Önce COQ Hoca’nın motosiklet kulüpleri kavramına bakıyorum.
Motosiklet klüpleri ne iş yapar?
Ne amaçla kurulmuşsa o işi yapar.
Amaç gezmekse gezerler.
Spor yapmaksa yaparlar.
Peki bana ne faydası var?
Bu senin ne gibi bir fayda beklediğine bağlı.
Fakat oturduğun yerde bile faydası var.
Örneğin Kenan Sofuoğlu bir motosiklet klubü üyesidir.
Seni yurtdışında temsil eder.
Yine diğer klüp üyesi sporcular yurt içinde ve dışında müsabakalara katılırlar bu işin spor kısmını yaparlar.
Mesela rahmetli Kemal Merkit bir spor klübü üyesidir ve Dakar gibi bir arena da dahil olmak üzere bir çok uluslararası organizasyonda Türk adını dünyaya duyurmuştur.
Eee başka?
Kimileri gezer. Onların kaleminden ve fotoğraflarından bir çok farklı yer görürsün. Kendin bir gezi düzenlemeye kalktığında nelere ihtiyacın olacağını ve nelerle karşılaşacağını öğrenirsin.
Bugün bindiğin motosikletleri marka yapan, üstüne teknoloji koyan, geliştiren klüp üyeleridir.
Onlar yarışır, onlar yarıştıkça modellerin eksikleri tespit edilir tamamlanır.
Yarışlarda geliştirilen teknolojiler senin motosikletine aktarılır.
Daha gelişmiş, daha teknolojik motosikletlere binersin.
Giyim kuşamda da markalar sahip olduğu ünü klüp üyesi sporculara borçludur.
Bu gün güvenerek satın aldığın kask, mont vesaireyi hep birer klüp üyesi olan sporcularda görmüş ve beğenmişsindir.
Koruma ekipmanlarının da çoğu tıpkı motosikletler gibi yarış ortamlarında klüp üyesi sporcular tarafından test edilmiş ve geliştirilmiştir.
Agv deyince Rossi, Shoei deyince Kenan akla gelir mesela.
Bugün bayılarak aldığınız ve kaliteleri konusunda hiç kuşku duymadığınız 4 japon markasını pistlere yine bu klüpler taşımış bu günlere gelmelerinde büyük katkıları olmuştur.
Keza KTM'de ününü bu klüp üyesi sporcuların dayanıklılık yarışlarında gösterdiği performansa borçludur.
BMW gibi kendini çoktan kanıtlamış bir dünya markası bile yeni çıkardığı yarış motosikletini vitrinden önce yarış pistlerine çıkardı.
Orda var olamazsa 1 tane bile motosiklet satamayacağını gayet iyi biliyordu çünkü.
Kısaca motosikletin lastiklerinden eldivenlerinize kadar motosikletle ilgili herşeyde klüplerin katkısı küçümsenmeyecek düzeydedir.
Buraya kadar yazdıklarımın konu hakkındaki görüşümle doğrudan bağlantısı yok.
Sadece klüpler ne işe yarar sorusu garibime gittiği için yazdım.
Fakat fuara mal alacak olan gelsin arkadaş diye isyan edip malın bir numaralı alıcısı olan klüp üyelerini dışarda bırakmaya çalışmak çelişkidir.
Tabi Türkiye'de ki klüplerin bu yazdıklarınla be kadar alakası var gibi soru hakkınız var ve o tartışmaya girmeyeceğim.
Sonra da bu emmiye bakıyorum.
https://www.youtube.com/watch?v=UM2pczAJplI
Nazilli ve havalisi motorcuları dernekleri konfederasyonu genel başkanı ali-ül azim abimizin modern motosiklet kulübü kavramından ne kadar uzak olduğuna şaşırıyorum.
Bir sonraki fuarda şunlara beş tane daha fazla bedava bilet verin de üzülmesinler yaw. Sadakadan sayılır sevaba girersiniz fuar yetkilileri.
AEA, sizi ağzınıza dolamasın istiyorsanız, kurumsal bir yaklaşımla avukat aracılığıyla bir tekzip, bir ihtarname çekersiniz, hakaret davası açarsınız olur biter. Bir daha ağzına alamaz sizin adınızı. ART Motoakademi diyebiliyor mu, Bajaj'ın jantı kırılıyorMUŞ diyorlar diyebiliyor mu? Böyle böyle diyorlarmış denince çok güzel bir laf söyler Barkın Bayoğlu "Kim diyor kardeşim? Nedir bunun aslı astarı? Bal tatlıymış. Kim görmüş? Fırıncının oğlu yerken amcamın oğlu görmüş." Artık Bajaj'a nerden taktıysa kırılıyorMUŞ. Bak kurumsal firma ne yaptı? Dayadı ihtarnameyi, bıçak gibi kesildi. Ha Bajaj için hiç iyi bir halkla ilişkiler biçimi olmadı ama artık polemik yapmıyor. ADARAT yerine SOKARAT; OMM yerine O meme, bu meme diyebiliyor Halil Abisiyle beraber ama onlar da bir ihtarname çekerse ağzına ayar verir. Kulüpler konfederasyonun satış matış gibi bir derdi de yok dolayısıyla rahatlıkla yasal yollara başvurabilmeliler. Ama Bu kulüpler vakti bol üç beş arkadaştan ibaret eğlence grupları olduğu için ergen gibi video çekip yayınlamışlar.
İzlemesi zevkli lan. Her iki tarafı da taktir ediyorum.