- Katılım
- 30 Eyl 2010
- Mesajlar
- 3,389
- Konu Yazar
- #1
Cundada Rum köyünde başlayan yolculuğum, Batı Karadenizdeki dağlarda ve köylerde devam ediyor. Yolculuğun ilk 1000 kmsi Honda CBF1000 ile geri kalan 1500 kmde Bajaj Boxer 150 ile yapıyorum. İki motorun da kendine has avantajları var, daha sonra kıyaslamasını yaparım. Şimdilik fotoğrafların ilk bölümünü paylaşayım, yolculuk tamamlanınca kalan fotoğrafları da eklerim. Fotoğrafların altındaki açıklamaları Facebook sayfamdan olduğu gibi kopyaladım. Yolculuğun devamını ve gelecek yolculuklarımı anlık takip etmek için sayfama bakabilirsiniz. Hoşçakalın...
www.facebook.com/motorumlaNET
Sabah uyanınca yüzünü Egede yıkamak
Patricia geceleri
Kalk eve git, motorunu değiştir ve Karadenize devam et
Beyaz atı bırakıp eşeğime atladım. Karadenize doğru gideyim biraz.
Dün gece Boluda dağ evinde kaldım. Geceyi geçirmek için Bolu dağında keşfe çıkmışken gençlere çadır kurabileceğim yerleri sordum. Bir tanesi yukarılarda evlerinin olduğunu ve anahtarını verebileceğini söyledi. Çadırla uğraşmaktan daha cazip geldi. Bir de köy düğününe davet ettiler, uykum vardı gidemedim. Sağ olsunlar çok içtenler. Sabah ise bolca sisli bir gün karşıladı. Yola ve maceralara devam. Amasraya Yedi Göller üzerinden geçeceğim. En son CBF ile zorlanmış ve geri dönmüştüm. Bakalım Boxer ile nasıl geçecek
Bolunun insan olmayan her yeri güzel sanırım.
En sevdiğim tonlar.
Leziz görünüyorlar, tuzlayıp yenir mi bunlar?
Yedi Göllere giden yolları iyi ki asfalt yapmamışlar. Yoksa o güzelim yollar boyunca bu şirinlikten uzak kalabilirdik
Kazbegide gibi mutlu oldum, Boluda dağlar çok güzel!
Yedigöllerde kamp için ayrılan bölümü beğenmedim. Daha ıssız ve sakin yerleri harika olur. Kamp alanı kısmı biraz piknik işi.
Bu arada Boxerı baya yükledim. Üçlü deri çanta, depo üzeri çanta ve arka selede çadır-tulum-mat. Daha da yüklenir, ama bu kadarı bile yeterli. Dünya turu için su geçirmez 90 litrelik sosis çanta ilavesi daha yapılsa yeterli gelir.
Yola küçük motorla çıkmanın avantajları sanırım daha fazla. Hız ve konfor dışında güzel yanları epey var. Eve dönünce bloguma küçük ve büyük motorla yolculuğu kıyaslandığım bir yazı yazacağım.
Boludan Devreke Yedigöller üzerinden geçmek süper fikirmiş. Bu güzergahı kesinlikle tavsiye ederim.
Yolculuğa romantizm serpiştirmek iyi gelirmiş, uzun uzun yollar hemen bitermiş.
Küre Dağları Milli Parkında arkadaşımın köyündeyim, her yerde dağ çilekleri var. Çok ateşli duruyorlar!
Yağmurlu bir günün ardından Küre Dağlarında gün batımı.
Bu aralar bolca yağmur var. Köy yollarında motor kullanmak eğlenceli.
Bir süredir Küre Dağlarında köydeyim. Önceki yolculuklarıma kıyasla çok yavaş ilerliyorum bu sefer. Köy yaşantısını hep sevmişimdir. Doğal, ıssız, sakin Üzerine bir de kapalı havalar eneri veriyor. Buradan da Ilgaza doğru geçmeyi düşünüyorum.
Meyveleri dalından koparıp yemek varken ne diye çürümüş şehirlerde yaşarız? Neyin hırsı bu güzelliğe engel olur?..
Doğada pazartesi yokmuş.
Amasra
Çok mu asiyiz, havaya bak! Bu arada kumsalda çadır kurmaya izin vermiyorlar. İlkten izin verilmemesi hoşuma gitmedi, ama haklı sebepleri varmış. Üçlü koltuk getirip çadır kuran tipler varmış; her bir yanı poşetler, çöpler olurmuş Karadeniz sahillerinde o kadar yol yaptım Gürcistandan Ukraynaya, bir tane yasaklı yer görmedim. Kamp olayı da yaygındı ama bizimkiler gibi yayanı yoktu. Ha hatırlarsınız Rusyanın kıyılarında Dost marka yoğurt kabı bulmuştum. Buradaki tipler atıyormuş demek.
Buralarda bir mağara varmış, benzinim de azıcık. Neyse motor hafif, iterim en kötü.
Sevdim burayı, ismi aklımda kalmıyor Dantenin Cehennemi koydum ben de. Bu arada benzin yetti, şehre kadar götürdü. (Bulak Mencilis Mağarası)
Safranbolu küçük ama keşfedilecek çok yer var.
Mencilis mağarası yolu
İncekaya Kristal Teras. Yerden 80 metre yükseklikte ve ayağınızın altından kanyonu görüyorsunuz. Aynı anda sanırım en fazla 40 kişiye izin veriliyor. Pek benlik değil, dik bir kayalıktan ayaklarımı uzatmayı tercih ederim.
116 metre uzunluğunda 6 kemerli Incekaya su kemeri. Safranboluya gelirseniz uğramayı ihmal etmeyin.
Çadır daha güzel, ama Safranbolu evleri de güzel.
Safranbolu Kent Tarihi Müzesi
Yörük köyünden günaydın. Doğal yapısını korumaya devam eden Türkmen köyü, Safranboluya göre daha sakin ve huzurlu. Şehir merkezine 14 km uzaklıkta, Kastamonu yolu üzerinde. Yola devam, artık kendi köyüme gideyim. Sizlere iyi haftalar
Araç Çayı
Yola iyi ki Boxer ile devam etmişim, daha özgürce girip çıkıyorum istediğim yerlere. CBF olsa saplanır kalırım.
Cundada Rum köyünde başlayan yolculuğum, kız arkadaşımın Küre Dağlarındaki köylerinde devam etmişti. Şimdi de babamın köyündeyim. Köy ve dağ temalı oldu bu yolculuk.
İftara bazlamalarım hazır. 4 bardak un, 1,5 bardak ılık su, 1,5 çay kaşığı instant maya, birer çay kaşığı tuz ve şeker. (Bu nasıl motorlu yolculuk sayfası böyle! )
Evimize yaklaşık 5 km kala geçtiğimiz yol. Bazen geri dönüp bir kez daha geçiyorum.
Devamı yakında