bir önceki motoru CBF 500 olan, şuan ise CBF 600 kullanan biri olarak söyleyecek sözlerim var
çok fark var kardeşim, çok fark var. kesinlikle 500'den 600'e geçmeye değer ama motosikletten ne bekliyorsun? bu soru çok önemli.
CBF 500'ü zamanında çok severek kullandım, hala da severim. bende ki yeri çok ayrıdır. şehir içinde bu kadar kıvrak, atak, dengeli başka bir motor kullanmadım. ama naked bir motordu, çok rüzgar alıyordu, uzun yola uygun değildi. CBF 500 ile şehir içinde sürmenin tadına vardım sonuna kadar ama şehir dışı gezilerde mahvediyordu beni. bir tekirdağ'a gidip geliyordum sanki üstümden kamyon geçmiş gibi oluyordu. bu arada 1,91 boyu 113 kg ağırlığı olan biri olduğumdan rüzgarı üstümde toplamakta harika işler çıkarıyordum tabi

bunun yanı sıra artçıyla motora binmek eziyet oluyordu. kısa bir motordu ve artçı inanılmaz yük oluyordu. belli bir zaman sonra sanki sırtımda taşıyormuşum gibi hissediyordum.
bu arada benim motorum tamamen çıplaktı. üzerinde ne tur camı ne top case vardı, spor görüntüsü hoşuma gidiyordu. yaşadığım sıkıntılar bundan da kaynaklı olabilirdi ama tur camı ve top case taksam bile yukarıda yazdığım konular max. % 30-40 civarı düzelebilirdi sanırım. içimden geldi bir de fotoğrafını atayım keratanın
[url]http://i.hizliresim.com/22BpPd.jpg[/url]
peki ben ne istedim? artık şehir içinden çıkıp, uzun geziler yapmak istedim, işte bu sebeple hem şehir içinde kullanabileceğim hem de uzun yolda rahat edebileceğim bir motosiklet almak istedim. 4 silindirli olması ama çok agresif olmaması tercih sebebiydi. ibreler CBF 600'ü gösterdi ve temiz bir makinayı 21.000 km'de aldım.
motosikleti çıplak aldım, üzerinde hiç bir aksesuar yoktu motor koruma demiri haricinde. dolayısıyla uzun tur camı, uzun tur camının üzerine MRA kelebek cam, top case ve yan çantaları takmak kaçınılmaz oldu. bu aksesuarlardan sonra istediğim hale gelmişti. bu da benim keratanın doğu karadeniz turunda çekilmiş bir fotoğrafı
[url]http://i.hizliresim.com/BZ3jGQ.jpg[/url]
benim bu konudaki fikrim şu şekilde; CBF 600 çıplakken gayet spor görünümlü ve kullanıma bağlı olarak agresif bir motorken, bir kaç aksesuarla bir anda sport touring'e dönüşebiliyor. şehir içinde çıkar aksesuarları spor olarak bin, yola çıkarken tak aksesuarları konforlu git.
ama söylediklerim yanlış anlaşılmasın. çıplak haliyle asla bir CBF 500 olamıyor, eksik kaldığı noktaları ebatlarından dolayı elbette var. aksesuarları takınca da bi varedero olmuyor haliyle, yine eksik kaldığı noktaları var. CBF 600 benim için ''biraz ondan, biraz ondan'' motorudur. CBF 600 bana ''senin her istediğine tamam derim ve en iyisini yapmak için elimden geleni yaparım ama sende bana verdiğin görevlerden % 100 performans bekleme, % 70 bekle'' diyor. bu şekilde ortalama 3 sene ve 32.000 km'dir mutlu mesut takılıyoruz. daha dün şile-ağva-kerpe turuyla 325 km yaptık kendisiyle
yazdıklarım benim görüşlerim. senin motosikletten beklentin farklı olabilir, dediğim gibi, ne istediğin çok önemli.
son olarak yakıt tüketimi de CBF 500'le hemen hemen aynı. aklına takılan her soruyu sorabilirsin kardeşim. hayırlısı olsun