Aslında test etmeden / ettirmeden bir aracı almak olmaz.
Ama test edilecek bu araç motosikletse, ben de test ettirmezdim.
Trafiğe kapalı alan olduğunu varsayalım; eleman bindi motora. Bindiği motora, ağırlığına, dengesine vs alışık değil, gaz fren debriyaj derken devirdi motoru. Ayna kırıldı, sağı solu çizildi, ödeyecek mi parasını? Tamam sorun değil desen, için yanacak. Sıkıntı.
Trafiğe açık alan olduğunu varsayalım, yine gaz fren debriyaj, küt diye başka bir araca vurdu, bu durumda sorumlu kim olacak? Motoru test eden adam hadi eyvallah deyip gitse mesela? Kaza masrafını benim sigortam mı ödeyecek yoksa eleman cebinden mi verecek? Benim sigortam ödeyecekse, kazayı yapan ben değilim. Hadi durumu biraz daha karmaşıklaştırayım; ya birkaç ay sonra ehliyet sınavına girip ehliyet alacak şekildeyse ve kaza anında aslında ehliyetsiz bir sürücüyse? Ehliyetsiz bir sürücü kendisine ait olmayan bir araçla bir kazaya karışıyor. Araca çarpmadı da karşı kaldırımda bir dükkanın kapısına girdi, camı kırdı diyelim, ne olacak?
Bunlar mala gelen zararlar.
Ya motoru devirdiğinde kolunu bacağını incitir, burkar, kırarsa?
Daha da kötüsü, bir yayaya çarpsa ve yayaya zarar gelse ne olacak?
Amma abarttın yahu diyebilirsiniz ama bu durumların gerçekleşme ihtimali sıfır mı? Yok abi olmaz öyle şey diyebilir misiniz? Burası İstanbul, adım başı araç, adım başı yaya var. Buna karşılık da her şeyi çok iyi bildiğini söyleyen ama hiçbir bilgisi olmayan bir sürü kolpacı eleman var.
Bir arkadaşın Transalp'ini denerken bile çok tedirgin olmuştum. Adam bin bin diye o kadar zorlamıştı ki, bineyim de rahatlasın diye 100 metre tur atıp gelmiştim ama o kadar gerilmiştim ki anlatamam.