2022 yazında Burhaniyeye gittiğimde aküsünü tamamen boşalmış ve de muayenesi bitmiş olarak buldum motorumu.

Biraz binerek aküsünü canlandırdım ve de Edremit’e götürüp muayenesini yaptırdım.


Ancak 2023 Ramazan Bayramı sonrasında bu kez de lastik değişimi gerekmesi ve de akünün tekrardan cortlaması gerekçesiyle arabanın arkasına atarak Ankara’ya getirmiştim.

Ankarada önce lastikleri değiştirttim.

O sırada sibopları da değiştirip şambrellerden kurtularak tubeless lastiğe döndüm.

Ayrıca aküyü de değiştirdim ve de geçen ay yani Ağustos sonunda da hem bakımını ve hem de tekrardan Tüvtürk muayenesi yaptırarak motoru tam binilecek hale getirdim.

Ancak bu yıl aldığım CB125F ve yeni Rally yüzünden Ankaradaki motosiklet istihkakım dolduğundan Karakaçan Wave’i tekrardan Burhaniye’ye götürme fikri doğdu.

Çok sıcak havalarda motosiklete binmekten hiç keyif almayanlardanım.

Bundan dolayı yazın değil de havaların biraz daha serinleyeceği Eylül ayını bekledim.

Ve nihayet 1 haftalık bir boşluk da yakalayınca 16 Eylül Pazartesi sabah 7’de yolculuğa başladım.
Sabah yola çıkmadan önce çektiğim birkaç foto:






Yolculuğa başlarken kilometre 11.040 idi.





Motorun yakıt deposu 3.7 lt olduğu için ve de yakıt göstergesi analog olduğundan deponun tam ne zaman boşalacağını bilemediğim ve de yolda kalma riski taşımak istemediğim için yaklaşık 150 km gittikten sonra yakıt almaya çalıştım hep.

Ve her seferinde 3 lt civarı yakıt aldı depo.

Ankara çıkışında depoyu fulledim. Km 11.055 oldu.




Yaklaşık 1 haftalık bu kaçamakta giyeceklerimle birlikte Burhaniye’ye götüreceğim birkaç parça eşyayı da ekleyince yaklaşık 25 kg civarı bir yükle fotoğraftaki formatta yolculuk yaptım.






Ve tabii ki defalarca gidip geldiğim Eskişehir-Bursa-Balıkesir rotası yerine güzergahı biraz değiştirip Polatlı ve Sivrihisar üstünden Afyona geldim önce.
Polatlıyı geçtikten sonra km güzel denk geldi. Durup hemen ölümsüzleştirdim.




Tabii ki Köroğlu Beli’nde de fotoğraf çektim.





Devamında rotayı Burdur’a çevirecekken yıllardır geçmeyi planladığım ama bir türlü zaman ayıramadığım başka bir güzergaha doğru sürdüm ve de nihayet Afyon’un Şuhut ilçesine vardım.



Sonrasında da Anayurt-Karaadilli-Okçular-Eldere-Keçiborluyu geçerek Isparta-Burdur yol ayrımındaki Rose City Gül ürünlerinden eşe dosta gül kremi-kolonyası-lokumu alıp saat 14:30 civarlarında Burdur Ege Lokantasında günün ilk yemek molasını verip Burdurdan çıktım.



Oradan da Yeşilova ve de Salda Gölü kenarından Leblebi-Çay molası için Serinhisar’da Yörem Kuruyemişe geldim.

Bu yaptığım alışverişlerle hiç ihtiyacım olmasa da yükümü 10 kg kadar arttırıp tekrardan yola koyuldum ve Tavas-Kale üzerinden Muğla’ya vardım.







Sonra da Yatağan üstünden Milas’a geldim. Sevgili dostum Bülent girişte karşıladı beni.




Yatağan Milas arasını yaklaşık 65 km tamamen karanlıkta, ama Wave’in rölantide ölgün yanan, gaz açınca da birazcık canlanan cılız farının müthiş aydınlatmasının verdiği özgüvenle tapa gaz geldim.

Akşam Milas’a vardığımda saat 8 idi ve de kilometre saatim (gece yorgun halde foto çekmeyi unuttuğum için sabah yola çıkmadan çektiğimde) 11.743 olmuştu.




2012 model motorumu 2015 Mayıs ayında ikinci el olarak Mersin’den almıştım.

İlk kez Bodrumda plaka takılmış ve daha 1000 km bile yapmadan kamyon arkasında Mersin’e gelmiş bir motordu.

Motoru alınca Tarsus ve de Gülek boğazı üstünden Ulukışla-Aksaray yapıp Ankara’ya gelmiştim binerek.

Plakasını da özellikle değiştirtmemiştim.

Yıllar sonra tekrardan aynı toprakların tozunu aldı motorum.




İlk gün toplamda 6 kez yakıt aldım.

Keçiborlu-Burdur arasında bir benzinlik:



İlki Burdur’da yemek, ikincisi de Serinhisar’da leblebi olmak üzere 2 yemek molası verdim
Toplamda 13 saat ve 703 km sonunda Milas’a gelmiş oldum.

Bülent’le birlikte çok güzel bir yemek yedim devamında sohbet-muhabbet eşliğinde gecenin nasıl geçtiğini anlamadım bile. Zaten yol yorgunluğuyla gecenin bir yarısı yatıp deliksiz uyudum ve de ertesi gün öğlene kadar Milas’ta kaldıktan sonra öğlen bir Milas çevre turu attıktan sonra saat 2 gibi çıkıp Bafa Gölü kenarından Söke’ye ve oradan da Kuşadası’na geldim. Milas çevre turunda geçtiğim bir yolda çok fazla çukur kasis vardı ve onlardan birisinde motorumun orijinalinde olmayıp benim sonradan takmış olduğum tur camı, üstündeki deflektörün de etkisiyle çaaat diye kırıldı ve kucağıma düştü.

Ankara’dan geliş güzergahıma göre hava zaten gayet sıcaktı ve ben de deflektörü kırık camın üstüne sabitledim ve de yolculuğun kalanında daha bir püfür püfür seyahat ettim. Ancak itiraf edeyim, ilk günkü yolculuğumda sabah erken saatlerde rüzgârı biraz daha kessin diye üstümde ekstradan bir de yağmurluk olmasına rağmen bazı yerlerde ürperdim. Burdur’da gün öğleni devirmiş ve hava da iyice ısınmış olduğu için yağmurluğu çıkarttım ama özellikle Kale-Muğla arası rakım sıklıkla 1000 metre civarlarında idi ve bazı yerlerde durup yağmurluğu tekrardan giymeyi düşünsem de daha fazla oyalanıp iyice karanlığa kalmayayım dedim ve de öyle sürdüm. Bazı yerlerde sabahkinden daha fazla üşüdüm.

Bafa Gölü kenarında birkaç poz aldım.



Geceyi Kuşadasında oturmakta olan abimde geçirdikten sonra sabah 7 gibi tekrardan yola koyuldum.


7:15 gibi Kuşadasının kuzey çıkışından bir de foto aldım ve de deniz solumda kalacak şekilde kuzeye çıkıp Menderes üstünden İzmir Gaziemire geldim.




Yazlık ön camı görebilirsiniz.



İzmirin sabah trafiğinde aralardan derelerden geçip yolu Bornova üstünden Manisaya çevirdim. Tabii ki tünele gelmeden yoldan ayrılıp Sabuncubeli’nden geçmesem aklım kalırdı.



Daha sonra Manisa merkez’e girip Yunusemre’de Köfteci Ege’de çok güzel bir Kelle Paça içtim. Belki daha iyileri de vardır ama ben gayet beğendim ve de gideceklere tavsiye ederim.

Oradan tekrar yola koyulup Akhisara geldim ve kuzenlerimi ziyaret ettim.

Tekrardan yola koyulup Gelenbe üstünden Balıkesir merkezde oturan arkadaşlarımı ziyaret ettim. Geceyi de onlarda geçirip sabah 10 gibi Balıkesir’den yola çıktım. Yakıt molasıyla birlikte yaklaşık 1.5 saat süren 100 kilometrelik yolculuktan sonra Burhaniye’ye vardım.

Böylece Pazartesi sabah 7’de Ankara’dan başlayan yolculuğum Perşembe öğlen saatlerinde Burhaniye’de son bulmuş oldu.



Motorun kilometresi 12.246’yı göstermekteydi. Toplamda 1200 kilometre civarı bir yol yapmış oldum. Litresi ortalama 41 liradan benzin aldım. Kendi ağırlığım + üzerimdeki ekipman + bagajım derken yaklaşık 150 kg taşımak zorunda kaldı benim Karakaçan.
İlk günkü 700’ün üstüne ikinci gün 110 km civarı yol aldım.

Üçüncü gün 330 km ve 4. gün de 100 km civarı yol yaptım.

Sebat ettiğim yerlerde 70’e sabitleyip gitsem de genelde 90 km civarı süratlerde geldim. Hele ilk gün Kale-Muğla-Miras arasında yokuşlarda 50’lere kadar düşüp inişlerde 115’lerde devir kesiciye takıla takıla tapagaz geldim.

Tur camı ve deflektör sayesinde 55 ekran TV arkasından seyrederek geldim Milasa kadar.
Özellikle sinek böcek çarpmasına karşı çok etkili oldu.
Soğuğa karşı da etkili olması yanında rüzgar sesini de oldukça kesti.
İlk fırsatta aynı camdan Yamaha Crypton S motoruma da sipariş vereceğim.


Ancak Pek de aerodinamik olmayan tur camı + deflektörün yakıt tüketimini olumsuz etkilediği hissiyatına kapıldım.

İnişlerde tur camı varken 115’e daha geç çıkıyordu.

Cam kırıldıktan sonraki denemelerimde daha seri bir şekilde son hızına çıktı.

Bu arada yanlış anlama olmasın haa: Cam varken 30 saniyede çıkıyorsa, cam kırıldıktan sonra 26 saniyede falan çıkıyor son hızına.

O da yokuş aşağı.

Normal şartlarda düz yolda o hızlara çıkabilmesi için ön cam ve hiçbir fazla ağırlık olmadan ve bir de hafiften öne doğru eğilerek kullanmak lazım motoru.
Tüm yolculuk boyunca ortalamada 3 litre ile minimum 150 km civarı yol yaptı motorum.
Bir seferinde 185 km yol aldıktan sonra benzin aldım.

Yani ortalamada 2 lt civarı bir tüketim oldu.

Bu motorla rekorum 1.4 litre idi.

Ama benim şartlarımda yine de çok başarılı bir tüketim rakamına imza attı.

Hem o gün hem de Cuma günü de devamlı bir yerlere gidip geldim ve de kilometre 12.300’ü devirdi.

Burhaniye’de 2 gece yattıktan sonra Cumartesi 11’de otobüse binip akşama doğru Ankara’ya geldim.



Yanımda götürdüğüm kask, motosiklet montu, motosiklet pantolonu, dizlik, uzun bot, yazlık + kışlık eldiven gibi ekipmanlarımı bir mukavva kutuya güzelce paketledim ve de otobüsün bagajında hasar almayacak şekilde bizzat yerleştirdim.

Önceki mesajlarımda da hep yazmışımdır: Bir yere yetişme derdi olmadan, sakin bir tempoda yapılan uzun yolculuklar hep mutlu etmiştir beni.

Çok titreşimi olan ya da çok rahatsız bir sürüş pozisyonu olan bir motor ve hava ve yol şartları çok kötü olmadığı sürece uzun yolda altınızdaki motorun ne olduğunun veya kaç cc olduğunun pek bir önemi yok.

Hava kararmamış olsa veya ek aydınlatmalarım mevcut olsaydı eğer, ilk gün 300 km daha gidip 1000 kilometreyi geçebilirdim.
En çok keyif aldığım yolculuklarımdan oldu bu.

Hiç üzmedi motorum beni.

Allah isteyen forumdaşlarıma istedikleri motorları almalarını ve de istedikleri güzergahta keyifle ve kazasız belasız turlara çıkmalarını nasip etsin.

Buraya kadar okuduysanız teşekkürler.

Selamlar.

Ekleme: Güzergahın rotası şu şekildeydi:


 
Son düzenleme:
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,439
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
Harika bir gezi olmuş, okumaktan çok keyif aldım. Bornova'dan bir daha geçeceğiniz zaman haberim olsun, çayımız çok güzeldir.
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,795
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Ne güzel gez olmuş.
Motorun ismi de çok yakışmış, Karakaçan.
Benim xmax'ın ismi de Karakaçan'dı.
 
Katılım
25 Eki 2022
Mesajlar
2,085
Motosikleti
Yamaha XSR700
Konuyu okuduktan sonra kendimi yollara vurasım geldi. Tekerinize taş değmesin.
 
Katılım
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,546
Motosikleti
Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
Harikasın Haluk'çum.
Şahane bir gezi, keyifle okunacak bir rapor olmuş. :cat:

Benim de en sevdiğim yolculuklar, zaman sınırı olmadan, küçük hacimli motosikletlerimle yaptığım uzun seyahatlerdir.

Zaten hatırlarsın, bende de Wave varken paslaşır, bilgi alışverişinde bulunurduk. :)
 
Katılım
5 Ağu 2022
Mesajlar
443
Motosikleti
KAWASAKI Z500SE- HONDA SH125İ
çok güzel okurken keyif aldım imrendim
bende yapacağım bir gün ama ne zaman ahh ahh
 
Katılım
28 Eyl 2007
Mesajlar
977
Motosikleti
Crf250 L - Wave 110i - Crypton S - CB125F
Harika bir gezi olmuş, okumaktan çok keyif aldım. Bornova'dan bir daha geçeceğiniz zaman haberim olsun, çayımız çok güzeldir.
Ben bu mesajlara yanıt verdiğimi düşünüyordum. Sitenin yeni formatından mı bilemedim. Özür dilerim valla.

Çok teşekkür ederim Tommy.

Yakın zamanda İzmir planım yok açıkçası.

Ama Ankarada Aspavalarımız ya da Peçenek Dönerimiz iyidir.

İstanbul köfte ekibini organize edip Ankaraya sürüverin biraz havalar ısınınca.

Selamlar.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Ne güzel gez olmuş.
Motorun ismi de çok yakışmış, Karakaçan.
Benim xmax'ın ismi de Karakaçan'dı.
Benimki tam eşek sıpası ebatlarında olduğu için ismi kaptırmam valla. 😆

Teşekkür ederim.

Selamlar.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Kıskanmadım ki ::sas::
Teşekkürler...
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,439
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
Ben bu mesajlara yanıt verdiğimi düşünüyordum. Sitenin yeni formatından mı bilemedim. Özür dilerim valla.

Çok teşekkür ederim Tommy.

Yakın zamanda İzmir planım yok açıkçası.

Ama Ankarada Aspavalarımız ya da Peçenek Dönerimiz iyidir.

İstanbul köfte ekibini organize edip Ankaraya sürüverin biraz havalar ısınınca.

Selamlar.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:


Benimki tam eşek sıpası ebatlarında olduğu için ismi kaptırmam valla. 😆

Teşekkür ederim.

Selamlar.
İstanbul ekibi de gelmek ister ama işten güçten fırsat bulamasalar da ben ayarlar, gelirim.
 
Katılım
28 Eyl 2007
Mesajlar
977
Motosikleti
Crf250 L - Wave 110i - Crypton S - CB125F
Harikasın Haluk'çum.
Şahane bir gezi, keyifle okunacak bir rapor olmuş. 🐱

Benim de en sevdiğim yolculuklar, zaman sınırı olmadan, küçük hacimli motosikletlerimle yaptığım uzun seyahatlerdir.

Zaten hatırlarsın, bende de Wave varken paslaşır, bilgi alışverişinde bulunurduk. :)
Sağolasın Sıtkı Ağabeyim.

Dile kolay, 15 yıl olacak neredeyse.

İnşallah fuarda denk gelip Tommy ile foto çektiririz de bundan sonraki yıllara hatıra kalır.

Görüşmek üzere.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

çok güzel okurken keyif aldım imrendim
bende yapacağım bir gün ama ne zaman ahh ahh
Zaman çok çabuk akıyor.

Ertelememek lazım.

Havalar azıcık ısınsın da düşüverin yollara.

Teşekkür ederim.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

İstanbul ekibi de gelmek ister ama işten güçten fırsat bulamasalar da ben ayarlar, gelirim.
Süper.

Hırbonen'i de davet ediyorum ama o gelemez herhalde.

Görüşürüz inşallah.

Selamlar.
 
Katılım
23 Kas 2024
Mesajlar
3,802
Motosikleti
Aprilia Tuareg 660
bizim gözlemeciler de gezmek için milyonlar harcasın adam mis gibi scooterıyla gezmediği yer kalmamış scootera laf söyleyenler utanır mı sanmam..
 
Katılım
28 Eyl 2007
Mesajlar
977
Motosikleti
Crf250 L - Wave 110i - Crypton S - CB125F
Tarihler belli olsun, ben onu gelmeye özelden ikna ederim de inşallah az yakıyor diye Cb125f ile gelmeye kalkmaz.
Ben kaç defa telefonlaştım. Hatta geçen yılki D915 turuma davet ettim. Hatta eğer Cb125'le gelirse ben de CB125 ya da cublardan biriyle gelirim bile dedim. 😆

Gerçi Afrikayla gelse bile onunla da 3.5 lt yaktırarak gelir :ROFLMAO:
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

bizim gözlemeciler de gezmek için milyonlar harcasın adam mis gibi scooterıyla gezmediği yer kalmamış scootera laf söyleyenler utanır mı sanmam..
Bu Wave110i motorumdan toplamda 3 tane oldu benim.

İlkini Ankaradan almıştım.

İkincisini Aydından aldım ve Denizli - Afyon üstünden binerek Ankaraya getirdim.

Afyon çıkışında Köroğlu beline çıkarken lastiğim patladı.

Şambrelli olduğu için bir şey yapamadım.

Bir tanıdığa haber verdim ve de onun C-Elize aracının bagajına karga tulumba yükleyip Ankaraya getirdik.

6 bin kilometredeydi bu motor.

Sonra onu satmadan bu sefer gidip 3. Wave110i Cub seferine çıktım Mersin'e.

Daha 1000 km bile yapmamış bir motordu ve Tarsus ve Gülek Boğazı üstünden Pozantıya inerek Ulukışla - Aksaray - Koçhisar şeklinde binerek geldim.

O motor bu hala kullandığım üstteki motor.

2. motoru da birkaç ay sonra sattım gitti.


Bu motoru da yazlığa bıraktım.

Aralarda gittiğimde elim ayağım oluveriyor.
 
Son düzenleme:
Katılım
28 Mar 2024
Mesajlar
1,737
Forumda böyle konular görmek çok mutlu ediyor beni , herkes yaptığı turlarda ki rotasını gezdiği ve görmemiz gerektiği yerleri paylaşsa bunun için ayrı bir forum kategorisi açılsa çok güzel olur. Manisa-Antalya turu için belirli bir rota yapamadım şuan hala üzerinde nerde durulur diye tur videoları izliyorum ama belirli bir rota oluşmadı hala aklımda. İzmir-Antalya/ İstanbul/Antalya gibi turlar paylaşılsa çok iyi olur.
 
Katılım
23 Kas 2024
Mesajlar
3,802
Motosikleti
Aprilia Tuareg 660
Forumda böyle konular görmek çok mutlu ediyor beni , herkes yaptığı turlarda ki rotasını gezdiği ve görmemiz gerektiği yerleri paylaşsa bunun için ayrı bir forum kategorisi açılsa çok güzel olur. Manisa-Antalya turu için belirli bir rota yapamadım şuan hala üzerinde nerde durulur diye tur videoları izliyorum ama belirli bir rota oluşmadı hala aklımda. İzmir-Antalya/ İstanbul/Antalya gibi turlar paylaşılsa çok iyi olur.
ah bi istediğim motoru alabilseydim şuan türkiyenin 4te1ini bitirmiştim bunun için de blog yapmıştım ama amacına uygun kullanmak nasip olmadı aha şöyle bişi yapabildim ancak https://www.sampsonte.net/kocaeli-turu
 
Katılım
4 Nis 2013
Mesajlar
563
Bu paylaşımı ilk gördüm ve kendim gezmiş gibi zevkle okudum..

Bir söz söylemişki çok hoşuma gitti , kesinlikle katılıyorum. Ne demiş '' Plansız yapılan uzun sürüşler '' Kesinlikle öyle. İnşallah bende yavaş yavaş başlıyorum. Tam plansız olmasada yarı plansız kısa sürüşler ile..

Bu arada , Akhisar dan geçerken oradaki lezzet mekanlarını ziyaret etmemek olmaz... Ben bir kaç ayda bir arabamla o güzergahtan geçerken Belediye otoparkına parkediyorum , yürüme mesafesinde Katmermi dersin , Köftemi.. kokereçmi.. Paça çorbasımı...Helvamı desem.. yok yok.
 
Katılım
28 Eyl 2007
Mesajlar
977
Motosikleti
Crf250 L - Wave 110i - Crypton S - CB125F
Bu paylaşımı ilk gördüm ve kendim gezmiş gibi zevkle okudum..

Bir söz söylemişki çok hoşuma gitti , kesinlikle katılıyorum. Ne demiş '' Plansız yapılan uzun sürüşler '' Kesinlikle öyle. İnşallah bende yavaş yavaş başlıyorum. Tam plansız olmasada yarı plansız kısa sürüşler ile..

Bu arada , Akhisar dan geçerken oradaki lezzet mekanlarını ziyaret etmemek olmaz... Ben bir kaç ayda bir arabamla o güzergahtan geçerken Belediye otoparkına parkediyorum , yürüme mesafesinde Katmermi dersin , Köftemi.. kokereçmi.. Paça çorbasımı...Helvamı desem.. yok yok.

"Plansız yapılan uzun sürüşler" ifademin beğenilip de bunun "yarı plansız kısa sürüşler" olarak hayata geçirileceğine ihtimal vermezdim valla. :ROFLMAO: 😆😁

İşin şakası bir yerden başlamak lazım tabii.

Anne tarafından Manisalıyım.

Rahmetli babam da Akhisarda görev yapmış ben doğmadan önce.

En sık görüştüğüm kuzenim de Akhisarda yaşıyor.

Onlara sürpriz baskın yapmayacak olsam yazdıklarınıza piyaz ve keşkek de ekler Akhisardan 3 kilo almış olarak ayrılırdım herhalde.

Kolay gelsin size.

Selamlar.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Forumda böyle konular görmek çok mutlu ediyor beni , herkes yaptığı turlarda ki rotasını gezdiği ve görmemiz gerektiği yerleri paylaşsa bunun için ayrı bir forum kategorisi açılsa çok güzel olur. Manisa-Antalya turu için belirli bir rota yapamadım şuan hala üzerinde nerde durulur diye tur videoları izliyorum ama belirli bir rota oluşmadı hala aklımda. İzmir-Antalya/ İstanbul/Antalya gibi turlar paylaşılsa çok iyi olur.

2013 yılından beri elimde hangi motor varsa onunla kısa-uzun farketmez turlara çıkmaya çalışmışımdır.

İlk birkaç yıl tek başıma gittim.

Sonra İstanbulda oturan adaşımı da motorcu yaptım ve ilk kez onunla 2 kişi olarak uzun tura çıktık.

Hem de O benim Ona sattığım NC750X ile gelirken ben de motorsuz kalmayayım diye sıfır km aldığım ve daha rodajdaki CBF150 ile Ankara-Samsun-Ordu-Trabzon-Rize-Ayder rotasını yaptık.

Sonra 5-6 yıl daha yılda 3-4 turumuz oldu.


Bu turların hepsinde rotayı ben çıkarttım ama hiç bir turumuzda kalacak yeri önceden telefonla arayıp rezervasyon yaptırmadık.

Alttaki yeni açtığım konuda da görebileceğiniz üzere kalacak yeri vardığımız yerde ayarlamak maceranın en büyük kısımlarından birisi bence.

https://www.motosiklet.net/forum/konu/bayiiden-sifir-km-arac-alim-tecrubesi.220018/

Son birkaç yıldır grubumuz büyüdü ve daha kalabalık olarak tura çıkıyoruz.

Ve grubumuzdaki sevdiğim bir dostum hangi gün hangi şehirde kalacaksak önceden oradan kalacak yer ayarlıyor telefon edip.

Kötü mü oluyor?

Tabii ki hayır ama eski maceralı turlarımızdan sonra daha bir tekdüze geliyor.

Tabii şunu da unutmamak lazım: 2 kişiye kalacak yer ayarlamakla 6 kişiye kalacak yer ayarlamak farklı şeyler.

Belki de o kadar kalabalık çıkmamak lazım turlara.

Bilemedim işte.

Üstteki konuyu etkinlik-gezi fotoğrafları başlığı altında açtım bu arada.

Tur raporu paylaşacak olan herkes öyle yapsa o konulara daha sonradan ulaşmak çok daha kolay olur gibi sanki.

Sizin Manisa-Antalya turu eğer güzergahı esnetmeyecekseniz çok uzun sayılmayacak bir güzergah olduğu için yolda nerede isterseniz orada durun diyesim geliyor.

Ki motosikletin güzelliği orayı beğenmezseniz kalkar başka bir yerde bir daha durursunuz çünkü amaç bir yere varmak değil de yolda olmak olduğundan ileride torunlarınıza anlatacağınız bir anı olur diye düşünüyorum.



En güzeli sizin güzergah belli olunca forumda konu açıp mekan tavsiyesi almanız tabii.

Kolay gelsin size.
 
Son düzenleme:

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst