Acem İllerinde Bir Acemi

Katılım
25 Eyl 2006
Mesajlar
1,154
HAMEDAN

7.Mayıs.2014 günü ikindi vakti Hamedan Babatahir Oteline yerleştik.

Hemen her şehirde korna çalıp selam verenler oluyordu ama sevgi ve coşku Hamedan’da daha fazlaydı .

Iran’daki oteller kaldığınız süre boyunca pasaportunuzu vermiyorlar. Ancak ayrılırken alabiliyorsunuz.




Akşamında hem gezmek hem de karnımızı doyurmak amacıyla Hamedan sokaklarındaydık.



Ekmek fırınındakilere selam veriyor, Türkçe konuşuyor ve kendilerinden izin alarak fotoğraflıyoruz.



Konuşmaları tavırları Anadolu insanının sıcaklığında ve samimiyetindeydi.

Ramazan aylarında fırın önünde ekmek almaya uğraştığım çocukluk günlerimi hatırladım.




Seyahatımızın konu başlığı her ne kadar “Acem İllerinde Bir Acemi” olsa da anladım ki biz Türk illerinde geziyorduk.


[/URL ]

Konu başlığını değiştirmeyi düşündüm bir ara ama gidemediğim İran şehirlerini bir gün görme ve
bu başlığa ekleme ümidiyle bu niyetimden vaz geçtim.


[URL=http://s678.photobucket.com/user/serdar23_bilgem/media/Acem%20illerinde/269.jpg.html]


Küçük bir lokantada karnımızı doyurduk.
Parça eti bıçakla kıyarak veya kıymayı şişe tutturarak iki farklı kebap yapıyordu.




Odun kömürü yerine doğalgaz ocağında pişiriyordu.
Alttan gelen alev üstteki silindirleri ısıtıyor, şişler pişiyordu.










Otele dönerken yolumuz üzerindeki bu türbeye uğradık.












8.Mayıs.2014 günü otelden ayrılmak için işlemlerimizi yaptırıyoruz.

Resepsiyondaki kadınların, ayakta duran görevli kişiye “Ali Ağa” diye seslenişleri
ve kelime vurguları bizden farksızdı. Farsça konuştuğu için diğer kelimeleri anlayamıyordum tabi.




Hamedan’da Büyük Selçuklu Devletine ait taş taş üstüne bir esere rastlayamamanın
hayal kırıklığını yaşadım veya vardı da biz bulamadık.

Otelin park yerinden çıkıyoruz.




Daha önceki motorize gezginlerden Ali Sadr mağarası hakkında bilgi sahibi olduğumdan oraya gitmeye karar verdik.



Yer ve yön bulmak benim için hep mesele olduğundan ne yapacağız diye sorduğumda, bizim civan delikanlı
Halil Can kendinden emin bir şekilde, “Ali Sadr tabelasını gördüm Hocam, bulması kolay” deyince takıldık arkasına.




Halil Can da yolu bulamayınca Hamedan sokaklarında turlamaya başladık.



Bulması kolay Hocam,” dediğinde komplekse girmiştim.

Nereye gidiyoruz Halil?

Oh Olsun ! 




Neyse, doğru yoldayız galiba.





Aleyküm selam şıhım..







Ali Sadr mağarasını yakınlarda bir yerlerde sanıyorduk.



Meğer Hamedan’a 60 Km uzaklıktaymış.



Ne demişler “Danışan yüce dağları aşmış, danışmayan düz ovada şaşmış”

Yol tarifi alıyoruz, , para almıyorlar nasıl olsa. 






Gönlümde daima yeni bir yol hazırlığı,
Her lâhza başka beldelerin iştiyâkı var;




Yıldızların, ayın bile hasretle baktığı
Çöller, denizler engin ufuklar ve yaylalar...




Bir sevginin hayalini takip eder gibi,
Çok kerre bir melâl ile baktım ufuklara;




Bazan coşup da, bağrı yanık derbeder gibi
Çılgınca bir karar ile aktım ufuklara.




Ruhum zamana sığmadı, eb'ada sığmadı,
Her lâhza başka bir yer için coştu hasretim




.
 
Katılım
30 Mar 2014
Mesajlar
573
Harika bir yol raporu hocam, Teşekkür ederim. Orda olmak isterdim. Nice gezilere Allaha emanet olun
 
Katılım
25 Eyl 2006
Mesajlar
1,154
Harika bir yol raporu hocam, Teşekkür ederim. Orda olmak isterdim. Nice gezilere Allaha emanet olun

Teşekkür ederim sheriff87 beğendiğine sevindim.

Elazığ'a uzak değilsiniz, beklerim bir gün motosikletinle.

.

---------- Mesajlar birleştirildi - 21:30 ---------- bir önceki mesaj zamanı 18:04 ----------

ALİ SADR MAĞARASI- HAMEDAN

Nihayetinde 60 Km’yi tamamlayıp görevlinin gösterdiği yere motosikletlerimizi park ediyoruz.



En güzel motosiklet paylaşımı, sıcağı sıcağına yapılıyor çocuklar tarafından





Yaya olarak dolaşmaya başlıyor sergi yerlerini geziyoruz.



Giriş için ücret ediyoruz. Kişi başı 45.000 Tümen, vip turistler için 60.000 tümen.

Bize lazım değil vip mip diyerek kişi başı 45.000 Tümenden (Yaklaşık20-25 Türk Lirası) biletimizi alıyoruz.




İbrahim Tatlıses ne haldedir, türkü okur mu sualiyle burada da karşılaştık.

Türkü okumuyor, hali iyi değil dedik.






Değişik bir tatlı, araba tekerleği kadar.



Üç kutu alıyorum memlekete götürmek için.



Ali Sadr mağarası girişi





Ayı ininden geçer gibi elimi kolumu sallayarak dalacağımı zannederken,
beklemediğim bir düzen ve turistik anlayışla karşılaştım.




Verilen can yeleklerini giydikten sonra yürüyerek aşağıya doğru iniyoruz.



Sıra bekleme anı, ardımızda pek çok insan var, oturmuş bekliyor.



Mağara girişindeki görevlinin müdür koltuğu Musa’nın dikkatimizi çekince bize sohbet konusu oluyor.

Burada bile var,iş ciddi yani.




En gencimiz Halil Can olunca pedal çevirmeye onu çağırdı görevli.

Benim ayağımda motosiklet botu var filan dediyse de kurtaramadı kendini.

Sanki bizim ayağımızda asker postalı var.




Tebbessüm yüzünüzden hiç eksik olmasın, Allah muhabbetinizi artırsın Beyler.



Trafik yoğun, gördüğünüz gibi.







Bir yerde karaya çıkıp sandalyelere oturarak sıramızı bekledik.

İkinci tur için farklı bir kayıkçı başı geldi.

Bu kişi de Halil Can’ı gözüne kestirip, pedal çevirmeye davet etti.

Hadi hadi bırak laf yetiştirmeyi de önüne bak.

Fırat Üniversitesi bisiklet kulübü üyesiyim diyerek hava atmasını biliyodun bize.








Dar yerlerden kimi zaman başımızı eğerek geçtiğimiz bu tur da bitti.



Tırmandığımız merdivenler sonunda devasa bir boşlukta bulduk kendimizi











Çıkıyoruz artık yürüyerek.





Ali Sadr mağarasını terk etmeden önce son bir poz veriyoruz, Murat Uğuralp’in objektifine.



Bu güzellikte bir yer beklemeyen arkadaşlarım, yaptığımız yola değdi dediler.

Hadi geçmiş olsun arkadaşlar.


.
 
Son düzenleme:
Katılım
25 Eyl 2006
Mesajlar
1,154
ALİ SADR'DAN AYRILIŞ

Motoruma yüklediğim eşşek yükünü görünce hayıflanırım.

Güya iki gün çadır kurup bir gün otelde kalacaktık.

Beş motosiklet seri bir şekilde yol alıp, hedefimize akşamdan önce varamadığımızdan,
seyahatimiz boyunca İran’da hiç çadır kuramadık.




İleriki zamanlarda İran’da göremediğim şehirleri gezmek nasip olursa eğer, çadır ve
kamp malzemelerin kendime yük etmeyi hiç düşünmüyorum.




İşte gidiyorum çeşm-i siyahım
Önümüzde dağlar sıralansa da




Sermayem derdimdir servetim ahım
Karardıkça bahtım karalansa da




Haydi dolaşalım yüce dağlarda
Dost beni bıraktı ah ile zarda




Ötmek istiyorum viran bağlarda
Ayağıma cennet kiralansa da




Bağladım canımı zülfün teline
Sen beni bıraktın elin diline




Güldün Mahzuni'nin garip haline
Mervan'ın elinden parelense de




Yol çalışması yapılan otuz kilometrelik bozuk bir yolu aşıp benzinlikte mola verdiğimde burun kanaması geçirdim.

Yoldan mı kaynaklandı tansiyon mu yükseldi bilemiyorum. Neyse ki yolculuğumu etkilemedi.




Urimiye istikametine yani kuzeye doğru yoldayız.

Bijar kasabası




Burada da ilgi odağı oluyorsun ya Halo, helal olsun sana.

Ne anlatıyorsun anlamadım ki veya onlar neyi dinliyorlar senden.




Kürtçenin yüzde seksen kelimesi farsça kökenli olduğu için, Farsça konuşanlarla da
Kürtçe konuşanlarla da diyalog kurmakta güçlük çekmedi Salih.




Motorize gezgin Aykut Erda’nın dediği gibi, sade giyim kuşamları değil,
tipleri de bizim Kürtlere çok benziyor.




Akşam üzeri Bukan kasabasına geldik. Bugünkü yol güzergahımız şöyle oldu:



9.Mayıs.2014 Günü sabahı konakladığımız otelden ve Bukan kasabasından ayrılıyoruz.







Yol kenarında kamyonet dolusu ışkın.



Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece




Bilmiyorum ne haldayım
Gidiyorum gündüz gece




Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda




İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece




Uykuda dahi yürüyom
Kalkmaya sebep arıyom




Gidenleri hep görüyom
Gidiyorum gündüz gece




Kırk dokuz yıl bu yollarda
Ovada dağda çöllerde




Düşmüşüm gurbet ellerde
Gidiyorum gündüz gece




Düşünülürse derince
Irak görünür görünce




Yol bir dakka miktarınca
Gidiyorum gündüz gece




Şaşar Veysel işbu hâle
Gâh ağlaya gâhi güle




Yetişmek için menzile
Gidiyorum gündüz gece




Urimiye Gölü Kenarındayız.







Salih işi büyütmüş, mevziye yatmış.



Objektifinden böyle görüntüleniyoruz.





İçtiğimiz on bardak çay ve masada görünenler için hesabı istediğimiz kişi önce “Konah olun/Misafirimiz sayılırsınız” diyerek
para almam dedi. Bunu kabul edemeyiz ücreti söyle deyince 60 bin Tümen gibi fahiş bir fiyat çıkardı.




Noluyoruz kardeşim hadi on bardak çay olsun on tümen, şu helva yağ vs. on Tümen de bu
alsana 20 Tümen dedim.Beş tümen daha ver ki helalleşek deyince çıkarıp verdim.

Dışarıdaki İranlılardan fahiş ücret ödediğimizi teyit edince tepem attı. Hakkımı helal etmiyorum,
öte tarafta alacaklıyım diyerek tepki gösterdim. Kendine dokunmuş olacak ki son verdiğim 5 tümeni
çıkarıp iade etti.Yaptığından pişmanlık duyduğu her halinden belli oluyordu.






Yine bir mola anı









Ah Musa Ahh! En küçük bir mola anında bile sigara yakıyorsun.



İran’dan ayrılmadan önce motosikletlerimizin deposunu ucuz benzinle doldurmayı ihmal etmiyoruz.



Özçekim modasına ben de uyayım bari, kasklı



Ve kasksız



.
 

MCV

Katılım
14 May 2014
Mesajlar
928
Süpersiniz elinize emeğinize sağlık.Zevkle okuyorum.Paylaşım için teşekkürler.Tekerinize taş değmesin
 
Katılım
20 Ara 2005
Mesajlar
1,860
Elinize ve emeğinize sağlık. Keyifle okudum. Kazasız belasız döndüğünüze de sevindim. Darısı inşallah yeni gezilere...
 
Katılım
25 Eyl 2006
Mesajlar
1,154
Süpersiniz elinize emeğinize sağlık.Zevkle okuyorum.Paylaşım için teşekkürler.Tekerinize taş değmesin

Teşekkür ederim, beğendiğinize sevindim.



Elinize ve emeğinize sağlık. Keyifle okudum. Kazasız belasız döndüğünüze de sevindim. Darısı inşallah yeni gezilere...

Eksik olmayın. Yeni geziler olursa sizlerle payşlaşmak büyük bir zevk olacak benim için.
 
Katılım
29 Eki 2013
Mesajlar
216
Anlatımı ve fotoğraflarıyla çok güzel bir gezi olmuş.
Beğenerek takip ettik.
Tebrikler.
 
Katılım
25 Eyl 2006
Mesajlar
1,154
KARS-ELAZIĞ

9.Mayıs.2014 Günü ikindi vakti Türkiye’ye giriş yaptık.
Bu gece Halil Can’ın memleketi Kars’ta olmak istiyoruz.



Yalın ayaklarınla koştun mu tarla tarla
Duydun mu çıplak toprağın, çıplak insanın yasını
Ağlayan kadınlarla, ihtiyarlarla
Yaşadın mı bir yağmur duasını




Bozbulanık ırmaklarda çimdin mi
Kulak verdin mi yürekten kavala, saza
Bir ipek seccade üstünde gibi, huzurla
Durdun mu toprakta namaza ?




Bilir misin köylerde akşam olunca
Çekilir el ayak ortalıktan...
Bir hüzünlü ay doğar karanlığa sapsarı.
Başlar bir ağıt gibi sulardan, kapılardan
Kurbağa feryatları, köpek ulumaları...




Geceleri süt kokan, gübre kokan evleri
Topraktır hep damları, duvarı kerpiç...
Seferberlik yıllarını dinlerken ürpererek
Tandır başlarında uyudun mu hiç?




Kış günleri trenlerle geçtin mi uzak köylerden
Gördün mü dehşetini, tipinin karın...
Çektin mi hiç acısını istasyonlarda
Tandır ekmeği satan, yumurta satan
Yarı çıplak çocukların...




Kılığın kıyafetin sarmadı beni
Söylediğin türküler bizim türkümüz değil
Başka çeşmelerden doldurmuşsun tasını
Yüreğinde nakış yok, acı yok bizden




Bulutlar rahmetini kesmeden yavaş yavaş
İnsanlar selâmını esirgemeden
Savuş git içimizden...






9.Mayıs.2014 Günü yaptığımız rota şu şekilde oldu :



Kars kalesi eteklerinde akşam vakti, Malatya’dan gelip Doğubayazıt’ta bize katılan
eczacı arkadaşımız Alper Gürsoy’un da katılımıyla güzel bir mangal keyfi yaptık.

Arkadaşlar çadır kurarken soğukla arası olmayan ve yolda biraz üşüyen ben otele attım kendimi.

10.Mayıs.2014 Cumartesi günü sabahı çarşıda kahvaltı yapıp Kars kalesini gezmeye çıkıyoruz.








Kars Kalesindeki bayrağımız şehrin her köşesinden görülebiliyor.


Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!




Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.




Sana benim gözümle bakmayanın
mezarını kazacağım.




Seni selamlamadan uçan kuşun
yuvasını bozacağım.




Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver !




Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
Yurda ay yıldızın ışığı yeter.




Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.
Kızıllığında ısındık,




Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.
Gölgene sığındık.




Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;
Barışın güvercini, savaşın kartalı...




Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.




Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen !
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim




Mustafa Kemal Paşa Kocatepe’de düşman mevzilerini gözlüyor.



Buradan aşağıya atlasam mı atlamasam mı?











Bu özçekim modası iyi ki de çıktı, yoksam beni kim fotoğraflayacaktı buralarda.









Misafirperverliği için Halil Can’ın amcası Mehmet İşvarlar’a teşekkür ediyoruz.



Kars Erzurum yolu

Horasan ilçesi girişinde Alper Gürsoy ile beraberiz.




Erzurum girişinde nerede yemek yiyebiliriz diye düşünürken, beyaz bir otomobilden iki kişinin yaptığı el işaretiyle durduk.

İsminin Sedat SİFİL olduğunu öğrendiğimiz arkadaş, kendisinin de motosiklet sevdalısı olduğunu ve bizlere yemek yedirmek istediğini söyledi.

Misafirperverliği için teşekkür ediyoruz.




Tunceli Erzincan istikametinde ilerliyoruz.



Arkadaşlarım Tunceli-Pülümür yoluna sapıp Kuytu derede (Kutu dere) çadır kurmak istiyorlar.





Kulüp üyesi arkadaşımız Orkun Okyay’ın ihaleyle alıp yapmaya başladığı içme suyu projesi levhahasını fotoğraflıyoruz.
Kendisi, Kuytu Derede arkadaşlarım için kamp alanı ayarladı.




İkindi sıcağında çadır kurmaya heveslenen ben akşam soğuğunda karar değiştirip,kamp alanına
20 kilometre yakınlıktaki Tunceli ilinde otelde kaldım.

11.Mayıs.2014 Kuytu (Kutu) Dere kamp yeri.




Orkun Okyay ve Malatya’dan gelip Doğubayazıt’ta aramıza katılan arkadaşımız Alper Gürsoy



Murat Uğuralp ve Musa Çakır kahvaltı hazırlığında.



Aynı gün Pertek feribot iskelesinden karşıya geçerek Elazığ’a vardık.

5-18 Mayıs tarihleri için yaklaşık 5000 Km olarak planladığım gezi rotası buydu




Ancak, 5-11 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirebildiğim gezi rotası bu oldu.



Gidiş dönüş yaklaşık 3200 Km yol yaptık.



Bu gezi bana öğretti ki

1-Bu ve benzeri geziler için iki kişi az, üç kişi fazla. (Yanlış anlaşılmasın yoldaşlarımdan yana bir sıkıntım olmadı.
Bu yolculukta onlarla olmaktan büyük bir keyif aldım.Bir durum tespiti yapmak için belirtiyorum.)

2- Bu ve benzeri gezilerde iletişim için kask içine yerleştirilen haberleşme aparatı ( interkom) şart.
Sürücüler her daim iletişim içinde olmalı.

3- Bu ve benzeri geziler için çadır malzemesi taşımaya gerek yok.
Her kalitede otel bulmak, dinlenmek, sıcak su ihtiyacını karşılamak mümkün.

4- Bu ve benzeri gezilerde sabah çok erken yol alınmalı, gecelenecek yere ikindi vaktini geçirmeden varılmalı,
akşam karanlığına kalınmamalı.

5- Bu ve benzeri gezilerde motosiklet tarzlarının ve motor gücünün pek önemi olmadığını zannediyordum ama yanılmışım.
Birbirine yakın büyüklükteki motosikletlerle yol alınmalı ve sürücüler birbirlerinin sürüş tarzı hakkında bilgi sahibi olmalı.

Bu keyifli seyahatte birlikte olduğum bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Sağlıcakla kalın.


.
 

MCV

Katılım
14 May 2014
Mesajlar
928
Tekrar tekrar paylaşım için teşekkürler.Hem geziniz süper hemde resimler ve şiirler eşliğindeki sunumunuz takdire şayan.
Geziden çıkardığınız derslerde tecrübe olarak aklımızda kalsın.
 
Katılım
26 May 2014
Mesajlar
73
Bu güzel geziyi bizimle paylaştığınız için teşekkürler sunum da fotoğraflarda muhteşem.
 
Katılım
25 Eyl 2006
Mesajlar
1,154
Tekrar tekrar paylaşım için teşekkürler.Hem geziniz süper hemde resimler ve şiirler eşliğindeki sunumunuz takdire şayan.
Geziden çıkardığınız derslerde tecrübe olarak aklımızda kalsın.

Teşekkür ediyorum, beğendiğinize sevindim.



Bu güzel geziyi bizimle paylaştığınız için teşekkürler sunum da fotoğraflarda muhteşem.

Fotoğraflar beş objektifin ürünü, benim Gopro kask kamerasını da sayarsak altı makine.

Beğeniniz beni mutlu etti.



Büyük zevkle sizleri takipteydim kazasız belasız geldiniz çok şükür.

Kazasız belasız geldik çok şükür.

Eksik olmayın.

.
 

soa

Katılım
29 Haz 2011
Mesajlar
854
Her güzel şeyin bir sonu varmış teh buda bitti.

En yakın zamanda yenilerini bekliyoruz abi.

Uzaksın geçi buralara ama yolun Kocaelive çevresindeki (istanbul sakarya vs vs) yakın illere düşerse tanışmak seni ağarlamak isterim abi Allaha emanet tekerin düz bassın....
 
Katılım
25 Eyl 2006
Mesajlar
1,154
Her güzel şeyin bir sonu varmış teh buda bitti.

En yakın zamanda yenilerini bekliyoruz abi.

Uzaksın geçi buralara ama yolun Kocaelive çevresindeki (istanbul sakarya vs vs) yakın illere düşerse tanışmak seni ağarlamak isterim abi Allaha emanet tekerin düz bassın....

Çok teşekkür ederim.

Yakın gelirsem buradan irtibat kurup tanışmaktan memnuniyet duyarım.

Eksik olma.
 
Katılım
12 Tem 2012
Mesajlar
117
Kars'a geldiğinizde görüşebilseydik keşke :) Kısmet inş Elazığ'a gelirsem artık. Gezinizi baştan sona ilgiyle takip ettim, tebrikler selamlar.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst