Ya siktiret şimdi eskileri, olan oldu. Önümüze bakalım. Bu sorunları nasıl çözeceğiz? Çözüm odaklı düşünelim.
Aslında toplumda üretim tabanlı yatırım yapmanın ne kadar mantıklı olduğunu açıklamak. Bahsettiğim Arkadaşım, devlet destekleri ve teşvikleri konusunda uzman, onun vaıtasıyla dedik ki ücretsiz eğitim verelim, yönlendrielim bu üretim alanında önümüz açılsın. Esnaf odaları, ticaret odaları hepsi taş koydu mesela. Hoş şeylerle karşılaşmadık. Teknokentte barındığımızdan, oradaki firmalar ile beraber iş birliği yapalım, bir ürün üretelim şeklinde bir girişim başlattık, çat teknokent yönetimi engel oldu. Sebebi de bizim vereceğimiz eğitimler ve beraber iş birliği olduğu danışmanlar rahatsız olurmuş.
Sonra pes etmedik, bari bize gelen müşterileri üretim odaklı yönlendirelim dedik, yok olmuyor. Adam üretim lafını duyunca kaçıyor. Hazır para istiyor. İllegalite yöntem için bize başvuruyor. Biz biz şunları yapman lazım dedikçe, prosedürü şu şekilde aşşak nasıl olur şeklinde talep geliyor. 1 yıl içerisinde 15 tane işletme/girişim açıldı, nelerle uğraştık bir görseniz. Biraz prosdürü açılacak durumlar olacak tabi, diğer ülkelerde de böyle ama biraz vicdana uygun olacak bu iş. Örnek vereyim, adam işletme açacağim diyor, 50.000TL'yi(bu destek kaldırıldı, eski olayı anlatıyorum) hangi aşamasında neler yapman gerekitiğini belgelendiriyoruz, yönlendiriyoruz ama adam bu sefer ben işletmeyi açsam 3 sene sonra kapatsam olmaz mı? Oldu mu bu şimdi ? Bu mu girişimcilik ruhu?
Biz bu devletin desteklerini heba etmişiz bu şekilde. Zaten geçen sene kaldırıldı bu destekler, destekler üretime kaydı. Ama çok geç kalındı. Çünkü üretim sermaye gerektiren bir iş. Şimdi devlet senden bolca para harcamanı istiyor sonra yıllık onun üzerinden performans değerlendirmesiüzerinden maks. 30.000TL gibi bir destek sağlıyor. Aslında üretim dsteği çok mantıklı ama ona çok büyük bir sabır lazım. Çok güzel bir sermaye lazım. Önceden makine teşhizat desteğide veriliyordu, o destek sadece üretim odaklı oldu. 300.000TL'ye kadar.
Biraz toplumda bitiyor o iş. O kadar çok karmaşık sistem var ki, bir tane kadınla görüştüm, kadın girişimciliğin hakkını verenlerden. Ama ilk okul mezunu. 2 tane pastanesi varmış, lojistik ağ bir şirket kurmak istiyordu. Hayalleri vardı. Sağlıklı, taze unlu mamul dağıtacak bir sistem geliştirmiş. Daha önce şirketi olduğu için KOSGEB'in yanlış koluna yönlendirilmişler. Kadın'a olmaz dediler. Aslında vardı o kadına destek,Ar-Ge Inovasyon desteği idi. Mevcut şirketi olduğu için bu desteği bir yıl bekleyip başvurabilecekti. Oldu mu? Bir tane katma değer kayboldu (şimdilik).
Toplumsal olarak herşey de, tam bir karmaşık içerisindeyiz. Bir taraf bir şeyler yapmak istiyor, diğer taraf yontma peşinde, bazıları ne yapacağını bilmiyor. İnsanların gerçekten bilgilendirilmeye ihtiyacı var. Biraz toplumun bazı temel erdemlerin farkına varması lazım. Durum daha kötüye gidiyor. Bunu eğitimle, bilimle sağlayabiliriz. Adam bir iş yaparken nasıl soyacağını değil, gerçekten üretmekten haz almasını istemesi lazım. Bunuda merak duygusunu geliştirecek bir eğitim sistemi ile bilimle destekleyerek olur. Gerisi boş.
Ben bir de üç sene boyunca alanımda yaptığım işlerde, hep inovasyon yönünün altını çizdim. Müşterilere neden olması gerektiğini, neden yapılması gerektiğini, o inovasyonda yatan hayalgücü canlandırmaya çalıştım, hepsinde pek olumlu şeyler olduğunu söyleyemiyorum. O zaman alanında koskoca lider olan güvenlik firması şuanda batma noktasına geldi. Dediğim projeyi, yapılandırdığım projeyi maliyetine kadar tek tek hesplayıp, kimlerle çalışıp, hangi akademisyenlerle iş birliğinde bulunacağımıza kadar hepsini belirttim. Adam saçma buldu projeyi, ve 2 sene sonra dediğim projeyi, fransız istihbarat servisi yaptı, bizim ülken bir kaç akademisyenle beraber. Değdi mi?
Zaten akıllı adam, ne yapmasını gerekitiğini bildiğin için sıfır risk içerisinde yatırım yapıyor.
Bakalım sonumuz nereye varacak. Biz elimizden geleninin en iyisini, doğrusunu yapalım da yeter. Yeter ki vicdanımız, hür irademizi yerinde olsun. En azından çabaladık deriz.
Konuda konuya atladım kusurumu bağışla, Saygılarımla.