Tamam. Avukat olduğunuz anlaşıldı. Bu kadar çok şey yazıp/konuşup hiç bir şey anlatmamayı ancak bir avukat becerebilirdi zaten.
1- Kovuşturma aşamasında suç subuta ermiş sayılır mı?
2- Tutuklama tedbir midir? İnfaz mıdır?
Oncelikle 2 kisinin yazisini da alintiladiginiz icin kime bilgisiz uye dediginizi bilemiyoruz. Yukaridaki dava dilekcesi gibi yazinizi yazarken ona da dikkat etseydiniz keske.
Ben sadece garibime gitti yazdim, bundan mi alindiniz? Hala garip cunku. Konuda bir cok insan "nasil birakiyorlar? nasil ceza almiyor? Serbest mi kalacak?" yazarken -belki artik bikmissinizdir, belki karismak istemiyorsunuzdur, belki aciklamak zor gelmistir, belki ucretsiz danismaya giriyordur onu bilemem- sizin mesleginizden uzak sekilde sadece "yaziklar olsun" yorum yapmaniz garibime gitti.
Yukaridaki dava dilekcesi gibi yaziniz yerine basitce olasi tahliye sebeplerini, neden sahsin tutulamayacagini anlatabilirdiniz 2-3 cumle ile. Onun yerine, sadece yaziklar olsun diyen bir avukatin miras vs davalarda uzman oldugunu digerleriyle cok ugrasmadigini da dusunebilirim, ki bu da normal benim acimdan.
Insanlara ustten bakmak, okudugunuz iki yazi ile filan diyerek kucumsemek yerine, yazinin nerelerinin yanlis oldugundan da bahsedebilirdiniz. "Cok bildigini sanan" kisilere direkt yazarsaniz iyi olur, yoksa yukaridaki hamasi yazilarinizin hic bir okunabilirligi yok.
Sadece sunu yapsaydiniz da yeterliydi, merak etmeyin telefonda aglamayiz. Simdi yukarida bu kadar laf salatasi icin de danismanlik ucreti aliyor musunuz?
https://mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5271-20110808.pdf
Bu arada yukaridaki metin en sonuncusu mu bilemiyorum, avukat degilim o yuzden anlamiyorum.
Öncelikle ben bu foruma, forumun avukatı olarak değil, bir motosiklet sürücü olarak üyeyim. Fakat başına kötü bir durum gelmiş yardıma ihtiyacı olan motorcu kardeşlerime her zaman yardımcı oldum. Forumdaki arkadaşların "..aa bu avukat nasıl bunu yazar vs.." demelerini mesleğimi öne çıkarmalarını hatta profil fotoğrafımı buraya koymalarını başından saçma buluyorum. Fakat mesele şahsıma ve mesleki yeterliliğime hakaret noktasına vardığını gördüğümde müdahale etme zorunluluğu hasıl oldu. Bu konu itibariyle size bir şey anlatmanın veya tutuklamanın tedbir mi infaz mı olduğu, bir şeylerin değişmesi gerekliliğinin açıklanmasının bir anlamı yok size bir faydası yok. Avukat kimliğimi konuşturayım iki üç kelam yazayım derdinde olan bir insan hiç olmadım. Üstelik yoğun iş temposundan sonra hadi bir motosiklet.net'e diğer sitelere göz atayım düşüncesinden sonra uzun uzadıya buraya bazı şeyleri açıklamamı beklemeyin lütfen...
Birinci olarak forum konusundaki mevcut olay kovuşturma aşamasında değil soruşturma aşamasında. Suçun "
sübuta" ermiş sayılr mı diye sormuşsun. Tdk'ya bakalım forumdaki arkadaşlarda görsün ne demekmiş sübut. TDK, sübut: "Gerçekleşme, şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkma." Tabi hukuki olarak suçun sübuta ermesi için ifadelerin alınması, bilirkişi raporu vs tüm delillerin toplanması gerekiyor.
Bakın, on binlerce sayfa kitap okuyup, çok kıymetli hocalardan dersler eğitimler aldık, sınavlara girdik. Bazı hukuki olguların temeli bu eğitimleri almamış insanlar tarafından anlaşılması zor oluyor.
Yukarıda mesajımda tutuklama nedenlerinin hangi kanuna, maddeye göre yapıldığını yazdım. Keşke dikkatli okusaydın. Henüz sabah olduğu ve biraz vaktim olduğu için kısa bir bilgilendirme yapacağım.
İkinci soruna gelince,
CMK
Tutuklama nedenleri
MADDE 100.- (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya
sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.
Yani tutuklama kararı vermek için cezaya veya güvenlik tedbiriyle ölçülü olmak zorundasın. Yani TCK veya İnfaz kanununda isnat edilen suç için hapis cezası veya güvenlik tedbiri olarak yatarı olmayacaksa tutuklama kararının verilmesi ölçülü olmayacaktır. Hakim ve savcı arkadaşlarımızla da dışarıda bu konuları konuşuyoruz. Kendileri de şikayetçi. Hukuk normunun ısrarla düzeltilmeyen bu eksiklikleri yüzünden birçok kişiyi salıvermek zorunda kaldıklarını söylüyorlar.
Gelelim ikinci fıkraya,
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
Üçüncü fıkra,
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; (1)
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar,
2. Kasten öldürme,
3. Silahla işlenmiş kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten
yaralama,
4. İşkence,
5. Cinsel saldırı,
6. Çocukların cinsel istismarı,
7. Hırsızlık ve yağma,
8. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
9. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma,
10. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar,
11. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar, b) 10.7.1953 tarihli ve 6136
sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı suçları.
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde
12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
Ayriyeten günümüzde sosyal medya üzerinden çok tepki olunca da şüpheli tutuklanabiliyor.
3. fıkrada
Silahla işlenmiş kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama, diyor. Bizim olayda silahla(bıçak) motorcu kardeşimizi yaralıyor. Yani özetle aslında tutuklayabilirdi fakat infaz kanununa göre suçun yatarı olmadığı için hakim serbest bıraktığını görüyoruz. Ben hakim meslektaşım yerinde olsaydım bu maddeye dayanarak tutuklardım. Fakat hakimi de eleştirmedim. Çünkü suçun zaten yatarı yok 100. maddeye göre ölçülü davranması gerekiyor. Yine de hakim kişinin türk vatandaşı oluşu, ikametgahının bulunması, kaçma veya delilleri karartma şüphesinin olmaması sebebiyle tutuklamamış. Hapishaneler dolu olduğu içinde genellikle serbest bırakmaya çalışıyorlar.
Asıl mesele şu ki bu kanunlar değiştirilemez diye bir kural yok. Kanunlarında birçok eksikliği bulunmaktadır. Özellikle yeni infaz kanunu(af diye gündeme gelen) ile birçok suçun yatarı yok. Böyle olunca motosikletini çalar, trafikte magandalık yapar, yaralar sonra mahkeme çıkışında ise yüzüne sırıtarak serbest kalır. Sonra bunu onuruna yediremeyen insanlar silahını alır toplar ailesini şüphelinin evini basar, ölür öldürür... Özetle adalet mahkeme de aranmaz. Soruşturma aşaması ayrı kovuşturma aşaması ayrı ele alınmalı. HAGB denen bir şey de var. Bu konu deryaa deniz... Bu konu bizim toplumun yapısının ele alınarak yapılması gereken derin çalışma olmalı. Günümüz hukuk teorisinde genellikle şüphelinin salıvermesi niyeti öne çıkmaktadır. Bizim kanunlarımızda buna uygun inşa edilmiştir. Toplum olarak Avrupa'dan farklı olduğumuzu kabul etmemiz elzem. Eğitimli, kültürlü, bilgili toplumumuz yok. Ülkedeki trafik kültürü de bunun neticesi.
Ne adamlar görüyorum suçu işler ne var abi delikanlı gibi yaptım der, fakat bu adamlar içeri girince mum gibi olur ve bir daha köpekle bile sataşmam abi derler. Ama aynı adam içeri girmeseydi yarın aynısı başka bir kişiye yine yapacaktı.
---------- Mesajlar birleştirildi - 12:47 ---------- bir önceki mesaj zamanı 12:41 ----------
Edit:
https://www.dha.com.tr/gundem/umraniyede-motosikletliyi-7-yerinden-bicaklayan-surucu-arbedede-bicak-motor-surucusunu-yaralamis-2135696
Tepkiler olunca herifi tutuklamışlar. Umarım hukuk sistemimizin nasıl işlediğini anlamışsınızdır.