İstanbul da aradığın aksesuarları bulabilirsin, hız ve son sürat için yapılmamış bir makine olduğu için de çok fazla sürate yürümemeni tavsiye ederim, daha yeni üye oldum, belki geç bir mesaj ama, 140 ve üstü süratlerde yan çanta ile ciddi tehlikeler yaşatır,frenleri çok iyi değildir, arka fren sert basmalara çok tepkilidir, hemen kitler ve kayma yapar, ön fren panik frenlemede sağa sola dalma yapar, 15-20 km ile giderken dahi, çok yakar, benim aslanım max 368 km şehir dışı uzun yol gördü bir depoyla, ama şehir içi kullanımda, sıkışık trafik, dur kalk vs, 215-235 km arası depoyu yiyip bitiriyor, sele için, klimatron filesi dedikleri fileyi mutlaka kullanmanı tavsiye ederim, asla kayma yapmaz, uzun yolda o geniş ve büyük selenin rahatlığını yaşatır asla yormaz,2150 km Akdeniz-Ege turunda bunu tecrübe ettim. Sağ taraf ısınması çok meşhurdur, ondan kaçış yok, teknolojisi de şimdiki motorlara kıyasla çok çok geridedir. Bu kadar eksi yanı hatta yazmadığım bir çok eksisi olsa da, yolda sürüş keyfi ve her yola girebilmesi ile, bütün kumandalarının manuel olması ve tecrübe gerektiren hatta öğreten bir makina olması ile, o devasa cüssesi ve güven veren sağlamlığı ile, dayanıklılığı ve asla yorulmaması ile, eski tip ve büyük analog ekranları ile, gerçek bir endurodur, Translapin verdiği keyfi de kolay kolay diğer motorlar vermez. İnsanın sürüşünü, becerilerini ve tekniklerini de geliştirmesi, gerçekten bulunamayacak bir nimettir benim için. GS de kullandım, 1100, 1150, 1200 ve adv lerini, çok güzel, iyi motordur, ama yetenekleri köreltir çünkü sizin yaptığınız hemen her hatayı düzeltir. Fakat Translap, bir motorcunun olması gerektiği gibi, dikkati sürekli olarak yolda tutan çok özel bir makinadır. Büyük turun dışında da, bir İstanbul-İzmir bir de İstanbul-Eskişehir turum oldu, gerek daracık dağ yolları ve virajlarında, gerek otobanda, gerekse kısa düzlüklerde verdiği keyif anlatılmaz. Tekeriniz düz bassın her daim ve bu eksilerine rağmen çok özel olan motorun kıymetini bilin.