- Konu Yazar
- #1
Arkadaşlar, gördüğüm kadarı ile iki motorun arasında gel git yapanların sayısı baya fazla. İkisini de kullanmadan insanların yönlendirmeleri ile yanlış bir algı oluşuyor. CBR 250 R samimi arkadaşta vardı 2015 model. Baya kullandım. Pulsar da kendi motorum. Genelde NS değil RS soruluyor ama motor vs aynı. Oturuş pozisyonu falan demeyeceğim zira iki motorun arasında kalanlar oturuş pozisyonunu zaten öğrenmiştir.
CBR 250 R; Bir kere motor honda. Servis ağı yaygın, işletme gideri düşük, parçası ucuz. Acayip az yakıyor. Şekli güzel ve en önemli nokta, çok canlı bir ikinci el piyasası var. 170 km/h hıza kadar çıkabiliyor ama bunu yaparken motor çok da rahat olmuyor. 120-140 arasındaki süratlerde ise gayet stabil gidebiliyor. Yokuşta çekişten düşme sıkıntısı yok. Kalkışta debriyajı sert bırakır gazı fazla verirseniz yanlama ya da tekere gelme eğilimi gösteriyor. Yan rüzgarlardan etkileniyor. Alıştıktan sonra problem teşkil etmese de alışana kadar tedirgin olabiliyor sürücü. Artçı sevmiyor motoru çünkü oturacak yer yok gibi bir şey artçı için. Titreşim var bütün tek silindirliler gibi, ama asla rahatsız edici değil. 140 km hız ile giderken "titriyor lan bu" dedirtmiyor. Seri bir motor. Elektrik süpürgesi bir sesi, köfteci bacası gibi bir egzozu var. Frenlerini beğenmiştim. Sınıfında güzel motor. Manevrası naked modellere göre düşük, dolayısı ile aralara girip çıkarken fazla manevra yapmanız gerekiyorsa rahat ettirmiyor. Ancak hem şehir içinde, hem de uzun yolda kullanılmaya uygun bir motor. Şu sıralar birkaç kişiden duyduğum yağ pompası sıkıntısı var, ancak muhtemelen belirli bir seri için vardır. Motor uzun süredir üretimde olduğundan, yeni modellerde sorunlar giderilmiş.
Pulsar 200 NS; Motor bajaj ve en büyük sorun servis konusu. Tamam Ankara'da servisi var ve ben ustasını beğeniyorum ama küçük şehirlerde bisiklet tamircisi kılıklı ustalar var. Yedek parça sıkıntısı yok. Yakıtı CBR 250 kadar olmasa da uygun, işletme giderleri düşük, yedek parçası ucuz. Şekli bana göre güzel. Hele arkadaki ek çamurluğun katkısı hem görsel hem de işlevsel olarak inanılmaz. Yağmur sonrası yol ıslakken 30 km yol gittim 100 km hızın altına inmeden, kendi motorum tarafından ıslatılmadım. Motorun ön freni iyi, arka fren hissiyatsız. Hani bazen dönüp bakma gereği hissediyorum arka teker hala benimle geliyor mu acaba diye. Ancak deneye deneye uygun ön arka dozajlamasını buldum, iyi duruyor alet. Bir miktar titreşim var, ama abartıldığı gibi değil. Titreşim noktasına en takık arkadaşımı artçı olarak aldım, 140 km yol yaptık, titreşimden şikayet etmedi. Sele sert, bir süre sonra toto uyuşuyor. Uygun oturuş pozisyonu bulunarak sürücü için sorun çözülebiliyor. Motor 6 vites, 1. viteste çok istekli bulmuyorum ben. Kesinlikle yanlamaya veya tekere gelmeye meyilli değil. Kalkışlarda gaz kolunu biraz fazla çevirmek, debriyajı biraz fazla kademeli bırakmak gerekiyor. El alışıyor bir süre sonra. Ama 150 cc mondialimin istemsiz tekere geldiği kalkış şekliyle motor normal kalkıp gidiyor. Anlatıldığı kadar seri değil ama yeterince seri hızlanıyor bana göre. Mesela lambalarda herkesi aynadan izleyebiliyorsunuz kalkışta, ama cbr ile kıyaslanamaz serilik noktasında. 100 km hıza kadar gayet ataletli bir şekilde ivmeleniyor. 120 km hızdan sonra ise donuklaşıyor, orda bitmiş gibi görünüyor biraz sabır ile 140 km hıza çıkabiliyor ama o hızda uzun süre kalmak istemiyor. Bana göre yeterli, ama CBR referansı ile söylersek motor söylendiği gibi kopup gitmiyor. Egzozu görünmüyor. Görünen kısım ise CBR'deki gibi çirkin görünmüyor. Ancak motorun kesinlikle alt sakal ihtiyacı var, alacak arkadaşlar bunu gözardı etmesin, altta bir boşluk var motorun orjinalinde. Yine rahat bir pozisyon için gidon yükseltme lazım görünüyor. Bazı kronik sorunları varmış, bende yok o sorunlar çok şükür. Bajaj da müşteri şikayetlerine binayen bir çok iyileştirme yaptı motorlarında.
CBR'nin parça kalitesi daha iyi, Pulsarda detaylar daha iyi. Mesela kumanda düğmeleri ışıklı. İkisi de sıfır alındığında lastik istiyor. İkisinin arasında kaldım, Pulsar aldım, pişman da değilim. Ama bazen yolsa sıkılıp gaz açtığımda cbr olsaydı şimdi çoktan uzamıştık demiyorum desem yalan olur.
CBR 250 R; Bir kere motor honda. Servis ağı yaygın, işletme gideri düşük, parçası ucuz. Acayip az yakıyor. Şekli güzel ve en önemli nokta, çok canlı bir ikinci el piyasası var. 170 km/h hıza kadar çıkabiliyor ama bunu yaparken motor çok da rahat olmuyor. 120-140 arasındaki süratlerde ise gayet stabil gidebiliyor. Yokuşta çekişten düşme sıkıntısı yok. Kalkışta debriyajı sert bırakır gazı fazla verirseniz yanlama ya da tekere gelme eğilimi gösteriyor. Yan rüzgarlardan etkileniyor. Alıştıktan sonra problem teşkil etmese de alışana kadar tedirgin olabiliyor sürücü. Artçı sevmiyor motoru çünkü oturacak yer yok gibi bir şey artçı için. Titreşim var bütün tek silindirliler gibi, ama asla rahatsız edici değil. 140 km hız ile giderken "titriyor lan bu" dedirtmiyor. Seri bir motor. Elektrik süpürgesi bir sesi, köfteci bacası gibi bir egzozu var. Frenlerini beğenmiştim. Sınıfında güzel motor. Manevrası naked modellere göre düşük, dolayısı ile aralara girip çıkarken fazla manevra yapmanız gerekiyorsa rahat ettirmiyor. Ancak hem şehir içinde, hem de uzun yolda kullanılmaya uygun bir motor. Şu sıralar birkaç kişiden duyduğum yağ pompası sıkıntısı var, ancak muhtemelen belirli bir seri için vardır. Motor uzun süredir üretimde olduğundan, yeni modellerde sorunlar giderilmiş.
Pulsar 200 NS; Motor bajaj ve en büyük sorun servis konusu. Tamam Ankara'da servisi var ve ben ustasını beğeniyorum ama küçük şehirlerde bisiklet tamircisi kılıklı ustalar var. Yedek parça sıkıntısı yok. Yakıtı CBR 250 kadar olmasa da uygun, işletme giderleri düşük, yedek parçası ucuz. Şekli bana göre güzel. Hele arkadaki ek çamurluğun katkısı hem görsel hem de işlevsel olarak inanılmaz. Yağmur sonrası yol ıslakken 30 km yol gittim 100 km hızın altına inmeden, kendi motorum tarafından ıslatılmadım. Motorun ön freni iyi, arka fren hissiyatsız. Hani bazen dönüp bakma gereği hissediyorum arka teker hala benimle geliyor mu acaba diye. Ancak deneye deneye uygun ön arka dozajlamasını buldum, iyi duruyor alet. Bir miktar titreşim var, ama abartıldığı gibi değil. Titreşim noktasına en takık arkadaşımı artçı olarak aldım, 140 km yol yaptık, titreşimden şikayet etmedi. Sele sert, bir süre sonra toto uyuşuyor. Uygun oturuş pozisyonu bulunarak sürücü için sorun çözülebiliyor. Motor 6 vites, 1. viteste çok istekli bulmuyorum ben. Kesinlikle yanlamaya veya tekere gelmeye meyilli değil. Kalkışlarda gaz kolunu biraz fazla çevirmek, debriyajı biraz fazla kademeli bırakmak gerekiyor. El alışıyor bir süre sonra. Ama 150 cc mondialimin istemsiz tekere geldiği kalkış şekliyle motor normal kalkıp gidiyor. Anlatıldığı kadar seri değil ama yeterince seri hızlanıyor bana göre. Mesela lambalarda herkesi aynadan izleyebiliyorsunuz kalkışta, ama cbr ile kıyaslanamaz serilik noktasında. 100 km hıza kadar gayet ataletli bir şekilde ivmeleniyor. 120 km hızdan sonra ise donuklaşıyor, orda bitmiş gibi görünüyor biraz sabır ile 140 km hıza çıkabiliyor ama o hızda uzun süre kalmak istemiyor. Bana göre yeterli, ama CBR referansı ile söylersek motor söylendiği gibi kopup gitmiyor. Egzozu görünmüyor. Görünen kısım ise CBR'deki gibi çirkin görünmüyor. Ancak motorun kesinlikle alt sakal ihtiyacı var, alacak arkadaşlar bunu gözardı etmesin, altta bir boşluk var motorun orjinalinde. Yine rahat bir pozisyon için gidon yükseltme lazım görünüyor. Bazı kronik sorunları varmış, bende yok o sorunlar çok şükür. Bajaj da müşteri şikayetlerine binayen bir çok iyileştirme yaptı motorlarında.
CBR'nin parça kalitesi daha iyi, Pulsarda detaylar daha iyi. Mesela kumanda düğmeleri ışıklı. İkisi de sıfır alındığında lastik istiyor. İkisinin arasında kaldım, Pulsar aldım, pişman da değilim. Ama bazen yolsa sıkılıp gaz açtığımda cbr olsaydı şimdi çoktan uzamıştık demiyorum desem yalan olur.