14 aylık bir aradan sonra tekrar motosiklet tutkuma kavuştum.
Öncesinde elimdeki parayla ne alsam diye debelenip durdum. En sonunda, en az 10 kişiden aldığım uyarı ve ikazlara rağmen

)) bu Çin malı arkadaşa karar verdim.
Bulunduğum şehirden yaklaşık 250km ileride satış yapan 2.el bir RX3 buldum, anlaştık ve aldım.
Satış bitti; Noterden çıktık. Anahtarı aldım, bismillah deyip kontağı açtım (Saat 13.30. Hava kararmadan 250km sonrasındaki eve ulaşmam gerek. Motoru tanımıyorum, yol tutuşu, ivmelenme, virajlar v.s) yallah yola çıktım.
İlk izlenimlerim:
1) Stabil ve konforlu sürüşü, yol tutuşu hoşuma gitti. Gerçekten bir enduro kullanıyormuşum hissi vermesi hoşuma gitti.
2) Oturuş pozisyonu, gidon, ayağın peglerle olan ergonimisi bana bu motorun hakimi benim hissi verdi.
3) Egzosttaki homurtu sanki yüksek cc bir enduro kullandığımı hissettirdi.
4) Evet, km fazla gösteriyor gibi... 120Km'de gittiğimi hiç sanmıyorum. Sanki fazla gösteriyor gibi.
5) Ön diskte hafif bir egzantrik eğrilik var, fren kesik kesik tutuyor. Sorun değil... Halledilebilir.
6) Dikkat çekiyor, heybetli ve üçlü çanta seti ile size gerçekten iyi bir motosiklete biniyor hissi veriyor.
7) Akşam eve gelebildim. Sabah ilk işim etraflıca bir incelemek oldu. Bana eğreti gelen kalitesiz, dandik bir Çinli hissi vermedi.
48 saattir kullanıyorum; yaklaşık 400km yol yaptım. Özellikle 250Km şehirler arası yaptığım yol tadından yenmedi, çok keyf aldım.
Lay lay lom gidiyor... Gerçekten bir enduro üzerinde oturuyorum hissi verdi. Zaman ve km ne gösterir bilemem, ama şu an iyiki almışım ben bu Çin'liyi dedirtti.
Mondial/Zongshen ikilisi Türkiye pazarında, orta sıklet ama bu cc'de boşluğu dolduracak ihtiyacı tetikledi bence. Ürünün ve markanın arkasında durabilirlerse ve tüketicide oluşan üretim menşei'nin kilidini kırabilirlerse bence bu işi tuttururlar. Baksanıza Suzuki pazardaki bu boşluğu Çinlinin doldurmasından rahatsız oldu... Aynı cc'de enduro üretmeye karar verdiler.
Mondiali sevmem, Çinlinin kalitesizliğini bize kakalamasını da sevmem. Ama bu motoru sevdim.