- Katılım
- 4 Ocak 2015
- Mesajlar
- 606
- Konu Yazar
- #1
Bir gün Ardahan’da, Pulsar NS 200 ile bir benzin istasyonuna girdim.
Makineyi park ettim ve bir şey sormak için, market kısmına girdim.
Bir ara dışarı baktım ki, 20’li yaşlarda andavalın birisi, benim Pulsar’ın üstüne oturmuş. Manetleri çeviriyor "Hıın, hııınnn" yapıyor.
Hemen hızla dışarı çıktım ve bir yandan “Hey, ne yapıyorsun?” diye bağırarak, koşarak makinenin yanına gittim.
Yanına gidince yine “Sen ne yapıyorsun? Üstüne oturmak için kimden izin aldın?” dedim.
“Abi, ne olacak ki? Şöyle bir bindim” dedi. Ben de;
“Ya motoru yatırsan, şu karenaj, sinyal ya da diğer şeylerden birisini kırsan, ödeyecek misin? Bunların en ucuzu birkaç bin lira” dedim. Biraz düşündü;
“Öderim abi” dedi. Tepem attı;
“Yalancının anasını, avradını” dedim.
“Abi, nasıl konuşuyorsun öyle?” diye cevapladı.
“Aynen böyle konuşuyorum. Sen, şuraya gelip, parkeden arabalardan birisine, sahibine sormadan biniyor musun, hiç?” dedim.
“Yooo” dedi, andaval öküz.
“Yani ‘Bunun kapısı yok, üstü açık’ diye, bu gelip, geçenin kullanımına açık bir araç mı? Peki buna niye binip, oturuyorsun. Orasını burasını kurcalıyorsun” dedim.
O arada benzinliğin sahibi geldi, beni yatıştırdı. O andaval, herhalde oğlu idi.
Böyle de bir olay yaşadım.
Sizin böyle motorunuzun üstüne yeşillik olsun diye binen hiç oldu mu?

Makineyi park ettim ve bir şey sormak için, market kısmına girdim.
Bir ara dışarı baktım ki, 20’li yaşlarda andavalın birisi, benim Pulsar’ın üstüne oturmuş. Manetleri çeviriyor "Hıın, hııınnn" yapıyor.
Hemen hızla dışarı çıktım ve bir yandan “Hey, ne yapıyorsun?” diye bağırarak, koşarak makinenin yanına gittim.
Yanına gidince yine “Sen ne yapıyorsun? Üstüne oturmak için kimden izin aldın?” dedim.
“Abi, ne olacak ki? Şöyle bir bindim” dedi. Ben de;
“Ya motoru yatırsan, şu karenaj, sinyal ya da diğer şeylerden birisini kırsan, ödeyecek misin? Bunların en ucuzu birkaç bin lira” dedim. Biraz düşündü;
“Öderim abi” dedi. Tepem attı;
“Yalancının anasını, avradını” dedim.
“Abi, nasıl konuşuyorsun öyle?” diye cevapladı.
“Aynen böyle konuşuyorum. Sen, şuraya gelip, parkeden arabalardan birisine, sahibine sormadan biniyor musun, hiç?” dedim.
“Yooo” dedi, andaval öküz.
“Yani ‘Bunun kapısı yok, üstü açık’ diye, bu gelip, geçenin kullanımına açık bir araç mı? Peki buna niye binip, oturuyorsun. Orasını burasını kurcalıyorsun” dedim.
O arada benzinliğin sahibi geldi, beni yatıştırdı. O andaval, herhalde oğlu idi.
Böyle de bir olay yaşadım.
Sizin böyle motorunuzun üstüne yeşillik olsun diye binen hiç oldu mu?

