Ben zaten onu @tommygun için yazmıştım.

(Her fırsatta 850 Special'den söz açıyorum ki alsın, ben de sonra bir tur binerim...)
800DE ile ne uğraşıyorsun? Yeni sezonda gelecek, al bir RE geç. Her özelliği daha uygun senin için; üstelik DE'den daha ucuz da olacaktır. Tubeless olsa dahi tel jantların bir sürü derdi var; en kötü 2 senede bir akort ayarı isteyecek, temizlemesi Çin işkencesi. RE'nin rüzgarlık da daha büyük. Lastikler 19/17, güzel on-road seçenekler var. (Benimkine bir ara Tourance Next 2 düşünüyorum...)
@tommy'ye Speciale yakışır valla =)
Kafamdaki binlerce şeyi döküp yüzbin kelime yazdıracaksın bana =)
Öncelikle zamanlama konusu. Reis emaneti çekmeden önce bu işi halletmeyi hedefliyorum kabaca. 800RE'nin gelişi Nisan'a falan kalırsa o riski alamam. Şu an durum belirsiz yani, test sürüşü yapmadan almam mesela vs.
RE'nin artıları
Sele 3cm alçak. DE'den 7kg daha hafif, ama hale Tuareg'den ve TransAlp'den 20kg ağır.
8S'teki radyal 4 piston frenler var.
Tubeless jant
Daha ucuz (ama ne kadar) - camı da daha iyi ama ne alsam aftermarket touring camı takıcam zaten benim için önemli nokta. O yüzden pek bir artı değil.
RE'nin eksileri
Amortisörde ucuza kaçmışlar, önde sadece preload ayarı kalmış. Ben camış gibi gezecem dediğim noktada soru işareti.
Arkada da yine full ayardan preload ve rebound'a geçilmiş.
DE'ye kıyasla olan eksilerinin yanında genel VStrom eksileri var. Ağır. Cruise yok. Fiyatı yüksek.
Daha da kötü amortisör var cruise yok ağırsın zorlanabilirim bir de slightly pahalısın ulan sebebi neydi ki diye celalleniyorum.
Yazmamış olmayayım hadi RE de DE de 20 litre depoya sahip ama Tuareg de 18litre yani, pek bi anlamlı fark değil benim için.
Genel olarak hepsinin +/-'leri var.
Tuareg ve TransAlp hafifler, ancak TransAlp'in ağırlık dağılımı ciddi manada kötü Tuareg'den. Düştüğü zaman kaldırması en kolay Tuareg, düşük hızda da depo konumlaması seebiyle en kolay kotarılabilecek olan Tuareg. VStrom her halükarda daha ağır. Eski motoruma yakın sonuçta ama o bir sport touring motordu ağırlığı bu kadar yukarıda değil, deneyimleyip ne kadar kritik bakmak lazım.
TransAlp'in en büyük artısı (RE değil ama DE'yi örneklersek) en yol odaklı olan motor olması ve nereye gidersem gideyim Honda parçası bulmanın çok daha kolay olması. Hoş bu ezber geçerli mi hala bilmiyorum. Ağrı'da da Honda bayiinde parça yoksa ve 30 gün bekleyeceksem, AF1'den DHL ile 5 günde Ağrı'ya parça getirmek daha kolay hale geliyor.
TransAlp'in eksileri can sıkıyor biraz. Şambreli ayırdım ortak bir sorun olduğu için, Dün Ian-BigRockMoto'nun detaylı videolarını izledim. Ya traction'ı düşürmek için aşağı oka basıyorsun basıyorsun basıyorsun. 1 olduktan sonra kapatmak için yukarı basılı tutuyorsun (WTF!) Sonra kontağı kapatıp açarsan bunu unutuyor baştan yapıyorsun. FuckOff ya. Hayat memat meselesi mi? Araziye çok girmeye başalarsam evet, şu an hayır.
Amortisörleri en zayıf olan motor bu üçlüde. Ayrıca bir karter yapmışlar evlere şenlik, ağır offroad merakım olmasa da onu ne zaman kıracağız diye beklemek gerçekten stres kaynağı.
Tuareg'in artısı en iyi süspansiyonlara ve elektroniklere sahip olması. Elektronikler hem iyi hem de Honda'daki gibi onu unuttum bunu garip açtım derdi yok. Cruise control var. Gezeceğim dediğimde en çok isteyeceğim şey ama diğer motorlarda da mekanik kilitler falan bişeyler ile halledilebilir belki.
Genel dayanıklılık olarak Tuareg'de bir sıkıntı tahmin etmiyorum, ama motorun toplanması esnasında çizilen şans faktörü kader olarak karşıda duruyor. Ne VStrom ne de TransAlp kadar uzun ömürlü olmayacağını bilmek için kahin olmaya gerek yok. Ha toplanırken dandik işler yapıldıysa da bunlar garantiden hallediliyor, geziyor millet fıtı fıtı. Yurtdışı seyahatlerinde parça bulunurluğu konusunda Honda'dan daha zayıf olma ihtimali çok yüksek, Avrupa'da da Honda Türkiye gibi o yok bu yok durumu yoktur heralde.
Bak bu kısalta kısalta yazdığım hali =)
Bir de günün sonunda ben ne amaçlıyorum ve neye evrilmek istiyorum konusu var.
Son zamanlarda RS'i daha "amaca yönelik" kullanmaya başladım ve bundan biraz rahatsızım da. Bu açıdan baktığımız zaman ilk fikir şu, ben zaten yıllarca "motosiklet = sport touring" diye bakmış bir insanım. Hal böyle olunca VStrom 800RE şak diye oturuyor.
Ama =);
Ben şu an sportif sürüş ihtiyacımı zaten fazlasıyla tatmin ediyorum. Bu ihtiyacımı giderdikten sonra RE'eki radyal fren, 19 jant falan marjinal faydasını bir miktar yitiriyor. Yoksa RS'i satıp çekerim emaneti ulan diye S1000XR almamı öneren çok arkadaşım da var, istemiyorum öyle bir sentez. Bunun yanında kendimi sağlam bir endurocu olarak da görmüyorum ileride. TransAlp aldık 800DE aldık bunların offroad kabiliyeti yetmedi Tuareg alayım demem. Ama ilk fikrin ortaya çıkışından biraz daha fazla trail-gravel işlerine girerim belki de. Akşamları bol bol dağda bayırda zart zurt gezen insanları izliyorum yine, bayağı hoşuma gidiyor. Offroad kabiliyetinin fazlalılığına "ihtiyaç" duymak değil ama, hem fazla kabiliyet daha rahat ettirir fikri, hem de ağırlığının daha kolay yönetilebilir olması ve devirince daha kolay kaldırabiliyor olmak da kafamda artı olarak yazıyor.
Yalan yok.
Napıcan lan Aprilia'yı sen markacı mısın diye kendime çokça mahalle baskısı da yapıyorum. Fiyatıyla sunduklarını yanyana koyunca Tuareg öne çıkıyor.
Ama mesela biraz daha para olsa Desert X alır geçerim hiç düşünmem net söyleyeyim =)
İşim zor. Azıcık kalan saçı da dökerim ben bu süreçte =)