Ben de bir iki yorum yapayım madem. Konu çok derinlere gidiyor, ben de dahil olayım dedim
Şöyle bir senaryo yazalım:
Motosiklet kullanmanın yazılı olmayan kurallarına göre, büyük araçların (otobüs, kamyon, iş makinesi vs.) etrafında gitmek tehlikelidir. Duble yollarda, 90 ile giden kamyon, otobüs görüyorsunuz. Hızınızı 110-120-130 km/s'e çıkarıp aracı geçiyorsunuz. Geçtikten sonra polis sizi durduruyor, yüksek hızdan dolayı ceza kesiyor. Polis haklı. Siz de hız limitini aştığınız için suçlusunuz. Yani yasalar önünde, kağıt üzerinde her şey doğru. Peki gerçekten öyle mi? Ben o büyük aracın etrafında dolanamam, benim için büyük risk, bir an önce onu geçip ferahlamam lâzım derseniz kimse size itiraz edemez. Teoride, bir yasayı çiğnemiş oluyorsunuz ve suçlusunuz ama pratikte yapılması gerekeni yapıyorsunuz ve haklısınız.
Emniyet şeridi konusu da böyle bir durum. Evet, orası her araca yasak. Evet, orada gitmek tehlikeli. Ama bazen polisler bile geç şu şeride diyorlar. Ben motora ilk başladığımda girmem o şeride, hatta araçların aralarından bile geçmem diyordum. Ama öyle olmuyor. 2 saat boyunca Boğaziçi Köprüsü girişinde rüzgar ve yağmur yiyince, 35 derece sıcaklıkta nemden buram buram terlediğinizde, şu aradan geçerim yahu demeye başlıyorsunuz.
Ayrıca şöyle de bir durum var motosiklet için; motosiklet sürekli dur kalk yapması için tasarlanmış bir araç değil. Ayaklarınızı yere koymadan gidebileceğiniz minimum hızda bile olsa (örneğin 5 km/s) hareket halinde olması gereken bir araç motosiklet. Çünkü ancak o zaman dengede olabiliyor. Bu sebeple Avrupa'nın bazı ülkelerinde filtreleme serbest zaten.
Gelelim İstanbul'dan kaçış konusuna. 33 yaşındayım. İstanbul'da doğdum, İstanbul'da büyüdüm. Yıldız Teknik mezunu bir mühendisim. İş gezilerini ve tatilleri saymazsak sadece askerlik için 5 ay Malatya'da (o da kışladaydı) yaşadım. Başka şehirlerde akrabam, eşim, dostum, tarlam, bağım, bahçem, dayımın atölyesi, amcamın fabrikası, teyzemin dükkânı vs yok. Yani şu anda İstanbul'da sıkışıp kalmış vaziyetteyim. Buna karşılık 2 yıldır, Aydın, Çanakkale, Balıkesir, İzmir, Mersin gibi şehirlerdeki firmaların ilanlarına başvuruyorum ama bırakın iş görüşmesine çağrılmayı, henüz CV'mi görüntüleyen yok. 7 yıllık da iş tecrübem var bu arada, yeni mezun falan da değilim.
Diyeceğim şu ki, şehir değiştirmek, öyle hemen olabilecek bir konu değil çünkü gideceğiniz şehirde bir iş bulmalısınız öncelikle. İş bulabilmek için de sizi görüşmeye davet etmeliler. Başka şehirlerde tanıdığınız kişiler yoksa (ki benim yok) sadece kariyer sitelerinde başvurular yaparak başka şehirlerde iş bulmak kolay değil. Kendi kontrolümüzde olan konular var, ama maalesef bizim müdahale edemediğimiz, kontrolümüz dışında konular da var. Eğer evli falansanız, bu zorlu süreç iki kişi işlemek durumunda kalıyor, onu da not edelim.
Şimdilik bu kadar
ilker AVCI