Uzay gemisi uzaya çıktığında nasıl dünyadan uzaklaşmıyor?

Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,500
Motosikleti
D400
ne olacak tuz buz olur :D

aga cok bilimsel yeaaa :D

konu uzay olunca pek mantık yürütemiyorun.

uzay-belgeseli1.jpg
 
Katılım
8 Eyl 2016
Mesajlar
2,484
Kerball Space program diye bir oyun var.Hiç duydunuzmu bilmiyorum.Yörünge mekaniği falan öğreniyorsun acayip bilgilendirici.
İlk önce atmosfer dışına çıkabilen uydular yapmaya çalışıyorsun sonrasında yörüngeye uydu oturtmaya çalışıyorsun.Marsa araç göndermeye kadar gidiyor.
Ağırlık itiş gücü oranı var.O oranı yakalayamazsan yaptığın rokette çıkamıyorsun atmosfer dışına
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,500
Motosikleti
D400
buz tuz desem o olur mu? :D

Kıllatma yav :queen: ufff olur üzülür sonra fdshjdfjsdf

Kerball Space program diye bir oyun var.Hiç duydunuzmu bilmiyorum.Yörünge mekaniği falan öğreniyorsun acayip bilgilendirici.
İlk önce atmosfer dışına çıkabilen uydular yapmaya çalışıyorsun sonrasında yörüngeye uydu oturtmaya çalışıyorsun.Marsa araç göndermeye kadar gidiyor.
Ağırlık itiş gücü oranı var.O oranı yakalayamazsan yaptığın rokette çıkamıyorsun atmosfer dışına

mobil olaymış güzelmiş aslında oyun.
 
Katılım
12 Şub 2012
Mesajlar
4,104
Dünyanın çekimini bırak heliosferidi sanırım ondan çıkmadan güneşin çekim kuvvetinden bile kurtulamadığını anlatan bir ide izlemiştim nasanın
 
Katılım
18 Ağu 2014
Mesajlar
899
Bir de şunu düşünün:

Işık hızına çıkan-ulaşan-geçen(teorik olarak mümkün) her madde ışık formuna girerek enerjiye dönüşür, diğer bir değişle ışık enerjisine.

1. Buna göre, eğer ışık enerjisine dönüşerek yol alıyorsanız maddesel olarak yapınızın bozulması ve kat edilen yol ve yoğunluk oranına göre gerçek anlamda eksilmeniz gerekir. Eğer ki ışık geçirmeyen bir engele çarparsanız karşıda oluşacak tek etki bir pırıltı veya hafif bir ışıma olarak algılanacaktır.

2. Işık hızına çıkan her madde ışığa dönüşüyorsa(tabi bu noktada mevzubahis biçim "Işın" dır) aynı kütle enerji yoğunluğuna sahip ve aynı doğrultuda hareket eden diğer ışın onun için nesnel bir maddedir.

3. Teorik olarak her yönde ışık hızına çıkılabilir. Bu 3 Boyutlu ortam için X-Y-Z koordinatlarında herhangi bir yönde gerçekleşebilir. Diğer bir değişle çarpışmadan ve kesişmeden geçen iki farklı ışın seyahat eden bir madde veya belki organiğin kendisi olabilir. Hatta Işık hızının yarısı hızda ters yönde hareket halinde olan ve aynı boyutu paylaşan tüm maddeler birbirleri için sadece ışıktan ibarettir.

4. Hareket eden aslında siz değilsinizdir, uzaydır. Siz uzay içerisinde onunla birlikte hareket edersiniz. Sizin hareket etmek için harcayacağınız enerji ve diğer faktörler sizin uzay içinde konumunuzu değiştirmenize neden olabilir veya olmayabilir.

5. Boşluğa sonsuz güçte itme kuvveti de uygulasanız itiş gücünün oluşabilmesi için bir karşıt tepki gerekir. Yani itebileceğiniz birşeyin olmadığı bir ortamda hareket edemezsiniz. Buna roketlerin katı veya sıvı sistem olsun fark etmeksizin oluşturdukları itme kuvvetleri dahildir. Bu da uzayın boşluk olmadığını kanıtlar. Diğer bir değişle uzay içindeki herşey bu düşük yoğunluklu maddenin içinde hareket halindedir.

* Işığın maddesel olduğunu yerçekiminden etkilendiğini gözlemleyerek teyit edebilirsiniz. Işık gezegenlerin kütle çekiminden dahi etkilenir, kara deliklerin "kara" olmasının nedeni; olağan üstü çekim kuvvetleri nedeniyle çevrelerindeki ışığı da emmelerinden kaynaklıdır.

* Evrende esas olan titreşimdir. Frekanslardır. MAdem ki bu tip konuları merak ediyorsunuz Uzay-Enerji-Boyut-Yerçekimi ve dahasına bir anlam yükleyebilmeniz için ilk iş Titreşim ve farklı boyutlarını araştırabilirsiniz. En basitinden konuya girmek gerekirse ,bilmeyenler için söyleyeyim; frekansları bir süredir osiloskoptaki gibi iki boyutlu, yani sadece X&Y düzlemlerinde değil, Z ve farklı düzlemlerde de var olduğu gözlendi ve üzerlerinde çalışılıyor. Bu tıpkı bilinen en küçük taneciğin gözle görülebilir toz tanesi olduğu düşünülürken, birden bire nötronların varlığının anlaşılıp hatta şüphe götürmez çekillerde kanıtlandığı bir duruma benziyor. Nasıl bir sıçrama olduğunu anlayabilirsiniz.

Çekimsel kuvvet etkileri elbette ilginç olabilir, lakin emin olun ondan çok daha derin ve ilginç konular var. Bence bunların başında çeşitli formlardaki titreşimler geliyor. Boyut algısı ve oluşumunun temeli olduğunu var sayarsak gayet normal...

Maşallah bilgi fırtınası. 1 adetsin.

Hıza göre zaman değişimi nasıl oluyor?
Hani şu interstellardaki gemide bekleyen elemanin yaşlanıp gidip gelenlerin genç kalması olayı.
 
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
9,362
Işık hızına yaklaştıkça zamanın akışı yavaşlıyor. Niye diye sormayın, açıklayacak bilgim yok.
 
Katılım
18 Ağu 2014
Mesajlar
899
A dan b ye giderken hızın gidilen yere daha çabuk varmada etkisi var ama zaman degişmiyor ki. Daha kısa zaman diliminde varmış oluyorsun.

---------- Mesajlar birleştirildi - 01:34 ---------- bir önceki mesaj zamanı 01:33 ----------

Hız izleyen kişinin nerede olduğuyla nereden baktıgıyla ilgili bişiler vardı tam kavrayamamıştım.
 
Katılım
28 May 2010
Mesajlar
623
Motosikleti
Hero X-Pulse 200 4v
Eylemsizliği gözardı ettiğiniz için bu sonuca ulaşıyorsunuz. Hareket eden cisim hareketini engelleyecek bir kuvvet olmadığı sürece hareketine devam eder. ( aynı şey duran cisim için de geçerlidir ancak durmak da izafidir) Aynı şekilde cisim dünyanın yer çekiminden kurtulsa dahi ( ki her zaman bu çekim vardır ancak ihmal edilebilir seviyelere inebilir) güneşin kütleçekimine maruz kalacaktır. Ancak dediğiniz durumda cisim dünya tarafından çekilmeye devam eder. Aynı ay gibi. Güneş sisteminde sabit duran bir kütle büyük ihtimalle güneşe düşer zaten (küçük ihtimal yolu üzerinde bir gezegen vb varsa ona düşer). Güneşin çekimi ve cismin hızı dengeye ulaştığı zaman güneş yörüngesinde dönmeye devam eder. Daha düşük hızda düşer, daha yüksek hızda kurtulur ya da yeni bir yörüngeye girer. Daha büyük düşünürsek samanyolu galaksisinin merkezindeki karadelik de güneşi çeker ve kendi etrafında döndürür.

Bu arada hızın arttıkça zamanın yavaşlaması teorik olarak hesaplandı. Çıkış noktası; ışığın hızından daha fazla hıza ulaşılamaması. Işık hızına yakın hızda hareket eden bir cisimden ileri gönderilen ışık hüzmesinin daha hızlı olamaması için zamanın yavaşlaması gerekiyor gibi. Fizikçi değilim çok detaya giremiyorum ama kabaca böyle olması lazım.
 
Son düzenleme:
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
9,362
Işık hızı hangi referansı alırsanız alın değişmez gibi mantığı zorlayan şeyler var teorik fizikte. Yani saniyede 200bin km hızla gidiyor olsanız da ışığın hızını ölçseniz, saniyede 300 bin km bulmanız gerekiyor.
 
Katılım
12 Eki 2021
Mesajlar
147
Belirli manyetik alanlar var diye biliyorum hesaplamalar sonucu yerleştiriliyor oraya
 
Katılım
24 Ara 2019
Mesajlar
2,051
güneşte de yerinde durmuyor oda hareket ediyor dünya vs de onun peşinden gidiyor uzay gemiside dünyanın peşinden gidiyor çekiyor.
 
Katılım
10 Ara 2015
Mesajlar
5,023
Motosikleti
Tiger1200, Tvs Apache
Bir de şunu düşünün:

Işık hızına çıkan-ulaşan-geçen(teorik olarak mümkün) her madde ışık formuna girerek enerjiye dönüşür, diğer bir değişle ışık enerjisine.

1. Buna göre, eğer ışık enerjisine dönüşerek yol alıyorsanız maddesel olarak yapınızın bozulması ve kat edilen yol ve yoğunluk oranına göre gerçek anlamda eksilmeniz gerekir. Eğer ki ışık geçirmeyen bir engele çarparsanız karşıda oluşacak tek etki bir pırıltı veya hafif bir ışıma olarak algılanacaktır.

2. Işık hızına çıkan her madde ışığa dönüşüyorsa(tabi bu noktada mevzubahis biçim "Işın" dır) aynı kütle enerji yoğunluğuna sahip ve aynı doğrultuda hareket eden diğer ışın onun için nesnel bir maddedir.

3. Teorik olarak her yönde ışık hızına çıkılabilir. Bu 3 Boyutlu ortam için X-Y-Z koordinatlarında herhangi bir yönde gerçekleşebilir. Diğer bir değişle çarpışmadan ve kesişmeden geçen iki farklı ışın seyahat eden bir madde veya belki organiğin kendisi olabilir. Hatta Işık hızının yarısı hızda ters yönde hareket halinde olan ve aynı boyutu paylaşan tüm maddeler birbirleri için sadece ışıktan ibarettir.

4. Hareket eden aslında siz değilsinizdir, uzaydır. Siz uzay içerisinde onunla birlikte hareket edersiniz. Sizin hareket etmek için harcayacağınız enerji ve diğer faktörler sizin uzay içinde konumunuzu değiştirmenize neden olabilir veya olmayabilir.

5. Boşluğa sonsuz güçte itme kuvveti de uygulasanız itiş gücünün oluşabilmesi için bir karşıt tepki gerekir. Yani itebileceğiniz birşeyin olmadığı bir ortamda hareket edemezsiniz. Buna roketlerin katı veya sıvı sistem olsun fark etmeksizin oluşturdukları itme kuvvetleri dahildir. Bu da uzayın boşluk olmadığını kanıtlar. Diğer bir değişle uzay içindeki herşey bu düşük yoğunluklu maddenin içinde hareket halindedir.

* Işığın maddesel olduğunu yerçekiminden etkilendiğini gözlemleyerek teyit edebilirsiniz. Işık gezegenlerin kütle çekiminden dahi etkilenir, kara deliklerin "kara" olmasının nedeni; olağan üstü çekim kuvvetleri nedeniyle çevrelerindeki ışığı da emmelerinden kaynaklıdır.

* Evrende esas olan titreşimdir. Frekanslardır. MAdem ki bu tip konuları merak ediyorsunuz Uzay-Enerji-Boyut-Yerçekimi ve dahasına bir anlam yükleyebilmeniz için ilk iş Titreşim ve farklı boyutlarını araştırabilirsiniz. En basitinden konuya girmek gerekirse ,bilmeyenler için söyleyeyim; frekansları bir süredir osiloskoptaki gibi iki boyutlu, yani sadece X&Y düzlemlerinde değil, Z ve farklı düzlemlerde de var olduğu gözlendi ve üzerlerinde çalışılıyor. Bu tıpkı bilinen en küçük taneciğin gözle görülebilir toz tanesi olduğu düşünülürken, birden bire nötronların varlığının anlaşılıp hatta şüphe götürmez çekillerde kanıtlandığı bir duruma benziyor. Nasıl bir sıçrama olduğunu anlayabilirsiniz.

Çekimsel kuvvet etkileri elbette ilginç olabilir, lakin emin olun ondan çok daha derin ve ilginç konular var. Bence bunların başında çeşitli formlardaki titreşimler geliyor. Boyut algısı ve oluşumunun temeli olduğunu var sayarsak gayet normal...

çok etkileyici, Nicola Tesla gibi konuştun.

ben bir şey sallamak istiyorum, en son orta okulda öğretmenin bir sorusuna sallayarak verdiğim cevapta 12 den tutturmuştum, "Uzayda çekim kuvvetini ne sağlar" sorusuna "ısı" diye cevap vermiştim, bu kanıya nasıl vardığım hakkında fikrim yok ama bir yerden aklıma girmiş demek ki.

şimdi de "zaman" için bir şey sallayayım belki oda tutar, sallıyorum; zaman bir ölçü birimidir, hareket etmekte olan 2 farklı enerjinin arasındaki hız farkını ölçmede kullanılır, bizim 1 saniye diye kabul ettiğimiz ölçü aslında sadece bize özeldir. mevzu şudur ki bizim dünyamız merkez de güneş sistemi olan bu mekanda kendi etrafında 86400 saniyede dönüşünü tamamlamakta.. biz bunu 43200 saniyeye düşürebiliriz, bunu yapmak için eski usul ile 2 saniyede 1 saniye sayacak şekilde sistemlerimizi değiştiririz ve dolayısıyla eskiden 2 saniyede olan olay artık 1 saniyede olmuş olur.. bütün ölçü birimlerimizi buna göre ayarlarız ve böylece artık 1 sene 6 aya düşer ve mevsimler artık 3 ay yerine 45 gün sürer.. ve böylece artık insanlarda ben 55 yaşındayım daha emekli olamadım demezler çünkü artık 110 yaşında olacaklar ve emeklilikte yaşa takılanlar artık erkenden emekli olabilir vs...

ama gel gelelim değişen hiç bir şey olmaz, güneş eskisi gibi aynı şekilde hareketine devam edecek, dünya da öyle, ay da öyle.. yani aslında zaman diye isim verdiğimiz kavram aslında hareket etmekte olan 2 farklı enerjinin arasındaki hız farkını saptayabilmek için isim verdiğimiz bir ölçü birimi..

benim anlamadığım nokta şu, bizim zekamız hangi ölçü birimi ile bir şeyleri idrak edebiliyor? yani bizim zekamız da sonuçta maddelerden meydana geliyor ve sonuçta beynimizdeki sinir sisteminde dolaşan enerjinin de bir hızı var. neyse fazla konuşmayayım kafam karışmaya başladı.
 
Son düzenleme:
Katılım
15 Kas 2021
Mesajlar
1,182
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Yetkili bir ağbi diyor ki:



---------- Mesajlar birleştirildi - 06:25 ---------- bir önceki mesaj zamanı 04:44 ----------

 
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
9,362
Dediğin gibi, ölçü birimleri subjektif, değiştirebilirsiniz.
Yalnız verdiğiniz örnekte hesap hatası var. Sadece bir saat=2 saat şeklinde bir düzenleme bir yıldaki gün sayısını değiştirmez. Gün, 24 saat diye değil dünyanın kendi etrafında bir tam turu olarak tanımlanmakta. Yani 1 saat=2 saat yapsanız bir gün 12 saat olur, bir yılda yine 365 gün olur.
 
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,688
Işık hızına yaklaştıkça zamanın akışı yavaşlıyor. Niye diye sormayın, açıklayacak bilgim yok.

Simülasyonun limitine yaklaşınca bug yaşanıyor.

---------- Mesajlar birleştirildi - 20:09 ---------- bir önceki mesaj zamanı 20:07 ----------

Çift yarık deneyinde gözlemcinin etkisi mesela. Mantığım almıyor.

Simülasyonun bir diğer işareti. :)
Gözlemlenen yerde render çalışır, bütün "haritalı" oyunlar böyledir. NFS'de siz o sokağa dönmeden önce o sokak tasarımı yapılmaz, kamera oraya döndükçe oyun o sokağı yaratır ve oyuncu sokağı gözlemler.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst