Forumdan Uzaklaştırıldı
- Katılım
- 3 Eki 2007
- Mesajlar
- 1,489
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Adam ilana açıkça yazmış "kadro boyu 54 cm" diye. Ehh tabi ki az biraz pahalı olacak.
::koop::::koop::
Adam ilana açıkça yazmış "kadro boyu 54 cm" diye. Ehh tabi ki az biraz pahalı olacak.
Piyasanın sürekli yükseleceğinden eminseniz borçlanıp almanız lazım. Faiz anormal düşük çünkü.
Amerika'da 2008 mortgage krizi de böyle oldu. Sıfır birikimle ev almaya başladı insanlar, çünkü aldıkları evin fiyatı, ödedikleri aylık paradan hızlı yükseliyordu. Dolayısıyla ev almamak salaklıktı. Ta ki balon patlayana kadar...
Evlerin şişirilmiş fiyatları düşünce insanların bankaya borcu, evin fiyatından yüksek hale geldi, o zaman da insanlar zararın neresinden dönsem kârdır deyip evleri bankalara bıraktı. Ortalık ev dolunca fiyatlar daha da düştü, zincirleme etki oluştu.bilgisizliğimden soruyorum balon patlayınca ne oldu? Fiyatlarda daralma oldu mu?
Evlerin şişirilmiş fiyatları düşünce insanların bankaya borcu, evin fiyatından yüksek hale geldi, o zaman da insanlar zararın neresinden dönsem kârdır deyip evleri bankalara bıraktı. Ortalık ev dolunca fiyatlar daha da düştü, zincirleme etki oluştu.
Buradaki durum farklı tabii ki. Suni şişme söz konusu değil. İktidarın kamu bankalarını istismar ederek insanları borçlandırması söz konusu.
Sorun o bu şu değil de, IMF ve Kemal Derviş sonrası bankalar sağlamdı. Ekonomideki arkadaşlarla konuştuğumda laf eninde sonunda "hiç değilse bankalar sağlam hocam" diye bitiyordu.
Anladığım kadarıyla artık bankalar da gözden çıkarılmış durumda. Amerika'da 2008 krizinde milletin borsadaki emeklilik birikimleri %20 azaldı. Millet yine hayatına devam etti. Ülkemizde sistem çökerse n'olacak?
Evlerin şişirilmiş fiyatları düşünce insanların bankaya borcu, evin fiyatından yüksek hale geldi, o zaman da insanlar zararın neresinden dönsem kârdır deyip evleri bankalara bıraktı. Ortalık ev dolunca fiyatlar daha da düştü, zincirleme etki oluştu.
Buradaki durum farklı tabii ki. Suni şişme söz konusu değil. İktidarın kamu bankalarını istismar ederek insanları borçlandırması söz konusu.
bizimkiler ev almaya çalışıyorlar, yanlış yaptıklarını düşünüyorum ama tam emin değilim çünkü ince hesap yapmadım. 100 çekip 170 civarı olarak ödeme gibi bir durum söz konusu, tabi alınacak ev fiyatı da 250 bandında olacak. yani nakit 60 civarı bir para var ve üstünü de kredi çekip ve borç harç bulup tamamlanmaya çalışılacak.
ben işe direk ticari yönden bakıyorum, 250 eve gömene kadar bir işte sermaye olarak kullanıp parayı katlamak daha mantıklı geliyor çünkü eve verilen 250 bin lira kensini seneler sonra tolera ediyor. yani ceviz ağacı hep aklımı kurcaladı, tarla alıp ceviz ağacı dikmek bence daha mantıklı gibi.
sonuçta ev almakta ticari bir hareket, kazanç ve zarar analizi yapmak lazım, yani ev satın almış olmak için ev alınmaz. bankalar haciz ile el konulmuş evlerle dolu.
Benim köyde 2 ceviz ağacım var , hiç gidip su falan vermem , kendi kendine büyür.Birde ceviz çok su ister, hergün neredeyse su ister yoksa hemen kurumaya başlar. Bunları göz ününde bulundurman gerekebilir. Belli bir olgunluğa erişince azalatılabilir.
Onlar görev zararı yazacak , faturayı tüm halka bölüştürecekler. Böylece kredi kullanmayanlar kullananların parasını ödemiş olacak. Fakirin parasıyla zengini besleme düzeni yani.Neden sadece kamu bankaları bu kadar düşük faizle kredi veriyor? Faizin maliyeti hemen hemen her bankaya aynı değil mi? Corona sürecinde karşılıksız basılmış paranın maliyetini başkasına yıkmak için olabilir mi?
Onlar görev zararı yazacak , faturayı tüm halka bölüştürecekler. Böylece kredi kullanmayanlar kullananların parasını ödemiş olacak. Fakirin parasıyla zengini besleme düzeni yani.