almanya japonya güney kore vs vs hepsi belli noktada sıfırı tüketip halkının çalışkanlığı ile tekrar müreffeh günlerine geri dönmüş memleketlerden bir kaçı, halada o günlerin kısmi esaretlerini yasaklarını yaşamaya devam ediyorlar. hatta nüfus azlığından dolayı iş gücü açıklarını başka memleketlerden gelen işçiler ile karşılamışlar. ama bir şeyi hiçbir zaman kaybetmemişler iyi korumuşlar ; bu da teknolojik bilgi depolarını ve üretim teknolojilerini.
bize gelelim 1. ve 2. dünya savaşından sonra çoğu recberlik, hayvancılık, askerlik yaparak gelişmeye çalışan bir memleketimiz var. üniversite veya yüksek okul mezunu sayısı çok az, sanatkarlık, ticaret, banka sistemi gayrimüslim vatandaşlarınızın elinde, korunabilmiş teknik alt yapılarımız ve bilgi birikimimiz de bu arada çok az, bununda yok olması için körelmesi için uğraşılmış. gelişmenin ve refahın olması için gerekli enerji, petrol yatakları zaten elimizden alınmış, memleket tam bir çıkmaza sokulmaya çalışılmış.
çoğunuz özal öncesi dönemini hatırlamıyor olabilir, cebinde bir dolar veya mark yabancı para çıksa 6 yıl sorgusuz hapis yatıldığı zamanlar, özal memleketi serbest piyasa ekonomisine geçirip bu saçmalığı bitirdi , bir pense veya lokma takımı altın nispetinde olan günlerdi o zamanlar, bulunmuyordu, ithal gelmesi gerekliydi, gayri müslim vatandaşlarımız bütün önemli distribütörlükleri aldığı ve bugün bim e girip alabildiğimiz deterjanın bile bulunamadığı, enflasyonun aylık % 10 üzerinde olduğu zamanlardı , televizyonunuzun , telefonunuzun, arabanızın, olması büyük şeylerdi , mahallede bir iki kişinin sahip olabildiği zenginliği temsil eden aletlerdi bunlar.
yaşayan mı gezen mi okuyan mı çok bilir.
bu forumda yazan arkadaşlar kendinizi bir yoklayın bakalım, yıllık ne üretiyorsunuz ve ne tüketiyorsunuz? televizyonunuz, telefonunuz, arabanız veya motorunuz, içtiğiniz sigara, kolunuzdaki saat, motorunuzun lastiği, kullandığınız asma kilit , nerenin üretimi? onları almak için verdiğiniz para nereye gidiyor. bu açığı değiştirmek için ne yapıyorsunuz.
erken emekli olayım, manileri kapayım, yatıp geçineyim, bol tatil yapayım, toplu taşıma araçlarına beleş bineyim, az emek ile deliler gibi kazanayım vs vs .
bu durumu bir nebze memleketimin insanı için iyileştireyim , katma değer kazandırayım, okuyup çalışıp bir adım ileri taşıyayım, en azından yaptığım işi mükemmel yapayım, insan yetiştireyim zihniyeti düşüncesi endişesi yok ise fazla konuşmayacaksın.
dünyada 1000 kişiden 3 kişi yapma etme enerjisine sahiptir, geri kalanlar sadece konuşur.
bu arada münafık , bozguncu , haset, fesat terimlerinin manalarını bir kez daha gözden geçirmekte fayda var , bunların kuyuya atıkları taşı 40 değil belki 100 akıllı çıkaramıyor. okuduklarınızı ve duyduklarınızı akıl süzgecinizi eleğinden geçirmeden sahiplenmeyin, diyene bir bakın yaptıkları ile dedikleri tutuyormu.