- Katılım
- 10 Haz 2012
- Mesajlar
- 74
- Konu Yazar
- #1
BİR ÖNCE YAYINLADIĞIM GEZİ RAPORUNDA FOTOEĞRAFLARIN PİXELLERİ YÜKSEK OLDUĞUNDAN BİRÇOK ARKADAŞIM SAYFALARI VE RESİMLERİ GÖREMEDİKLERİNDEN, BENDEN RİCA ETTİLER, BENDE ÜŞENMEDİM PİXELLERİ 1/3 ORANINDA DÜŞÜRÜP TEKRAR YAYINLIYORUM, YAZILARI KOPYALA YAPIŞTIRLA UYGULAYACAĞIM, HATALAR OLABİLİR.
Sevgili iki teker tutkunları size tek başına yaptığım 4 gün süren doğu gezimden resimler ve bilgiler aktaracağım, ben çok zevk aldım, süreyi kısa planladığım için çok pişman oldum. En azından 8-9 gün olabilirdi, birçok yere uğrayamadım, memleketim olan elazığ da daha bir çok akraba ve dostumu göremedim. 09.09.2014 tarihinde öğlene doğru hazırlıklarımı bitirip yola çıktım. Aslında planım Kayseri, Sivas, Erzincan. Konaklama, sabah Kemaliye ve konaklama, Elazığ da 2 gün konaklama çevre gezileri ve dönüş. Ama havanın yağışlı olması planımda değişikliğe sepep oldu, o gün Sivas yağışlı gözüküyordu. Bende önce malatya üzeri Elazığa geçtim ama yolda hep yağış vardı, malatyadan sonra hafifledi. Elazığa vardığımda hava çok güzeldi ve bir daha yağış görmedim.
Ve gelelim resimlere
öNCE ROTAMIZIN RESMİ
HAZIRLIKLAR TAMAM
Depoyuda fulluyorum, bu arada hava bozmaya başlıyor.
Daha 10 dk olmadan yağmur başlıyor ve bir benzin istasyonu inşaatına girip yağmurlukarımı giyiyorum.
Pınarbaşında yağmurlukarı çıkartıp ,yerleştirip, çay molası veriyorum. Halbuki 45 km sonra yine giyeceğim. Nerden bileceksin
Ziyaret tepesine yaklaştıkça kara bulutlar görülmeye başladı, durup yağmurlukları tekrar giyiyorum. Markası prosev ilk defa kullanıyorum, beni çok iyi korudular, eldiven dışında hiçbir yerim ıslanmadı, bot koruması da vardı ayaklarım da hiç ıslanmadı. Ziyaret tepesinde yağmur o kadar şiddetlendi ki araçlar durdu gidemiyordu, zannedersem silecekleri yetişmiyordu, ben hiç durmadım o şiddette bile 50 km/s ile yoluma devam ettim.
Gürün. Burada yemek molası veriyorum. Her zaman araba ile geçerken uğradığım özsoy kebap. Dönerine hiç yetişemiyordum bu sefer en son porsiyona yetiştim, herkese tavsiye ederim, tadı mükemmel. Zaten buradaki etler harika hepsi yayla malı. Döner bulamazsanız adana sını tavsiye ederim. Fiyatlarıda çok makul: 1,5 döner, kola 17 tl.
Malatya ya kadar hep yağış vardı. Malatya da fırtına vardı ve çamur yağıyordu. Yağmurluğumu hiç çıkarmadım. Akşam 20:00 da Elazığ a vardım
Abimleri ziyaret edip akşam dev ekranlı bir çay ocağında izlanda maçına baktım, tabi sonu hüsrandı. Moralim de bozuldu yorgunlukta vardı tabi, eve geçtim uyudum. Ev diyorum ; geçen yıl annem de rahmetli olduktan sonra, ev boş kaldı, bizde dağıtmadık, kirayada vermedik, arada geldiğimizde kalıyoruz.
Burası çocukluk arkadaşımın Harput taki bağı.
Bana özel mangal hazırlıyor, yaptığı ezme mükemmeldi. Kendisi doktor olur, 3 ay öncede başekim yardımcısı olmuş hastanede. Buraları hep tek başına yapmış, boş zamanlarını burada geçiriyor, bekar dır kendileri yemek, hava mükemmeldi.
Akıl hastanesi, tabi bu halk arasındaki adı. Asıl ismi Elazığ ruh sağlığı ve hastalıkları hastalıkları hastanesi.
Üniversiteden arkadaşım buraya atanmış onu ziyaret ediyorum, çoçuk psikiatrisi, ismi; Adil Zorlu.
Harput. Annem ve babam burda yatıyorlar, onların mezarını ziyaret ediyorum.
HARPUTTAN KARELER...
Balakkazi parkından Elazığ manzaraları
Dr.Murat. beraber aynı ilçede 8 yıl çalıştık. Çalıştığı Aile sağlığı merkezine yakın bir yerde öğle yemeği yiyoruz.
Elazığ dan birkaç kare daha.
Abim Elazığ da kalan tek kardeşim, dönüş zamanı beni yolcu ediyor.
Ve yolculuk zamanı rota Kemaliye
Yolda depomu fulluyorum.
Çırçır şelalesi. Keban ilçesinin girişinde bir yer. Görmenizi tavsiye ediyorum. Alabalık tesisi var. Güzelde bir restoranı var şelalenin sesi eşliğinde balığınızı yiyiorsunuz. Karnım tok olduğundan fazla kalmıyorum. Hem daha önceleri bir çok kereler yemiştim.
KEBAN.
KEBAN BARAJI.
Arapgir. Tandır kebabı meşurdur ama halen aç değilim. Yola devam.
Kemaliye ye varmadan ocak köyünü de ziyaret etmek istedim. Pir Sultan Abdalın yaşadığı yer. Güzel bir köydür, her yıl şenlikleri yapılır. İşte resimler.
Vali Recep Yazıcıoğlu Köprüsü. 1997 da tamamlandı. Köprü sürülürken ordaydım.3 gün sürmüştü, 3 gün sabahtan akşama kadar ambulansla orda kalmıştım. Rahmetli çok sevilen valimizle bayağı diyaloglarımız olmuştu. Ben hem ambulans şoförü hem de doktoru idim. Tek şoförümüz vardı, yıllık izine göndermiştim, vaka çıktığında belediyeden şoför alıyorduk. Bu görev için isteyemedik. Hastanede ehliyeti olan tek bendim, bastım gittim. Gençlik cesareti işte. Başpınar bucağı ve ona bağlı köylere ulaşım buradan sağlanıyor.
Burası Keban barajının en kuzeyi. Karasu nehrinin katıldığı yer. Suyun rengi kahverengi değil mavi olurdu, su seviyesi çok azalmış.
Ve KEMALİYE uzaklardan göründü.
Bu ev ilginç, Düğün Dernek filminde vardı hani 100 küsür merdivenle çıkılıyordu. On film burda çekilmiş. Sivas deniyor ama otel sahneleri dışında pek Sivas ta çekilmemiş.
İlk ziyaret yerim hastane, oda ne hastane terkedilmiş, virane şokk..
Meğer tam arkasına yeni bir hastane yapılmış. Eskisini de yıkacaklarmış
Burası benim kaldığım lojmandı yetkilerden eski hastanenin ahahtarını alıp gezdim. 20 yıl öncelere gittim. Burası ilk görev yerimdi. 1995 1997 yılları arasında bu ilçede çalıştım, burda evlendim, ilk motorumu burada aldım...
Yeni hastane, güzel olmuş, içini gezmiyorum, beni eskisi ilgilendiriyor.
Kemaliye den kareler
Burası Lökhane . Lök yapılıyor. Dut kurusu ile cevizi döverek eziyorlar. Tamamen doğal katkı maddesi tok, şeker yok.
Şırzı köprüsü. Erzincan tarafından girişte.
Yalnız olduğumdan kanyonu gezmeye cesaret edemiyorum. Herhangi bir kayma, düşme durumunda seni kimse bulamaz. Dünyanın 2. Büyük kanyonu imiş. Taş yolu sonradan tamamlandı, biz varken yolu yoktu gidememiştik
Türk bayrağı asılı yer eskiden sağlık ocağı idi, belediye yerleşmiş.
Çarşısı.
Bu otelde konakladım. Gayet güzüel ve temizdi. Gecelik oda kahvaltı 60 tl. Sahipleri tanıdık. Altındaki lokanta eskiden başka bir yerde idi yemeklerimizi hep orda yerdik. Kemaliye deki esnafların hepsi tanıdık. 20 yıldır hiç değişmemiş, hepsi işlerinin başında. Maşaalah hepsine allah uzun ömüeler versin.
Motoru otelin önüne park ediyorum, zincir, direksiyon kilidi, alarm, hiçbirşey uygulamıyorum, içim rahat. Bu ilçede hiç hırsızlık olmazdı eskiden. Ceza evi vardı ama boştu.
Sabah 7 de uyanıyorum.
Motor yerinde sapasağlam
Burasıda Yeşil Eğin Oteli. Eskiden yurt idi. Burayı da bozkurt kardeşler almış otel yapmışlar. Kahvaltıyı orda yapıyorum. Bir dahaki gelişimde orda kalırım diye düşünüyorum
Kahvaltıdan sonra, yola çıkmadan önce kırkgöz mesire yerini de görmek istiyorum. Mükemmel manzarası olan bir yer. Kemaliye yi yukarıdan ve karşıdan görüyor. Büyük bir taşın dibinden bir çok yerden buz gibi su akıyor. Suyun tadı nefis, ve buz gibi.
Bağıştaş tren istasyonu. Erzincana gitmek için sabah 3 te minübüse binip bu istasyona gelirdik, tehir yoksa 5 te trene biner 7,5 da erzincanda olurduk, akşamda 5 te trene biner, akşam 7,5 ta trenden iner 40 km stabize yol ve terör korkusu ile akşam 9 gibi kemaliyeye varırdık. Bu yüzden mecburi haller dışında (toplantı v.s) erzincana gitmezdik ve sevmezdik de. Elazığ yada Malatya ya gitmek daha iyiydi. Bu istasyonu hiç sevmezdim. Bazen tren tehir yapardı. Saatlerce beklerdik.
İleride İliç ilçesi var. Burada karar değiştirip Erzincan değilde Divriğ e gitmeye kara veriyorum. Daha önce hiç gitmemştim ve ulu camiyide merek ediyordum.
Divrik (Divriği)
Ulu camii ve yanındaki şifahane bazı resimleri de cep telefonundan çektiğimden çift olabilir.
Buradan su akarmış damla sesleri ile hastaları tedavi ederlermiş.
Ve Sivas
Burayı bana çok övdüler. Bulmamda zor oldu. Numune hastanesinin karşısında. İçeri tıklım tıklım, zar zor bir yer buluyorum, dönerini o kadarda beğenmedim, güründe yediğim buradan daha güzeldi. Çok kalabalık olduğundan rahat bir şekilde yiyemiyorum. Fiyatıda kazık, 1,5 döner ve kola 24 tl, aynısı ve daha güzeli güründe 17 tl idi.
Hiç durmadan kayseriye sürdüm, 204 km lik yolu iki satte aldım, yo güzeldi bazen 150 gördüğüm oldu (hız kesiciyede girdi).
Yolda üşüdüm, içliğimi giymek için durdum.
Ve Kayseri ye varış.
Eşyaları boşaltıp depoyu fulluyorum, ne kadar yaktık diye.
33 litre benzin (168 tl) , 1125 km yol. 100 km de 2,93 litre kilometrede 14,9 kuruş yakmış. Yaklaşık 450 km engebeli arazi 675 km de düz yoldu. Düz yollarda ortalama süratim 120 idi bazen 150 yi gördüğümde oldu. Yolda herhangi bir sorun ve tehlike yaşamadım, sağ salim tamamladım umarım hoşunuza gitmiştir.
Sevgili iki teker tutkunları size tek başına yaptığım 4 gün süren doğu gezimden resimler ve bilgiler aktaracağım, ben çok zevk aldım, süreyi kısa planladığım için çok pişman oldum. En azından 8-9 gün olabilirdi, birçok yere uğrayamadım, memleketim olan elazığ da daha bir çok akraba ve dostumu göremedim. 09.09.2014 tarihinde öğlene doğru hazırlıklarımı bitirip yola çıktım. Aslında planım Kayseri, Sivas, Erzincan. Konaklama, sabah Kemaliye ve konaklama, Elazığ da 2 gün konaklama çevre gezileri ve dönüş. Ama havanın yağışlı olması planımda değişikliğe sepep oldu, o gün Sivas yağışlı gözüküyordu. Bende önce malatya üzeri Elazığa geçtim ama yolda hep yağış vardı, malatyadan sonra hafifledi. Elazığa vardığımda hava çok güzeldi ve bir daha yağış görmedim.
Ve gelelim resimlere
öNCE ROTAMIZIN RESMİ
HAZIRLIKLAR TAMAM
Depoyuda fulluyorum, bu arada hava bozmaya başlıyor.
Daha 10 dk olmadan yağmur başlıyor ve bir benzin istasyonu inşaatına girip yağmurlukarımı giyiyorum.
Pınarbaşında yağmurlukarı çıkartıp ,yerleştirip, çay molası veriyorum. Halbuki 45 km sonra yine giyeceğim. Nerden bileceksin
Ziyaret tepesine yaklaştıkça kara bulutlar görülmeye başladı, durup yağmurlukları tekrar giyiyorum. Markası prosev ilk defa kullanıyorum, beni çok iyi korudular, eldiven dışında hiçbir yerim ıslanmadı, bot koruması da vardı ayaklarım da hiç ıslanmadı. Ziyaret tepesinde yağmur o kadar şiddetlendi ki araçlar durdu gidemiyordu, zannedersem silecekleri yetişmiyordu, ben hiç durmadım o şiddette bile 50 km/s ile yoluma devam ettim.
Gürün. Burada yemek molası veriyorum. Her zaman araba ile geçerken uğradığım özsoy kebap. Dönerine hiç yetişemiyordum bu sefer en son porsiyona yetiştim, herkese tavsiye ederim, tadı mükemmel. Zaten buradaki etler harika hepsi yayla malı. Döner bulamazsanız adana sını tavsiye ederim. Fiyatlarıda çok makul: 1,5 döner, kola 17 tl.
Malatya ya kadar hep yağış vardı. Malatya da fırtına vardı ve çamur yağıyordu. Yağmurluğumu hiç çıkarmadım. Akşam 20:00 da Elazığ a vardım
Abimleri ziyaret edip akşam dev ekranlı bir çay ocağında izlanda maçına baktım, tabi sonu hüsrandı. Moralim de bozuldu yorgunlukta vardı tabi, eve geçtim uyudum. Ev diyorum ; geçen yıl annem de rahmetli olduktan sonra, ev boş kaldı, bizde dağıtmadık, kirayada vermedik, arada geldiğimizde kalıyoruz.
Burası çocukluk arkadaşımın Harput taki bağı.
Bana özel mangal hazırlıyor, yaptığı ezme mükemmeldi. Kendisi doktor olur, 3 ay öncede başekim yardımcısı olmuş hastanede. Buraları hep tek başına yapmış, boş zamanlarını burada geçiriyor, bekar dır kendileri yemek, hava mükemmeldi.
Akıl hastanesi, tabi bu halk arasındaki adı. Asıl ismi Elazığ ruh sağlığı ve hastalıkları hastalıkları hastanesi.
Üniversiteden arkadaşım buraya atanmış onu ziyaret ediyorum, çoçuk psikiatrisi, ismi; Adil Zorlu.
Harput. Annem ve babam burda yatıyorlar, onların mezarını ziyaret ediyorum.
HARPUTTAN KARELER...
Balakkazi parkından Elazığ manzaraları
Dr.Murat. beraber aynı ilçede 8 yıl çalıştık. Çalıştığı Aile sağlığı merkezine yakın bir yerde öğle yemeği yiyoruz.
Elazığ dan birkaç kare daha.
Abim Elazığ da kalan tek kardeşim, dönüş zamanı beni yolcu ediyor.
Ve yolculuk zamanı rota Kemaliye
Yolda depomu fulluyorum.
Çırçır şelalesi. Keban ilçesinin girişinde bir yer. Görmenizi tavsiye ediyorum. Alabalık tesisi var. Güzelde bir restoranı var şelalenin sesi eşliğinde balığınızı yiyiorsunuz. Karnım tok olduğundan fazla kalmıyorum. Hem daha önceleri bir çok kereler yemiştim.
KEBAN.
KEBAN BARAJI.
Arapgir. Tandır kebabı meşurdur ama halen aç değilim. Yola devam.
Kemaliye ye varmadan ocak köyünü de ziyaret etmek istedim. Pir Sultan Abdalın yaşadığı yer. Güzel bir köydür, her yıl şenlikleri yapılır. İşte resimler.
Vali Recep Yazıcıoğlu Köprüsü. 1997 da tamamlandı. Köprü sürülürken ordaydım.3 gün sürmüştü, 3 gün sabahtan akşama kadar ambulansla orda kalmıştım. Rahmetli çok sevilen valimizle bayağı diyaloglarımız olmuştu. Ben hem ambulans şoförü hem de doktoru idim. Tek şoförümüz vardı, yıllık izine göndermiştim, vaka çıktığında belediyeden şoför alıyorduk. Bu görev için isteyemedik. Hastanede ehliyeti olan tek bendim, bastım gittim. Gençlik cesareti işte. Başpınar bucağı ve ona bağlı köylere ulaşım buradan sağlanıyor.
Burası Keban barajının en kuzeyi. Karasu nehrinin katıldığı yer. Suyun rengi kahverengi değil mavi olurdu, su seviyesi çok azalmış.
Ve KEMALİYE uzaklardan göründü.
Bu ev ilginç, Düğün Dernek filminde vardı hani 100 küsür merdivenle çıkılıyordu. On film burda çekilmiş. Sivas deniyor ama otel sahneleri dışında pek Sivas ta çekilmemiş.
İlk ziyaret yerim hastane, oda ne hastane terkedilmiş, virane şokk..
Meğer tam arkasına yeni bir hastane yapılmış. Eskisini de yıkacaklarmış
Burası benim kaldığım lojmandı yetkilerden eski hastanenin ahahtarını alıp gezdim. 20 yıl öncelere gittim. Burası ilk görev yerimdi. 1995 1997 yılları arasında bu ilçede çalıştım, burda evlendim, ilk motorumu burada aldım...
Yeni hastane, güzel olmuş, içini gezmiyorum, beni eskisi ilgilendiriyor.
Kemaliye den kareler
Burası Lökhane . Lök yapılıyor. Dut kurusu ile cevizi döverek eziyorlar. Tamamen doğal katkı maddesi tok, şeker yok.
Şırzı köprüsü. Erzincan tarafından girişte.
Yalnız olduğumdan kanyonu gezmeye cesaret edemiyorum. Herhangi bir kayma, düşme durumunda seni kimse bulamaz. Dünyanın 2. Büyük kanyonu imiş. Taş yolu sonradan tamamlandı, biz varken yolu yoktu gidememiştik
Türk bayrağı asılı yer eskiden sağlık ocağı idi, belediye yerleşmiş.
Çarşısı.
Bu otelde konakladım. Gayet güzüel ve temizdi. Gecelik oda kahvaltı 60 tl. Sahipleri tanıdık. Altındaki lokanta eskiden başka bir yerde idi yemeklerimizi hep orda yerdik. Kemaliye deki esnafların hepsi tanıdık. 20 yıldır hiç değişmemiş, hepsi işlerinin başında. Maşaalah hepsine allah uzun ömüeler versin.
Motoru otelin önüne park ediyorum, zincir, direksiyon kilidi, alarm, hiçbirşey uygulamıyorum, içim rahat. Bu ilçede hiç hırsızlık olmazdı eskiden. Ceza evi vardı ama boştu.
Sabah 7 de uyanıyorum.
Motor yerinde sapasağlam
Burasıda Yeşil Eğin Oteli. Eskiden yurt idi. Burayı da bozkurt kardeşler almış otel yapmışlar. Kahvaltıyı orda yapıyorum. Bir dahaki gelişimde orda kalırım diye düşünüyorum
Kahvaltıdan sonra, yola çıkmadan önce kırkgöz mesire yerini de görmek istiyorum. Mükemmel manzarası olan bir yer. Kemaliye yi yukarıdan ve karşıdan görüyor. Büyük bir taşın dibinden bir çok yerden buz gibi su akıyor. Suyun tadı nefis, ve buz gibi.
Bağıştaş tren istasyonu. Erzincana gitmek için sabah 3 te minübüse binip bu istasyona gelirdik, tehir yoksa 5 te trene biner 7,5 da erzincanda olurduk, akşamda 5 te trene biner, akşam 7,5 ta trenden iner 40 km stabize yol ve terör korkusu ile akşam 9 gibi kemaliyeye varırdık. Bu yüzden mecburi haller dışında (toplantı v.s) erzincana gitmezdik ve sevmezdik de. Elazığ yada Malatya ya gitmek daha iyiydi. Bu istasyonu hiç sevmezdim. Bazen tren tehir yapardı. Saatlerce beklerdik.
İleride İliç ilçesi var. Burada karar değiştirip Erzincan değilde Divriğ e gitmeye kara veriyorum. Daha önce hiç gitmemştim ve ulu camiyide merek ediyordum.
Divrik (Divriği)
Ulu camii ve yanındaki şifahane bazı resimleri de cep telefonundan çektiğimden çift olabilir.
Buradan su akarmış damla sesleri ile hastaları tedavi ederlermiş.
Ve Sivas
Burayı bana çok övdüler. Bulmamda zor oldu. Numune hastanesinin karşısında. İçeri tıklım tıklım, zar zor bir yer buluyorum, dönerini o kadarda beğenmedim, güründe yediğim buradan daha güzeldi. Çok kalabalık olduğundan rahat bir şekilde yiyemiyorum. Fiyatıda kazık, 1,5 döner ve kola 24 tl, aynısı ve daha güzeli güründe 17 tl idi.
Hiç durmadan kayseriye sürdüm, 204 km lik yolu iki satte aldım, yo güzeldi bazen 150 gördüğüm oldu (hız kesiciyede girdi).
Yolda üşüdüm, içliğimi giymek için durdum.
Ve Kayseri ye varış.
Eşyaları boşaltıp depoyu fulluyorum, ne kadar yaktık diye.
33 litre benzin (168 tl) , 1125 km yol. 100 km de 2,93 litre kilometrede 14,9 kuruş yakmış. Yaklaşık 450 km engebeli arazi 675 km de düz yoldu. Düz yollarda ortalama süratim 120 idi bazen 150 yi gördüğümde oldu. Yolda herhangi bir sorun ve tehlike yaşamadım, sağ salim tamamladım umarım hoşunuza gitmiştir.