- Katılım
- 27 Haz 2010
- Mesajlar
- 1,558
- Konu Yazar
- #1
Herkese selamlar.
İki kişi iki gezi ve kampı beraber paylaşıyorum.
Toplamda 3 gece 5 gündüzlük bir gezi ve kamp.
ilk gezi ve kampımız Sakarya Taraklı Karagöl Yaylası'naydı.
Sonra Hendek Dikmen Yaylası'ndan Öküzobası Yaylası'na.
Ordan Mudurnu'da Serdar KILIÇ'ın dağ evine.
Sonra Sülüklügöl'e.
Sonra Akyazı Davlumbaz Yaylası
Karagöl Yaylası'na giderken hiç fotoğraf almadım.
Karagöl'e varınca etrafı gezdik.
Güzel bir kamp yeri bulup ormandan yıkılmış ağaçları kesip ateş için kamp alanına getirdik.

Burası kamp alanımız. Gölü yukardan görüyor.


Bu da Karagöl.


Karagöl yaylasına varmadan çok geniş çimenlik dümdüz bir alan var.Sanırım buraya da Karagöl yaylası diyorlar.

Kamp alanımızdaki ilk misafirimiz. Yaşadığı yer ile aynı renklerde olması onun silahı. Demek ki bu kertenkeleyi kim yaratmışsa yaşadığı yeri de o yaratmış

İkinci misafirlerimiz bu gençler. Çiçeği burnunda kanı kaynayan motorcu gençler.Güzel muhabbet ediyoruz.

Bu da akşam yemeğimiz ve soframız.

Havada karete çalışmaları

Spor önemli

Motor sporu daha önemli, ruhu dinlendirir. Vücudu dinç tutar


Akşam oldu. Fotoğraf işine giriyoruz.

Yıldızları çekmeden olmaz. Onlar bu dünya sarayımızın süsleri, gece lambaları

Bu şekilde birkaç fotoğrafı 30 saniye pozlama ile çektim.Benim elimdeki fenerden çıkan tek ışık normalde.iki ışıktan birincisini pozlamanın ilk 15 saniyesinde, ikincisi de kalan 15 saniyede o doğrultularda tuttum.

Burda ise arkadaş 10'ar saniyelik aralıklarla fenerin açısını değiştirdi.Ben de tam hatırlamıyorum ama sanırım ilk başta çakmakla bişey yakmaya çalışmışım
Sonra da sanırım bi ışıkla dairesel hareketler çizmişim 

Kamp alanımız gölü hafif tepeden gören meyilli biryerde. Hem gölü hem gökyüzünü fotoğraflıyoruz.

Kutup yıldızına doğru yaklaşık 17 dakikalık bir uzun pozlama.Gece saat 00:32

Gece lambamız da çıktı, daha ne olsun. Yalnız biraz hareket ettirdik ayı
Ayı demişken ormanın içinden çatur çutur sesler gelmeye başladı.
Biz bi panik yaptık. Hemen ateşe koştuk. Etrafta kimse yok. Koskoca alanda bi tek biz varız.
E haliyle insan herşeyin abartılısını düşünüyor. Ayı gelir diye baltayı yanımdan ayırmadım hiç
)))
Ertesi gün Güzel bir kahvaltı yapıp döndük evlerimize.
Bundan sonrası diğer gezi ve kampımız.Bazı fotoğrafların kalitesi düşük. Onları aksiyon kamerayla çektim.
Bu rotamız. Google earth ile çizip telefona atıp ordan gps ile takip ediyoruz.

İlk Dikmen Köyü'ne doğru gidiyoruz.

Burası da Dikmen Yaylası. Bu yayladan orman yollarından başka yaylaya,ordan da Serdar KILIÇ'ın dağ evine geçeceğiz.

Yayla evleri arasından ormana gireceğiz.

Ormanın içinden devam

Öküzobası Yaylası'na geldik. Şu karşıda gözüken uzaktaki dağın tepesi Davlumbaz Yaylası. Nihayi hedefimiz orada kamp yapmak.

Öküzobası Yaylası'ndan devam ediyoruz. Her bir yol ayrımında gps'den nerden gideceğimize bakıyoruz.

Ağaçların arasından yşillikler boyu devam

Ara ara bu su birikintilerinden geçiyoruz. Bu biraz derindi ve içi düz değildi.

Dağ evine geldik.

Normalde burda kamp yapacaktık. Ama su yoktu. Kamera sayısını da bayağı artırmışlar.
Herhalde gelenlerden bazıları bence insanca davranmamışlar buraya. O yüzden kesmişlerdir bence.
Su olmayınca tabi vazgeçtik. Başka kamp yerleri düşündük . Arkadaş Sülüklügöl'de yapalım dedi.
En mantıklı yer oraydı bizim için.

Sülüklügöle geldik. Burası Mudurnuya bağlı, gölün batı tarafının sınırından sonra Akyazı'ya bağlı

Küheylanları aşağıda göl manzarası izlemeye bıraktık.Çadırı da buraya kurduk.

Akşam olunca yine fotoğraf olayına başlıyoruz.
Bu fotoğraf da 15 saniye pozlandı. İlk flaş kullandık.
7 saniye arkadaş orda bekledi.Sonra hızlıca ordan uzaklaştı.
Sonraki 8 saniye orda olmadığından arkadaki manzara da onun görüntüsü üzerinde çıktığından bu şekilde bir görüntü ortaya çıkıyor

Bu da ben
Dikkat edince sol tarafta olduğumu görebilirsiniz

Eski tip bulaşık süngerlerini ateşle alevlendirip çevirince uzun pozlamayla böyle fotoğraflar elde edebilirsiniz.


Bu da 10 dakikalık bir uzun pozlama.
Sol üst tarafta kutup yıldızı.
Ağaçlardaki turunculuk ateşin yansıması.
Çadıra da sarı ışık koyunca mavi çadırımız uzun pozlamayla oldu sarı

Bu da yaklaşık 28 dakika pozlandı.
Gece saat tam 00:01
Orta üstte kutup yıldızı.
Çadıra bu sefer beyaz ışık koydum.
Bu arada ortadan bi uçak geçmiş gördüğünüz üzere.Işığı yanıp yanıp sönmüş.

Ertesi gün sabah kahvaltımızı yapıp öğle saatlerinde burdan ayrılıyoruz.
Dokurcun'a inip alışveriş yaptıktan sonra Davlumbaz Yaylası'na kamp atmaya gidiyoruz.
Burası Davlumbaz Yaylası
Sülüklügölü tepeden gören bir yayla.
Çadırı buraya kuruyoruz. Biraz meyilli. Uyurken hep aşağı kaydık


Şurda da ateşimizi yaktık.
Orman içinden yine yıkılmış ağaçların parçalarını bulup getirdik.
Sabaha kadar yetecek odun lazım
Yalnız bu sefer bu odun işi bizi çok yordu. belki %45 eğim olan bi yerden çıkardık odunları. Fotoğrafta aşağısı hemen uçurum.

Gün batımı

Gece fotoğraflarına devam

cep telefonunun arka ışığına parmağımı koyup kapatınca kırmızımsı oluşan ışıkla Yusuf yazmaya çalıştım.
Yalnız deneyeceklere söylüyorum, aynadaki görüntüsü gibi yazmanız lazım ki yazı düz çıksın

Aynı ışık taktiğiyle arkadaşın etrafını çiziyorum.


Hem gölü hem yıldızları uzun pozluyoruz.
22 dakikalık pozlama
Görüldüğü gibi aşağıda kamp yapan en az 3 kişi ve gölün kenarında yürüyen beyaz fenerli en az bir kişi var
)))

Şu manzaraya herşey değer.
Gidin, sonsuzluğu huzuru sakinliği, ihtişamı, ne kadar küçük olduğumuzu hissedin buralarda.

Bu da aynı açıdan 19 dakikalık uzun pozlama.
Kutup yıldızının bu sefer nerde olduğunu söylemeyeceğim
Kutup yıldızı dünya döndüğü halde niye hep kuzeyi gösterir sanırım anlamışsınızdır.
Dünya'nın kendi ekseni etrafında dönüşü tam bir mucize.

Ertesi sabah yağmurla uyanıyoruz.
Hemen pılımızı pırtımızı toplayıp çıkıyoruz.
Yol toprak ve yer yer çimenli.
Çok kaygan.
İki kangal bana doğru koştuğunu görünce frene basıp durayım dedim
Ön teker kitledi hemen. Hooop yerdeyim.
Çok şükür bana bişey olmadı.
Dönüşyolunda benim ön çamurluk yine var olan çamuru topladı.
Yer yer durdurdu bizi. Zar zor yavaş yavaş indik aşağı.
Sağsalim vardık şükür
Herkese saygılar sevgiler
İki kişi iki gezi ve kampı beraber paylaşıyorum.
Toplamda 3 gece 5 gündüzlük bir gezi ve kamp.
ilk gezi ve kampımız Sakarya Taraklı Karagöl Yaylası'naydı.
Sonra Hendek Dikmen Yaylası'ndan Öküzobası Yaylası'na.
Ordan Mudurnu'da Serdar KILIÇ'ın dağ evine.
Sonra Sülüklügöl'e.
Sonra Akyazı Davlumbaz Yaylası
Karagöl Yaylası'na giderken hiç fotoğraf almadım.
Karagöl'e varınca etrafı gezdik.
Güzel bir kamp yeri bulup ormandan yıkılmış ağaçları kesip ateş için kamp alanına getirdik.

Burası kamp alanımız. Gölü yukardan görüyor.


Bu da Karagöl.


Karagöl yaylasına varmadan çok geniş çimenlik dümdüz bir alan var.Sanırım buraya da Karagöl yaylası diyorlar.

Kamp alanımızdaki ilk misafirimiz. Yaşadığı yer ile aynı renklerde olması onun silahı. Demek ki bu kertenkeleyi kim yaratmışsa yaşadığı yeri de o yaratmış

İkinci misafirlerimiz bu gençler. Çiçeği burnunda kanı kaynayan motorcu gençler.Güzel muhabbet ediyoruz.

Bu da akşam yemeğimiz ve soframız.

Havada karete çalışmaları

Spor önemli

Motor sporu daha önemli, ruhu dinlendirir. Vücudu dinç tutar


Akşam oldu. Fotoğraf işine giriyoruz.

Yıldızları çekmeden olmaz. Onlar bu dünya sarayımızın süsleri, gece lambaları

Bu şekilde birkaç fotoğrafı 30 saniye pozlama ile çektim.Benim elimdeki fenerden çıkan tek ışık normalde.iki ışıktan birincisini pozlamanın ilk 15 saniyesinde, ikincisi de kalan 15 saniyede o doğrultularda tuttum.

Burda ise arkadaş 10'ar saniyelik aralıklarla fenerin açısını değiştirdi.Ben de tam hatırlamıyorum ama sanırım ilk başta çakmakla bişey yakmaya çalışmışım

Kamp alanımız gölü hafif tepeden gören meyilli biryerde. Hem gölü hem gökyüzünü fotoğraflıyoruz.

Kutup yıldızına doğru yaklaşık 17 dakikalık bir uzun pozlama.Gece saat 00:32

Gece lambamız da çıktı, daha ne olsun. Yalnız biraz hareket ettirdik ayı
Ayı demişken ormanın içinden çatur çutur sesler gelmeye başladı.
Biz bi panik yaptık. Hemen ateşe koştuk. Etrafta kimse yok. Koskoca alanda bi tek biz varız.
E haliyle insan herşeyin abartılısını düşünüyor. Ayı gelir diye baltayı yanımdan ayırmadım hiç
Ertesi gün Güzel bir kahvaltı yapıp döndük evlerimize.
Bundan sonrası diğer gezi ve kampımız.Bazı fotoğrafların kalitesi düşük. Onları aksiyon kamerayla çektim.
Bu rotamız. Google earth ile çizip telefona atıp ordan gps ile takip ediyoruz.

İlk Dikmen Köyü'ne doğru gidiyoruz.

Burası da Dikmen Yaylası. Bu yayladan orman yollarından başka yaylaya,ordan da Serdar KILIÇ'ın dağ evine geçeceğiz.

Yayla evleri arasından ormana gireceğiz.

Ormanın içinden devam

Öküzobası Yaylası'na geldik. Şu karşıda gözüken uzaktaki dağın tepesi Davlumbaz Yaylası. Nihayi hedefimiz orada kamp yapmak.

Öküzobası Yaylası'ndan devam ediyoruz. Her bir yol ayrımında gps'den nerden gideceğimize bakıyoruz.

Ağaçların arasından yşillikler boyu devam

Ara ara bu su birikintilerinden geçiyoruz. Bu biraz derindi ve içi düz değildi.

Dağ evine geldik.

Normalde burda kamp yapacaktık. Ama su yoktu. Kamera sayısını da bayağı artırmışlar.
Herhalde gelenlerden bazıları bence insanca davranmamışlar buraya. O yüzden kesmişlerdir bence.
Su olmayınca tabi vazgeçtik. Başka kamp yerleri düşündük . Arkadaş Sülüklügöl'de yapalım dedi.
En mantıklı yer oraydı bizim için.

Sülüklügöle geldik. Burası Mudurnuya bağlı, gölün batı tarafının sınırından sonra Akyazı'ya bağlı

Küheylanları aşağıda göl manzarası izlemeye bıraktık.Çadırı da buraya kurduk.

Akşam olunca yine fotoğraf olayına başlıyoruz.
Bu fotoğraf da 15 saniye pozlandı. İlk flaş kullandık.
7 saniye arkadaş orda bekledi.Sonra hızlıca ordan uzaklaştı.
Sonraki 8 saniye orda olmadığından arkadaki manzara da onun görüntüsü üzerinde çıktığından bu şekilde bir görüntü ortaya çıkıyor

Bu da ben

Eski tip bulaşık süngerlerini ateşle alevlendirip çevirince uzun pozlamayla böyle fotoğraflar elde edebilirsiniz.


Bu da 10 dakikalık bir uzun pozlama.
Sol üst tarafta kutup yıldızı.
Ağaçlardaki turunculuk ateşin yansıması.
Çadıra da sarı ışık koyunca mavi çadırımız uzun pozlamayla oldu sarı

Bu da yaklaşık 28 dakika pozlandı.
Gece saat tam 00:01
Orta üstte kutup yıldızı.
Çadıra bu sefer beyaz ışık koydum.
Bu arada ortadan bi uçak geçmiş gördüğünüz üzere.Işığı yanıp yanıp sönmüş.

Ertesi gün sabah kahvaltımızı yapıp öğle saatlerinde burdan ayrılıyoruz.
Dokurcun'a inip alışveriş yaptıktan sonra Davlumbaz Yaylası'na kamp atmaya gidiyoruz.
Burası Davlumbaz Yaylası
Sülüklügölü tepeden gören bir yayla.
Çadırı buraya kuruyoruz. Biraz meyilli. Uyurken hep aşağı kaydık


Şurda da ateşimizi yaktık.
Orman içinden yine yıkılmış ağaçların parçalarını bulup getirdik.
Sabaha kadar yetecek odun lazım
Yalnız bu sefer bu odun işi bizi çok yordu. belki %45 eğim olan bi yerden çıkardık odunları. Fotoğrafta aşağısı hemen uçurum.

Gün batımı

Gece fotoğraflarına devam

cep telefonunun arka ışığına parmağımı koyup kapatınca kırmızımsı oluşan ışıkla Yusuf yazmaya çalıştım.
Yalnız deneyeceklere söylüyorum, aynadaki görüntüsü gibi yazmanız lazım ki yazı düz çıksın

Aynı ışık taktiğiyle arkadaşın etrafını çiziyorum.


Hem gölü hem yıldızları uzun pozluyoruz.
22 dakikalık pozlama
Görüldüğü gibi aşağıda kamp yapan en az 3 kişi ve gölün kenarında yürüyen beyaz fenerli en az bir kişi var

Şu manzaraya herşey değer.
Gidin, sonsuzluğu huzuru sakinliği, ihtişamı, ne kadar küçük olduğumuzu hissedin buralarda.

Bu da aynı açıdan 19 dakikalık uzun pozlama.
Kutup yıldızının bu sefer nerde olduğunu söylemeyeceğim
Kutup yıldızı dünya döndüğü halde niye hep kuzeyi gösterir sanırım anlamışsınızdır.
Dünya'nın kendi ekseni etrafında dönüşü tam bir mucize.

Ertesi sabah yağmurla uyanıyoruz.
Hemen pılımızı pırtımızı toplayıp çıkıyoruz.
Yol toprak ve yer yer çimenli.
Çok kaygan.
İki kangal bana doğru koştuğunu görünce frene basıp durayım dedim
Ön teker kitledi hemen. Hooop yerdeyim.
Çok şükür bana bişey olmadı.
Dönüşyolunda benim ön çamurluk yine var olan çamuru topladı.
Yer yer durdurdu bizi. Zar zor yavaş yavaş indik aşağı.
Sağsalim vardık şükür
Herkese saygılar sevgiler