- Konu Yazar
- #1
Fotoğraf çekemedim kusura bakmayın. Telefonu evde bırakmışım.
Bilenler vardır, Ankara Çubuk'tan Çankırı'ya Şabanözü üzerinden giden bir yol var, bol virajlı falan. Tam motosiklet ile gezmelik diye nitelendiriyorum ben o yolu. Bu gün o yolda Çankırı istikametinde (niyetim Çankırı'ya gitmekti) yola çıktım. Hava çok iyi sıcaklık olarak. Üşüme veya terleme yok, tam kıvamında, trafik sakin. Şabanözü'ne varmak üzereyken yağmur başladı, bir benzinlik vb. kapalı alan bulmak umudu ile bir 10 dk kadar devam ettim ama nafile, çektim sağa, stop ettim. Nikotin tüketiyorum. Yolun ıssız bir bölümü, az aşağıda ağaçlar, ufak böyle çay kıvamında bir akarsu falan var, gözü oraya diktim, şuraya ineyim bari diye. Yolunu keşfedemedim. Eh yağmur da yağıyor, çamurla boğuşmak istemedim. Vazgeçtim. Sonra birden yoldan bir araç geliyordu, benim motorun yanına durdu, indi, hemşerim yardım lazım mı diye sordu. Eyvallah, yağmurdan dolayı mecburi istirahat dedim, gel arabaya otur, yağmurda durma biraz bekleriz, kesilir dedi. Teşekkür ettiysem de ikna edemedim. Geçip arabasına oturduk. Biraz sohbet falan, hiç motoru olmamış, hatta şeytan arabası olarak görüyormuş. Tabi hayatı boyunca hep apaçi gençliği görmüş iki teker üstünde. Benim yaş, meslek falan derken, araba niye almadın diye sordu, güldüm, niye güldüğümü sordu, var dedim. Niye ona binmiyonda bunlan kendini rezil ediyon şu yağmurda dedi, güldüm, neden güldüğümü sordu yine, hani bir üyemizin imzasında köpeklerin camdan neden sarktığı ile ilgili bir cümle var ya, onu söyledim, o da güldü. Neyse yağmur iyice azaldı, döneyim ben dedim, yok dedi, sen bilmezsin, yola çamur akmıştır, az ilerde benim ev var, gidelim, çay falan ikram edeyim sana, arabalar az yolun çamurunu dağıtsın, öyle gidersin. Neyse kırmadım, gittik. Bir semaver çay hazırlandı, bir de gözleme felan getirdiler, güzel bir çardağı var, o eve girelim diye ısrar ettiyse de ev ahalisini rahatsız etmemek adına reddedip çardakta oturalım, hem ben sigara kullanıyorum, evde ayıp olur falan dedim, ikna oldu. Bir saat kadar oturduktan sonra teşekkür edip 60'lı yaşlarındaki amcanın elini öpüp ayrıldım. Arkamdan seslendi; yavaş git ha, yollar kaygandır!
Kalmadı böyle insanlar derken anladım, kalmış.
Bilenler vardır, Ankara Çubuk'tan Çankırı'ya Şabanözü üzerinden giden bir yol var, bol virajlı falan. Tam motosiklet ile gezmelik diye nitelendiriyorum ben o yolu. Bu gün o yolda Çankırı istikametinde (niyetim Çankırı'ya gitmekti) yola çıktım. Hava çok iyi sıcaklık olarak. Üşüme veya terleme yok, tam kıvamında, trafik sakin. Şabanözü'ne varmak üzereyken yağmur başladı, bir benzinlik vb. kapalı alan bulmak umudu ile bir 10 dk kadar devam ettim ama nafile, çektim sağa, stop ettim. Nikotin tüketiyorum. Yolun ıssız bir bölümü, az aşağıda ağaçlar, ufak böyle çay kıvamında bir akarsu falan var, gözü oraya diktim, şuraya ineyim bari diye. Yolunu keşfedemedim. Eh yağmur da yağıyor, çamurla boğuşmak istemedim. Vazgeçtim. Sonra birden yoldan bir araç geliyordu, benim motorun yanına durdu, indi, hemşerim yardım lazım mı diye sordu. Eyvallah, yağmurdan dolayı mecburi istirahat dedim, gel arabaya otur, yağmurda durma biraz bekleriz, kesilir dedi. Teşekkür ettiysem de ikna edemedim. Geçip arabasına oturduk. Biraz sohbet falan, hiç motoru olmamış, hatta şeytan arabası olarak görüyormuş. Tabi hayatı boyunca hep apaçi gençliği görmüş iki teker üstünde. Benim yaş, meslek falan derken, araba niye almadın diye sordu, güldüm, niye güldüğümü sordu, var dedim. Niye ona binmiyonda bunlan kendini rezil ediyon şu yağmurda dedi, güldüm, neden güldüğümü sordu yine, hani bir üyemizin imzasında köpeklerin camdan neden sarktığı ile ilgili bir cümle var ya, onu söyledim, o da güldü. Neyse yağmur iyice azaldı, döneyim ben dedim, yok dedi, sen bilmezsin, yola çamur akmıştır, az ilerde benim ev var, gidelim, çay falan ikram edeyim sana, arabalar az yolun çamurunu dağıtsın, öyle gidersin. Neyse kırmadım, gittik. Bir semaver çay hazırlandı, bir de gözleme felan getirdiler, güzel bir çardağı var, o eve girelim diye ısrar ettiyse de ev ahalisini rahatsız etmemek adına reddedip çardakta oturalım, hem ben sigara kullanıyorum, evde ayıp olur falan dedim, ikna oldu. Bir saat kadar oturduktan sonra teşekkür edip 60'lı yaşlarındaki amcanın elini öpüp ayrıldım. Arkamdan seslendi; yavaş git ha, yollar kaygandır!
Kalmadı böyle insanlar derken anladım, kalmış.