Bir de şunu düşünün:
Işık hızına çıkan-ulaşan-geçen(teorik olarak mümkün) her madde ışık formuna girerek enerjiye dönüşür, diğer bir değişle ışık enerjisine.
1. Buna göre, eğer ışık enerjisine dönüşerek yol alıyorsanız maddesel olarak yapınızın bozulması ve kat edilen yol ve yoğunluk oranına göre gerçek anlamda eksilmeniz gerekir. Eğer ki ışık geçirmeyen bir engele çarparsanız karşıda oluşacak tek etki bir pırıltı veya hafif bir ışıma olarak algılanacaktır.
2. Işık hızına çıkan her madde ışığa dönüşüyorsa(tabi bu noktada mevzubahis biçim "Işın" dır) aynı kütle enerji yoğunluğuna sahip ve aynı doğrultuda hareket eden diğer ışın onun için nesnel bir maddedir.
3. Teorik olarak her yönde ışık hızına çıkılabilir. Bu 3 Boyutlu ortam için X-Y-Z koordinatlarında herhangi bir yönde gerçekleşebilir. Diğer bir değişle çarpışmadan ve kesişmeden geçen iki farklı ışın seyahat eden bir madde veya belki organiğin kendisi olabilir. Hatta Işık hızının yarısı hızda ters yönde hareket halinde olan ve aynı boyutu paylaşan tüm maddeler birbirleri için sadece ışıktan ibarettir.
4. Hareket eden aslında siz değilsinizdir, uzaydır. Siz uzay içerisinde onunla birlikte hareket edersiniz. Sizin hareket etmek için harcayacağınız enerji ve diğer faktörler sizin uzay içinde konumunuzu değiştirmenize neden olabilir veya olmayabilir.
5. Boşluğa sonsuz güçte itme kuvveti de uygulasanız itiş gücünün oluşabilmesi için bir karşıt tepki gerekir. Yani itebileceğiniz birşeyin olmadığı bir ortamda hareket edemezsiniz. Buna roketlerin katı veya sıvı sistem olsun fark etmeksizin oluşturdukları itme kuvvetleri dahildir. Bu da uzayın boşluk olmadığını kanıtlar. Diğer bir değişle uzay içindeki herşey bu düşük yoğunluklu maddenin içinde hareket halindedir.
* Işığın maddesel olduğunu yerçekiminden etkilendiğini gözlemleyerek teyit edebilirsiniz. Işık gezegenlerin kütle çekiminden dahi etkilenir, kara deliklerin "kara" olmasının nedeni; olağan üstü çekim kuvvetleri nedeniyle çevrelerindeki ışığı da emmelerinden kaynaklıdır.
* Evrende esas olan titreşimdir. Frekanslardır. MAdem ki bu tip konuları merak ediyorsunuz Uzay-Enerji-Boyut-Yerçekimi ve dahasına bir anlam yükleyebilmeniz için ilk iş Titreşim ve farklı boyutlarını araştırabilirsiniz. En basitinden konuya girmek gerekirse ,bilmeyenler için söyleyeyim; frekansları bir süredir osiloskoptaki gibi iki boyutlu, yani sadece X&Y düzlemlerinde değil, Z ve farklı düzlemlerde de var olduğu gözlendi ve üzerlerinde çalışılıyor. Bu tıpkı bilinen en küçük taneciğin gözle görülebilir toz tanesi olduğu düşünülürken, birden bire nötronların varlığının anlaşılıp hatta şüphe götürmez çekillerde kanıtlandığı bir duruma benziyor. Nasıl bir sıçrama olduğunu anlayabilirsiniz.
Çekimsel kuvvet etkileri elbette ilginç olabilir, lakin emin olun ondan çok daha derin ve ilginç konular var. Bence bunların başında çeşitli formlardaki titreşimler geliyor. Boyut algısı ve oluşumunun temeli olduğunu var sayarsak gayet normal...