Arkadaşlar dün, bildiklerim, bilenlerden dinlediklerim ile kendi mantığımı birleştirerek ulaştığım sonuçları açıklamaya çalıştım. Başka arkadaşlar farklı nedeneler de yazmış onlar da doğrudur
Fakat görüyorum ki konu biraz daha uzamış ve farklı görüşler de ortaya atılmış. Zaten ilk mesajımda da belirttiğim gibi, istediğimm, benim söylediklerimin ve hatta bu forumda yazılan herhangi bir bilginin direkt doğru olarak kabul edilmesi yerine, konu ne olursa olsun düşünülmesi ve araştırılması.
Konuyu açan arkadaşım yanlış anlama, bu konu sadece senin yaptığın uygulama ya da kaska sticker yapıştırma konusu değil, genel anlamda bir yaklaşım, bir zihniyeti temsil ettiği için üzerine biraz kafa yorulması gereken bir konu. Ben de görece yeni başlayan, daha az bilgili arkadaşlarıma da yardımcı olması açısından, vaktim olmamasına rağmen, iş yerinden, kendimi bu ek açıklamayı yapmak zorunda hissediyorum. Uzun olursa kusuruma bakmayın, istediğiniz yerde kapayabilirsiniz.
Burada hepimiz motor gibi kendisinden herhangi bir koruması olmayan, kaportası direkt olarak kendi vücudumuz olan bir araca biniyoruz. En başta kabul edelim ki bu bile başlı başına büyük bir risk. Hepimiz de bu riskin az ya da çok farkındayız ve kabul de ediyoruz, eyvallah
Bizim tek yapabileceğimiz kendi alacağımız tedbirlerle, ancak bu riskin sonuçlarını azaltmaya çalışmak olabilir, bu da kabul değil mi?
Şimdi konuya dönecek olursak, elimizde şu anda bilimsel olarak doğru kabul edebileceğimiz tek bir kaynak var; o da kasklarımızın onlarca deney, yüzlerce testten geçirildikten sonra ayrıca yazılan her maddenin ayrı ayrı test edildiği kullanım kılavuzları. Kaska
uygulamalarda bulunmayın tarzı bir güvenlik uyarısının en başta reklam, ya da kask markasının kapanmaması sebebiyle yapılmış olabileceği ihtimalini direkt eliyorum. Maalesef/çok şükür her ülkenin kuralları kanunları bizim ülkemiz gibi parası olanın eğip bükeceği şekilde yapılmamış. Düzgün kontrolleri olan, işleri belirli bilimsel gerçeklere göre yürüten ülkelerde böyle reklam vs... gibi k*çı kırık bir şeyi Safety Caution olarak yediremezsin, mümkün değil. Adama sorarlar sen hangi teste, hangi bilimsel gerçeğe dayandırarak böyle bir uyarı koyuyorsun diye
İkincisi konuya ben inanmıyorum
, bugüne kadar görmedim
tarzı yaklaşımlar. Şimdi ilkinde zaten çok basit ontolojik bir hata yapılıyor, o da inanç meselesi. Arkadaşlar inanç böyle bir tartışmanın parçası değil. Bilimsel yaklaşımın konusu olabilecek durumlarda inancın yeri yoktur. Varsa bir bildiğin koyarsın verileri önümüze biz de inceler, doğruysa doğrudur deriz ve yeni bir şey öğrenmenin mutluluğuyla günümüze devam ederiz. Ama yoksa bir kaynağın ya da verin, dediğim gibi, ben şu an için elimdeki tek kaynak olan User Manual e güvenmek zorundayım kusura bakma. Hiç görmedim
yaklaşımına da hiç değinmek istemiyorum, zaten cümlenin kendisinin elle tutulur bir tarafı ya da savunulacak veya çürütmeyi gerektirecek bir yanı yok.
Arkadaşın yukarıda koyduğu videoyu izledim; onla ilgili de söyleyeceğim bir iki şey var:
1) Adam Arai marka kasklar özelinde konuşuyor.
Diyelim ki burada hepimiz Arai kullanıcısıyız, bu durumda bile şunu sormamız lazım: Hangi testlere istinaden bunları söylüyorsun? Sticker tarzı uygulama yapılan kaskların ve yapılmamış kaskların çarpışma testlerini, birim alana binen yük miktarı verilerini görebilir miyim?
Yani o kaskın üreticisi kendi de olsa, evinde oturup kendi el becerisiyle yapıyor bile olsa bu kadar hassas, insanların hayatlarının mevzu bahis olduğu bir konuda bu kadar farazi konuşamaz. Sen kaskın yüzeyinin ya da boyasının yapıştırıcıdan zarar görmeyeceğini öngörüyorsun ama öngöremediğin herhangi bir durumu da göz önüne almak adına uygulama yapılmış ve yapılmamış kaskları teste sokup denedin mi? Denediysen aradaki fark gerçekten %0.000 mı? (bu küçük yüzde olayına daha sonra tekrar değineceğim)
2) Kendisinin de belirttiği, her kaskın yapısının ve maddesinin farklı olması durumu. Bu yüzden bir kez daha ve şiddetle bkz: Kask üreticisinin kullanım kılavuzu!
Arkadaşlar araçları 1 metre değil birkaç santim daha önde durdurabilmek için her yıl milyarlarca dolar Arge yapılıyor. Çünkü o birkaç santim, hele de konu motosikletse, ölümle yaşam arasındaki farktır.
Sen kavşaktan dönmek üzereyken önünden geçen ve görmediğin bir kamyonun geçişi arasındaki fark saniye değil senin için ölümle yaşam arasındaki ince çizgidir...
Düştüğünde kafanla, direk arasındaki, kaldırım arasındaki, yerde sürüklenen motosiklet arasındaki mesafe birkaç santim değil senin için ölümle yaşam arasındaki farktır...
Motora binerken taktığın ya da takmadığın bir koruma 100-200 lira meselesi değil senin için sakat kalmakla sağlıklı yaşamak ya da ölümle yaşam arasındaki farktır
Bu örnekler çoğaltılabilir.
Konuyu toparlamak için tekrardan söylüyorum. Diyelim ki çarpışma anında kaskın içindeki kafanın herhangi bir bölgesinin birim alanına binecek yük X olsun. Ve yapacağın herhangi çok küçük bir değişiklik bile bu yükü 0.1 gram artırsın. Ne kadar ihmal edilebilir bir miktar değil mi? Yani elle bu ağırlığı hissetmen bile mümkün değilken bu kadar bir miktar senin için ölümle yaşam arasındaki çizgi olabilir. X değil belki ama X + 0.1gr senin beyin kanaması geçirip geçirmeme durumun için belirleyici olabilir
Peki bu kadar küçük de olsa bu riski neden alıyoruz onu düşünelim. Estetik görünüm? Görünür olmak?...
Konu görünür olmaksa bunun çok daha güvenilir olan onlarca yolu var en basitinden giyersin reflektif yelek, parlaya parlaya gidersin. Bu durumda sorulması gereken soru bire iniyor; sadece çevreye daha "güzel" görünmek adına küçücük de olsa risk almaya değer mi?
Umarım hiçbir arkadaşın hayatı bu kadar küçük olasılıklara bağlı kalmaz, kimse kaza yapmaz ve bu söylediklerim doğrulanmaz. Herkese sağlıklı ve keyifli sürüşler diliyorum