Chopper: Özellikle Harley tarzı V twin motorlular için söylemek gerekirse. Virajı, freni dual sportun çok gerisinde, deli gibi yakıt tüketir ama tükettiğinin yarısı gider, ağır olur, şehir içinde pratik olmaz, uzun yolda dual sport kadar rahat olmaz, titreşir, kafa ütüleyen bir sesi olur.
Ne sürüş kabileyeti ne de pratiklik açısından hiç bir avantajı olmayan chopperlar hangi saikle alınıyor? Aklınıza tek bir mantıklı gerekçe geliyor mu?
Chopper değil, cruiser. Adından da anlaşıldığı üzere cruise yani gezi motoru. Sakin süratlerde, keyifli, yüksek torklu ve bu tork kuvveti sayesinde yüksek vites düşük devir ile uzun yolda yormayan, konfor ve rahatlık arayanların tercih edeceği bir motosiklet türü. Artçı konforu ve artçı oturuş pozisyonu ile çevreyi izleye izleye gitmek isteyenler için bire bir. Yanlara bir çift heybe, arka portbagaja bir çanta takıp istediğiniz yere motosiklet kuvvetten düşmeden gidebiliyorsunuz. İstiap haddi yani azami yük kapasitesi diğer motorlara göre daha yüksek. 100'er kiloluk 2 kişi ve çantalarla bile zorlanmadan hemen her rampayı çıkabiliyorsunuz. Nesi mantıksız geliyor ?
Deli gibi yakıt tüketiminden bahsederken şu anda benim kullandığım M800'ün şehiriçi yakıt tüketiminin 4,7-4,8 lt / 100 km olduğunu hatırlatmak isterim. Ortalama bir softail veya dyna serisi H-D bile 6-7 lt/100 km civarı yakmaktadır. Bu kadar torku üretmek için nasıl bir yakıt sarfiyatında olması gerektiğini düşündüğünüzü çözemedim. 100 km'de 3 litre mi yaksın yani 1700 cm³ hacmindeki blok ?
Ağır olması sadece park manevrası yaparken bir handikaptır. Ancak ayaklarınız yere tam bastığı için hafif olup ama parmak ucunuzla yere bastığınız bir motosiklete göre daha rahat manevra yaptırırsınız. Hatta bu ağırlık sayede köprü ve viyadüklerdeki sert lateral rüzgarlarda daha az savrulur. Onun dışında bir sıkıntı yaratmaz. Gidon turu da fazla olduğu için rahat hareket ettirirsiniz dar manevralarda.
Şehir içindeki pratiklikten kasıt filtering ise genişlikleri dolayısıyla pek çok yere sığmayabilir doğru ama ben büyük çoğunluğunu Kadıköy-Tuzla arası ev-iş mesafesinde kullandığımda giremediğim çok az yere denk geliyorum. Biraz da sürücünün kabiliyetine bağlı.
Uzun yolda dual sport'tan daha efektiftir arazi sürüşü aramadığınız sürece. Hele bir de önünde güzel bir siperlik var ise.
Titreşim rölanti ve üst devirlerde varken sürüş esnasında öyle Çinli motorlar gibi el ayak uyuşturacak bir titreşimle zor karşılaşırsınız.
Kafa ütüleyen sesi de ancak egzoz modifikasyonundan sonra elde edersiniz. Stok Harley-Davidson egzozlarının videolarına bir bakmanızı öneririm.
Önyargıları bir kenara bırakın, düzgün bir cruiser sürüp sonra yazdıklarınızı bir daha düşünün. Mesela yarış motorlarının ne pratikliği var şehir içinde ? Sürekli yüksek devir çevirmek isteyen bir makine bu devirlere ulaşamadığında aşağıda kestane kebap yapmıyor mu ? Sürekli domalarak sürmek bel ve boyun ergonomisine ne kadar uygun ? Uzun yolda hele. Uzun yol demişken ne kadar yük taşıyabiliyorsunuz yolda ? Sürüş dengesini bozmuyor mu ? Artçı aldığınızda yolu izleyemeyeceği bir pozisyonda, kıçı arkadan taşarak yolculuk yapma konusunda hiç "benim çok hoşuma gidiyor, bayılıyorum racing motorda artçı olmaya" diyenine rastlamadım. Üstüne üstük yük dengesini bozduğunuzda tank slapper gbi tehlikeli durumlarla da karşılaşmanız olası.
Cruiser keyif ve stil motorudur. Ama her şeyden öte her bir motosiklet türü başka kullanıcı kesimine hitap eder. Size de bana da hitap eden ve etmeyen zevkler vardır. Bunları kendi içimizde de eleştirebiliriz bunda bir sıkıntı yok. Ancak bir konu açıp da "nesi mantıklı, neyini beğeniyorsunuz?" derseniz bu eleştiri olmaz; Türk'ün ata sporu olan b*k atma olur. Özellikle sizin yazdıklarınız tarza vakıf olmadan önyargılarla yazılmış. Bu çok yanlış.