Merhaba uzun süredir foruma yazma fırsatım olamamıştı. Öncelikle, Bilginozi'ye çok büyük geçmiş olsun. Sağsağlim aramızda olduğu için çok sevindik.
Cakalaz'a ve motorunun alıcısna da şimdiden hayırlı olsun.
Cbr600rr ile ilk uzun yol tecrübesini de bayram vesilesiyle edinmiş olduk. Almayı düşünüp de sürüş pozisyonundan korkanlar var ise rahatlıkla Yamaha R6 gibi hard core bir supersport değil de (zira Cakalaz bu konuda yaşadığı rahatsızlıkları kıyaslamalı şekilde daha önceki sayfalarda bizlere anlatmıştı) daha ziyade kardeşi CBR650F'e yakın sport tourer tarzına müsait bir kullanıma imkan sağladığını söyleyebilirim. Özellikle sele üzerinde öne ve geriye doğru hareket etme imkanı oldukça fazla ve aynı zamanda selenin padding konforu da yüksek. Titreşimin azlığı da karıncalanma ve uyuşmayı engelliyor. Elbette bu söylediklerim en azından 150 km'de bir mola vermek kaydıyla geçerli. Ayrıca kesinlikle hata affeden bir motor. En yorulduğunuz anlarda dahi yeri gelince virajlarda sizi o toparlıyor.
Bununla birlikte bir süre evvel taktırmış olduğumuz Two Brothers egzozun da (bkz. http://www.twobros.com/sku/005-36704/exhaust/Hon-CBR600RR_13.html) motora olan getiri ve götürülerini de görme fırsatımız oldu. Fabrika çıkışı egzoza göre neredeyse yarı yarıya bir ağırlık kazancı söz konusu. Böylece sele altı ağırlık dağılımı da ağırlık merkezi daha da yere yaklaşarcak şekilde değişiyor. Bunun yola basma ve viraj hakimiyetine ne gibi bir etkisi olduğunu mutlaka bir yarışçı daha sağlıklı bir değerlendirmede bulunacaktır. Ancak, plasebo dahi olsa viraja daha keyifli girdiğinizi söyleyebilirim.
Tork ve beygir (4.6 beygir gibi bir güç kazanımı iddiasındalar)açısından sağladığı avantajlar kağıt üzerinde etkileyici görünmekle beraber şayet pistte veya devamlı yüksek devirde kullanmıyor iseniz ihmal edilebilir nitelikte. Bununla birlikte Egzozun karbon fiberden yapılmış olması ve koltuk altında fabrika çıkışı tüpe oranla daha az yer kaplaması ısıyı sürücüden ziyade hava akımı vasıtasıyla geriye/dışarıya vermesini sağlıyor. Sırf bu bile gönlümü çelmesine yeter. Elbette Karacabey güzergahında yolun rüzgarlı oluşunun buna olan katkısını da görmezden gelmemek lazım.
Ses konusunda ise zevkler ve renkler mutlaka tartışılır. Kulağa hoş gelen derin ve davudi bir ses veriyor. Ancak, pist ve kısa süreli şehir içi kullanımında hoş olsa da (şayet benim gibi yüksek sesten rahatsız olan veya kulak sağlığına önem veren biri iseniz)uzun yolda mutlaka yine Two Brothers'ın çıkardığı desibel killerı (bkz. http://www.twobros.com/sku/005-P1-X)satın almanızı ve yanınızda taşımanızı (ki takmak ve çıkarmak 30 saniye sürüyor)öneririm. Bu diğer sürücülere gösterdiğiniz saygı ile de alakalı. Aksi halde, her ne kadar AB yollarına uygun homolog egzoz olduğu belirtilse de özellikle şu son Ayvalık-İstanbul yolculuğunun ilk 20 kilometresinden sonrası (elbette kullanılan kask ve kulak tıkacının kalitesi de bu konuda önemli olacaktır) ezadan ibaret olurdu.
Forumlarda egzoz tartışması Tiger ve Akrapoviç'le sınırlı olup temcit pilavı gibi hep aynı eksen etrafında döndüğünden dilerim yukarıdakiler bir nebze olsun işe yarar. Zira, ben araştırma safhasındayken yurtdışındaki forumlarda dahi tatminkar ve detaylı bir incelmeye rastlayamadım. "Sesi müthiş", "en az 10 beygir kazandım", "Yoshi daha iyi zira capon" veya "kasaba şerifini görünce yolumu değiştiriyorum" gibi sığ veya yalan yanlış yorumlardan öteye geçmiyor.
Son olarak yapılan yatırıma değer mi? Beklentilerinize göre değişir diye düşünüyorum. Performans odaklı bir kullanım seviyor iseniz, işe motosiklet ile gidip geliyor iseniz veya motosiklet sizin için bir hobiyse muadilleri arasında en kaliteli iki seçenekten biri (Akrapoviç ile birlikte). Ancak, sıklıkla uzun yol ve seyahate çıkıyor iseniz bu taktirde after market egzozdan beklediğiniz fiyat/fayda oranını yaklar mısınız bilemem..