Uzay gemisi uzaya çıktığında nasıl dünyadan uzaklaşmıyor?

Katılım
18 Ağu 2014
Mesajlar
899
Uzun zamandır kafamı kurcalayan bir soru var.

Güneş sadece kendi etrafında dönmüyor aynı zamanda samanyolunun merkezinin etrafında dönüyor. Yani saatte 70000km hızla hareket ediyor.

Sorum şu dünyanın çekim merkezinden çıkan bir uzay gemisi başka bir gezene doğru(mars vb.) Hareket ederken saatte 70000km hızla güneşin peşine takılmış dünyadan nasıl hızla uzaklaşmıyor.

Dünyanın çekim alanindan çıkan bu uzay gemisi samanyolu galaksisine göre bir toz zerreciğinden farksız yinede bütün bu gezenlerin maruz kaldığı çekim kuvvetine aynı orandamı maruz kalıyor?

Dünyadan çıktığı gibi treni kaçırması gerekmiyormu?
 
Katılım
13 Eyl 2006
Mesajlar
4,669
Motosikleti
Piaggio beverly 400 / Aprilia sr gt 200
Otobüsün içinde uçan sinek mantığı gibi düşünebilirsin.
 
Katılım
21 Tem 2019
Mesajlar
95
Burada gözlemcinin nerede olduğu önemlidir. Dünyaya göre aynı doğrultuda 2000km/h hızıyla gidiyorsa uzay boşluğuna göre 72000km/h ile gidiyordur. Başka gezegenlerin çekim alanına veya atmosferlerindeki sürtünme kuvvetlerine girmez ise ivmesi 0 olacak şekilde sabit hızla doğrultusundaki gezegene ilerler diye düşünüyorum. Ayrıca güneş sistemimizdeki gezegenler de samanyolunun merkezine göre neredeyse aynı hızda dönüyorlar (samanyolunun merkezinin uzaklığı güneş ve en uzaktaki gezegen arasındaki uzaklıktan çok daha fazla olduğundan). Dediklerim yanlış olabilir mantığımla düşündüm :)
 
Katılım
18 Ağu 2014
Mesajlar
899
@satoyama sineğin hareketi otobüsün içindeki havanın hareketiyle ilgili diye düşünüyorum.

@tarıkbaba02
Bir astronot uzay mekiğinden düşse(teması kesilse) ilk ivmelendiği yönde ilerleyecek ve samanyolunun merkezinin etrafında 70000km hızla hareket etmeye devam edecek o zaman.
 

Luc

Katılım
22 Eki 2015
Mesajlar
265
Newton'un kütle çekim yasası sana yardımcı olur bu soruyla alakalı olarak.

https://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%BCtle%C3%A7ekim

kuvvet-ve-hareket-3-5-728.jpg
 
Katılım
21 Tem 2019
Mesajlar
95
@satoyama sineğin hareketi otobüsün içindeki havanın hareketiyle ilgili diye düşünüyorum.

@tarıkbaba02
Bir astronot uzay mekiğinden düşse(teması kesilse) ilk ivmelendiği yönde ilerleyecek ve samanyolunun merkezinin etrafında 70000km hızla hareket etmeye devam edecek o zaman.

Gezegenlerin çekim kuvveti Gm1m2/r^2 ile hesaplanıyor. İvme a = F/m2 ise cisimlerin ivme ve hızlarının kendi ağırlıklarıyla alakası yoktur. Sadece m1 (bu durumda samanyolu galaksisinin merkezi kütlesi olur herhalde) ve r mesafesi hızı etkiler. Yani evet sabit ivmeli bir gemiden "düşen" astronot galakside gemiyle aynı hızda ilerler. Tabi ivme değeri 0 değilse sonsuza kadar artan bir hızla ilerleyecektir. (Teorik fizikle buraya kadar büyük ihtimal son hızı belirleyen başka etkenler vardır)
 
Katılım
18 Ağu 2014
Mesajlar
899
@luc tesekkurler. Linkte cok guzel bilgiler var. Cok sey ogrendim yanlislari duzelttim ama doygunluga ulasamadim :)
 
Katılım
16 Şub 2011
Mesajlar
8,913
Yörünge mekaniği konusunu incelerseniz dünyadan saniyede 11 km hızla fırlatılan bir cisim dünyanın yörüngesinden çıkar , yine dünyadan saniyede 42 km hızla fırlatılan bir cisim güneş sisteminin yörüngesinden çıkar , eğer yanlış yorumlamıyorsam uzay gemisi dünyadan ve güneşten bu hızlarda uzaklaşmış oluyor..
 
Katılım
7 Ocak 2019
Mesajlar
326
Mekik dünyadayken de aynı kütle çekim ile dünya ile aynı hızda dönüyordu tıpkı bizim tüm atomlarımızın aynı hız ile çekilmesi gibi dünya dışına çıktığında da kat ettiği mesafe karesinde nispi artış olur ama bu mesafe değişimi çok cüzzi olduğundan az etkilenir ,keza ay güneşe nispeten çok çok küçük olsa da yakınına gidildiğinde mesafeden dolayı etkisi daha fazla olur.
Yani roketin dünyadan ayrılışı ,insanın otobüsten durağa varmadan atlaması gibidir eğer sürtünme kuvveti olmasaydı otobüs ile aynı hızda gitmeye devam ederdin
Ha bunu kim hesaplar işte orada devreye nasa mühendisleri ve atom bilgisayarları devreye giriyor
 
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
9,362
O nasıl bir hız ya? Saniyede 11km? Marsa gitsek içimiz dışımıza çıkacak daha yolun başında.
 
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
3,535
Motosikleti
Kawasaki Vulcan S
Soruyu tam anlamadım ama gene de cevaplamaya çalışayım.Güneş sisteminin içinde olduğunu sürece öncelikle güneşin çekip kuvvetine sonrasında en yakında gezegenin çekim kuvvetine maruz kalıyorusunuz.Aynı zamanda ilk çıkış yaptığınızın gezegenin hızı kadar hızınız oluyor.Mesela dünya güneşin çevresin 105.000 km saat hızı ile ilerliyor,dünyadan hareket ettiğinizde dünya yörüngesi istikametinde 105.000 km ilk hızınız oluyor.100 km ile hareket eden arabadan bir misketi dışarı attığınızı düşünün,o misketin istikameti araba ile aynı olur,ilk hızı 100 km olur sonra hava sürtünmesinden yavaşlar,yer çekiminden yere doğru düşmeye başlar.Uzayda hava sürtünmesi olmadığından mekik herhangi bir müdahale olmazsa ilk hızını kaybetmez,dünyanın yörüngesi ve çekim kuvveti,en yakın gezegenin çekim kuvveti diğer yandan da güneşin çekim kuvveti yönüne ve hızına etki eder.Zaten uzay yolculuklarında bu çekim kuvvetlerine göre rota çizilir mümkün mertebe az yakıt harcamak için gezegenlerin ve güneşin çekim kuvvetlerinden yararlanılarak yolculuk yapılır,mekiğin iticileri ile küçük düzeltmeler yapılır.
 
Son düzenleme:
Katılım
18 Ağu 2014
Mesajlar
899
Şimdi tamamen anladım sanırım. Hali hazırda dünyadaki herhangi bir nesne, atıyorum güneşin etrafında soldan sağa belli bir hızla dönmekte aynı zamanda saman yolunun merkezindeki kara deliğin etrafında da yine atıyorum aşağıdan yukarı doğru belli bir hızda dönmekte.

Dünyadan bir kuvvetle fırlatıldığında bu iki(veya daha fazla) kütleçekimsel hareketini kaybetmeden yeni ufak ölçekteki hareketini yönetebiliyor.

Kütle çekimsel hareketleri kaybetmemesinin sebebi uzayda sürtünme vb gibi dış etkenlere maruz kalmaması.

Hesaplamasi gereken yaklaşmakta ya da uzaklaşmakta olduğu diğer gezegenlere olan mesafesinin karesi ile hesaplanan kütleçekim etkileri.

Peki ya uzayda başı boş dolaşan gök cisimleri ?
 
Katılım
18 Ağu 2014
Mesajlar
899
Her cismi tek tek hesaplayamiyoruzdur sanki. Orda dronedaki sensörler gibi algilayicilar ile cismi tespit edip roketlerin itkisiyle çalım ata ata ilerliyomuyuz acaba.
 
Katılım
21 Mar 2015
Mesajlar
2,520
Artan yakıt ve motor fiyatları, enflasyon falan derken halkımız büyük bir aydınlanma yaşadı galiba, forumda şu konuşulan konulara bak hey maşşallah :cherry:

895080eb37960cc8393c4e308d97dd25.jpg


c1f8f85f44ddff9e474d8cea35336f28.jpeg
 
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,688
Şimdi tamamen anladım sanırım. Hali hazırda dünyadaki herhangi bir nesne, atıyorum güneşin etrafında soldan sağa belli bir hızla dönmekte aynı zamanda saman yolunun merkezindeki kara deliğin etrafında da yine atıyorum aşağıdan yukarı doğru belli bir hızda dönmekte.

Dünyadan bir kuvvetle fırlatıldığında bu iki(veya daha fazla) kütleçekimsel hareketini kaybetmeden yeni ufak ölçekteki hareketini yönetebiliyor.

Kütle çekimsel hareketleri kaybetmemesinin sebebi uzayda sürtünme vb gibi dış etkenlere maruz kalmaması.

Hesaplamasi gereken yaklaşmakta ya da uzaklaşmakta olduğu diğer gezegenlere olan mesafesinin karesi ile hesaplanan kütleçekim etkileri.

Peki ya uzayda başı boş dolaşan gök cisimleri ?

Aslında hiçbiri başıboş şekilde dolaşmıyor. Uzay bir vakum olduğu için hareketini mutlaka bir cisimden (ama yörüngesinden slingshot atarak, ama zaten ondan kopan bir çarpa olarak) almıştır.
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,500
Motosikleti
D400
Aslında hiçbiri başıboş şekilde dolaşmıyor. Uzay bir vakum olduğu için hareketini mutlaka bir cisimden (ama yörüngesinden slingshot atarak, ama zaten ondan kopan bir çarpa olarak) almıştır.

benımde aklıma patlama fırlama konuları takılıyor.

Uzayda patlayan bir cisim etrafa yüksek hızda parçacıklar bırakacaktır. Sürtünme direnci olmadıgı için bu parçacıklar sonsuz sürede uzayda seyahat edeceklerdir.

mantıken bu sürenin bir kısmında bazıları başka bir gezegenin çekimine girecek, bazıları bizim araclara ya da başka dünya dışı araçlara carpacaktır.

mesela futbol topu büyüklüğünde sivrimsi bir cisim uzayda başka bir araca bu hızla çarpsa nolur diye düşünüyorum. uzayın çöp dolu doldugunu ve uzaya cıkarken araçların bunlara carpıp fırlatma ihtimali de var soncuta.
 
Katılım
15 Ocak 2018
Mesajlar
3,624
Bir de şunu düşünün:

Işık hızına çıkan-ulaşan-geçen(teorik olarak mümkün) her madde ışık formuna girerek enerjiye dönüşür, diğer bir değişle ışık enerjisine.

1. Buna göre, eğer ışık enerjisine dönüşerek yol alıyorsanız maddesel olarak yapınızın bozulması ve kat edilen yol ve yoğunluk oranına göre gerçek anlamda eksilmeniz gerekir. Eğer ki ışık geçirmeyen bir engele çarparsanız karşıda oluşacak tek etki bir pırıltı veya hafif bir ışıma olarak algılanacaktır.

2. Işık hızına çıkan her madde ışığa dönüşüyorsa(tabi bu noktada mevzubahis biçim "Işın" dır) aynı kütle enerji yoğunluğuna sahip ve aynı doğrultuda hareket eden diğer ışın onun için nesnel bir maddedir.

3. Teorik olarak her yönde ışık hızına çıkılabilir. Bu 3 Boyutlu ortam için X-Y-Z koordinatlarında herhangi bir yönde gerçekleşebilir. Diğer bir değişle çarpışmadan ve kesişmeden geçen iki farklı ışın seyahat eden bir madde veya belki organiğin kendisi olabilir. Hatta Işık hızının yarısı hızda ters yönde hareket halinde olan ve aynı boyutu paylaşan tüm maddeler birbirleri için sadece ışıktan ibarettir.

4. Hareket eden aslında siz değilsinizdir, uzaydır. Siz uzay içerisinde onunla birlikte hareket edersiniz. Sizin hareket etmek için harcayacağınız enerji ve diğer faktörler sizin uzay içinde konumunuzu değiştirmenize neden olabilir veya olmayabilir.

5. Boşluğa sonsuz güçte itme kuvveti de uygulasanız itiş gücünün oluşabilmesi için bir karşıt tepki gerekir. Yani itebileceğiniz birşeyin olmadığı bir ortamda hareket edemezsiniz. Buna roketlerin katı veya sıvı sistem olsun fark etmeksizin oluşturdukları itme kuvvetleri dahildir. Bu da uzayın boşluk olmadığını kanıtlar. Diğer bir değişle uzay içindeki herşey bu düşük yoğunluklu maddenin içinde hareket halindedir.

* Işığın maddesel olduğunu yerçekiminden etkilendiğini gözlemleyerek teyit edebilirsiniz. Işık gezegenlerin kütle çekiminden dahi etkilenir, kara deliklerin "kara" olmasının nedeni; olağan üstü çekim kuvvetleri nedeniyle çevrelerindeki ışığı da emmelerinden kaynaklıdır.

* Evrende esas olan titreşimdir. Frekanslardır. MAdem ki bu tip konuları merak ediyorsunuz Uzay-Enerji-Boyut-Yerçekimi ve dahasına bir anlam yükleyebilmeniz için ilk iş Titreşim ve farklı boyutlarını araştırabilirsiniz. En basitinden konuya girmek gerekirse ,bilmeyenler için söyleyeyim; frekansları bir süredir osiloskoptaki gibi iki boyutlu, yani sadece X&Y düzlemlerinde değil, Z ve farklı düzlemlerde de var olduğu gözlendi ve üzerlerinde çalışılıyor. Bu tıpkı bilinen en küçük taneciğin gözle görülebilir toz tanesi olduğu düşünülürken, birden bire nötronların varlığının anlaşılıp hatta şüphe götürmez çekillerde kanıtlandığı bir duruma benziyor. Nasıl bir sıçrama olduğunu anlayabilirsiniz.

Çekimsel kuvvet etkileri elbette ilginç olabilir, lakin emin olun ondan çok daha derin ve ilginç konular var. Bence bunların başında çeşitli formlardaki titreşimler geliyor. Boyut algısı ve oluşumunun temeli olduğunu var sayarsak gayet normal...
 
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,688
benımde aklıma patlama fırlama konuları takılıyor.

Uzayda patlayan bir cisim etrafa yüksek hızda parçacıklar bırakacaktır. Sürtünme direnci olmadıgı için bu parçacıklar sonsuz sürede uzayda seyahat edeceklerdir.

mantıken bu sürenin bir kısmında bazıları başka bir gezegenin çekimine girecek, bazıları bizim araclara ya da başka dünya dışı araçlara carpacaktır.

mesela futbol topu büyüklüğünde sivrimsi bir cisim uzayda başka bir araca bu hızla çarpsa nolur diye düşünüyorum. uzayın çöp dolu doldugunu ve uzaya cıkarken araçların bunlara carpıp fırlatma ihtimali de var soncuta.

ne olacak tuz buz olur :D
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst