bir de keçi boynuzu vardı.
okul çıkışlarında kuruyemiş, leblebi tozu, keçi boynuzu satılırdı. leblebi tozu huni şeklindeki gazete kağıtlarına sarılır ve pipetle çekilirdi.
okulun karşısındaki kırtasiyede içinden abidik gubidik oyuncaklar çıkan sakızlar vardı. hergün bunlardan bir tane alınırdı.
kaayyymaaaaakkk diye bağırarak dolaşan seyyar arabalı dondurmacılar vardı.
yeni demir para çıktığında ziraat bankasına gidilerek eski paralar yenisiyle değiştirilmeye çalışılırdı.
lastik, alman lastiği gibi ip oyunları oynanırken kızlara sataşılıp eteklerinin altına bakılırdı. etekleri kaldırılıp kaçılırdı.
bmx bisiklet efsaneydi. bmx bisikletler bizim için araba gibiydi, gözümüz gibi bakılırdı. bisiklet tamircisine gidilmez, her türlü tamiri kendimiz yapardık. arka lastiğe veya ön lastiğe kola kutusu, koli kartonu gibi şeyler sıkıştırılarak motosiklet sesi çıkartılırdı.
don lastikleri sopalara bağlanarak silah yapılırdı.
belki hepiniz bilmez amai "patlangoç" vardı. kavak ağacının içi boşaltılarak iki ucuna defne tohumu tıkanır ve biri sopayla itilerek basınçla diğerinin mermi gibi fırlaması sağlanırdı.
kızlara hava atmak için bisiklet üzerinde her türlü cambazlık yapılırdı.
12 den sonra verilen kırmızı noktalı filmler heyecanla beklenirdi. tutti frutti efsaneydi. şaşkın şakın izlenirdi.
komşunun bahçesinden erik çalınırdı. yakalanmamak için koşa koşa kaçılırdı.
apartmanların bahçelerinde piknik yapılırdı.
denizden midye çıkartılıp ateş yakılır, teneke parçası üzerinde pişirilip ekmekle yenirdi.
denizde yüzerken kule yapılır, en üstteki suya atlar ve dibe çakılırdı

en açığa yüzen itibar görürdü

bir de trt1 de hayme diye bir çocuk vardı. bir çocuk dizisiydi, akülü arabaları vardı ve bunlara binerlerdi. bunun peşinden de tarım programları başlardı. adı atlı karınca mıydı neydi? hatırlayan var mı?
bunlar da benim hatırladıklarım...