Herkes motorun ne kadar güzel bir şey oldugundan konusuyor. Bir ayricalik. Hayat tarzi bu. Hayat tarzi ama işe gidip gelmek için kullaniliyor anlasilan. Ileride bir gun yamaha r6 alicam kendime diyorsun düşük cc neyine yetmiyor gidip kendini mi oldurceksin deniyor. Sen bakma o motoru alıp ben zevk için kullaniyorum diyenlerin hepsi öluyor deniyor. Ve bunu diyenler motorcular arkadaslar. Motorun hayat tarzi oldugunu soyleyen aşk oldugunu soyleyen bazi kişiler. Ne yani motor bizim için ulaşim aracindan öteye gidemez mi? Yani demek istedigim, arabasi olan, işi yakin olan biri (yani motora ulasim icin ihtiyaci olmayan sadece bu isin sevdasina kapilmis biri) yeterli tecrubeyi kazandiktan sonra ne biliyim bir r6 alip akşam serinliginde veyahut yollar boş olduğu zaman çıkıp kafa dagitamaz mi ? Sinirlari ni bilerek apaçi lik yapmadan yol alamaz mi ? Yani bu adam eger bunu yapmak istiyorsa maximum 3 yil icinde ölmeyi göze almasi mi gerekiyor ? Bunlari soruyorum cünkü yuksek cc motor suren motorcularin ozellikle ss kullanicilarinin o motoru seçmesinin bir kaç nedeni oluyor. Ya hava atmak istiyor, ya canina susamis erkenden ölmek istiyor. Algi bu mu arkadaslar ? Cok mu mantiksiz yani sehir ici ulasimda kullanmayip kafa dagitacagimiz bir motor almak (Kendimden bahsetmiyorum boyle ölürsun alma muhabbetlerine cok rastladigim icin soruyorum.)
Selam,
sanırım meslektaşız yada benzer işletim sistemi kullanıyoruz

bu sebeple bir kaç cümle kurma gereği duydum.
seninde bildiğin, muhtemelen araştırıp öğrendiğin gibi r6 performans makinasıdır. Hata affetmez. Bu sebeple olabilecek en kötü şeyleri yazmıyorum.
göstergeye bakıp takılı kalmamak, trafiği ve/veya yolu okumak, kaçış noktası bulmak, bir kaç saniyelik dalgınlıkla motoru devirmemek, ~200KG ağırlığı(sen ve motor) yokuş yukarı dengelemek ve benzeri bir takım dinamik problemlerin sürekli olarak çözümünü gerektiriyor. Kendinin yada kız arkadaşının ayağını kırmak istemezsin değil mi? Genellikle ufak devrilmelerde sürücü kaçıyor ama artçı motorun altında kalıyor.
Bunların dışında;
1- r6 rahatsız makinadır(olması gerektiği gibi), gaz tepkisi bir anda kanın beyninin arka bölümlerine kaçışını, frenajda ise beyninin ön bölümüne toplanmasını hissettirir. Algıların değişmeden korkmadan sürebilecek misin?
2- Oturuş pozisyonu rahatsızdır (olması gerektiği gibi), kıçın ağıracak, katlanabilir misin?
3- İstanbulun ana sorunu olan trafiği sevmez, sevemez. hararet yapar. Kafandaki kask, deri kıytafetler ile serinleyemezsin 10 dakika beklemek ızdırap olur. Izdıraptan kaçmak için agresifleşmeden sakin kalabilir misin?
4- Trafikteki diğer araçların çoğu senin gibi fren yapamazlar, 200+kmden 90km ye inmek r6 için o kadar büyük problem değil. arkanı sürekli kollayabilecekmisin? Sırtını tecrübene mi? yoksa telefonda karısı ile kavga eden adama mı dayamak istersin?
5- Otoban faresi nikli mahmut, arabası ile aninden sol şeride geçip, hızını 40km hıza düşürürse, yatan motorla yerde sürüklenen seni, peşine takılmış ve azıcık beraber gazladığınız mercedes ezmeden durabilecek mi?
6- En sağ şeritteki tırı sollamak için bir sol şeride çıkan tırı, sollamaya çıkan tır 4 şerit yolun tamamını aniden kapatırsa
7- Motosikletin manevra yapabilmesi için yatması gerektiğini idrak edemeyen ökkeş, bak hamuğna kodumunun çoçuğuna baha artistlik yapıyor, diyip tamponunu sana dokundurmaya teşebbüs ederse?
8- Tır gibi ağır vasıtaları viyadük girişinde sollamaya çıktığında, ağır vasıtayı geçtikten sonra ani rüzgar seni bir anda tırın önüne attığında panik yaparsan?
Bu ve buna benzer sadece tecrübelerle cevaplanabilen, yüzlerce farklı soru var, bu soruları zamanla kendine yavaş yavaş sor. Cevaplayabiliyorsan ne ala, cevaplayamıyorsan, helvanın fıstıklısının tadı bambaşka.
Ben ikram edilirse helvamı yer, taziye bölümünede "Sevenlerinin başı sağ olsun" yazarım.
Tekerin düz bassın, sağlıcakla kal.