- Katılım
- 14 Mar 2013
- Mesajlar
- 387
- Konu Yazar
- #1
Aizanoi Antik Kentini görebilmek için yaklaşık 850 kmlik bir yolculuğu göze alıp yola çıktığımda bu kadar eşsiz bir güzellikle karşılaşacağımı bilmiyordum. Ankaradan istenirse Eskişehir, istenirse Afyon üzerinden ulaşılabiliyor Aizanoi Antik Kentine. Ben Afyon istikametini tercih ettim. Ankaradan Aizanoi yaklaşık olarak 420 km uzaklıkta. Aizanoi Antik Kentine vardığımda bir yalnızlık, terk edilmişlik hissi kapladı beni. Virane yıkık dökük evleri, sessiz sokakları bölgeye terk edilmişlik hissi ile birlikte bir hüzün yayıyor. Geçmişin parıltılı günleri çok geride kalmış.
[/url][/IMG]
Aizanoi Antik Kenti, Kütahya ilinin 48 km güneybatısındaki Çavdarhisar ilçesinde yer almakta. Antik kent, Örencik Ovasında yaklaşık 1000-1050 m yükseklikteki bir platoda bulunmakta. Kent, Antik Phrygia bölgesinin kuzeybatı kesimini oluşturan ve Küçük Phrygia ya da Phrygia Epiktetos olarak da bilinen kesiminde yer almaktaydı.
Antik çağlarda Penkalas diye isimlendirilen Kocaçay ırmağının yukarı kesimindeki kentin, adını mitolojik kahraman Azandan aldığı sanılıyor. Kent antik Frigyaya bağlı yaşayan Aizanitislerin temel yerleşim alanı olarak biliniyor. Aizanoinin yüksek platosu üzerindeki Zeus Tapınağının çevresinde yapılan kazılarda, MÖ 3 bin yıllarına ait yerleşme tabakaları ortaya çıkarılmıştır.
[/url][/IMG]
Aizanoiun kuruluşuyla ilgili, Roma dönemi öncesine ait bilgiler oldukça sınırlıdır. Kent, Roma egemenliğine kadar Pergamon ile Bithynia Krallıklarının mücadelesine tanıklık etmiştir. Bithynia Krallığı, güneye doğru genişleme hedefleri için stratejik bir konumda bulunan Aizanoia sahip olmak istemiştir. Fakat Pergamon ve Bithynia Krallıkları arasındaki mücadelenin sonucunda Aizanoi, I. Attalos (M.Ö.216-213) egemenliğindeki Pergamon Krallığına dâhil olmuştur.
M.Ö. 2. yüzyılın başında ise; Bithynia Kralı I. Prusias ile birlikte, Phrygia Epiktetos bölgesi Bithynia Krallığına katılmıştır. I. Prusias da Aizanitis kutsal alanını tanımış ve bununla birlikte bu alanı genişletmiştir.
Bithynia ile M.Ö. 183te sağlanan Apameia Barış Anlaşmasından sonra ise Aizanoi tekrar II. Eumenesin egemenliğindeki Pergamonun kontrolüne geçmiş ve böylece M.Ö. 129da Romanın Pergamon Krallığının topraklarını Asia Eyaletine dönüştürünceye kadar bu şekilde devam etmiştir.
[/url][/IMG]
M.Ö. 2. yüzyılın ortalarına gelindiğinde Romanın Anadoluda gücünü hissettirmeye başlaması ve bununla birlikte bu bölgeyi de hâkimiyeti altına almasından sonra kentin kontrolü Romaya geçmiştir. Bu dönemden sonra kent, daha önce hiç olmadığı kadar ilerleme kaydetmiştir. Roma İmparatorluğu döneminde, Aizanoia tapınak-kent statüsü verilmiş ve kent Panhellen Birliğine kabul edilmiştir. Roma döneminde, özellikle M.S. 2. yüzyılda kentin tahıl, şarap ve koyun yününden zengin olduğu bilinmektedir.
Erken Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan kent, M.S. 7. yüzyıldan sonra önemini yitirmiş ve Bizans döneminde Zeus Tapınağının bulunduğu alan bir savunma duvarıyla çevrilerek kale haline getirilmiştir. Kent, Selçuklu Beyliklerinin tüm Anadoluya hâkim oldukları M.S. 13. yüzyılda Tatar boylarından biri olan Çavdarların merkezi haline gelmiştir. Son olarak Aizanoi antik kentinin bulunduğu alan 1381 yılında Germiyanoğullarından Osmanlı Devletinin denetimine geçmiştir.
[/url][/IMG]
Kent, 1824te Avrupalı gezginlerce keşfedilmiştir. Efes, Bergama, Side gibi antik kentlerin çağdaşı olarak nitelendirilen Aizanoi, Avrupalı gezginlerce keşfedildiği 1824ten bu yana çeşitli dönemlerde gün ışığına çıkarılan yapılarla İkinci Efes olarak nitelendirilmekte. Aizanoide en iyi korunmuş örneklerinden biri olan Zeus Tapınağı, 20 bin kişi kapasiteli tiyatro ve bitişiğinde 13 bin 500 kişilik stadyum gibi bazı eşsiz yapılar bulunmakta. Şehrin kuzeyinde 13.500 kişi kapasiteli stadyum ve 20.000 kişi kapasiteli tiyatronun bir kompleks şeklinde yapılması antik dönemde Aizanoiden başka hiçbir yerde görülmemektedir.
Bölgedeki kazılar Alman Arkeoloji Enstitüsünce 1926 yılında başlatılmıştır. Sonra bir süre ara verilmiş, aynı enstitünün 1970de başlattığı kazılar, 2011de Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elif Özer başkanlığındaki gruba devredilmiştir.
Antik kent kalıntıları, Kocaçayın her iki yakasına yayılmış durumda. İlk olarak girişte karşınıza çıkan Borsa Binası (Macellum) ve Sütunlu Cadde kalıntıları dikkat çekiyor.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Macellum, dünyadaki ilk borsa binalarından. Bu yapıda enflasyonla mücadele için yapılmış, mermer bloklar üzerinde her çeşit malın değerlerini belirten yazıtlar bulunuyor. O dönemde şehir halkı, İmparator Diokletianusun Tavan Fiyatlar Fermanını yuvarlak yapıya hem Yunanca hem Latince kazınan yazıtlardan burada okuyabiliyordu. İmparator Diokletianus döneminde enflasyon almış başını gitmiş ve sonunda imparator bu fermanı Aizanoia da göndermiş. 4 adet yumurta 4 denarius, yarım litre olei flos (birinci kalite Ayçiçek yağı) 40 denarius, 10 adet marul 4 denarius, yarım litre rosatum (içine gül karıştırılmış şarap) 20 denarius, 1 adet braces (pantolon) 20 denarius, mor ipek 150.000 denarius, ortalama asker maaşı yıllık 1800 denarius, ressam -işçi günlük 150 denarius, Grekçe, Latince, geometri öğretmeni öğrenci başına 200 denarius.
Buradan sonra Kocaçay üstüne yapılmış antik köprüden yola devam edildiğinde (Antik dönemde ismi Penkalas olan akarsuyun üstüne yapılmış dört köprüden ikisi hâlâ ayakta ve kullanılır durumda) Aizanoi antik kentinin muhteşem tapınağına ve eşsiz tiyatro-stadyum kompleksine ulaşılıyor.
Etkileyici görüntüsüyle dikkat çeken Zeus Tapınağı, ayakta kalmayı başarmış muhteşem bir yapı; 53 metreye 35 metre ölçülerindeki podyum üzerine yapılmış tapınağın altında tonozlarla örtülü büyük bir salon bulunuyor. Tapınağın iç kısmındaki demirden, dik merdivenleri kullanarak aşağı iniliyor. Taş duvarlardaki ufak pencerelerden içeri sızan ışıkla aydınlanan etkileyici büyük bir salon karşılıyor sizi. Aizanoi Antik Kentinde birçok güzel kalıntının arasında bu tapınağın çok özel bir yeri var. Tapınağın hemen önünde yerde duran kadın büstü şeklindeki büyük akroter, güzelliğiyle dikkat çekiyor.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Hemen sonrasında araba yolunun sağında kalan hamam kalıntılarının arasından geçerek, kısa bir yürüyüşle tiyatro ile ona bitişik olarak inşa edilmiş stadium kalıntılarına ulaşılıyor. Stadium-tiyatro olarak geçen bu özel kombinasyon, benzeri bulunmadığı için mutlaka görülmeli. Tiyatronun en üst basamaklarından bütün bu yapıyı ayrıntılarıyla izlemek mümkün, hatta kentin diğer kalıntılarını ve çevreyi gören güzel manzaranın eşliğinde burada kısa bir seyir molası çok keyifli oluyor. Çok geniş bir bölgeye yayılmış bu antik kentte biri mozaikli iki hamam, gymnasium, ikisi hâlâ kullanılır halde beş köprü ile antik baraj, nekropol alanları ve tapınak içinde bir salon niteliği taşıyan Meter Steunenin kutsal mağarası gibi birçok kalıntı bulunuyor.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Aizanoideki gezimin sonunda Zeus Tapınağının yan tarafında bulunan Lezzet Gözleme Evinde bir gözleme yiyerek biraz dinlendim. Zira antik kenti gezmek yaklaşık olarak 2 saatimi aldı. Gözleme çok lezzetli olmasa da buradaki muhabbet çok lezzetli idi. Buralara giderseniz sizde muhakkak burada bir gözleme yiyin.
[/url][/IMG]
Bu güzel yolculuğun sonunda bir günde yaklaşık 820 km yol yapmış olarak, yorgun ve mutlu bir şekilde kürkçü dükkanına geri döndüm. Bakalım bir sonraki yolculuk bizi nereye götürecek... Hepinizin yolu ve bahtı açık olsun dostlar. :cat:
[/url][/IMG]
Aizanoi Antik Kenti, Kütahya ilinin 48 km güneybatısındaki Çavdarhisar ilçesinde yer almakta. Antik kent, Örencik Ovasında yaklaşık 1000-1050 m yükseklikteki bir platoda bulunmakta. Kent, Antik Phrygia bölgesinin kuzeybatı kesimini oluşturan ve Küçük Phrygia ya da Phrygia Epiktetos olarak da bilinen kesiminde yer almaktaydı.
Antik çağlarda Penkalas diye isimlendirilen Kocaçay ırmağının yukarı kesimindeki kentin, adını mitolojik kahraman Azandan aldığı sanılıyor. Kent antik Frigyaya bağlı yaşayan Aizanitislerin temel yerleşim alanı olarak biliniyor. Aizanoinin yüksek platosu üzerindeki Zeus Tapınağının çevresinde yapılan kazılarda, MÖ 3 bin yıllarına ait yerleşme tabakaları ortaya çıkarılmıştır.
Aizanoiun kuruluşuyla ilgili, Roma dönemi öncesine ait bilgiler oldukça sınırlıdır. Kent, Roma egemenliğine kadar Pergamon ile Bithynia Krallıklarının mücadelesine tanıklık etmiştir. Bithynia Krallığı, güneye doğru genişleme hedefleri için stratejik bir konumda bulunan Aizanoia sahip olmak istemiştir. Fakat Pergamon ve Bithynia Krallıkları arasındaki mücadelenin sonucunda Aizanoi, I. Attalos (M.Ö.216-213) egemenliğindeki Pergamon Krallığına dâhil olmuştur.
M.Ö. 2. yüzyılın başında ise; Bithynia Kralı I. Prusias ile birlikte, Phrygia Epiktetos bölgesi Bithynia Krallığına katılmıştır. I. Prusias da Aizanitis kutsal alanını tanımış ve bununla birlikte bu alanı genişletmiştir.
Bithynia ile M.Ö. 183te sağlanan Apameia Barış Anlaşmasından sonra ise Aizanoi tekrar II. Eumenesin egemenliğindeki Pergamonun kontrolüne geçmiş ve böylece M.Ö. 129da Romanın Pergamon Krallığının topraklarını Asia Eyaletine dönüştürünceye kadar bu şekilde devam etmiştir.
M.Ö. 2. yüzyılın ortalarına gelindiğinde Romanın Anadoluda gücünü hissettirmeye başlaması ve bununla birlikte bu bölgeyi de hâkimiyeti altına almasından sonra kentin kontrolü Romaya geçmiştir. Bu dönemden sonra kent, daha önce hiç olmadığı kadar ilerleme kaydetmiştir. Roma İmparatorluğu döneminde, Aizanoia tapınak-kent statüsü verilmiş ve kent Panhellen Birliğine kabul edilmiştir. Roma döneminde, özellikle M.S. 2. yüzyılda kentin tahıl, şarap ve koyun yününden zengin olduğu bilinmektedir.
Erken Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan kent, M.S. 7. yüzyıldan sonra önemini yitirmiş ve Bizans döneminde Zeus Tapınağının bulunduğu alan bir savunma duvarıyla çevrilerek kale haline getirilmiştir. Kent, Selçuklu Beyliklerinin tüm Anadoluya hâkim oldukları M.S. 13. yüzyılda Tatar boylarından biri olan Çavdarların merkezi haline gelmiştir. Son olarak Aizanoi antik kentinin bulunduğu alan 1381 yılında Germiyanoğullarından Osmanlı Devletinin denetimine geçmiştir.
Kent, 1824te Avrupalı gezginlerce keşfedilmiştir. Efes, Bergama, Side gibi antik kentlerin çağdaşı olarak nitelendirilen Aizanoi, Avrupalı gezginlerce keşfedildiği 1824ten bu yana çeşitli dönemlerde gün ışığına çıkarılan yapılarla İkinci Efes olarak nitelendirilmekte. Aizanoide en iyi korunmuş örneklerinden biri olan Zeus Tapınağı, 20 bin kişi kapasiteli tiyatro ve bitişiğinde 13 bin 500 kişilik stadyum gibi bazı eşsiz yapılar bulunmakta. Şehrin kuzeyinde 13.500 kişi kapasiteli stadyum ve 20.000 kişi kapasiteli tiyatronun bir kompleks şeklinde yapılması antik dönemde Aizanoiden başka hiçbir yerde görülmemektedir.
Bölgedeki kazılar Alman Arkeoloji Enstitüsünce 1926 yılında başlatılmıştır. Sonra bir süre ara verilmiş, aynı enstitünün 1970de başlattığı kazılar, 2011de Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elif Özer başkanlığındaki gruba devredilmiştir.
Antik kent kalıntıları, Kocaçayın her iki yakasına yayılmış durumda. İlk olarak girişte karşınıza çıkan Borsa Binası (Macellum) ve Sütunlu Cadde kalıntıları dikkat çekiyor.
Macellum, dünyadaki ilk borsa binalarından. Bu yapıda enflasyonla mücadele için yapılmış, mermer bloklar üzerinde her çeşit malın değerlerini belirten yazıtlar bulunuyor. O dönemde şehir halkı, İmparator Diokletianusun Tavan Fiyatlar Fermanını yuvarlak yapıya hem Yunanca hem Latince kazınan yazıtlardan burada okuyabiliyordu. İmparator Diokletianus döneminde enflasyon almış başını gitmiş ve sonunda imparator bu fermanı Aizanoia da göndermiş. 4 adet yumurta 4 denarius, yarım litre olei flos (birinci kalite Ayçiçek yağı) 40 denarius, 10 adet marul 4 denarius, yarım litre rosatum (içine gül karıştırılmış şarap) 20 denarius, 1 adet braces (pantolon) 20 denarius, mor ipek 150.000 denarius, ortalama asker maaşı yıllık 1800 denarius, ressam -işçi günlük 150 denarius, Grekçe, Latince, geometri öğretmeni öğrenci başına 200 denarius.
Buradan sonra Kocaçay üstüne yapılmış antik köprüden yola devam edildiğinde (Antik dönemde ismi Penkalas olan akarsuyun üstüne yapılmış dört köprüden ikisi hâlâ ayakta ve kullanılır durumda) Aizanoi antik kentinin muhteşem tapınağına ve eşsiz tiyatro-stadyum kompleksine ulaşılıyor.
Etkileyici görüntüsüyle dikkat çeken Zeus Tapınağı, ayakta kalmayı başarmış muhteşem bir yapı; 53 metreye 35 metre ölçülerindeki podyum üzerine yapılmış tapınağın altında tonozlarla örtülü büyük bir salon bulunuyor. Tapınağın iç kısmındaki demirden, dik merdivenleri kullanarak aşağı iniliyor. Taş duvarlardaki ufak pencerelerden içeri sızan ışıkla aydınlanan etkileyici büyük bir salon karşılıyor sizi. Aizanoi Antik Kentinde birçok güzel kalıntının arasında bu tapınağın çok özel bir yeri var. Tapınağın hemen önünde yerde duran kadın büstü şeklindeki büyük akroter, güzelliğiyle dikkat çekiyor.
Hemen sonrasında araba yolunun sağında kalan hamam kalıntılarının arasından geçerek, kısa bir yürüyüşle tiyatro ile ona bitişik olarak inşa edilmiş stadium kalıntılarına ulaşılıyor. Stadium-tiyatro olarak geçen bu özel kombinasyon, benzeri bulunmadığı için mutlaka görülmeli. Tiyatronun en üst basamaklarından bütün bu yapıyı ayrıntılarıyla izlemek mümkün, hatta kentin diğer kalıntılarını ve çevreyi gören güzel manzaranın eşliğinde burada kısa bir seyir molası çok keyifli oluyor. Çok geniş bir bölgeye yayılmış bu antik kentte biri mozaikli iki hamam, gymnasium, ikisi hâlâ kullanılır halde beş köprü ile antik baraj, nekropol alanları ve tapınak içinde bir salon niteliği taşıyan Meter Steunenin kutsal mağarası gibi birçok kalıntı bulunuyor.
Aizanoideki gezimin sonunda Zeus Tapınağının yan tarafında bulunan Lezzet Gözleme Evinde bir gözleme yiyerek biraz dinlendim. Zira antik kenti gezmek yaklaşık olarak 2 saatimi aldı. Gözleme çok lezzetli olmasa da buradaki muhabbet çok lezzetli idi. Buralara giderseniz sizde muhakkak burada bir gözleme yiyin.
Bu güzel yolculuğun sonunda bir günde yaklaşık 820 km yol yapmış olarak, yorgun ve mutlu bir şekilde kürkçü dükkanına geri döndüm. Bakalım bir sonraki yolculuk bizi nereye götürecek... Hepinizin yolu ve bahtı açık olsun dostlar. :cat: