Çok bilinçsiz kullanıyorsun hocam.
Bundan bir kaç ay önce havanın güneşli olduğu bir günde kız arkadaşımla beraber bağdat caddesinden kadıköy'e doğru ilerliyorduk.
Trafik yoğunluğundan sıkılarak en sağdaki bisiklet yolundan ilerlemeye başladım motorla.
Hızım 20-30 arası. Durağın olmadığı bir yerde sağ şeritte trafikten dolayı dolmuş durmuş.
Hem yavaş olmama rağmen hem de durak olmamasına rağmen uyarmak için kornayı bir kere biplettim dolmuşun yanına gelmeden.
Tam dolmuşun ön kapısına gelmiştim ki kapı çat diye açıldı.
Kapıya yarım metre kala yaptığım frenin bir işe yaramayacığını bildiğim için, aynı zamanda olabildiğince sağa geçmeye çalıştım ama yetmedi tabi.
Sol koruma demirini çarptım kapıya. Vites pedalı ve sağ ayak pegim yamuldu. Yani motorda bir şey yoktu.
Ancak o kadar düşük hızla çarpmama rağmen, kız arkadaşımın vizörü açık olduğu için motorun aynası gözünün kenarına çarptı. Gözüne de girebilirdi.
O kadarcık hızla arkadan öne nasıl geldi deme. Belli olmuyor o an ne olacağı.
Kapının açılmasının sebebi ise, önde oturan kulaklıklı ergen.
Şoför dur inme demesine rağmen, bunda kulaklık takılı olduğu için duymuyor ve birden açıyor kapıyı.
Kafasını gözünü kıracağımı anladığı için, ben kız arkadaşımla ilgilenirken topuklamış şerefsiz. Şoför ve çevredekiler yardımcı oldu bize de.
Yani diyeceğim o ki; sen ne kadar dikkatli olursan ol, burada kapı açılmaz, sağa kıran olmaz dersen de bir anda dünya tersine dönebilir.
Hele ki, o hızla ve o trafikte.
Videoyu sadece izlemiştim dinlememiştim.
Dinleyince farkettim arkanda kız arkadaşın var sanırım.
Kendine yada motora bir şey olması koymaz belki ama, onun başına bir şey gelirse vicdan azabından uyuyamazsın geceleri.
Ben sırf bu korkudan motoru satıp araba almayı bile düşünüyorum zaman zaman. Sonra vazgeçiyorum tabi orası ayrı mesele
