- Katılım
- 11 Haz 2012
- Mesajlar
- 3,537
- Motosikleti
- Kawasaki Vulcan S
- Konu Yazar
- #1
Son bir kaç yıldan beri çok konulan "Serbest Piyasa" kavramının tam olarak ne olup olmadığını dilerseniz resmi tanımlarından ve kaynakların inceleyecelim.
Serbest piyasa ekonomisi
Dilerseniz bu kaynaktaki tanımı maddelere ayıralım ve şu anda Türkiye'deki koşullar bu maddeleri karşılıyor mu inceleyelim.;
1-Serbest piyasa ekonomisi, ekonomik faaliyetlerin tam rekabet şartları içinde serbestçe yapılabildiği, ekonomik sorunların çözümünün devletin ekonomiye müdahalesiyle değil fiyat mekanizması aracılığı ile gerçekleştirildiği ekonomi.
Bu maddede herhangi bir sıkıntı yok gibi gözüksede burada temel sıkıntı "Rekabet".2019 yılında kadar firmalar sürekli kampanyalar,inidirimler düzenliyordu sürekli bir rekabet vardı.Firmalar ya kaliteleri ile yada fiyatları ile müşteri kazanmaya çalışıyorlardı.Pandemi ve "sözde stok sıkıntısı" ile firmalar zaten müşteriler ellerinde olduğu için herhangi bir rekabet içine girme gereği görmediler.
2-Arz ve talebin temel belirleyici olarak kabul edildiği bu tür ekonomilerde fiyat mekanizmasının iyi işlemesi zorunludur.
Ülkemizde ne yazık ki fiyat mekanizması iyi işlemiyor.Fiyat mekanizmasının iyi işlemesi için piyasa herhangi bir manüpilasyon yada spekilasyon olmaması gereklidir.Yapılan manüpilasyon ve spekilasyonlara ileride değineceğiz.
3-İdeal serbest piyasa ekonomisinde üreticilerin ve tüketicilerin pazarda aynı şartlar altında bulunduğu varsayılır.
Pandemi başlangıcından itibaren aynı şartlar söz konusu değildir."Sözde stok sıkıntısı" sebebi ile tüketicinin seçme özgürlüğü yoktur ve tamamen rekabet içinde olmayan üretici ve satıcının elindedir.Bu madde de giti.
4-Pazara giriş ve çıkışlar sınırlandırılmamıştır.
Bu maddeyi hem firma hem de mal bazından ele alabiliriz.Mal girişi zaten chip krizi yüzünden sıkıntılı olduğunu sanırım söylememize gerek yok.
Ülkemizdeki ekonomik durum serbest piyasa ekonomisinin bütün maddeleri ile çelişerek 4 te 4 yaptı.
Peki içinde bulunduğumuz piyasa "Serbest Piyasa" değilse nedir sorunuzu cevaplamak için önce "Finansal Manipülasyon" nedir onu inceleyelim.
Finansal Manipülasyon
Yıllardır kanıksadığınız "Serbest Piyasa" olarak tanıdığız şey size de sanırım çok tanıdık geldi.İşin kötüsü serbest piyasanın öncelikli şartı dışarıdan müdahele yada manipülasyon olmaması.Ama başka bizim piyasayı devletin kasıtlı yada kasıtsız yanlış ekonomik politikaları manipüle ediyor.
Paranın sürekli değer kaybettiği,doların zorla sabit tutulduğu,reel faizin eksilerde olduğu bu ekonomide insanlar yatırımlarını korumak için ihtiyacı olmasa bile bütün parasını ev,araba,motosiklet yada diğer ürünlere yatırmak zorunda hissediyor.Bu da sahte bir talep oluşturuyor,sahte talepte fiyatların daha da armasına sebep olur.Kısacası devlet insanları paralarını dolar,faiz yada riskli borsa yerine menkul yada gayrimenkul kıymete yatırması için manipüle ediyor.
Bu kötü ekonomide hala insanların satın almaya devam edip görsel olarak ekonomini iyi gözükmesinin sebeplerinden birisi de budur.Yine aynı şekilde emlak fiyatlarının enflasyonun üstünde fırlamasına etken sebeplerden biri budur.
Gelelim diğer manipülasyona ;"Chip krizi var,pandemi var stok yok" faktörünün abartılmasına.Evet chip krizi var buna bağlı fiyatlarda artış var ama abartılıdığı gibi bir stok sorunu yok.Aşağıda verilen satış rakamları da bunun kanıtıdır.
Otomobil ve hafif ticari araç satış rakamlarını pandemi öncesi 2019dan başlayarak yıl yıl bakalım;
2019 : 620.937 adet
2020 : 772.789 adet
2021 : 737.350 adet
2022 : 783.283 adet
Şimdi araba yoksa stok yoksa pandemi öncesine göre nasıl 150.000 adet fazla satış yapıldığını ve sonrasındaki yıllarda satışların aynı şekilde devam ettiğini birisi bana anlatabilir mi?Teknik olarak stok yoksa satışların daha az olması gerekmiyor mu?
Kısacası stok yok,fiyatlar daha artacak,şimdi al bir daha zor bulursun manipülasyonu ile çoğu insan arabasını değiştirmeye ihtiyacı olmasa bile bir daha değiştiremem,alamam telaşı ile araba almak zorunda hissetti bu da ekstra bir araba piyasasına talep doğurdu.Manipülasyon sonucu doğan bu sahte talep gerçekten arz-talep dengesi bozdu ve gerçektende stok sıkıntısı yaşandı.Belki de pandemi ve kötü ekonomi yüzünden sinek avlayacak bayiilerin önünde bu yüzden kuyruklar oluştu.Bu yüzden önceki yıl 620.000 adet zor satış yapılan piyasada 770.000 adet araç satıldı bir de üstüne stok sıkıntısı oluştu.
Gelelim asıl konumuz motosiklet.Bunun için aslında hiç kaynak bile vermeme gerek yok.Bütün yıl stok yok kardeşim,aksesuarlı alacaksan al diye müşteri aşağılayan,bütün yıl chip krizi var pandemi var motor getiremiyoruz zarar ediyoruz diye ağlaşan firmalar yıl sonu geldiğinde bir anda "Satışlarımızı %26 arttırdık,büyükdük Türkiye'nin en iyi markasıyız","Türkiye'deki her 4 motordan biri Zorta marka en büyük biziz satışlarımzıı %200 arttırdık" diye açıklamalar yapıyor.Hiç kimse de demiyor mu sorgulamıyor mu stok yoksa motosiklet az üretiliyorsa bunlar nasıl satışlarını arttırıyor.
2019-2021 Satışları
2022 Satışları
2019 yılında 154.627
2020 yılında 208.466
2021 yılında 255.961
2022 yılında 365.000 (sadece ilk 11 aylık satış)
Vay canına,pandemi oldukça,chip krizi oldukça,stok sıkıntısı oldukça satışlar 4 yılda 2 ye katlanmış.Fabrikalar motosiklet üretimiyorsa biz bu motosikletleri madenden falan mı çıkartıyoruz.Stok yoksa nasıl normalin 2 katı motosiklet satıyorsunuz.
Hadi diyelim bu satışların çoğu cappada cuppa çançinçon markası.Gözümüzün nuru Honda markasının kendi ağzından yaptığı açılamaya bakalım.
https://www.honda.com.tr/motosiklet/haberler/honda-motosiklet-satislari-ile-7inci-kez-zirvede
Burda dikkat ettim Tüik açıkladığı rakamlarla Honda'nın açıkladığı rakamlar tutmuyor.Çözebilen varsa yazsın.
Bayiiye gidip motosiklet sorduğunuz da üretim az chip krizi var diyen Honda geçen yıla göre %70 fazla motosiklet satmış.
Motosiklet piyasasında da aynı döngü tekrarlanmış;
-Chip krizi var,üretim az,fiyatlar daha da artacak,motosiklet bulunmayacak söylentisi
-Vatandaşın fiyatlar artacak,motosiklet bulamayacağım telaşı ile ihtiyacı olmadığı halde yada daha sonra planladığı halde motosiklet almaya niyetlenmesi.Bunun fazladan sahte bir talep oluşturması.
-Bu sahte talep sonucunda arz-talep dengesinin gerçekten bozulması ve fiyatların artması.
Özetle şu anda içinde bulunduğumuz piyasa sandığınız gibi "Serbest Piyasa" değil,bizzat devlet ve birileri tarafından "Manipüle Edilmiş Piyasa"
Zaten normal şartlarda doğal felaket,terör saldırısı,pandemi,hammadde krizlerinde "Serbest Piyasa" olmaz.
Terör saldırısı sonrası taksicinin hava alanından müşterileri götürmek için istediği fahiş fiyat serbest piyasa değildir.
Deprem sonrası ev sahiplerinin normalin 2-3 katı fiyatlar serbest piyasa değildir.
Deprem sonrası yapı malzemelerinin fahiş fiyata satılması serbest piyasa değildir.Kaldı ki Amerika'da bazı eyaletlerde bu yasadışıdır.
Piyasayı manipüle edip sahte talep oluşturup arz-talep dengesini bozmak serbest piyasa değildir.
Stokçuluk ve karaborsa serbest piyasanın parçası değildir.Çoğu ülkede de yasal değildir.
Çoğu insanın sandığını gibi serbest piyasa isteyenin istediği gibi at koşturduğu kaos ortamı değildir.Arz-talep dengesini bozan terör saldırısı,doğal afet,hammade sıkıntısı,manipülasyon gibi olağan dışı dış etmenlerin etkisinde serbest piyasa varlığını sürdüremez.
Rakibi ve alternatifi olan belli bir ürünün reklam ile kalitesi ile markalaşması ile talepinin artması buna bağlı arz talep dengesinin bozulması ve bunun sonucunda fiyatının artması serbest piyasadır.Buna Apple markasını örnek verebiliriz.
Serbest piyasa ekonomisi
Dilerseniz bu kaynaktaki tanımı maddelere ayıralım ve şu anda Türkiye'deki koşullar bu maddeleri karşılıyor mu inceleyelim.;
1-Serbest piyasa ekonomisi, ekonomik faaliyetlerin tam rekabet şartları içinde serbestçe yapılabildiği, ekonomik sorunların çözümünün devletin ekonomiye müdahalesiyle değil fiyat mekanizması aracılığı ile gerçekleştirildiği ekonomi.
Bu maddede herhangi bir sıkıntı yok gibi gözüksede burada temel sıkıntı "Rekabet".2019 yılında kadar firmalar sürekli kampanyalar,inidirimler düzenliyordu sürekli bir rekabet vardı.Firmalar ya kaliteleri ile yada fiyatları ile müşteri kazanmaya çalışıyorlardı.Pandemi ve "sözde stok sıkıntısı" ile firmalar zaten müşteriler ellerinde olduğu için herhangi bir rekabet içine girme gereği görmediler.
2-Arz ve talebin temel belirleyici olarak kabul edildiği bu tür ekonomilerde fiyat mekanizmasının iyi işlemesi zorunludur.
Ülkemizde ne yazık ki fiyat mekanizması iyi işlemiyor.Fiyat mekanizmasının iyi işlemesi için piyasa herhangi bir manüpilasyon yada spekilasyon olmaması gereklidir.Yapılan manüpilasyon ve spekilasyonlara ileride değineceğiz.
3-İdeal serbest piyasa ekonomisinde üreticilerin ve tüketicilerin pazarda aynı şartlar altında bulunduğu varsayılır.
Pandemi başlangıcından itibaren aynı şartlar söz konusu değildir."Sözde stok sıkıntısı" sebebi ile tüketicinin seçme özgürlüğü yoktur ve tamamen rekabet içinde olmayan üretici ve satıcının elindedir.Bu madde de giti.
4-Pazara giriş ve çıkışlar sınırlandırılmamıştır.
Bu maddeyi hem firma hem de mal bazından ele alabiliriz.Mal girişi zaten chip krizi yüzünden sıkıntılı olduğunu sanırım söylememize gerek yok.
Ülkemizdeki ekonomik durum serbest piyasa ekonomisinin bütün maddeleri ile çelişerek 4 te 4 yaptı.
Peki içinde bulunduğumuz piyasa "Serbest Piyasa" değilse nedir sorunuzu cevaplamak için önce "Finansal Manipülasyon" nedir onu inceleyelim.
Finansal Manipülasyon
Finansal manipülasyon, iki temel anlamdadır:
1-İnsanları kandırarak bir menkul kıymeti almaya veya satmaya sevk etmeye veya menkul kıymetin fiyatını yapay bir seviyede tutmaya yönelik davranışlardır.
2-Menkul kıymet piyasalarında arz ve talebin serbest bir şekilde karşı karşıya gelerek fiyatları belirlemesine yönelik sürecin kasıtlı olarak engellenmesidir.
Yıllardır kanıksadığınız "Serbest Piyasa" olarak tanıdığız şey size de sanırım çok tanıdık geldi.İşin kötüsü serbest piyasanın öncelikli şartı dışarıdan müdahele yada manipülasyon olmaması.Ama başka bizim piyasayı devletin kasıtlı yada kasıtsız yanlış ekonomik politikaları manipüle ediyor.
Paranın sürekli değer kaybettiği,doların zorla sabit tutulduğu,reel faizin eksilerde olduğu bu ekonomide insanlar yatırımlarını korumak için ihtiyacı olmasa bile bütün parasını ev,araba,motosiklet yada diğer ürünlere yatırmak zorunda hissediyor.Bu da sahte bir talep oluşturuyor,sahte talepte fiyatların daha da armasına sebep olur.Kısacası devlet insanları paralarını dolar,faiz yada riskli borsa yerine menkul yada gayrimenkul kıymete yatırması için manipüle ediyor.
Bu kötü ekonomide hala insanların satın almaya devam edip görsel olarak ekonomini iyi gözükmesinin sebeplerinden birisi de budur.Yine aynı şekilde emlak fiyatlarının enflasyonun üstünde fırlamasına etken sebeplerden biri budur.
Gelelim diğer manipülasyona ;"Chip krizi var,pandemi var stok yok" faktörünün abartılmasına.Evet chip krizi var buna bağlı fiyatlarda artış var ama abartılıdığı gibi bir stok sorunu yok.Aşağıda verilen satış rakamları da bunun kanıtıdır.
Otomobil ve hafif ticari araç satış rakamlarını pandemi öncesi 2019dan başlayarak yıl yıl bakalım;
2019 : 620.937 adet
2020 : 772.789 adet
2021 : 737.350 adet
2022 : 783.283 adet
Şimdi araba yoksa stok yoksa pandemi öncesine göre nasıl 150.000 adet fazla satış yapıldığını ve sonrasındaki yıllarda satışların aynı şekilde devam ettiğini birisi bana anlatabilir mi?Teknik olarak stok yoksa satışların daha az olması gerekmiyor mu?
Kısacası stok yok,fiyatlar daha artacak,şimdi al bir daha zor bulursun manipülasyonu ile çoğu insan arabasını değiştirmeye ihtiyacı olmasa bile bir daha değiştiremem,alamam telaşı ile araba almak zorunda hissetti bu da ekstra bir araba piyasasına talep doğurdu.Manipülasyon sonucu doğan bu sahte talep gerçekten arz-talep dengesi bozdu ve gerçektende stok sıkıntısı yaşandı.Belki de pandemi ve kötü ekonomi yüzünden sinek avlayacak bayiilerin önünde bu yüzden kuyruklar oluştu.Bu yüzden önceki yıl 620.000 adet zor satış yapılan piyasada 770.000 adet araç satıldı bir de üstüne stok sıkıntısı oluştu.
Gelelim asıl konumuz motosiklet.Bunun için aslında hiç kaynak bile vermeme gerek yok.Bütün yıl stok yok kardeşim,aksesuarlı alacaksan al diye müşteri aşağılayan,bütün yıl chip krizi var pandemi var motor getiremiyoruz zarar ediyoruz diye ağlaşan firmalar yıl sonu geldiğinde bir anda "Satışlarımızı %26 arttırdık,büyükdük Türkiye'nin en iyi markasıyız","Türkiye'deki her 4 motordan biri Zorta marka en büyük biziz satışlarımzıı %200 arttırdık" diye açıklamalar yapıyor.Hiç kimse de demiyor mu sorgulamıyor mu stok yoksa motosiklet az üretiliyorsa bunlar nasıl satışlarını arttırıyor.
2019-2021 Satışları
2022 Satışları
2019 yılında 154.627
2020 yılında 208.466
2021 yılında 255.961
2022 yılında 365.000 (sadece ilk 11 aylık satış)
Vay canına,pandemi oldukça,chip krizi oldukça,stok sıkıntısı oldukça satışlar 4 yılda 2 ye katlanmış.Fabrikalar motosiklet üretimiyorsa biz bu motosikletleri madenden falan mı çıkartıyoruz.Stok yoksa nasıl normalin 2 katı motosiklet satıyorsunuz.
Hadi diyelim bu satışların çoğu cappada cuppa çançinçon markası.Gözümüzün nuru Honda markasının kendi ağzından yaptığı açılamaya bakalım.
https://www.honda.com.tr/motosiklet/haberler/honda-motosiklet-satislari-ile-7inci-kez-zirvede
Honda, 2021 yılındaki toplam 139 bin 643 adetlik Türkiye motosiklet pazarında 46 bin 701 adetlik satış gerçekleştirdi. Honda, satış rakamlarını bir önceki yıla göre yüzde 70,6 oranında artırdı
Burda dikkat ettim Tüik açıkladığı rakamlarla Honda'nın açıkladığı rakamlar tutmuyor.Çözebilen varsa yazsın.
Bayiiye gidip motosiklet sorduğunuz da üretim az chip krizi var diyen Honda geçen yıla göre %70 fazla motosiklet satmış.
Motosiklet piyasasında da aynı döngü tekrarlanmış;
-Chip krizi var,üretim az,fiyatlar daha da artacak,motosiklet bulunmayacak söylentisi
-Vatandaşın fiyatlar artacak,motosiklet bulamayacağım telaşı ile ihtiyacı olmadığı halde yada daha sonra planladığı halde motosiklet almaya niyetlenmesi.Bunun fazladan sahte bir talep oluşturması.
-Bu sahte talep sonucunda arz-talep dengesinin gerçekten bozulması ve fiyatların artması.
Özetle şu anda içinde bulunduğumuz piyasa sandığınız gibi "Serbest Piyasa" değil,bizzat devlet ve birileri tarafından "Manipüle Edilmiş Piyasa"
Zaten normal şartlarda doğal felaket,terör saldırısı,pandemi,hammadde krizlerinde "Serbest Piyasa" olmaz.
Terör saldırısı sonrası taksicinin hava alanından müşterileri götürmek için istediği fahiş fiyat serbest piyasa değildir.
Deprem sonrası ev sahiplerinin normalin 2-3 katı fiyatlar serbest piyasa değildir.
Deprem sonrası yapı malzemelerinin fahiş fiyata satılması serbest piyasa değildir.Kaldı ki Amerika'da bazı eyaletlerde bu yasadışıdır.
Piyasayı manipüle edip sahte talep oluşturup arz-talep dengesini bozmak serbest piyasa değildir.
Stokçuluk ve karaborsa serbest piyasanın parçası değildir.Çoğu ülkede de yasal değildir.
Çoğu insanın sandığını gibi serbest piyasa isteyenin istediği gibi at koşturduğu kaos ortamı değildir.Arz-talep dengesini bozan terör saldırısı,doğal afet,hammade sıkıntısı,manipülasyon gibi olağan dışı dış etmenlerin etkisinde serbest piyasa varlığını sürdüremez.
Rakibi ve alternatifi olan belli bir ürünün reklam ile kalitesi ile markalaşması ile talepinin artması buna bağlı arz talep dengesinin bozulması ve bunun sonucunda fiyatının artması serbest piyasadır.Buna Apple markasını örnek verebiliriz.