R 1200 esti geçti / Ayşe Şule Bilgiç

Katılım
12 Nis 2003
Mesajlar
2,985
Yakışıklı değil, ama karizmatik!!! Evet, bu cümleden eminim tüm erkekler nefret ediyordur. Ama ne yapayım, bu hafta test ettiğim BMW R 1200 ST’ye bu cümle çok yakışıyor. ST’yi ilk motosiklet fuarında görmüştüm. Şişman ve lüks (hatta zengin) R 1200 RT’nin yanında öylece mazlum kalmıştı.


Ne zaman gözüm yan yana duran RT ve ST’ye takılsa, RT’nin başında pervane olan bir kalabalığa rağmen ST’ye göz ucuyla bile kimsenin bakmadığı dikkatimi çekmişti. Açıkçası ST’nin ön görüntüsü gerçekten kolay alışılabilir bir estetik sunmuyor. Özellikle, far tasarımına alışmak baya zaman alıyor. BMW mühendisleri her zamanki görünüme değil, fonksiyonelliğe verdikleri önemi bu motosiklette biraz abartmışlar. Tamam farlar bugüne kadar gördüğüm en iyi aydınlatmaya sahip olabilir, ama olmamış yine de...

ST (Spor Turing), yani sportif gezi motoru sınıfında bir motosiklet. Üzerine ilk oturuşta sportifliğini oturuş pozisyonundan belli ediyor. 2 silindirli 1170 cc hacme sahip 7500 devirde 110 beygir, 6000 devirde 115 Nm güç üreten boksör bir motora sahip. Bu motorun aynısı RT’de de kullanılıyor. Fakat ST, RT’den 40 kilo daha hafif (kuru ağırlığı 205 kilo). Şöyle bir kumandalara bakınca RT’deki kumandaların da neredeyse aynısı olduğunu fark ettim. Tam sevdiğim gibi hız ve devir göstergeleri analog iken kocaman bir dijital ekrandan da bir sürü yararlı bilgi veriyor. ‘Oh ne güzel her şey şıkır şıkır’ deyip, bastım kontağa. Alışıldık boksör motor homurdana homurdana canlandı, yağ gibi yumuşak vitesi taktım bire çıktım yola.

Yola çıkınca bu motosiklete dair tüm fikirlerimi değişti bir anda. Bir kere bu motosiklet cidden baya kuvvetli. Gaza dokununca hangi devir, hangi vites olduğuna bakmadan tren gibi hızlanıveriyor. Dedim ki: ‘Bu motosiklet madem hem spor hem gezi motoru, atayım arkaya bi artçı da çıkayım uzun yola bakayım ne kadar hakkını veriyor o eSTi ekinin.’ O gün İzmit Körfez Pisti’nde de bir organizasyon varmış. Aldım artçımı düştüm yola. Otobanda bir yandan motosikleti tanımaya, bir yandan da yola dikkat etmeye çalışırken göstergeye bir baktım ki 160’larda gidiyoruz. Olacak şey değil, kesin gösterge bozulmuş diye düşündüm valla. Ne ses, ne titreşim, ne rüzgar hiçbir şey sürati belli etmiyor. İşin fenası gaza yüklenmiyorum bile. Kendi kendine hızlanıyor sanki bu canavar. Hımm demek Spor Turing falan açıklaması yalan, bu motor eSTi mi gidiyo valla. İşin güzel yanı ise BMW, aklına esenler durması gerektiğinde kullansın diye inanılmaz frenler yapmış. Yarı integral ABS’li EVO frenler (adından bile nası bişey olduğu belli) tren gibi giden bu canavarı asfalta yapıştırarak durduruyor. İzmit’e varınca indim motordan şöyle bir daha baktım. Bu sefer çirkin görünmek bir yana pek bir karizmatik geldi duruşu. Yok yok yakışıklı değil, ama aklına eseni yapan karizmatik bişi bu...

Zihinsel hazırlık şart

Bu pazar uzun zamandır izlemeyi isteyip de bir türlü denk getiremediğim MotoGP’ye izledim. Yarış hakkında pek bir şey söylemeyeceğim, çünkü anlatmakla olacak bir heyecan değil. Diğer tüm pist yarışları bir yana MotoGP bir yana, öylesine heyecanlı ve hareketli geçiyor yarış. Benim anlatmak istediğim şey ise yarış değil yarıştan öncesi ile ilgili. Henüz ilk yarışıma iki hafta önce çıktığımdan yarış öncesi piste çıkmadan önce pilotların neler hissettiğini az çok biliyorum. İnsan heykel gibi oluyor vallahi. Bütün hazırlıklar, öğrenilenler bir yana piste çıkınca neler yaşayacağını bilmemenin verdiği bir tedirginlik var. MotoGP de Valentino Rossi’nin yarışa kendisini hazırlamasını izleyince bütün sorularımın cevabını da buldum. Valentino, pite geldiğinde mümkün olduğunca yalnız kalıyor. Kıyafetlerini titizce yarışa hazırladıktan sonra kaskını takıp birkaç dakika kaskın vizörü kapalı bir şekilde dinleniyor. Sonrası ise çok ilginç. Kalkıp motorunun yanına gidip diz çöküyor. Bir eliyle motosikletinin pegini (ayaklık) tutup bir süre bekliyor, sonra atlayıp motosikletine piste çıkıyor. Bu hareketi aslında çok önemli. Çünkü motosiklete binmek çok büyük oranda zihinsel bir hazırlık gerektiriyor. Eğer ki motosiklete binmeden önce insanın kafasını meşgul eden başka bir düşünce varsa büyük bir riskle gidiyor insan. Özellikle yeni motosiklete başlayanların çok dikkat etmesi gereken bir şey bu. Sadece motosiklet, sen ve yol olmalı zihinde. Özellikle stres yaratacak, tedirginlik, kararsızlık, öfke, acele etmek gibi bir etken varsa onu da motosiklete bindirmeyin. Binmeden bırakın bir kenara. İşte Valentino efendi bu şekilde motosikletine dokunarak bir şekilde zihnindeki kalabalığı boşaltıp öyle biniyor motosikletine. Biz neden yapmayalım ki?

Ben ise aslında bunu farklı bir şekilde olsa da yapıyormuşum. Nasıl mı? Kıyafetlerimi giyerken her zaman aynı sırayla giyip öyle hazırlanıyorum. Önce balaklava giyip sonra montu kapatıyorum, kaskımı, taktıktan sonra eldivenlerimi giyiyorum. Eğer ki bunlardan birinin sırasını yanlış yaptıysam mesela önce eldivenlerimi giydiysem (kaskı bağlayamıyorum tabii ki) o an motosiklete binmek için hazır değilim anlamına geliyor.

Ayşe Şule BİLGİÇ [email protected]
 
Katılım
23 Tem 2006
Mesajlar
140
Bu tip yazıları okuyarak bir çuval para verip, aynı motoru kullanan farklı bir BMW aldım. Hiç ama hiç beklediğim gibi değil. İvmelenme çok kötü. Son hız tamam gittikçe gidiyor. Ama ataklık,sollama,apaçilik felaket. Yeni nesil arabalardan bile yavaş ivmeleniyor. Beklentim; Tam da makalede yazdığı gibi, bağırmadan,hissettirmeden ivmelenmesiydi.
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,500
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
Bmw R 1200 St'yi bilmeyen genç kardeşlerimize kolaylık sağlamak adına o güzel ön kafanın resmini aşağıya ekliyorum. Konu başlığına neden 18 sene kimse yazmamış az çok anlaşılır.



 
Son düzenleme:
Katılım
18 Eki 2020
Mesajlar
391
Motosikleti
Kanuni Seyhan MZ 301 - 2001
Bu tip yazıları okuyarak bir çuval para verip, aynı motoru kullanan farklı bir BMW aldım. Hiç ama hiç beklediğim gibi değil. İvmelenme çok kötü. Son hız tamam gittikçe gidiyor. Ama ataklık,sollama,apaçilik felaket. Yeni nesil arabalardan bile yavaş ivmeleniyor. Beklentim; Tam da makalede yazdığı gibi, bağırmadan,hissettirmeden ivmelenmesiydi.

18 yıllık konuyu hortlatmışsınız.
 
Katılım
16 Eki 2005
Mesajlar
2,756
Motosikleti
cb 125 f- nc 750x dct
konu benim üyelik ile yaşıt:salut: yaşlanmışız
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,464
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Cin çarpmış gibi olmasa BMW olduğunu nasıl anlayacağız?
 
Katılım
15 Kas 2021
Mesajlar
1,182
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Bmw R 1200 St'yi bilmeyen genç kardeşlerimize kolaylık sağlamak adına o güzel ön kafanın resmini aşağıya ekliyorum. Konu başlığına neden 18 sene kimse yazmamış az çok anlaşılır.

Kesin "kafa hariç" diyorlarmıştır ölçü verirken.:santa:

annunciomymoto.jpg

rF4dZY.jpeg
 
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
3,535
Motosikleti
Kawasaki Vulcan S
Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
9,989
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
Şu BWM boxer'ların yol odaklı RT modellerine ciddi uyuz oluyorum; uzun yolda saatlerce sürülecek motor selesi aşırı alçak, kusura bakmayın bildiğin alaturka WC'de hacet giderir gibi oturuyorsun neredeyse, süper konforsuz rahatsız. (ST de aynı şekil bu arada...) Benim boy biraz ortalama üzerinde kabul ediyorum; benim rahat edebileceğim tek BMW boxer GS 1250 ADV. Ama yine de selelerin bu kadar alçak ve diz kıvırma açılarının bu kadar dar olmaması gerekiyor yahu!
 
Son düzenleme:
Katılım
16 Şub 2011
Mesajlar
8,913
Bu tip yazıları okuyarak bir çuval para verip, aynı motoru kullanan farklı bir BMW aldım. Hiç ama hiç beklediğim gibi değil. İvmelenme çok kötü. Son hız tamam gittikçe gidiyor. Ama ataklık,sollama,apaçilik felaket. Yeni nesil arabalardan bile yavaş ivmeleniyor. Beklentim; Tam da makalede yazdığı gibi, bağırmadan,hissettirmeden ivmelenmesiydi.

1200 cc 110 bg motorun ivmelenmesi az geldiyse geçmişte Hayabusa gibi birşeyler kullanıyordunuz sanırım , gerçi Bmw boksör motorlarının alt devirleri Hayabusa dan bile daha iyidir , 2000 devirde bile 6. vitesle yokuş çıkabilecek tork var bu motorlarda , belki sizin motorda ciddi bir sıkıntı vardır , genellikle 4 çanta ful dolu , kamp malzemeleriyle iki kişi uzun yol yapıyorum ve yeni nesil dediğiniz Passat vb araçların kalkışta yada 200-220 ye kadar akselerasyonda beni geçebilenine denk gelmedim , üç sene önce Ankaralı bir arkadaşla Gölbaşı'na giderken otoyolda beraber sürdük , onda 2.0 benzinli turbo motorlu 5 serisi Bmw vardı , kalkıştan 220 ye kadar aynada bile göremedim yahu , navigasyon açık değildi ve arkadaşın evine gidiyorduk yavaşladım sonra yine gaza geldik :D 230 gibi beni geçti o aracında son hızı 250 sanırım..
 
Son düzenleme:

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst