- Katılım
- 2 Şub 2015
- Mesajlar
- 259
- Konu Yazar
- #1
İyi akşamlar motor dostları
Bin bir çabayla çok severek aldığım motoruma zaman ayıramamak, onun çöküşüne şahit olmak beni ziyadesiyle üzmeye başladı.
Önceleri bunu fark edemedim ama artık iyice üzülmeye başladım.
İlk günler üzerindeki toza bile düşman olan ben artık ne branda geçiyorum ne yıkatıyorum ne de bir bakım yapıyorum.
10 bin bakımı da bitti, artık beni heyecanlandırmıyor.
Vardiyalı bir iş de çalışıyorum, ne sabahım ne akşamım belli. Bazen temizlemeye niyetleniyorum başka bir işim çıkıyor bazen bir yerine bir şey alayım diyorum para başka yere gidiyor, iyice huzursuzum.
O benim için artık bir sevgi değil, malesef bir araç olmaya başladı.
ilk düşüşümde grenaj çizikleri için ağlayacak duruma gelen ben hasar kaydında başlığı olan kaza, bir iki ufak düşüşten sonra falan iyice salıvermiş durumdayım. Abuk sabuk, otoparkı olmayan bir yere her gün işe yakın diye motoru çekip, sağında solunda ufak yeni çiziklerle merhabalaşıyorum. Güneşe koyup gidiyorum, lastik havasına bile bakmıyorum. Sadece sürür vaziyetteyim. Sadece sürüyorum..
Oysa benim hayalim her gün ona bakmak, temizlemek, yeni ciciler almak, sade stickerlar, yeni mavi elcikler vs idi..
Gıcır gıcır olsun istiyordum hep..
Hiçbiri olmadı..
Şimdi kocaman bir boşluktayım..
Koltuğun arka kısmının plastiği açılmış, beyaza yakın bir renkte. Plastik spreyi alasım bile yok, nasılsa yine olacak diyorum.
Heryerini yaptırsam, çizikleri vs kapattırsam nasılsa aynı yere motoru koyucam, yine olacak diyorum.
Akrapovic egzoz almıştım polise yakalandım, ondan da soğudum, motorum bağlandı orjinale döndüm, motorun alt kısmı defalarca kaynak yediğiyle kaldı, iyice mutsuz oldum.
Artık bir umutsuzluk kervanındayım, tın tın gidiyoruz
Bu durumdan nasıl çıkacağım konusunda fikirlerinizi bekliyorum.
Bin bir çabayla çok severek aldığım motoruma zaman ayıramamak, onun çöküşüne şahit olmak beni ziyadesiyle üzmeye başladı.
Önceleri bunu fark edemedim ama artık iyice üzülmeye başladım.
İlk günler üzerindeki toza bile düşman olan ben artık ne branda geçiyorum ne yıkatıyorum ne de bir bakım yapıyorum.
10 bin bakımı da bitti, artık beni heyecanlandırmıyor.
Vardiyalı bir iş de çalışıyorum, ne sabahım ne akşamım belli. Bazen temizlemeye niyetleniyorum başka bir işim çıkıyor bazen bir yerine bir şey alayım diyorum para başka yere gidiyor, iyice huzursuzum.
O benim için artık bir sevgi değil, malesef bir araç olmaya başladı.
ilk düşüşümde grenaj çizikleri için ağlayacak duruma gelen ben hasar kaydında başlığı olan kaza, bir iki ufak düşüşten sonra falan iyice salıvermiş durumdayım. Abuk sabuk, otoparkı olmayan bir yere her gün işe yakın diye motoru çekip, sağında solunda ufak yeni çiziklerle merhabalaşıyorum. Güneşe koyup gidiyorum, lastik havasına bile bakmıyorum. Sadece sürür vaziyetteyim. Sadece sürüyorum..
Oysa benim hayalim her gün ona bakmak, temizlemek, yeni ciciler almak, sade stickerlar, yeni mavi elcikler vs idi..
Gıcır gıcır olsun istiyordum hep..
Hiçbiri olmadı..
Şimdi kocaman bir boşluktayım..
Koltuğun arka kısmının plastiği açılmış, beyaza yakın bir renkte. Plastik spreyi alasım bile yok, nasılsa yine olacak diyorum.
Heryerini yaptırsam, çizikleri vs kapattırsam nasılsa aynı yere motoru koyucam, yine olacak diyorum.
Akrapovic egzoz almıştım polise yakalandım, ondan da soğudum, motorum bağlandı orjinale döndüm, motorun alt kısmı defalarca kaynak yediğiyle kaldı, iyice mutsuz oldum.
Artık bir umutsuzluk kervanındayım, tın tın gidiyoruz
Bu durumdan nasıl çıkacağım konusunda fikirlerinizi bekliyorum.