- Katılım
- 12 Nis 2003
- Mesajlar
- 2,986
- Konu Yazar
- #1
Daha önce sitemizde "Harley Davidson ile Avrupa gezisi: 'Kahretsin ben gidiyorum'" adlı konu başlığında gezi videoları yayınlanan Kemal Tuğrul Sümer'in milliyet gazetesinde yayınlana röportajını aşağıda okuyabilirsiniz.
Birkaç gezi videosunun yer aldığı konu başlığı: Kahretsin ben gidiyorum
Kemal Tuğrul Sümer'in tüm videolarının yer aldığı Youtube Kanalı
Avrupa'yı motoruyla gezen Türk!
Kemal Tuğrul Sümer, Avrupayı motoruyla gezen Türk video serisi ile sosyal medyada adından söz ettirmeyi başardı. Tek başına bir ayda gezdiği 10 ülkeyi ve yolda yaşadıklarını anlatan Sümer, 1999 yılında bir günlüğüne Başbakanlık koltuğuna oturmuş renkli bir isim
Youtubeda Kahretsin ben gidiyorum video kanalı altında kendisine has tarzı ile kısa sürede beğeni kazanan Kemal Tuğrul Sümer, bir ay süren tek kişilik Avrupa seyahatini anlattı. Avrupayı motoruyla gezen Türk olarak anılmaya başlayan Sümer, birçok kişi için çılgınlık olarak görülen yolculuğunda anbean kendisini kaydetti. Sümer, uzun yolculuğu için bakın neler söyledi
-Öncelikle kendini tanıtır mısın? Kimdir Kemal Tuğrul Sümer?
-Ben 1988 Ankara doğumluyum. bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım bölümü 8. sınıf öğrencisiyim ama ilginçtir ki bursluyum. Yani 8 senedir parayı basmıyorum. Çimlerde bedava yatıyorum. Ata binmeyi , golfü ve lacrosseu severim. Boş zamanlarımda at ve golfü birleştirip polo oynarım. 8 senedir Amerikan futbolu oynuyorum. Bazen de spora başlar bırakırım. Motora biniyorum bir de
- İnternette biraz dolaştığımda, 23 Nisan'da Bülent Ecevit'in koltuğuna oturan bir Tuğrul Kemal Sümer'den bahsediyor... O çocuk sen misin?
- Evet 23 Nisan 1999da Başbakan olan Kemal Tuğrul Sümer benim. O zamanlar adam olacak çocukmuşum sanırım. Sonradan ne olduysa...
-Video paylaşım sitelerinde oldukça olumlu yorumlar aldığını görüyorum. Geziye başlamadan önce Ben Avrupa gezisine çıkıyorum dediğinde ailen nasıl bir tepki verdi?
-Normal karşıladılar aslında. Görüşürüz dediler. Tek parça dön dediler.
-Ne kadar süredir motosiklet kullanıyorsun? Bir bölümde virajları dönemediğinden bahsetmiştin...
-2013 Mayıs ayından beri motor sürüyorum, yani baya yeniyim. Toplasan 30 bin kilometre anca gitmişimdir. Motoru yeni almıştım ve alışma sürecindeydim. Haliyle virajı alamadım ki hala iyi viraj alamıyorum.
- Geziyi ne zaman yapmaya başladın? Hangi ülkelere gittin? Gezi toplam kaç gün sürdü?
Geziye ağustos ayında başladım ve tam 1 ay sonra tekrar Ankaradaydım. Yunanistan, İtalya, Fransa, Almanya, Hollanda, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, Slovenya, Hırvatistan, Sırbistan ve Bulgaristana gittim. Ancak Doğu Avrupa kısmını direk geçim. 9 bin kilometreye yakın yol yaptım.
-Gördüğümüz kadarıyla gittiğin ülkelerde çoğu zaman çadırda yattın. Roma'da Katoliklerin bir misafirhanesinde kaldığında ya da çadırda kaldığında hiç çekinmedin mi? "Başıma bir şey gelir" diye yanında herhangi bir alet taşıdın mı?
- Romadaki otel çok fenaydı. Katolik bir tarikatın misafirhanesiydi. Baya gerildim ki videolar da var ne için gerildiğim. Çadır ise motorun güvenliği açısından çok daha iyi bir seçimdi. Motosikleti çadırın önüne bağlıyordum, kafam rahat oluyordu. Olası olaylara karşı da yanımda taşıdığım bir alet vardı.
-Gezi sırasında ne kadar benzin harcadığını hesapladın mı? Gezi maliyeti kaç TL oldu?
- Gezi toplam 6 bin TLye patladı ama benzine 3 bin TL civarı para verdim. Yakıt çok pahalı. Birçok şeyden eksik kaldım ama sadece yol yaptım. Yoksa Ben her yerin tadını çıkarayım, orada geziyim, burada şımarayım derseniz bu gezi 6 bine hayatta çıkmaz. Ve bu rotaya 1 ay gibi bir zaman kesinlikle yetmez.
- Türkiye ile gezdiğin ülkelerin karşılaştırmasını yaparsan
-Açıkçası bu karşılaştırmayı yapmak bana düşmez. Bu kadar çok gezmiş, görmüş, okumuş insan varken. Ancak kendi naçizane fikrim şudur ki, en büyük fark insanların birbirine saygısı. Gezi boyunca başka hiçbir şoför beni bunaltmadı. Hiç kaza tehlikesi atlatmadım. En ilginci buydu. Trafikte motora saygı vardı. Ve bu saygıyla gelen bir sürü olumlu şey. Gülümsemek mesela Sabır mesela... Ha ama şu da var: İtalyan gişelerinde motoru devirdim bir Allahın kulu Dur gardaş, bir el atak diye yardıma gelmedi. Tekniğini de bilmiyordum. Şişman gücü bir şekilde Yüklü 450 kilogramlık makineyi ıkına sıkına, hemoroidi fırlatmadan kaldırdım. Bizde olsa herkes bir el atar, yardım eder
- Gezilere devam edecek misin? Aynı geziyi Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde yapmayı düşünür müsün?
- Tabi ki de düşünürüm. Zaten Avrupayı bu kadar iğnelememin sebebi, bizde de gezilip görülecek çok fazla yerin olması ve Avrupanın da abartılmaya gerek olmamasıydı. Tabi dünya mirasıdır gidilip görünmesi gerekir ama önce Türkiye bir bitsin derim gezmek isteyene. Benim sıradaki planım dünyanın etrafında tam bir tur atmak. Bunun dışında imkan verilirse gerektiğinde 2 3 yılda gezerim. Bu işten keyif alıyorum. Eziyet, yağmur, çamur, sıkıntı güzel oluyor yolda.
Kaynak: Milliyet
Birkaç gezi videosunun yer aldığı konu başlığı: Kahretsin ben gidiyorum
Kemal Tuğrul Sümer'in tüm videolarının yer aldığı Youtube Kanalı
Avrupa'yı motoruyla gezen Türk!
Kemal Tuğrul Sümer, Avrupayı motoruyla gezen Türk video serisi ile sosyal medyada adından söz ettirmeyi başardı. Tek başına bir ayda gezdiği 10 ülkeyi ve yolda yaşadıklarını anlatan Sümer, 1999 yılında bir günlüğüne Başbakanlık koltuğuna oturmuş renkli bir isim
Youtubeda Kahretsin ben gidiyorum video kanalı altında kendisine has tarzı ile kısa sürede beğeni kazanan Kemal Tuğrul Sümer, bir ay süren tek kişilik Avrupa seyahatini anlattı. Avrupayı motoruyla gezen Türk olarak anılmaya başlayan Sümer, birçok kişi için çılgınlık olarak görülen yolculuğunda anbean kendisini kaydetti. Sümer, uzun yolculuğu için bakın neler söyledi
-Öncelikle kendini tanıtır mısın? Kimdir Kemal Tuğrul Sümer?
-Ben 1988 Ankara doğumluyum. bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım bölümü 8. sınıf öğrencisiyim ama ilginçtir ki bursluyum. Yani 8 senedir parayı basmıyorum. Çimlerde bedava yatıyorum. Ata binmeyi , golfü ve lacrosseu severim. Boş zamanlarımda at ve golfü birleştirip polo oynarım. 8 senedir Amerikan futbolu oynuyorum. Bazen de spora başlar bırakırım. Motora biniyorum bir de
- İnternette biraz dolaştığımda, 23 Nisan'da Bülent Ecevit'in koltuğuna oturan bir Tuğrul Kemal Sümer'den bahsediyor... O çocuk sen misin?
- Evet 23 Nisan 1999da Başbakan olan Kemal Tuğrul Sümer benim. O zamanlar adam olacak çocukmuşum sanırım. Sonradan ne olduysa...
-Video paylaşım sitelerinde oldukça olumlu yorumlar aldığını görüyorum. Geziye başlamadan önce Ben Avrupa gezisine çıkıyorum dediğinde ailen nasıl bir tepki verdi?
-Normal karşıladılar aslında. Görüşürüz dediler. Tek parça dön dediler.
-Ne kadar süredir motosiklet kullanıyorsun? Bir bölümde virajları dönemediğinden bahsetmiştin...
-2013 Mayıs ayından beri motor sürüyorum, yani baya yeniyim. Toplasan 30 bin kilometre anca gitmişimdir. Motoru yeni almıştım ve alışma sürecindeydim. Haliyle virajı alamadım ki hala iyi viraj alamıyorum.
- Geziyi ne zaman yapmaya başladın? Hangi ülkelere gittin? Gezi toplam kaç gün sürdü?
Geziye ağustos ayında başladım ve tam 1 ay sonra tekrar Ankaradaydım. Yunanistan, İtalya, Fransa, Almanya, Hollanda, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, Slovenya, Hırvatistan, Sırbistan ve Bulgaristana gittim. Ancak Doğu Avrupa kısmını direk geçim. 9 bin kilometreye yakın yol yaptım.
-Gördüğümüz kadarıyla gittiğin ülkelerde çoğu zaman çadırda yattın. Roma'da Katoliklerin bir misafirhanesinde kaldığında ya da çadırda kaldığında hiç çekinmedin mi? "Başıma bir şey gelir" diye yanında herhangi bir alet taşıdın mı?
- Romadaki otel çok fenaydı. Katolik bir tarikatın misafirhanesiydi. Baya gerildim ki videolar da var ne için gerildiğim. Çadır ise motorun güvenliği açısından çok daha iyi bir seçimdi. Motosikleti çadırın önüne bağlıyordum, kafam rahat oluyordu. Olası olaylara karşı da yanımda taşıdığım bir alet vardı.
-Gezi sırasında ne kadar benzin harcadığını hesapladın mı? Gezi maliyeti kaç TL oldu?
- Gezi toplam 6 bin TLye patladı ama benzine 3 bin TL civarı para verdim. Yakıt çok pahalı. Birçok şeyden eksik kaldım ama sadece yol yaptım. Yoksa Ben her yerin tadını çıkarayım, orada geziyim, burada şımarayım derseniz bu gezi 6 bine hayatta çıkmaz. Ve bu rotaya 1 ay gibi bir zaman kesinlikle yetmez.
- Türkiye ile gezdiğin ülkelerin karşılaştırmasını yaparsan
-Açıkçası bu karşılaştırmayı yapmak bana düşmez. Bu kadar çok gezmiş, görmüş, okumuş insan varken. Ancak kendi naçizane fikrim şudur ki, en büyük fark insanların birbirine saygısı. Gezi boyunca başka hiçbir şoför beni bunaltmadı. Hiç kaza tehlikesi atlatmadım. En ilginci buydu. Trafikte motora saygı vardı. Ve bu saygıyla gelen bir sürü olumlu şey. Gülümsemek mesela Sabır mesela... Ha ama şu da var: İtalyan gişelerinde motoru devirdim bir Allahın kulu Dur gardaş, bir el atak diye yardıma gelmedi. Tekniğini de bilmiyordum. Şişman gücü bir şekilde Yüklü 450 kilogramlık makineyi ıkına sıkına, hemoroidi fırlatmadan kaldırdım. Bizde olsa herkes bir el atar, yardım eder
- Gezilere devam edecek misin? Aynı geziyi Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde yapmayı düşünür müsün?
- Tabi ki de düşünürüm. Zaten Avrupayı bu kadar iğnelememin sebebi, bizde de gezilip görülecek çok fazla yerin olması ve Avrupanın da abartılmaya gerek olmamasıydı. Tabi dünya mirasıdır gidilip görünmesi gerekir ama önce Türkiye bir bitsin derim gezmek isteyene. Benim sıradaki planım dünyanın etrafında tam bir tur atmak. Bunun dışında imkan verilirse gerektiğinde 2 3 yılda gezerim. Bu işten keyif alıyorum. Eziyet, yağmur, çamur, sıkıntı güzel oluyor yolda.
Kaynak: Milliyet