levent hocam siz de yanlis anlamayin sakin oncelikle.
-Muzik dinlerken, konsere giderken "o muzisyen milyonlar kazaniyor cok sacma" demiyoruz.
-sanat galerisine muzeye giderken "cok sacma bakip bakip" para veriyorsun demiyoruz.
-ya sigara, alkol alirken cok sacma diyormuyuz?
-ya kus gozlemcisi olan turkiyeyi gezen arkadasima ne diyeyim? foto bile cekmiyorsun cok sacma bakip bakip not aliyorsun mu diyeyim?
insanin fizyolojik oldugu kadar ruhsal ihtiyaclari da yokmudur?
entellektuel anlamda soruyorum (haşa karsilastirma degil) inanmayan bir insan inanan insanin ibadetlerine cok sacma diyebilirmi?
-arabesk dinleyip huzunlenen bir arkadasa sacmalama artik dinleme sunu diyebilirmiyiz?
Sasirdim acikcasi bu yaptiginiz yoruma.
Yani beni tanimazsiniz etmezsiniz, silkelenmesi gerekcek bir hayatim olduguna nasil kanaat getirdiniz?
Yahu yanlış anlıyorsunuz beni, sevmeyin, hayatınızdan çıkartın, yapmayın etmeyin demiyorum. Biraz geniş ölçekte değerlendirin sadece..
Sevmene, ilgi duymana, hoşlanmana, para harcamana, ve bilimum her türlü durumu gayet anlıyorum, ve saygı duyuyorum.. Bunlar normal şeyler,ayrıca sizin hayatınızı sorgulamadım, bu haddimde değil, anlatmak istediğim konu, kafanızda saç kalmayacak hale gelmenizin, ya da 5 yıl yaşlanmanızın karşılığının ne olduğu? Ya da psikolojinizi bu duruma sokmanın karşılığı.. Anlatabiliyor muyum?
İnsanlar her şeye ilgi duyabilirler, en tabi haklarıdır. Sadece yıpranmanın bu denli olmasının, benim bakış açımdan bir karşılığı yok..
Benim yaşım 37.. Bundan 20 sene önce, insanlar stadlarda, maç sonrası birbirini şişleyip, döner bıçakları ile kovalıyorlardı.. Yahu elle tutulur bir tarafı yok..
Sebeplere gelelim:
Galatasaray - Fenerbahçe - Beşiktaş.. Kaç insan birbirini öldürdü zamanında.. NEDEN? Bir takım diğerini yendi diye? Yani gözlemlerimden başka sonuca varamıyorum.
Ben seni yeniyorum, sen küfür ediyorsun, ve ben gelip seni öldürüyorum.. Yani bir insan hayatını bu denli etkileyebilecek bir durum değil futbol veya benzeri spor organizasyonları.
Sorularınıza da yorumumu getireyim.
-Muzik dinlerken, konsere giderken "o muzisyen milyonlar kazaniyor cok sacma" demiyoruz.
Konsere gitmek, müzik dinlemek gayet insan ruhuna iyi gelen aktiviteler, bunun saçma bir yanı yok, eğer gittiğiniz konserde 5 yıl yaşlanıyor, veya başınızda saç kalmıyor ise, oraya gitmek mantıksız bir eylem olmaya başlamıştır, cünkü size yaramıyordur.
-sanat galerisine muzeye giderken "cok sacma bakip bakip" para veriyorsun demiyoruz.
Kültürel aktiviteler insanlara zarar vermez, aksine bilgi katar.
-ya sigara, alkol alirken cok sacma diyormuyuz?
Demiyoruz, ama aslında demek de gerekmez mi? Sonuçta zararlı.
-ya kus gozlemcisi olan turkiyeyi gezen arkadasima ne diyeyim? foto bile cekmiyorsun cok sacma bakip bakip not aliyorsun mu diyeyim?
Insanların tercihleri, isteyen çeker, istemeyen çekmez, ben olsam çekerim mesela, ona fotoğrafta çeksen, ileride senin için anı olur diyebiliriz mesela.
insanin fizyolojik oldugu kadar ruhsal ihtiyaclari da yokmudur?
Tabiki vardır, insan mutlu olduğu yerde olmalıdır, mutsuz olduğu yerde olup, ruhsal durumunu kötüye götürmemelidir. Ben de psikolog gibi konusuyorum ama
entellektuel anlamda soruyorum (haşa karsilastirma degil) inanmayan bir insan inanan insanin ibadetlerine cok sacma diyebilirmi?
İnanan kendine, inanmayan kendine.. Herkes kendinden sorumlu.. O inanmadığı için çok saçma der, sen de onun için bu yaptığın çok saçma diyebilirsin, cünkü senin inanışına göre o yanlış yoldadır..
-arabesk dinleyip huzunlenen bir arkadasa sacmalama artik dinleme sunu diyebilirmiyiz?
Yani hüzünlenmek bir duygu değişimidir, insan buna zaman zaman ihtiyaç duyabilir, ve gerektiği şekilde duygulanabilir, bunun için kimseye bir şey söylemek gerekmez, fakat; O kişi hüzünlenmenin dozunu kaçırıp, eskiden olduğu gibi, Müslüm Gürses dinlerken kendisini jiletle kesmeye başlıyor ise, inan bana bir şeyler söyleriz,, sen de söylersin, her önüne gelen de söyler, akıl işi değildir insanın müzik dinleyip kendisini kesmesi..
İşin özünde anlatmak istediğimi bir cümle ile ifade etmek gerekir ise;
İnsanların, kendi hayatlarında sevdiği,keyif aldığı ve kendilerini mutlu hissettikleri ilgi odakları, zamanla zarar vermeye başlıyor ise, bunu fark etmek, ve olabildiğince doğru şekilde yönlendirmek gerekli..
Yani Anne / Baba - Eş / Dost dışında, Beşiktaşın veya X Takımın kötüye gidip, sizin 5-10-20 yıl yaşlanıp, veya üzüntüden kanser olup ölmeniz kimsenin umurunda olmaz..
Umarım bu sefer düşüncelerimi yanlış anlamayacağınız şekilde size iletmişimdir.