1.5 sene motosiklet arastirdim, bazen param oluyordu, alayim bir Falcon Fredoom,alayim bir Kuba Superlight 200 deyip durdum. Bazen gene param oluyordu, Doytana mi alsam? Daelim Daystar mi alsam.... Gel zaman git zaman, yas yirmiyediye dayanmis, Universite okuyorum.(3 lise degistim,acikogretimden mezun oldum.7 sene ara vermistim,2011 de uniye basladim,2013 te ikinci universite) Babam ahdetmisti,oku! Ama bitir demedi,hala okuyorumbknz: eksik soylem
Hayat arkadasi adayimdan ayrildim, bittim.
Bir ayda onyedi kilo verdim.cok dert gormustum,bu son olacak gibiydi.Mide kanseri dediler, iyilestim. Depresyon tedavisi aldim, kendimi odalara hapsetmemem gerektigini biliyor olmama ragmen ;uzun sure bitik vaziyette 58 gun o odadan cikmadan bir dubel boslugunda Allaha yalvardim.
Simdi mi? Borclarim var,motosikletimi de borcla aldim, aktar donder nasil yasiyorum bilmiyorum, ama yasiyorum.
Masrafim ne ? Allaha sukredip hamd olsun diyorum. Oyle hayirlara vesile oldu ki yasadiklarim, oyle hayirli isler yaptim ki ;sonuncusu da motosiklet oldu.
Abi, seviyorsan pesinden gideceksin. Babam hep der:'Erkek neyden haz alirsa onun pesinden gider'. Dikkatli surun, dikkatli surun,dikkatli surun, ekipmaniniz olsun. sonrasi bu iste...
En büyük pişmanlığım KTM almakla oldu.
Spormoto distribütörlüğünde tekrar KTM almak mı, asla!
CBF150 dışında alıp ta pişman olduğum motor yok.
2010 da motorumu , mondial 125 kt, aldım. Birkaç ay dümdüz bindim. Sonra bi arka çanta alayım dedim aldım. Arka çanta alayım dedim aldım. Sosis çanta alayım dedim aldım. Baktım motorun arkası yüksek önü alçak göründü. Dalgalı ön cam aldım. Belirli süre öyle kullandım. Şeffaf olması hoşuöa gitmedi . İç yarafı zımparaladım ve siyaha boyadım. Jantlar gözüme batmaya başladı. Yine zımparayı alfım elime sonra da jantları boyadım. Uzun sire böyle kullandım. Gece de kullanmaya başlayınca sis farı aldım. Aydınlanmayı çözdüm. Bayrak eklesem nolur lan dedim . Bayrak direği yaptım. Lan bu motoru yüksekte kullanıyom sanki dedim koltuk süngerini yarıdan fazla olacak şekilde kestim. Yerden yüksekliği istediğim şekilde oldu. Bu seferde ayakları ayak peglerine koyarken zorlanmaya başladım. Ayak peglerini, fren ve vites pedallarını ileriye aldım. Tam istediğim gibi oldu derken. Sanki birşey eksik diye düşünmeye başladım. 12v çakmaklık şarj aletini motora bağladım. Dış görünümde birşey eksik dedim çantaların altına boydan boya püskül yaptım. Sesi az geliyo trafikte hadi görünmüyorum bari duyulayım dedim egzozları açtım. Ayaklıkları ileri alınca koruma demirini çıkarmıştım. Ayaklıklar koruma demirine deydiği için. Ulan bunun arka çanurluk yüksek bunu uzatayım dedim uzattım. Şimdiki hedefim korumayı yerine getirecek kromlu güzel bir koruma demiri yapmak. Ayrıca 2. bayrak direğini ve alarmlı ses sistemi takmayı düşünüyorum. Bu süre zarfı yaklaşık 7 yıl sürdü. Bu süre zarfında her 1000 km de yağı motul 5100 le değiştirdim. Her 3000 km de bujiyi ngk ile değiştirdim. Zinciri oringli zincir taktım. Her 150 kmde motul zincir yağıyla yağladım. Her 1500 kmde gaz yağı ile temizledim. 2 kere sübap ayarını yaptım. Lastikleri michelin ile değiltirdim. Bu iş tamamiyle para ver işi bence. Ama zevk aldığımız bir iş. Motorum şu an neredeyse ilk halinden alakasız şekilde ve bence güzel görünüyor.
Henuz onu ben gibi alamayanlarda var hocamGule gule binin İnşallah.
En büyük pişmanlığın geçmişte motorsuz geçen günlerin için olacak. :bestmt:
Saygılarımızla
Motosiklet almaya hiç niyetim yokken artçı olarak oturduğum bir supersport modelinden sonra "alıyorum!" dedim yalnız 5 kuruş birikimim yok. Hee pardon var. 500 lira.Hangi motosikleti alırım, ne ekipman kullanırım vesaire hiçbirini düşünmeden ilk hedef olan a2 ehliyeti halletmek istedim ve 500 lirayı ehliyet kursuna verdim. Ehliyet kursunun ilk dersine gittim. Adam "kullanmayı biliyorsun değil mi?" dedi. "Kullanmayı bilsem burada ne işim var" dedim. "Kullanmayı bilenler alıyor ehliyeti" dedi ve Türk eğitim sistemi bir kez daha gözler önüne serdi.
"Dayı sen bana hangisi gaz, hangisi fren, vites falan göster hele" dedim. Gösterdi. İlk sürüşte kullanmaya başladım. Zaten aktif araç sürücüsü olduğum için genel motor kurallarından haberdardım ve bisiklet sürmeyi de iyi biliyordum. Birkaç günde 8 çizmelere başladım ve sınav gününe kadar pratik yaptım. Sınavda gıcık bir hoca denk geldi ve kavşakta sinyal vermediğim için beni bıraktı. Onun dışında başka hiçbir problem yok. O kavşaktan da araçla 1000 kez geçmişimdir sinyal verdiğimi hatırlamıyorum. :mrgreen: Sola dönüşlü olduğu için ve ben de en solda olduğum için aklıma gelmedi hiç. Neyse yılmadık tabii.
2. sınavda geçtim. Bu arada motosikletleri araştırmaya başladım. Birikim yine sıfır hatta borçlar çoğaldı. Ama maaşım var tabii. Duke 125 mi, MT 125 mi derken CF Moto 150 NK'ya rastladım. Diğerlerinden yarı yarıya ucuz olduğunu ve diğerlerinden çok da bir eksisi olmadığını gördüm. Zaten tipi falan da çok hoşuma gitti. Tamam dedim resmen benim bütçeme göre benim için üretilmiş bir motosiklet. Almaya karar verdim ama o ara başka masraflarım çıktı biraz ertelemek istedim. Sonra öğrendim mi yeni yılda zam gelecek. Kalmış şurada 2 hafta. Borç harç demeden kredi kartına 12 taksitle giriştik. O ara ekipmanları da tamamladım ama ekipman seçmek motosiklet seçmekten zormuş onu anladım. Yok kask küçük geldi kargoya ver değiştir, yok eldivende üretim hatası var garantiye gönder değiştir, yok bu ürün elimizde yokmuş paranızı iade ediyoruz... 1 aya yakın sürede anca fulledim ekipmanı ve Riderdenim pantolon hariç hiçbiri daha önceden belirlediğim ekipman olmadı, mecburen farklı seçenekleri tercih ettim ve çok daha fazla masraf yaptım. Ehliyet kursu, sigorta falan her şey dahil toplam masrafım 11.000 küsür. 1200 küsür taksitle ödüyorum. İyi ki almışım, iyi ki çift teker dünyasına katılmışım. Günlük sürüş dozumu aldığımda antidepresan etkisi gösteriyor yeminle...
Sevgiler...
26 yaşımda evlilik ve çocuk için 600 cc ile ara verdiğim iki tekere 42 yaşımda hero karizma ile geri döndüm.İstanbul'da otomobil kullanmaktan nefret eden birisi olarak şimdi çok mutluyum.Aşırı kar tipi olmadığı sürece yağmur-çamur biniyorum.Daha küçük cc bir motor da işimi görürdü,sırf cüssesi büyük diye tercih ettim karizmayı.Hatta iki yan çanta ile görüntüyü büyütmeyi düşünüyorum.Malesef istanbul trafiğinde küçük motorlar diğer araç sürücüleri tarafından çok ciddiye alınmıyor.Benim gibi kendi halinde efendi bir sürücü için başka masrafa gerek yok.Belki aşınınca bir çift metzeler gerekir o kadar.Motosiklet bir gösteriş,hava atma aracı değil bir yaşam biçimidir.
Hayatımda verdiğim en doğru karar
her binişimde ilk günki heyecan
kaskın içindeki çığlıklarım
her inişimde istemsiz gülümseme
binmediğim günlerde özlem
eşim motorumu kıskanıyor (oğlana motosiklet balonu aldım geçen gün hay sizin motorunuza diyor)
okan hocamın dediği gibi binmediğin günlerin pişmanlığı
daha nası anlatayım
dakika düşünme AL
daha ne diyim
samimi yazılar hepsi arkadaslar guzel seyler paylasmıs. çocukluğumdan beri kaykay bisiklet yüzme kayak fıtness , hep biraz daha hareketli sporları sevdim. Motor sevdası 10 yaşında başladı ve ilk defa 11 yaşında bindim motorave sağlam bir kaza yaptım honda kınetıc dx 100 ile, dere kenarına uçtum
çok büyük şans eseri ufak tefek çiziklerle atlattım fakat bu sevda hiç bitmedi. Ara ara hep bindim motora kısa sürelide olsa.Aile istemedi hiçbir zaman,tabi korkuyorlar napsınlar.
Ee 35 yaşına gelince herşey istediğim gibi olacak şekilde,eğitimimi ekipmanımı en sonda motoru aldım ( bu arada çok sevdiğim bir arabam var o 26 yaşında oldu ). Pişmanlık yok belkide benim için en güzel yaşta oldu bu istediklerim.Daha erken olsa ailemin parası ile daha deli dolu ve agresif kullanımla farklı bir motor hayatım olucaktı.. aslında olmaması iyi olmuş,şimdi çok daha farklı hissediyorum. Genç arkadaslar yanlış anlamasın,illa 35 yaşını bekleyin ve 35 de yapın demiyorum![]()
Bakımları, yedek parçası, yağı, tuzu vs. gibi maliyetleri sorun etmeyeceğiniz bir motosiklet modeli seçerseniz, sonrasında da üzülmezsiniz.
Motosikletiniz, olduğu yerde yan yattığında çizilen karenajı, kırılan aynası vs. evlat acısı gibi koyacaksa; o motosiklet size bir gömlek fazladır.
Yorganınıza göre ayağınızı uzatırsanız; üşümezsiniz
Koruma demiri taktırmakta tabii ki fayda var; ihmal etmeyiniz...