- Katılım
- 13 Nis 2008
- Mesajlar
- 137
- Konu Yazar
- #1
Motor
Tipi Hava/yağ soğutmalı 4 zamanlı motor ('Boxer'), bir eksantrik ve silindir başına dört supap, .. merkezi dengeleme mili
Çap x strok 101 mm x 73 mm
Silindir Hacmi 1.170 cc
Motor gücü 7.500 dev/dak'da 109 bg
Azami tork 6.000 dev/dakda 115 Nm
Kompresyon oranı 12.0 : 1
Yakıt hazırlanması Motor kontrolü Emme manifoldundan elektronik enjeksiyon/BMS-K aşırı beslemede yakıt kesme özellikli dijital . motor yönetimi, çift bujili ateşleme
Emisyon kontrolü Kapalı çevrim 3 yollu katalitik konvertör, EU-3 emisyon standardı
Performans / yakıt tüketimi
Azami hız 200 km/sain üzerinde
90 km/sa sabit hızla 100 kmde yakıt tüketimi 4,1 lt
120 km/sa sabit hızla 100 kmde yakıt tüketimi 5,5 lt
Yakıt tipi Kurşunsuz süper ve premium, oktan oranı 95-98 (RON), (darbe kontrolü; nominal güç 98 RONda)
Elektrik sistemi
Alternatör Üç fazlı 600 W alternatör
Akü 12 V / 14 Ah, bakım gerektirmez
Güç aktarımı
Debriyaj Tek diskli kuru debriyaj, hidrolik olarak çalıştırılabilir
Şanzıman Helisel dişli takımlı, daimi senkromeçli 6 ileri vitesli şanzıman
Aktarma Şaft tahrikli
Şasi / frenler
Yürüyen aksam Ön ve arka bölmeden oluşan iki bölmeli yürüyen aksam, yük taşıyan motor-şanzıman ünitesi ile . birlikte
Ön çatal / süspansiyon Ön ve arka bölmeden oluşan iki bölmeli yürüyen aksam, yük taşıyan motor-şanzıman ünitesi
Arka çatal / süspansiyon Alüminyum döküm tek taraflı salıncak, BMW Motosiklet Paralever ile birlikte; merkezi yaylı .. bağlantı, yay ön yükü el çarkı ile hidrolik olarak ayarlanabilir (sürekli değiştirilebilir), . geri tepme sönümlemesi ayarlanabilir
Süspansiyon mesafesi ön / arka 120 mm / 140 mm
Tekerlekler arası mesafe 1.495 mm
Kaster 119 mm
Gidon açısı 62.9°
Jantlar Dökme alüminyum jantlar
Ön jant 3,50 x 17
Arka jant 5,50 x 17
Ön lastik 120/70 ZR 17
Arka lastik 180/55 ZR 17
Ön fren Çift disk fren, yüzer tip fren diskleri, 320 mm çap, dört pistonlu sabit kaliperler
Arka fren Tek disk fren, 265 mm çap, çift pistonlu yüzer tip kaliper
ABS Standart
Boyutlar / ağırlıklar
Toplam uzunluk 2.145 mm
Genişlik (aynalar dahil) 872 mm
Yükseklik (aynalar hariç) 1.285 mm
Sele yüksekliği, yüksüz durumda 800 mm (alçak sele: 770 mm, yüksek sele: 830 mm, alçaltılmış süspansiyon: 760 mm, konfor .... sele: 800 mm, yüksek konforlu sele: 830 mm)
Bacak içi bombesi, yüksüz durumda 1.840 mm (alçak sele: 1.760 mm, yüksek sele: 1.860 mm, alçaltılmış süspansiyon: 1.740 mm, ... konfor sele: 1.840 mm, yüksek konforlu sele: 1.860 mm)
Boş ağırlık, yola çıkmaya hazır, tam dolu 227 kg
Kuru ağırlık 203 kg
İzin verilen toplam ağırlık 450 kg
Yük kapasitesi (standart donanımla) 223 kg
Kullanılabilen depo kapasitesi 18 lt
Yedek depo Yaklaşık 3,0 lt
UZUN DÖNEM R1200R İNCELEMESİ
Tamam. 2012 R1200R ımla yaklaşık 7 aydır beraberiz ve artık onun hakkında neler hissettiğimle ilgili adil bir değerlendirme yapabilirim.
Bu benim 19. motorum ve ben hayatımın çok büyük bir kısmını motosiklet satıcısı olarak geçirdim. Uzun mesafe touringler ve birçok tracker da dahil olmak üzere, çok çeşitli motorlarla deneyimim oldu. Uzun mesafe touring derken demir kalça gerektiren seyahat motosikletleri değil tabi ama, yıllarca arabam olmadı ki, motosikletle 700 millik geziler, günlük 110 millik kaçamaklar, Kanada'ya gidip gelmeler falan yaptım bu sürede.
Dolayısıyla başlayalım ...
+ İyi görünüyor ve 1200cc boksör motorun çok keyifli bir sürüşü var.
- İlk bakışta sizi aldatmasına izin vermeyin. Zira R1200R saldırgan bir naked dan çok, soft bir naked tourer.
Her ne kadar "Alman olmayan" motosiklet dünyasında 1200cc lik motoru, olmayan karenajı ve yüksek barlarıyla "naked" diye bağırsa da, BMW için o bir "roadster". 109 bg gücü, 85 lb.ft torku ve 198 kg kuru ağırlığıyla R1200R kağıt üzerinde çok hafif ve iddialı durmuyor mu?
Öncelikle, sıkıntılar..
97 R1200R'ımdan zaten Bokser motorun karakteristik titreşiminden haberdardım. 97 modelde beni rahatsız etmişti, 2012 modelde rahatsız etmedi nedense. Titreşimin kendini sinir bozucu şekilde gösterdiği yer aynalar ki önceki motordaki kastettiğim rahatsızlıktı. 4000 d/d sonra aynalar neredeyse faydasızlaşıyor. Demem o ki, 3900 devirde olabildiğince temiz bir görüş sağlarken, 4100 devirde? Kullanışsız. Arkamdaki puslu ve bulanık haleler dışında hiçbirşey görünmüyor.
Sonuçta daha fazla takılmadan bunu kabullendim ve böyle kullanmaya alıştım. Neyse o işte.
Evet biliyorum forumlarda bu sorunu ortadan kaldıracak birsürü yöntem önerilmiş/var/okudum. İşte kauçuk içeren ayna kolları, dolgulu rulmanlar vs.
Herneyse. Büyütmeye gerek yok.
Sebebini bilmiyorum lakin, Ocak ta falan aynalardaki vızıltı beni gerçek otoyol süratlerinde rahatsız etmez oldu. Kesinlikle hiç sinir bozucu titreşim kalmadı. Ne ellerim ne de bacaklarım ya da dizlerim asla uyuşmadı. Yan aynalar harika derecede pürüzsüzleşti.???
Diğer bir sıkıntı ise; bir çoğunuzunki gibi benim benzin çubuğu da, motoru almamdan yaklaşık 1 ay sonra sıçtı. Dolayısıyla benzin göstergem çalışmayı bıraktı.
Aldığım bayiiye kısa bir yolculuktan sonra oradaki serviste garanti kapsamında 1 saatlik mesaiyle eskisinden bile iyi hale geldi. Umarım birdaha bozulmaz ama bozulsa da büyütülecek bişey değilmiş zira kolayca düzeltiliyor.
Üç tane daha yarı-sıkıntı...
İsterdim ki motosikletimin elma şekeri kırmızısı olan rengi, daha çok kırmızı, daha az turuncu tonlarında olsun. Asıl istediğim Honda CB1100'ün muhteşem derin kırmızısı. Muhtemelen 2013 R1200R ın derin mavi rengini bulsaydım onu alırdım. Bence o renk, BMW için daha uygun bir renk olmuş. Zira bu "tweener" kırmızısı biraz tuhaf duruyor.
Büyük bir sorun değil aslında ama her ne kadar şu anki görüntüsünü seviyor olsam da, sanırım derin mavi rengiyle daha iyi olabilirdi.
İkinci yarı- sıkıntı ise şu an halen bir tartışma konusu. Başta keskin kenarlı tümseklerde süspansiyonun göreceli sertliği beni şaşırttı. Akla gelen kelime "konfor" değil. Sertliğine rağmen, süspansiyon bir miktar yuvarlanmaya izin veriyor. Takılacağınız kadar büyük birşey olmamakla birlikte, bana kesinlikle mesela GSX-R'ın kilitli hissini hatırlatmadı.
Sayısız kişi tarafından, bana motorun sürüş tepkilerinin (kullanım idare kolaylığının) nirvanaya ulaşmasının, Ohlins'e bir telefon ve cüzdanımda 2000 $ lık bir hafifleme kadar yakın (veya uzak
Motorun 6. vitesini kesinlikle seviyorum ve transmisyonu tek kelimeyle dünyanın en iyisi! CBR/GSX-R/VFR nin transmisyonlarını -bilen bilir- kusursuzdu. Görünen o ki BMW kusursuzu daha iyiye çekmiş ve tüm zamanların en iyisini yapmış.
Son şüpheli şey ise üst düzey-son ivmelenme/hızlanma ile ilgili. Üretim amacı dikkate alındığında bu şey şüphesiz ki (benim eski 97 modelimin asla olamayacağı kadar) hızlı. Her ne kadar BMW bu motora roadster demekte ısrar etse de dünyanın geri kalanına göre sonuçta bu bir naked. Dolayısıyla fantastik son sürat uçuşları tasarımının bir parçası asla olmadı.
Söylendiği gibi, sahip olduğum diğer 100+ beygirlik motosikletlere göre bu biraz sıradan kalıyor. Gerçi 97'ye oranla bir manyak gibi akıyor olsa da, bu akıcılık 6000d/d de kendini hissettiriyor. 6000 devirden sonra ivmelenme, redline'a kadar dosdoğru devam ediyor. Motor öyle güçlü bir patlamayla ileri atılıyor ki sanki sonsuz bir enerjisi var ve tüm o güç ve enerjisini
redline'a "hücum" etmek için kullanıyor. Asıl güzel olan şey ise bu süreçte motor hala kontrolün sizde olduğunu size hissettiriyor. Benzer ağırlıktaki diğer 100+ beygir motorlardaki gibi manyağa bağlamıyor yani. "Bana güven! Ben bu güveni hakediyorum" diyor.
R1200R yüksek devirli Japon makinalarını kullanmaya alışmış kişiler için bile (benim gibi) yeterince hızlı olmasının yanında kontrol kolaylığı / idare konforununuda beraberinde sunuyor.
Benim hıçkıran 97 ile karşılaştırdığımda 2012 nin gaz tepkisi daha önce belirttiğim CBR/GSX-R/VFR vs. kadar iyi. Sahip olduğu transmisyonu ile R1200R, öncelikli sorumluluğunu gaz tepkisine ve karşı konulmaz bir eğlenceye dönüştürüyor.
BMW mühendisleri! kusursuz bir iş çıkarmışsınız. Siz çocuklar Bokser motoru geliştirerek gerçekten sürülebilirlik detayları konusunda bir mihenk taşı ortaya çıkarmışsınız. Hala şaft tahrikli sistemin doğası gereği küçük bir kirpiklenme olmasına rağmen pürüzsüz, akıcı transmisyon ve gaz tepkisi için hepinize birden A+ veriyorum. Benim '97 nin aksine, sonunda bir köşeye geldiğimde gazı kesebilir ve kendimi ehlileştirilmemiş bir atın üstünde gibi hissetmekten kurtulabilirim zira R1200R şimdi kolayca yönlendirilebilir olmuş.
Her ne kadar bu konuda azınlıkta kalıyorum gibi görünse de ben Bokser motorun egsozlarını mevcut haliyle bile seviyorum. Orta devirlerde en havalı mırıldanmaya, üst devirlerde ise pozitif bir agresif sese sahip. Elbette ilk çalıştırırken hala dikiş makinası sesi duruyor (Sıra insanları basitçe sesiyle ateşlemeye geldiğinde muhtemelen gelmiş geçmiş sesi en cansız motosiklet.) ama bir defa devam ettiğimde tüm o çeşitli homurtudan ve gürlemeden gerçekten keyif aldım.
Frenler... Frenler.... tam anlamıyla efsanevi! Tüm söyleyebileceğim bu kadar. Telelever paralever ve keskin frenler nedeniyle öne arkaya dalış gerçekleşmemesi, (sadece doğru miktarda güç ve ilk tepki süresi ile) herhangi bir potansiyel panik fren durumunu, panik olmayan fren durumuna dönüştürüyor. Düşünün ki bir viraja biraz fazla hızlı girmiş bulundunuz veya belki de kıvrılan bir dağ yolunda aniden burun buruna geldiğiniz bir Lincoln üstünüze doğru yan yan geliyor. İşte bu noktada, R1200R'ın var gücünüzle asıldığınız frenleri, sanki bir video oyununda "restart" düğmesine basmak gibi bişey. Artık ikinci bir hakkınız var. İşte o kadar iyi!
Başka ABS li motorlarımda oldu. Benzer derecede ağır durdurma gücü olan motorsikletlerim de. Ama genel fren yeterliliğinde, bu motosiklet kadar, hatta buna yakın derecede güven duygusu veren bir başka motosikletim hiç olmadı. Gerçekten de bacağımı üzerinden her aşırdığımda, altımda çok daha büyük bir güvenlik ağının varlığını hissettiriyor.
Tahmin edebileceğiniz gibi R1200R bir naked'a göre otoyolda oldukça konforlu ki, ben aslında motoru alırken karenajlı bir touring istemediğimden tamamen emin değildim. Pek çok kişiden farklı olarak ben rüzgardan hemen hemen hiç rahatsız olmadım. Sabit seyir hızı olarak 120-130 km lerde gayet rahatım ve sorunsuz olarak yol ne kadarsa, o kadar gidiyorum. Ön camım yok. Bir sürüşün ardından söktüm. Zira berbattı. Tüm yaptığı çılgınca türbülans sesi oluşturmak ve cidden sinir bozucu rüzgar tokadıydı. Ön cam olmadan herşey
sakin ve sessiz. Problem kalmadı.
Tüm bu süre boyunca, oturma pozisyonu ve selesi ne benim ne de motorun beraber kmlerce yol gitmemizi sınırlamadı. Başlarda daha yüksek ve yakın gidon istediğimi düşünerek, iki farklı yükseltici seti denedim. Her ikisinde de standart gidona geri döndüm ve olduğu gibi bıraktım. Muhtemelen hafifçe de olsa bir miktar daha yakın durmasını sağlayabilirdim ama daha yüksek olmasını istemedim. Otoyol ve kent kasaba gibi meskun mahal yerlerin etrafında sert ya da spor sürüş yaparken mevcut haliyle gidonun muhtemelen en uygun konumda olduğuna karar verdim.
Selenin yüksekliği de aynı. Şikayetim yok.
Benden önceki sahibi motosikletin selesini değiştirmişti. Alıp eve getirdiğimin gün onu çıkarıp standard seleyi taktım. Gayet rahat ve kaliteli. Kesinlikle ucuz malzeme kullanılmamış.
Aslında genel anlamda bu pahalı bir motosiklet. Gayet açık ki BMW bu motosikleti fiyatını düşünerek üretmemiş. Olabildiğince bütün hissettiriyor ve açıkça "ömürlük" üretilmiş. Birkaç sezon iyice sürdükten sonra yıpranacak ve bir süre daha sonra harcanabilir olacak / gözden düşecek bir makine değil. Eminim ki sadece temel bakımları yapılarak bugün nasıl görünüyor ve davranıyorsa 5-10 yıl sonrada aynı şekilde görünecek ve aynı tepkileri verecektir.
Aldığım tek orjinal aksesuar mükemmel çantaları oldu. Sadece yan çantalar. Daha fazla depolama alanına ihtiyaç duyarsam selenin üzerine saracağım bir soft çantayı kullanabilirim diye düşünmüştüm o zaman ve uzun süre olmasına rağmen şu ana kadar bir sıkıntı yaşamadım. Çantalar hakikaten seçkin duruyor. İyi çalışıyorlar, yeterince genişler ve şaşırtıcı derecede sağlam görünüyorlar. BMW'nin o çantaların üzerine madalyon şeklindeki logosunu hala iplik iplik örüyor olmasını isterdim, özellikle ne kadar pahalı olduklarını düşününce.
Ne kadar yaktığı konusu? Dürüstçe söylemem gerekirse emin değilim. Zira motosikletimin gerçek depo kapasitesini ölçebilecek bir çözüm üretemedim. Kullanım kılavuzu 18lt diyor.Başka bir yerde kılavuzun dediğine rağmen aslında 21lt olduğunu okudum. Rutin olarak 20lt üzrinde benzin doldurduğumu biliyorum. Ayrıca bir defasında depoyu fulledim ve gösterge 400-420 km yol gidebileceğimi söylüyordu. Gerçek dünyada ise sarı benzin ışığı hep 290-340 km arasında yandı. Asla daha az veya daha fazla değil. Işık yandığında kilometre geri sayımı
genellikle gösterge üzerinde 65 km den geri saymaya başlıyor. Henüz düz bir otoyolda full bir depoyla deneme yapmadım. Olabildiğince kıvrımlı yolları tercih ettim. Kilometre çıktılarına ve matematiksel göstergelere bakılırsa her depo doldurduğumda litre başına 19-20 km aralığında bir ortalamam var. Full depoyla hiçbir zaman 22km/lt yi geçtiğimi yada kanyon tırmanışlarında bile 17km/lt nin altına düştüğümü hatırlamıyorum.
Yani, temel olarak 19-20km/lt gibi görünüyor
Üzerindeki orjinal Bridgestone lastikleri değiştirdim. Yaklaşık 12000 km deydiler. Ön lastik kolayca birkaç bin km daha götürebilirdi. Arka lastik merkezdeki kanalları yıpratmaya başlamıştı.
Lastikleri Michelin Pilot Road 3'lerle değiştirdim ve anında daha stabil ve doğal bir kullanım kontrolü yakaldım. Bu kontrolün ne kadarı lastiklerin yeni olmasıyla ve ne kadarı marka değiştirmekle alakalıdır söylemek zor. Tek söyleyebileceğim sürüş şimdi daha konforlu ve yan yatmalarda daha istikrarlı.
"R1200R dan başka hangi motosikleti isterdin?"
Aslında, söylemeliyim ki, şimdi sahip olduğumun üzerine başka bir tane isteyeceğimden emin değilim. Bazı özelliklerinin daha iyi olduğunu bildiğim ve tabii ki beni ayartan başka motosikletler var. Ama sadece tek motosiklet alabileceksin dense bildiğim kadarıyla "her alanda çok yetenekli" başka bir motosiklet yok. Heryerde BMW Roadster fanlarının motosikletlerine aşık olmalarıyla ilgili şeyler okuyorum ve bunun bana da olmaya başladığını hissediyorum. Şu an, onu aldığım zamandan çok daha fazla seviyorum. Yaz mevsimi gelip gittikten sonra (zira ben sonbaharın başında satın almıştım ve bu yaz benim onunla geçireceğim ilk tamamen kuru sezonum olacak) motosiklete tamamen aşık olabileceğimden şüpheleniyorum.
Derin, son aşkım...
Sanırım doğru motosikleti seçmişim.
__________________________________________________________________
Seçkin ve dürüst bir inceleme. Paylaştığın için teşekkürler. Bende de 2007 modeli var ve sayende hem onu hem de motosikletten aldığım keyfi tekrar keşfettim.
__________________________________________________________________
Güzel inceleme. Yorumlarını zevkle okudum ve R1200R ın üstüne düşen tüm görevleri layıkıyla yerine getirdiği konusunda sana katılıyorum. Her makinanın kılı kırk yardığı ve taviz verdiği bazı yönleri vardır ama bu, bence diğer hepsine nazaran parasını en fazla hakeden motosiklet.
__________________________________________________________________
Ön cam sorununa katılıyorum. Benim 2007 modelde hiçbir zaman ön cam olmadı. 4 ila 6 gün süren birçok yolculuk yaptım ki otoyolda 5-6 saat aralıksız 120-130 km/h hızlarda sürdüğüm çok olmuştur. Ve asla bir ön cam takmayı düşünmedim. Motosikletin bir naked olarak nasıl bu kadar iyi olabildiğine inanamıyorum.
Şu an benim 2011'in üzerinde Trophy kaporta bulunuyor. Trophy kaporta yüksek hızlarda muazzamken, şehir içinde yada tali yollarda hala pek tercih etmiyorum.Gövde üzerinde türbülans veya herhangi bir baskı üretmiyor ama bekleneceği üzere bir miktar rüzgar gürültüsüne neden oluyor... Genel olarak bakıldığında bu mükemmel çalışan ve görünen bir montaj ama verilen 800$ da bir sürü para yani.
Mükemmel raporlama için teşekkürler
__________________________________________________________________
Kesinlikle güzel ve etraflıca bir değerlendirme olmuş.
__________________________________________________________________
Bu oldukça kapsamlı incelemedeki çoğu tespitine katılıyorum! İyi iş!
İncelemede otoyol sürüşlerindeki sertliğe dikkat çekilmiş ve bunun çoğunlukla nedeni telelever, paralever ayarları ve nispeten yüksek yay ağırlığı. Motoruna büyük paralar harcayabiliyorsan Ohlins le değiştirebilirsin. AMA özellikle bir set BST carbon fiber jant al ki seni kilolarca ağırlıktan kurtarır ve muhtemelen bu sorunu ortadan tamamen kaldırır. Muhtemelen diyorum çünkü (muhtemelen) hiçbirimiz bu yüksek fiyatlı oyuncakların çiftine 5000 vermedik.
__________________________________________________________________
Güzel inceleme. Objektif bakış açısıyla yapılmış mantıklı eleştirileri her zaman takdir ederim.
__________________________________________________________________
Benim de pek çok motosikletim oldu ve onları iyileştirmek için gerek parça değiştirmek, gerekse özelleştirmek için çok fazla zaman para ve emek harcadım. Ben, benim 2007 nin amortisörlerini Ohlins yaptım. Aynalarını da değiştirdim. Bunu söyledikten sonra, eğer sadece 1 motosiklete sahip olabilecek olsaydım, R1200R ımı başka hiçbir motorla değişmezdim. Bana istediğim/ihtiyaç duyduğum herşeyi sağlayan bir makine. Özellikle her sürüşte 100% haz veren eski tarz karakteri. Bu nedenle sanmıyorum bu kadar çok yönlü bir motor makul fiyata bulunabilsin.
__________________________________________________________________
Evet bende carbon fiber tekerlekleri 5000 e almayı pass geçmek zorundayım. Bana göre değil
R1200R ın amortisör sistemi bu kadar keyifli güvenilir ve işlevselken o kadar maliyete katlanıp mevcutları değiştirmek pek akıllıca değil. Bunun için motordan aldığım hazzın önemli ölçüde sınırlandırdığına ikna olmam lazım. "Birazcık" daha iyi olması yetmez. Ohlins yada her neyse işte zaten çok iyi olanı ne kadar daha iyileştirebilir anlamadım açıkçası.
Bu noktada. 1200R onu her kullandığımda "yeterince iyiden" çok daha fazlası olduğunu hissettiriyor.