- Katılım
- 6 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,546
- Motosikleti
- Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
- Konu Yazar
- #1
Geçen yıl Köprülükanyon'da kamp yapmıştık. Çok memnun kalmış, çok eğlenmiştik. Bize ev sahipliği yapan mekan, sevgili Süleyman kardeşimizin yönetimindeki Eco Family Park idi. Bu yıl aynı yerde ikinci Köprülükanyon Kampı'nı yapmaya karar verdik ve düğmeye bastık.
Peşin peşin unutmadan, Süleyman'ın irtibat numarası : 0 533 658 66 33
Tarihimiz geçen yıl olduğu gibi 21-24 Eylül idi.
Aileyle birlikte gitmeye karar veriince dörtteker'le yola çıkma mecburiyeti hasıl oldu. (Son kamplar nedense hep böyle oldu. Bunda, hanımın emekli olmasının payı var tabii ki)
21 Eylül Perşembe
Erken saatlerde koyulduk yola.

Erzin Opet. Ali'ler de bizim gibi dörtteker.
Erzin daimi buluşma noktamız.

Güzel sürpriz. Erken saatte yola çıkan ve Adana Borusan'a servise giden Özden'le karşılaşıyoruz. Kısa bir sohbetten sonra,

Adana Mola'dayız. Çulcu'larla buluşacağız.

Erken gelmişiz.
Beklerken...

Güneş yüzünü gösterdi.

Ve Çulcu'lar...



Üç araba, peşpeşe hedefe doğru ilerliyoruz.

İlerleyemiyoruz...
Bu lastikler benden ne istiyor anlayamadım. Kaldık yol kenarında.

Hemen karşıda lastikçi var. Şanslıyız. (O lastikçinin önünde olduğumuz için şanssızız sadece)

Söküp yaptı ve taktı.

Devam ediyoruz.

Ağaçlı'da çay molası.

Ve o meşhur Anamur Virajları. (Toplamda 80 km. kalmış. Yol neredeyse tamamen düzlenmiş. Tüneller açılmış. Motosikletle çok beğendiğimiz bu yol, otomobille çekilmiyor doğrusu)




Anamur Mamure Kalesi.

Gazipaşa dolayları.

Alanya'ya girip Orhan'larla buluştuk.

Allah bağışlasın...Orhan&Dilya Çifti'nin sevgili kuzucukları Elif büyümüş maşallah.




Güzel bir yemekten sonra müsaade isteyip yola koyulacağız.
(Herşey için çok teşekkürler Orhan'ım)

Yola koyulacağız da, yolda tamir ettirdiğim lastik su koyveriyor. Hava kaçırıyor. Lastikçi işi baştan savma yapmış. Şişirip devam ediyoruz.

Güneş'i batırmam üzereyiz. Hedefe az kaldı.

Ve hedefteyiz. Sevgili Devrim bizi tesisin otoparkında karşılıyor.

Vakit kaybetmeden çadır yeri arayışına girişiyoruz.

Bir yandan da dostlarla hasret gideriyoruz.

Susamış gibiyiz Ali'm.



Birkaç yıl öncesinde ortada bidil bidil gezerlerdi. Şimdi Damla ve Osman kendi çadırlarını kurabiliyorlar.

Anamur'dan sevgili Mehmet Karakaya.



Zafer Ağabey. Özlemiştik.

Sucuk mu o ?




Sevgili Ersin.

Fulya, bu sefer kardeşi Gülçin'le katılıyor kampa.

Güzel bir akşam yemeği.

Çok güzel bir serinlik be önümüzden nazlı nazlı akan Köprüçay. Enfes bir ortam. Geç saatlere kadar sohbet ettik. İlk gün toplamda 15 kişiydik.

Ertesi gün.
22 Eylül Cuma
Kahvaltımız hazır.

Dostlarla kahvaltı böyle bir ortamda gerçekten paha biçilmez.

Sevgili Devrim Ayvalık'tan kampımıza katıldı.


Yeni dostluklar, ahbaplıklar.





Bir de çardakta sabah kahvesi keyfi, değmeyin keyifimize...




Raftingçiler gelmeye başladı.


Biz de küçük bir grup olarak, kanyona doğru sabah yürüyüşüne çıkmaya hazırlanıyoruz.


Yoldan...




Rafting yapmak isteyen turistler, önce buz gibi suya girip ıslanıyorlar. Rafting esnasında suyla temas esnasında şok yaşamamaları için bu gerekli.

Romantik anlar.


Maşallah iyi Rus turist var. Hatıra pozu çektiriyorlar.

Biz yürürken Fulya motosikletiyle turlamaya çıkmış.

Çantayı da doldurmuş. Akşama iyiyiz yani.


Hadi devam edelim.

Yorulanlar bekleyecek.

Kanyon enfes.



Az sonra Fulya bakkaldan döndü ve suszluktan bitab olan bizlere ilkyardımı ulaştırdı.

Teşekkür edip gönderiyoruz.

Dönüşteyiz.



Kaderine terkedilmiş gibi.

Yoldaki gözlemecilerden biri.

Tam bu esnada Antakya'dan arkadaşımız Metin Kaykunoğlu çıkageliyor.

Hanımlardan Fadime Bacı'ya destek. (Manevi destek)

Çok beğendik. Önce bir, sonra bir daha, derken ucu kaçtı.



Dönelim.


Yine inmiş...


Peşin peşin unutmadan, Süleyman'ın irtibat numarası : 0 533 658 66 33
Tarihimiz geçen yıl olduğu gibi 21-24 Eylül idi.
Aileyle birlikte gitmeye karar veriince dörtteker'le yola çıkma mecburiyeti hasıl oldu. (Son kamplar nedense hep böyle oldu. Bunda, hanımın emekli olmasının payı var tabii ki)
21 Eylül Perşembe
Erken saatlerde koyulduk yola.

Erzin Opet. Ali'ler de bizim gibi dörtteker.
Erzin daimi buluşma noktamız.

Güzel sürpriz. Erken saatte yola çıkan ve Adana Borusan'a servise giden Özden'le karşılaşıyoruz. Kısa bir sohbetten sonra,

Adana Mola'dayız. Çulcu'larla buluşacağız.

Erken gelmişiz.
Beklerken...

Güneş yüzünü gösterdi.

Ve Çulcu'lar...



Üç araba, peşpeşe hedefe doğru ilerliyoruz.

İlerleyemiyoruz...
Bu lastikler benden ne istiyor anlayamadım. Kaldık yol kenarında.

Hemen karşıda lastikçi var. Şanslıyız. (O lastikçinin önünde olduğumuz için şanssızız sadece)

Söküp yaptı ve taktı.

Devam ediyoruz.

Ağaçlı'da çay molası.

Ve o meşhur Anamur Virajları. (Toplamda 80 km. kalmış. Yol neredeyse tamamen düzlenmiş. Tüneller açılmış. Motosikletle çok beğendiğimiz bu yol, otomobille çekilmiyor doğrusu)




Anamur Mamure Kalesi.

Gazipaşa dolayları.

Alanya'ya girip Orhan'larla buluştuk.

Allah bağışlasın...Orhan&Dilya Çifti'nin sevgili kuzucukları Elif büyümüş maşallah.




Güzel bir yemekten sonra müsaade isteyip yola koyulacağız.
(Herşey için çok teşekkürler Orhan'ım)

Yola koyulacağız da, yolda tamir ettirdiğim lastik su koyveriyor. Hava kaçırıyor. Lastikçi işi baştan savma yapmış. Şişirip devam ediyoruz.

Güneş'i batırmam üzereyiz. Hedefe az kaldı.

Ve hedefteyiz. Sevgili Devrim bizi tesisin otoparkında karşılıyor.

Vakit kaybetmeden çadır yeri arayışına girişiyoruz.

Bir yandan da dostlarla hasret gideriyoruz.

Susamış gibiyiz Ali'm.



Birkaç yıl öncesinde ortada bidil bidil gezerlerdi. Şimdi Damla ve Osman kendi çadırlarını kurabiliyorlar.

Anamur'dan sevgili Mehmet Karakaya.



Zafer Ağabey. Özlemiştik.

Sucuk mu o ?




Sevgili Ersin.

Fulya, bu sefer kardeşi Gülçin'le katılıyor kampa.

Güzel bir akşam yemeği.

Çok güzel bir serinlik be önümüzden nazlı nazlı akan Köprüçay. Enfes bir ortam. Geç saatlere kadar sohbet ettik. İlk gün toplamda 15 kişiydik.

Ertesi gün.
22 Eylül Cuma
Kahvaltımız hazır.

Dostlarla kahvaltı böyle bir ortamda gerçekten paha biçilmez.

Sevgili Devrim Ayvalık'tan kampımıza katıldı.


Yeni dostluklar, ahbaplıklar.





Bir de çardakta sabah kahvesi keyfi, değmeyin keyifimize...




Raftingçiler gelmeye başladı.


Biz de küçük bir grup olarak, kanyona doğru sabah yürüyüşüne çıkmaya hazırlanıyoruz.


Yoldan...




Rafting yapmak isteyen turistler, önce buz gibi suya girip ıslanıyorlar. Rafting esnasında suyla temas esnasında şok yaşamamaları için bu gerekli.

Romantik anlar.


Maşallah iyi Rus turist var. Hatıra pozu çektiriyorlar.

Biz yürürken Fulya motosikletiyle turlamaya çıkmış.

Çantayı da doldurmuş. Akşama iyiyiz yani.


Hadi devam edelim.

Yorulanlar bekleyecek.

Kanyon enfes.



Az sonra Fulya bakkaldan döndü ve suszluktan bitab olan bizlere ilkyardımı ulaştırdı.

Teşekkür edip gönderiyoruz.

Dönüşteyiz.



Kaderine terkedilmiş gibi.

Yoldaki gözlemecilerden biri.

Tam bu esnada Antakya'dan arkadaşımız Metin Kaykunoğlu çıkageliyor.

Hanımlardan Fadime Bacı'ya destek. (Manevi destek)

Çok beğendik. Önce bir, sonra bir daha, derken ucu kaçtı.



Dönelim.


Yine inmiş...




























































































































































































































































































































































































































































































































































