- Katılım
- 29 Tem 2006
- Mesajlar
- 3,199
- Konu Yazar
- #1
HONDA GOLDWING F6C VALKYRIE
74.600 TL 2016 yılı satış fiyatı
Teknik Özellikler
Motor Sıvı soğutmalı, 4 zamanlı, SOHC, 6 silindirli
Motor hacmi (cc) 1.832
Silindir çapı x strok (mm) 74 x 71
Sıkıştırma oranı 9,8 : 1
Maks. Güç (kW@dev/dak) 86/5.500 (117 PS)
Maks. Tork (Nm @ dev/dak) 167/4.000
Boyutlar (UxGxY) (mm) 2.470 x 940 x 1.150
Tekerlekler arası mesafe (mm) 1.705
Yakıt kapasitesi 22,9 lt.
Ağırlık 342 kg
Tekerlek (Ön) 130/60R19M/C (61H)
Tekerlek (Arka) 180/55R17M/C (73H)
Honda'nın power cruiser olarak isimlendirdiği segmentteki temsilcisi Valkyrie 2014 yılında yeni jenerasyonuyla motosiklet severlerin beğenisine sunuldu.
Ülkemizde yeterince tanınmadığını düşündüğüm bu modelin yeni bir kullanıcısı olarak elimden geldiğince bilgi vermek amacıyla bu başlığı hazırlamaya çalıştım. Umarım bu motosikleti almayı düşünen arkadaşlara küçük de olsa bir kılavuz olabilir.
VALKYRİE'NİN KISA BİR TARİHÇESİ
Öncelikle merak edenler için, Valkyrie İskandinav mitolojisinde bir melek adı. Savaşta ölen askerleri Vallaha adı verilen cennet gibi bir yere götürmekle görevli çok güzel bir kadın figüründe bir melek.
Bir motosiklete böyle bir ölüm meleğinin adını vermek de ayrı bir ironi
Valkyrie'nin ilk nesli 1996-2003 yılları arasında üretildi. Üretim bandında olduğu dönemde Türkiye'de olmasa da özellikle Amerika'da büyük bir hayran kitlesi yaratan model, o yıllarda Goldwing'de kullanılan 6 silindir ve 1500cc hacimli motor bloğunu kullanıyordu.
Görüldüğü üzere ilk nesil Valkyrie klasik bir cruiser görüntüsündeydi. Açıkçası bugüne kadar hiç kullanmadığım ve hatta yakından bile görmediğim için sürüş özellikleri hakkında yorum yapamam.
2004 yılında ise Valkyrie serüvenine isminin sonuna Rune eklentisi alarak devam etti.
Bu motoru da maalesef hiç canlı göremedim ama klasik amerikan otomobillerini andıran tasarımıyla bence benzersiz. Eğer sürüş özellikleri kötü değilse ve bulsam hemen alırım. Ama sanırım bu motor üretim bandında çok kısa kaldığından olsa gerek ülkemize hiç girmemiş bile olabilir.
2013 yılının sonuna gelindiğinde ise Honda yeni Valkyrie'yi tanıttı.
Bu motor artık yeni nesil goldwingte kullanılan 1832cc'lik 6 silindir motor bloğunu ve şanzımanı kullanıyordu.
Standart Goldwing'e göre yaklaşık 90 kg daha hafif olan Valkyrie, tasarımıyla olduğu kadar daha büyük jantları ve kısaltılan arka şasisi ve de daha yüksek konumlandırılan pegleriyle daha sportif bir sürüş vaadediyordu.
Yeni nesil Valkyrie 3 renk olarak üretildi:
1- Metalik kırmızı:
Bu renk aslında tam kırmızı değil, yabancı kaynaklar daha çok kestane rengi olarak nitelendiriyor ama Honda kırmızı demekte ısrarcı
2-Siyah:
3- Mavi:
Mavi renk seçeneğinde diğerlerinden farklı olarak crom parçalar yerini parlak siyaha bırakmış durumda. Mavi boya ve siyah trim ilginç gelebilir ama göz alıştıktan sonra sportif bir duruşu olduğu fark ediliyor.
Ancak Honda Türkiye sadece siyah ve kırmızı renkleri ithal etmekte.
VALKYRİE'NİN SEGMENTİ NEDİR ?
Honda bu motoru Power Cruiser olarak tanımlıyor. Yani hem tipik bir cruiser gibi sakin yol yapmaya müsait ama ihtiyaç duyduğunuzda yeterince ve hatta fazlaca bir gücü kullanımınıza sunan bir motor.
Klasik cruiser sürücülerinin çok hoşuna gitmeyecek bir motor olduğunu düşünüyorum. Çok fazla kişiselleştirme seçeneği yok, orjinal aksesuarları yok denecek kadar az, gürül gürül ses çıkaran ve 100 mt öteden geldiğinizi duyuran egzos sesi yok, klasik V motor titreşimi ve sürüş dinamikleri yok, güneşte pırıl pırı parlayan ve göz alan krom trimler ise yok denecek kadar az.
Tam tersine bu motorda futuristik tasarım çizgileri var. Teknolojik detaylar ön planda. Mesela ön far stop grubu ve sinyaller LED. Ama öte yandan elektronik hiçbir oyuncak bulunmuyor. ABS Türkiye'ye ithal edilen motorlarda standart ama onun haricinde çekiş kontrol sistemi gibi yardımcılar bulunmuyor. Yol bilgisayarı dahi yok. Esasen minimalist bir şekilde tasarlanmış bir sürücü motoru.Bu açıdan bakınca cruiser mantalitesine uygun bir makine.
Dolayısıyla Valkyrie'yi sınıflandırmak çok da kolay değil. Rakipleri olara görülebilecek motorların Suzuvi İntuder 1800, Triumph Rocket III, Harley Davidson Vrod, Yamaha V-Max, Ducati Diavel olduğu düşünülürse gerçekten karmaşık bir durum ortaya çıkıyor.
Bana sorarsanız bu motosiklet gerek oturuş pozisyonu gerekse sürüş dinamikleri göz önüne alınınca cruiserdan ziyade güçlü bir naked motosikleti anımsatıyor.
KULLANICI GÖZÜYLE TEKNİK DETAYLARA BAKIŞ
Bu paragrafta teknik detaylara ve rakamlara fazla boğulmadan son kullanıcının ilgisini çekecek teknik özelliklerden bahsetmek istiyorum.
Yukarıda belirttiğim üzere motor bloğu GL1800 Goldwing'ten alınmış. Keza 5 ileri oranlı şanzıman da Goldwing ile aynı. 1832cc hacminde boxer dizilimli 6 silindirli bu blok motosikletin tam altında. Dolayısıyla aynı Goldwing'teki gibi ağırlık merkezi çok aşağıda ve motor inanılmaz dengeli, kolay yönlendirilebilir bir halde. Motorun çalışma karakteri ise benzersiz. Hiçbir devirde titreşim yok. Ne elciklerde ne selede ne de peglerde. 167Nm tork değeri ile 350kg civarındaki ağırlığı hiç zorlanmadan kaldırıp götürüyor. Ve bunu yaparken vites pedalıyla fazlaca haşır neşir olmanıza bile gerek yok. Her viteste her devir bandında motor alıp başını gidiyor. Uzun yolda 6. vites olsaydı daha güzel olurdu diyorum ama bugüne kadar şanzımanda değişikliğe gitmeyen Honda'nın bir bildiği vardır diyip fazla kafaya takmıyorum.
Dediğim gibi motorun ağırlığı 350kg civarında. Ağır bir motor, Goldwing'ten ve Fb6'dan farklı olarak geri vitesi yok. O yüzden yokuşta park ederken dikkat etmek lazım yoksa yokuş yukarı itilecek bir motor değil. Ama bu ağırlık hareket ettikten sonra tamamen ortadan kalkıyor. Motor inanılmaz şekilde dengeli ve ağırlığını hissettirmiyor. Dar alanda manevra kabiliyeti çok yüksek. Goldwing kulananlar hep söylerdi de inanmazdım ama haklılarmış. Yeterli sürüş tecrübesi ve eğitimi olan her kullanıcı bu motoru şehir içinde yoğun trafikte gayet kıvrak kullanabilir.
Motosiklette şaftlı bir aktarma tercih edilmiş. Zincir pisliği, yağlaması, germesi vb. sıkıntılar yok. Difransiyel bakımı ile yola durmaksızın devam.
Soğutma sistemi ise motorun bence en başarılı yanı. Radyatör çok büyük olduğu için ikiye bölünmüş ve deponun sağında solunda konumlandırılmış.
Bu hem motora önden bakınca agresif bir duruş veriyor hem de motor fan açtığında bile sürücüye hiçbir sıcak hava dalgası üflemiyor. Genelde büyük hacimli motosikletlerde trafikte sıkışınca fandan gelen sıcak hava sürücünün bacaklarını ve daha mahrem bölgelerini
Önde 130/60/19 arkada ise 180/55/17 ebatlı lastikler seçilmiş. Bu jant ölçüleri Goldwing'ten bir inch daha büyük. Böylece daha spor bir sürüş sağlanıyor. Ama özellikle ön lastik ebadı problem çünkü bu ebat bir tek standart Dunlop'ta var. Başka markada bu ebadı henüz bulamadım. Yurtdışında Dunloplardan memnun olmayanlar 120/70/19 ebadında Michelin tercih ediyor genelde.
Frenlere söylenecek fazla bi söz yok. Doğal olarak önde kocaman iki disk arkada tek diskten oluşan fren sistemi var. Kombine fren sistemi yok. ABS ise kararında devreye girerek güvenli ve dengeli bir frenleme sağlıyor. Bu ağırlıktaki bir motora göre bence başarılı ve hisli bir fren sistemi var.
Performans değerlerine bakacak olursak ciddi atak bir motosikletle karşılaşıyoruz. GPS'im olmadığından bizzat ölçme fırsatım olmadı ama kaynaklara göre 0-100 değeri 3.5sn civarında. ilk vitesin sonunda 65km/h gibi bir sürate ulaşıyor. Ama sakin kullanımda bu denli devir çevirmeye hiç gerek yok. 2000rpm'den itibaren rahatlıkla motoru boşluğa düşürmeden vites büyütmek mümkün.Zaten 6500 civarında redline var devir kesici devreye giriyor. Bu devir bandına bakınca bacaklarınızın arasındaki motorun bir araba motoru olduğunu düşünebilirsiniz.
Vites geçişleri çok akıcı değil. Biraz lakırtılı geçişi var ve hah işte bu sıralı şanzımanın babası diyemedim. Ama bu rahatsızlık kullanıma etki eden bir aksaklık değil verdiği hisle ilgili.
Son süratte ise 220km/h rahat ulaştım daha zorlasam ne kadar giderdi bilmiyorum yakın zamanda tekrar deneyeceğim. Ama zaten 160-170'den sonra rüzgara karşı direnmek zorlaşıyor. Kaldı ki ben 90kg'yum daha hafif bi sürücü daha çok zorlanır.
Gösterge Paneli dijital ve sade. Yol bilgisayarı yok hatta termometre bile yok. Trip A, B ve total odometreler var. Geceleri arka plan hoş bir mavi ve hem gündüz hem gece okunabilirliği had safhada. Vites göstergesi ise yok bence gerek de yok sonuçta bu bir yeni kullanıcı motoru değil.
İşletme maliyetlerine gelince; bu hacimdeki motosikletlerin tüketim değerleri hep merak konusudur. Bu canavar Ankara içinde ağırlıklı çok yoğun trafikte kullanıldığı ve gaz açmaktan korkulmadığı zaman 7.5lt/100km yakıt tüketiyor. Uzun yolda sabit süratlerde bu değer rahatlıkla 6lt/100 km seviyesinde gerçekleşiyor ama bu güçteki motorla 110 km ile gitmek de sabır ister.
Benzin dolum kapağı deponun üzerinde ama krom bir kapakla korunuyor.
Bu kapak ise sol aşağıda yer alan kilit yuvasından açılıyor. Enterasan bir seçim herhalde kontak açıkken dolum yapılmasını engellemek.
Yıllık vergi ise 1500 TL civarında. Kasko ise sürücüye göre değişir tabi ama ben 3.000 TL ödedim.
Konfordan bahsedecek olursak gerçekten konforlu bir motosiklet. Ama ben motoru aldığımda önceki sahibi Corbin sele takmıştı ve standart selesiyle hiç kullanmadım. Belki de bu konfor seleden geliyordur. Corbin inanılmaz rahat ve 500km yoldan sonra bile en ufak toto bacak ağrısı yapmıyor. Corbin selenin artçı sırt dayaması ile de artçı da çok rahat ve de koltuk çok büyük olduğu için artçının varlığını bile hissedemiyorsunuz.
Süspansiyonda sisteminde ise arka amortisör ayarı var. Sol yan kapağın altındaki ayar düğmesi elle çevrilerek sertlik ayarı yapılabiliyor.
Aksesuar seçenekleri ise baya sınırlı. Honda orjinal olarak ön cam, sis farı, rüzgar deflektörü, yolcu sırtlığı, krom yan kapaklar, plakalıklar hidrolik kapakları gibi aksesuarlar sunuyor. Ama bunları hazırda bulmak zor, siparişle ancak geliyor onun için de 2 ay gün veriyorlar.
Ben motoru aldığımda ön cam, rüzgar deflektörü ve sis farı vardı.
Ön camı görüntü olarak sevmediğim ve türbülans yarattığı için hemen söktüm.
Keza rüzgar deflektörleri de gereksiz bir ayrıntıydı onlardan da kurtuldum.
Ama sis farı gayet iyi ve gerekli. Led farla birlikte geceyi gündüz gibi yapıyor ve yol istemeden araç sürücüleri size şeridi terk ediyor.
Ekstra olarak Highway Hawk plakalık ekledim motora:
Aynalarda ise görsel bi zenginlik yok ama sorunsuz geri görüş sunuyor. Motorda titreşim hiç olmadığı için aynadaki görüntü en az TV kadar net.
Sonuç olarak diyebilirim ki bütün olarak bakınca harika bir motosiklet. Güçlü, güvenilir, sessiz, hızlı, kıvrak, güvenli. Ben şehir içinde commuter olarak kullanıyor ise gidip geliyorum artık gerisini siz düşünün
Evet arkadaşlar, motorla ilgili aklıma gelenler şimdilik bunlar, ilgilenen, merak eden arkadaşlar olursa spesifik soruları da elimden geldiğince cevalamaya çalışacağım.
Herkese kazasız keyifli sürüşler.
Emir...
---------- Mesajlar birleştirildi - 21:22 ---------- bir önceki mesaj zamanı 22:29 ----------
Benden başka kullanıcı yok sanırım