- Katılım
- 21 Kas 2016
- Mesajlar
- 5,660
Bir de kağıt üzerinde özellikler ve kullanlan ekipmanlar falan da ne kadar önemli. yani kullanılan frenlerin markası, amortisörlerin markası falan ama kalite deyince toplamına ve bu malzemeler toplamının ne kadar birbirine uyumlu ve düzgün kaliteli montajı da önemli. Yoksa artık dandirik çin malı motorlarda da abs var onlardaki abs ile bmw ya da bir japondaki abs bir mi mesela?
Kendi mesleğim gereki sürekli kullanıcı olarak elimden geçtiği için örnek vereyim, Apple da laptop yapıyor, kağıt üzerinde daha gelişmiş ekipmanlarla çin malı laptopları da üstüne yerli marka basıp piyasaya çakıyorlar onlara da laptop diyorlar, ya da apple sevmeyenler için çok kaliteli laptoplar yapıyorlar ama düzgün iş görecek bir modelini almaya kalkınca aslında macbookdan pahalıya geliyor ama kaliteli, kullanırkenki hissi bile farkediyor, hele eğlencelik değil de iş yapmalık bir aletse yani iş yapılıyorsa iş yapma motivasyonu artıyor daha çok iş çıkartıyor ödenen parayı çıkarmıyor ama dandirik çin malı laptopu çocuğa oynasın diye veriyorsun 6 ay sonra orası burası sorun çıkarmaya başlıyor, kağıt üzerinde daha iyi görünen işlemcisi aslında düzgün soğutulamadığından iyi markanın iş yapmak için üretilmiş modelindeki daha düşük işlemciden daha yavaş hissettiriyor falan gibi şeyler.
Kesin ducati vb. gibi premium markalarda da bu vardır. yani zenginlerin parası daha kıymetlidir, o kalite hissi olmasa yeterince satamazlardı. Ama tonla para verip sonrasında da idamesi çok pahalı bir ürün alacak kadar zengin olsam hem idamesi dertsiz olsun isterim, parayı bastırayım hemen hallolsun kafama dert etmeyeyim derim hem de his olarak bile bir kalite hissi isterim. Kimse mercedes arabanın içine oturunca renoya binmiş hissi yaşamak istemez, aynı şey.
Bu kağıt üstündeki evliliğin uyumundan ziyade bir de bunun kimin için ne kadar önemli olduğu konusu da var işte, orası gözden kaçırılıyor.
Biz milletçe inanılmaz agresif şekilde kendi fikrimiz veya tecrübemiz yönünde görüşe sahip oluyoruz - buraya kadar sorun yok da - sonra da başka düşünenleri ya salak, ya da başka bir şeyle hemen eşleştiriyoruz.
Birisi 500bin TL'ye aldığı motorda iyi bir amortisör ayarı olmasını veya ayarlanabilir olmasını çok önemli görüyor, beriki görmeyince bunu isteyene gerizekalı diyor. Öbürü bir motosikletten sadece bozulmamasını bekliyor, beriki bunu ipleyene beyinsiz diyor falan, en büyük problemler burada.
İnsanlar bir beğeni oluşturup bu yönde satın alma yapmıyor, bir şey satın alıp sonra kendi alımlarının en doğrusu olduğuna inanmaya ve inandırmaya çalışıyor. Çok boş iş =) Tabii ki MT07'de Hornet'te kullanılan ABS ile STRS'de veya 890'da kullanılan ABS bir değil mesela. Kimisi buna önem verir, kimisi vermez, kime ne.
Ben burada biraz "bişeyleri arayan" tarafta gördüğüm için kendimi, bunları aramayan insanlara karşı negatif konuşmamaya çalışıyorum. Genelde ömründe iyi amortisörlü motor sürmemiş veya amortisör ayarı yapılmış motoru sürmemiş birine bunları anlattığın zaman hava cıva gözüyle bakıyor. Olabilir o böyle bir şey istemiyordur, fark etmiyordur onun için falan filan.. Ama o tarafta da bunları arayana "ne anlatıyor la bu" kafasıyla bakmaktan çıkmak lazım. Bir arkadaşım S1000XR'ın frenini beğenmeyince "deliye bak" diyen arkadaşlarımız olmuştu, herif başka bir şey de sürdüğü için biliyor neyi beğenmediğini, gitti RCS19 pompa ile birlikte fren sistemini değiştirdi. Yan masada da birisi S1000XR'ın frenlerini övüyor, övsün =)
---------- Mesajlar birleştirildi - 11:21 ---------- bir önceki mesaj zamanı 11:18 ----------
Birincisi benim için sorun değil, ikincisi sorun. Bu temel problem yüzünden de motosiklet kullanmayı gerçekten seven, bu hobiye bütçe ayıran tecrübeli sürücülerin tercihleri arasında yer almıyor haliyle.
Bu kitle her konuda olduğu gibi azınlık ama, aynısını 8-10 sene önce otomobil dünyası da yaşadı. RWD hatchback kalmadı falan filan.. Günün sonunda bu adamların sorumluluğu kullanıcılarına değil hissedarlarına karşı. Honda ailesinden bir motosiklet tutkunu olsam bu yeni Honda'ya kızardım belki, veya şu an kendi başına bir motosiklet sever olarak bir çok tercihlerine kızıyor olabilirim, ama hissedarı olsam gıkımı çıkarmazdım =)) Ölçeklediğimiz zaman motosiklet hala bir hobi aracından çok ucuz ve dayanıklı bir ulaşım aracı olarak kullanılıyor, burada da Honda'nın formülü inanılmaz başarılı.
En nihayetinde TransALp çıktı, heyecanlandım, niyetlendim, baktım bana göre değil, almadım. Honda ne kaybetti? hiç bir şey =)
Son düzenleme: