Çok geçmiş olsun.Malum başkasının malına zarar verip kaçmak artık ülkemiz insanı tarafından iyicene kanıksandı hatta bir gelenek oldu.Eski arabam kapımın önünde 3 yıl boyunca yaklaşık 20-30 kere hasara uğradı.Kimi zaman çizildi,kimi zaman işten geldiğimde arabanın üstünde,sağında solunda hatta tavanında ezikler buluyordum,kimi zaman tamponda çarpa sıyırma izleri buluyordum,kimi zaman birileri balkondan pis su ıvır zıvır atılmış olarak buluyordum.Liste bu şekilde uzar gider.Araba da öyle ortalık yerde değil sitenin oto parkı.İşlek yol falan da değil.Ama bir kere bile birisi de gelip "abi pardon yanlışlıkla arabana zarar verdim yaptırmak istiyorum demedi."Soran olursa ultra dürüst,süper ahlaklı,başkasının malına canına saygılı Müslüman ülkeyiz.
Aynen katılıyorum. Tek bir olay geldi başıma söylediklerinizin aksi yönde, 98 model yumurta kasa tabir edilen hurdaya yakın bir accent arabam vardı, biri geri geri gelirken kapıya tıklamış, beni aramış, bulamayınca telefon numarasını sileceğe koymuş. Aradım, geldi, özür diledi, masrafını ödeyim abi dedi, baktım ödeyim derken eziliyor, belli ki parası yok, canın sağ olsun deyip yoluma gittim. 100 kere park halinde hasar görmüştür araçlarım, dürüstçe ben çarptım diyen tek örnek buydu.
Motosikletime geri geri yaslayıp ayaklıktaki motoru itekleyen minibüsçüye "hemşerim derdin ne?" dedim, "dokunmadık bile, ne artislik yapıyon?" dedi.
Güzel yurdumun insanları yapar inkar eder, kaçar, sonra sorsan en dürüst en namuslu onlar...