- Konu Yazar
- #1
Değerli motosiklet tutkunları; öncelikle hepinize iyi günler-akşamlar-geceler dilerim. Bu başlık altında sizlere 4 bin km. sonrası motosikletim hakkında bilgi vermenin yanı sıra kazandığım tecrübelerden de bahsedeceğim.
Motosikletimi mayıs ayında 9800 km'de 2. el olarak aldım. Şu an 13900 km'de. İlk motosikletim. Alır almaz yaptığım ilk iş tecrübeli abilerimi dinleyerek lastikleri değiştirmek oldu zira benden önceki sahibi fabrika lastiklerini değiştirmemiş. Metzeler Me-22 lastik taktırdım ve ıslak-kuru asfaltta beni çok mutlu etti. Bu konu önemli. O yüzden ilk sıraya yazdım. Bu motosikleti almaya karar veren arkadaşlarım evvela bu CST marka dandik fabrika lastiklerini değiştirecekler. Gelelim merak edilen diğer konulara;
İVMELENME: İlk kalkışı ve hızlanışı gayet güzel. Bunu özellikle kırmızı ışıkta durup yeşil ışıkta geçer iken çok daha iyi gözlemleyeceksiniz. 0-100 km'si 3 sn. değil evet ama yine de tüm arabalardan hızlı kalkıyor. Sonuçta altımızdaki makine 125 cc. Ve biz bunu aldıysak muhtemelen yeni başladık. Gayet yeterli.
HIZ: Arkadaslar motosiklet düz yolda karşıdan rüzgar esmiyorsa 100 km/h maksimum hıza sahip. Rüzgar çarparsa 90'a kadar düşüyor. Yokuş aşağı 115-120 km/h'de seyretse de bu durum geçici. Zira bir süre sonra yokuş bitiyor. Yokuş yukarı ise yokuşa giriş devrinize göre 60-80 km/h gibi geniş bir aralığa sahip. İlk bakışta bu hızlar gözünüze az geliyor olabilir lakin yeni başlayan bir insan için bu rakamlar gayet fazla. Ben en çok 125 gördüm. Gayet dik ve rüzgarsız bir yokuşta.
FREN: Hız yapmak kadar durmak ta önemli. Frenler genel manada yeterli. Lakin aman aman süper de diyemeyiz. Fren yapmadan evvel durmayı düşündüğümüz nokta ile frene başladığımız nokta arasındaki mesafeyi iyi ayarlayamazsak, hele bir de acemi isek ve ön-arka fren kombinasyonunu iyi yapamaz isek kaymak ve düşmek kaçınılmaz olabilir. Şahsen bu konuda bir kaç kez ciddi tehlike atlattım. Dikkat etmekte fayda var. Islak, kaygan ve bozuk yollarda bi kaç kat fazla dikkat edeceğiz.
MALZEME-İŞÇİLİK: Bu konuda fazla söze gerek yok. Japon mühendisliği. Piyasada temiz kullanılan 2004 model orijinal YBR'ler hala mevcut. Çiziksiz.
AYDINLATMA: Bence yeterli. Ama eğer ben alıp sürekli gece şehirlerarası yol da yapacağım diyorsanız ek aydınlatma yapmanız faydanıza olacaktır.
SELE: Bence o da gayet yeterli. Kısa-orta mesafede sıkıntısız bir sürüş sağlasa da mesafe arttıkça inceden uyuşukluk başlamıyor değil. Ama bu kesinlikle tolere edilebilir düzeyde.
YAKIT: Değişken bir unsur olmakla birlikte YBR sizi bu konuda da üzmüyor. Sehir içi ve şehir dışı minimal farklılıklar olmakla birlikte 50 tl ile ortalama 350-400 km. yol yapıyor.
Genel olarak motosiklet hakkında söyleyeceklerim bunlar. Bu motosiklet yeni başlayan bir insan için tam anlamıyla bir biçilmiş kaftan. Fiyat-kalite performansı muhteşem. Nedenine gelecek olursak; hem ucuz, hem kaliteli. Hem hızı belli bir seviyede. Acemi insan bununla düşse bile hasarı tolere edilebilir düzeyde kalma oranı büyük makinelere göre kat kat fazla. Bazı arkadaşlar "ucuz" kısmına takılmış olabilir. Şöyle ki; sınıfının Çin malı, dandik, bi kaç aya dökülmeye başlayan tenekelerin sadece 1-2 bin TL yukarısında bir fiyata sahip. Benim yeni başlayan kardeşlerime nacizane tavsiyem kesinlikle Çin malına bulaşmamaları. Motordan soğumanızı istemiyorum. Alın bir YBR, ya da ne bileyim CBF, bakın keyfinize. Hem kendinizi güvende hissedin, hem nasıl satacağım kaygısı yaşamayın, hem de ustaların kapısını aşındırmayın.
Şimdi gelelim yeni başlayan biri olarak edindiğim bazı tecrübelerime ve nacizane tavsiyelerime...
Kask ve ekipmanları söylemiyorum bile. Bunları kullanmıyorsan bu yazıyı okuma. Bu siteden de derhal ayrıl. Çünkü kendine değer vermeyen insana ben motosiklet tutkunu demem!
Şehiriçinde 50 km/h'yi, Tek şerit gidiş geliş yollarda 70 km/h'yi geçmeyin. Öndeki dört tekerlekli demir yığını ile aranızda her zaman bir mesafe olsun. çünkü bu demir kütlelerin ne zaman duracağı, nereye kıracağı hiç belli olmuyor. Aynalarına bakmıyorlar. Baksalar da görmüyorlar. Görseler de umursamıyorlar. Kendi tedbirini kendin almak zorundasın. Zira ben ilk kazamı beni sollayıp ardından önümde küt diye duran bir yolcu minibüsü yüzünden yaptım. Neyse ki ucuz atlattım, koruma demirinin yamulması dışında bir şey olmadı. Ama her zaman bu kadar şanslı olamayız!
Ayna kontrollerinizi yapın. Önde giden araç kadar arkadan gelen araçlar da çok önemli. Aynada ticari bir araç, ağır vasıta ya da tofaşın size doğru yaklaştığını görürseniz evvela besmele çekim sonra kendinizi sağ şeridin en sağına atın. İnatlaşmayın. Onun en fazla kaportası yamulur. Siz ölürsünüz.
Ağır vasıtaları sollamadan önce aynaya bakın. Arkadan yaldır yaldır gelen bir passat ya da q7 falan olabilir. Bu ikisini özellikle söyledim. Bunlar kendilerini yer yüzünün hakimi sanan sonradan görme geri zekalılar. İstisnaları var mı, evet var. Ama genele bakarak yorum yapıyoruz burda.
Virajlarda ağır vasıta sollamayın. Birden araç ile bariyer arasında tost olabilirsin. Sen açılabilirsin, o sana yaklaşabilir vs. Virajda ağır vasıta sollanmaz! Acemilikte virajda araba sollamamakta da fayda görüyorum.
Şimdilik bu kadar... Motosikletimi aldığım ilk günden beri üstünden hiç inmedim. Beni hiç üzmedi. Ayda 10-11 kez iş yerine nöbetlere gitmek için (gidiş geliş 80 km) ve şehir içinde ulaşım için aktif kullandım. Ufak tefek geziler cabası. Kullanmaya devam ediyorum. Çok memnunum. Yaklaşık bir sene daha kullanıp büyütmeyi düşünüyorum. (Zor bir veda olacak...) Merak ettiğiniz başka bir konu varsa yazın, yardımcı olmaya çalışırım.
Motosikletimi mayıs ayında 9800 km'de 2. el olarak aldım. Şu an 13900 km'de. İlk motosikletim. Alır almaz yaptığım ilk iş tecrübeli abilerimi dinleyerek lastikleri değiştirmek oldu zira benden önceki sahibi fabrika lastiklerini değiştirmemiş. Metzeler Me-22 lastik taktırdım ve ıslak-kuru asfaltta beni çok mutlu etti. Bu konu önemli. O yüzden ilk sıraya yazdım. Bu motosikleti almaya karar veren arkadaşlarım evvela bu CST marka dandik fabrika lastiklerini değiştirecekler. Gelelim merak edilen diğer konulara;
İVMELENME: İlk kalkışı ve hızlanışı gayet güzel. Bunu özellikle kırmızı ışıkta durup yeşil ışıkta geçer iken çok daha iyi gözlemleyeceksiniz. 0-100 km'si 3 sn. değil evet ama yine de tüm arabalardan hızlı kalkıyor. Sonuçta altımızdaki makine 125 cc. Ve biz bunu aldıysak muhtemelen yeni başladık. Gayet yeterli.
HIZ: Arkadaslar motosiklet düz yolda karşıdan rüzgar esmiyorsa 100 km/h maksimum hıza sahip. Rüzgar çarparsa 90'a kadar düşüyor. Yokuş aşağı 115-120 km/h'de seyretse de bu durum geçici. Zira bir süre sonra yokuş bitiyor. Yokuş yukarı ise yokuşa giriş devrinize göre 60-80 km/h gibi geniş bir aralığa sahip. İlk bakışta bu hızlar gözünüze az geliyor olabilir lakin yeni başlayan bir insan için bu rakamlar gayet fazla. Ben en çok 125 gördüm. Gayet dik ve rüzgarsız bir yokuşta.
FREN: Hız yapmak kadar durmak ta önemli. Frenler genel manada yeterli. Lakin aman aman süper de diyemeyiz. Fren yapmadan evvel durmayı düşündüğümüz nokta ile frene başladığımız nokta arasındaki mesafeyi iyi ayarlayamazsak, hele bir de acemi isek ve ön-arka fren kombinasyonunu iyi yapamaz isek kaymak ve düşmek kaçınılmaz olabilir. Şahsen bu konuda bir kaç kez ciddi tehlike atlattım. Dikkat etmekte fayda var. Islak, kaygan ve bozuk yollarda bi kaç kat fazla dikkat edeceğiz.
MALZEME-İŞÇİLİK: Bu konuda fazla söze gerek yok. Japon mühendisliği. Piyasada temiz kullanılan 2004 model orijinal YBR'ler hala mevcut. Çiziksiz.
AYDINLATMA: Bence yeterli. Ama eğer ben alıp sürekli gece şehirlerarası yol da yapacağım diyorsanız ek aydınlatma yapmanız faydanıza olacaktır.
SELE: Bence o da gayet yeterli. Kısa-orta mesafede sıkıntısız bir sürüş sağlasa da mesafe arttıkça inceden uyuşukluk başlamıyor değil. Ama bu kesinlikle tolere edilebilir düzeyde.
YAKIT: Değişken bir unsur olmakla birlikte YBR sizi bu konuda da üzmüyor. Sehir içi ve şehir dışı minimal farklılıklar olmakla birlikte 50 tl ile ortalama 350-400 km. yol yapıyor.
Genel olarak motosiklet hakkında söyleyeceklerim bunlar. Bu motosiklet yeni başlayan bir insan için tam anlamıyla bir biçilmiş kaftan. Fiyat-kalite performansı muhteşem. Nedenine gelecek olursak; hem ucuz, hem kaliteli. Hem hızı belli bir seviyede. Acemi insan bununla düşse bile hasarı tolere edilebilir düzeyde kalma oranı büyük makinelere göre kat kat fazla. Bazı arkadaşlar "ucuz" kısmına takılmış olabilir. Şöyle ki; sınıfının Çin malı, dandik, bi kaç aya dökülmeye başlayan tenekelerin sadece 1-2 bin TL yukarısında bir fiyata sahip. Benim yeni başlayan kardeşlerime nacizane tavsiyem kesinlikle Çin malına bulaşmamaları. Motordan soğumanızı istemiyorum. Alın bir YBR, ya da ne bileyim CBF, bakın keyfinize. Hem kendinizi güvende hissedin, hem nasıl satacağım kaygısı yaşamayın, hem de ustaların kapısını aşındırmayın.
Şimdi gelelim yeni başlayan biri olarak edindiğim bazı tecrübelerime ve nacizane tavsiyelerime...
Kask ve ekipmanları söylemiyorum bile. Bunları kullanmıyorsan bu yazıyı okuma. Bu siteden de derhal ayrıl. Çünkü kendine değer vermeyen insana ben motosiklet tutkunu demem!
Şehiriçinde 50 km/h'yi, Tek şerit gidiş geliş yollarda 70 km/h'yi geçmeyin. Öndeki dört tekerlekli demir yığını ile aranızda her zaman bir mesafe olsun. çünkü bu demir kütlelerin ne zaman duracağı, nereye kıracağı hiç belli olmuyor. Aynalarına bakmıyorlar. Baksalar da görmüyorlar. Görseler de umursamıyorlar. Kendi tedbirini kendin almak zorundasın. Zira ben ilk kazamı beni sollayıp ardından önümde küt diye duran bir yolcu minibüsü yüzünden yaptım. Neyse ki ucuz atlattım, koruma demirinin yamulması dışında bir şey olmadı. Ama her zaman bu kadar şanslı olamayız!
Ayna kontrollerinizi yapın. Önde giden araç kadar arkadan gelen araçlar da çok önemli. Aynada ticari bir araç, ağır vasıta ya da tofaşın size doğru yaklaştığını görürseniz evvela besmele çekim sonra kendinizi sağ şeridin en sağına atın. İnatlaşmayın. Onun en fazla kaportası yamulur. Siz ölürsünüz.
Ağır vasıtaları sollamadan önce aynaya bakın. Arkadan yaldır yaldır gelen bir passat ya da q7 falan olabilir. Bu ikisini özellikle söyledim. Bunlar kendilerini yer yüzünün hakimi sanan sonradan görme geri zekalılar. İstisnaları var mı, evet var. Ama genele bakarak yorum yapıyoruz burda.
Virajlarda ağır vasıta sollamayın. Birden araç ile bariyer arasında tost olabilirsin. Sen açılabilirsin, o sana yaklaşabilir vs. Virajda ağır vasıta sollanmaz! Acemilikte virajda araba sollamamakta da fayda görüyorum.
Şimdilik bu kadar... Motosikletimi aldığım ilk günden beri üstünden hiç inmedim. Beni hiç üzmedi. Ayda 10-11 kez iş yerine nöbetlere gitmek için (gidiş geliş 80 km) ve şehir içinde ulaşım için aktif kullandım. Ufak tefek geziler cabası. Kullanmaya devam ediyorum. Çok memnunum. Yaklaşık bir sene daha kullanıp büyütmeyi düşünüyorum. (Zor bir veda olacak...) Merak ettiğiniz başka bir konu varsa yazın, yardımcı olmaya çalışırım.