Yardımcı olabiliyorsam ne mutlu. O zaman Harley konusunu biraz daha açalım

Aynı cc de iki motosiklet, biri Harley biri Kawsaki olunca bu işle ilgisi olmayan insan normal olarak Harley der

Harley'in bu işe yaklaşım tarzı tam bir Amerikan yaklaşımı, biliyorsun onların arabalar da hep büyük büyük motorlu. Bizim Dragstar, Shadow işte Vn900 tarzı konfor verecek modeline 1600cc motor takıyor adamlar

(Çünkü adamın ülkesi git git bitmiyor, küçük motor bloğunun ömrü öyle geniş arazide az olur, motorları büyük yapmak zorunda) 883cc, Amerikan yaklaşımına göre küçük bir motor bloğu oluyor (250cc muamelesi yapıyor 883 cc ye). Konfor aramayan, genç, kısa yolculuklar yapacak, pek artçı almayacak adama göre yapıyor Iron'ı. Harley alıp artçıyla rahat yol yapmak isteniyorsa 48 ve Vrod bile değil, daha büyüklere bakılması lazım. O zaman da başka dertler oluyor, garajın olması lazım, motor devamlı akü şarj cihazına bağlı olması lazım vs. Yani bizim aküler araba aküsü gibi olmadığı için, 1600cc motor ile de, "5km gittim kapattım, 10 dakka muhabbet ettim gene çalıştırdım. 20 km daha gittim gene bir durdum 10 dk bir şeyler yaptım gene bastım, biraz ilerde gene durdum" gibi kullanım tarzında akü çok yoruluyor. Benim 1100cc de bile aküyü zorluyor, şarj cihazı olmazsa olmaz duruma geliyor.
Bu kadar güzel bir "motora başlama" yaklaşımı ile 250cc ile girmek bence de gereksiz. Hem ders alıyorsun, hem kitapları okuyorsun, hem de seni gözleyecek, yollarda gidişine bakacak grup varmış daha ne olsun? Ben yapı olarak spor kasa seviyorum, ama spor Dragstar'a da cam takınca (bana göre) yakışıklı olmuyor, o yüzden de mesela uzun yolda biz yorulduk. Senin klasik sevgin, uzun yollarda rahat etmeni sağlayacak. Vn 900 güzel makine. Yedek parça-servis durumu için bir yorumda bulunacak olursak; Yani Türkiye'de hiçbir motosikletin yedek parçası sıkıntısız değil. Hepsinin, sadece sık değişim yapılan parçaları stokta oluyor. Diğer ihtiyaçlar için gene Japonya'dan gelmesini beklemek gerekiyor. Sen bu işe profesyonel yaklaşıyorsun zaten, ihtiyaç anında ebay ya da diğer internet sitelerinden 2 hafta içinde ihtiyacın olan her türlü parça ve aksesuarı getirebilirsin.
Ağırlık konusuna yolda gidiş mevzusu için fazla takılma. Yani 40 km ya da daha hızlı giderken ağırlıktan dolayı hiçbir sıkıntı yaşamazsın. (Öyle zart-zurt basıp çok ani ve panik frenler yapmak zorunda olmayacağını varsayarak diyorum

) . Esas seni zorlayacak yerler yavaş hızlardaki manevralar olacak. Mesela dar bir yolda 180 derece dönmek, yokuş yukarı giderken 180 derece dönmek, yokuş aşağı giderken 180 derece dönmek, doğru park yerini bulmak, mecburen hafif öne eğimli yerde geri geri gidebilmek gibi noktalar bizim aletlerle zor, bunların tekniğini öğrenip pratik yapmak lazım. Kitabı okumanı bu yüzden tavsiye etmiştim ama zaten okumuşsun, bir de güzel hocadan ders alıyormuşsun, harika olmuş o.
"Kontra" adına hiç takılma. Bir motosiklete yolda giderken sağa-sola yön verebiliyorsan zaten kontra yapıyorsun demektir. Biz zaten bisikletle, motosikletle dönüş, yolda yön değiştirme, şerit değiştirme yapıyoruz, bu yaptığımız işin mantığının adı kontra. Yani biz zaten yapıyoruz kontrayı. Orada anlatılan konu, bu yön değiştirme işini daha seri ve keskin şekilde yapabilmek için elleri bilinçli olarak kullanmak, o kadar. Zamanla olur çok öyle allah allah bir sıkıntı değil yani
Son olarak, motosiklete başlangıcın hayırlı olsun dostum. İnşallah eşinle beraber kazasız-belasız, keyifli yolculuklar yaparsınız hep.