- Katılım
- 9 Kas 2012
- Mesajlar
- 802
- Konu Yazar
- #1
Evet arkadaşlar, bilindiği üzere, "ispanyol" ismini taktığım, derbi gpr markalı motosikletimi, satmıştım.
Cuma günü itibari ile, 2012 model bir tvs apache rtr 150 aldım. adını da "armadillo" koydum. Motosiklette ruh olduğuna inanırım da :flower:
armadillo yu, amasya dan tvs bayisinden aldım. plakamı henüz alamadım. cumaya nasipse.
şimdi de kısaca ispanyol ile armadillo yu karşılaştırayım dedim.
tasarımdan ve kasadan başlıyorum.
üni nin önünden

derbi ye millet hastaydı hocam. şekline bakarak, iki zamanlı "bebebebeeeeeeeeeeeeee" eden sesi duyunca, 3 kulfu 1 elhamı okuyorlardı hemen. ve tepkileri şöyle olurdu, "bu ne ola ki, ekmekle helaya girmiş herhalde bunu yapan adam" :sunny: 10 adamın 10 uda bakardı. bi kısmı dumanına, bi kısmı sesine, bi kısmı şekline bi kısmı da bana söverdi:jocolor: hey ispanyol hey:thumright
armadillo da ise, 10 adamın 5-6 sı bakıyor
tabi millet karenaja hastaya, diğer seçenekleri es geçiyorlar. :santa: eski motosikletiniz gösterişli ise, "niye kimse bakmıyor yahu, görünmez mi oldum yoksa? :sunny:" diyebilirsiniz...
Rüzgar yönünden ispanyol, epey başarılıydı. göğsümü tokatlayacak olan bir rüzgarı, önce kendi tokatlardı. havanın içinden, hayalet uçak gibi geçerdik. :cat:
armadillo ise, hiçte yanında ezik kalmadı. yeterli korumayı yapıyor. hatta beklediğimden epey fazlasını.:bounce:
ispanyolu park ettiğimde, boynuna nuska asar, ayetel kürsüyü, nazar dualarını, karınca dualarını, "alllah ne verdiyse" okur, çoluk çocuk kurcalayıp düşürmese bari diye dua ederdim. oturduğum yerden dakika başı kalkar, yanına yaklaşanları kontrol ederdim.
l: armadillo da da aynı korkuyu illa ki yaşıyorum, ancak eskisi gibi değil :wiinkk:
şimdi geçelim gidişe...
eh sonuç belli aga. illa ki ispanyol. herifte var 30 a yakın beygir. :bounce: onlar dururken ben mi koşacam :jocolor: 160 ı geçerdi yavrucum. Amaaaaaa, ulan bende yaksam km de 35-40 kuruş bende yaparım şerefsizim 160 ı. :jocolor: armadillo öyle değil ama, öz evlat gibi motosiklet. çok daha az yaktığı aşikar. henüz rodaj döneminde olduğum için net birşey söylemeyeyim. ama 3 te 1 ini yaktığı kesin.
çok sevdim keratayı hehe 

dengeye gelince, ispanol giderdi gitmesine de, biraz moruklamıştı. yaşı pek yoktu ama, bakımsız kalmış zamanında garibim. ben iyi baktım, karnını doyurdum, yağını suyunu eksik etmedim. kışın iki ay odamda uyuttum. yemeği bile beraber yerdik. ahanda resmi,

yani dengeli olmak ister ama beceremezdi. dokunsan ağlıyacak, sanki "gençliğimde görseydin sen beni azizim, bakımsız kaldık, yıkıldık. o zamanlar kıtlık vardı. castrolun iki zamanlı motor yağını sende tanıdım ben.
ale: kusuruma bakma. beceremeyorum artık denge işini...." diyecek gibi bi hali vardı. :salut: dur dokunma hocam, ağlayacam biraz. özledim keratayı...
armadillo ya ise, biraz ön yargım vardı açıkçası. belki de ispanyolu unutamıyordum ondandı. Ama bana öyle bi güven verdi ki, utandım hacı abi utandım. artık yanında sigara içemiyorum vallahi. her an dile gelecek, farlarında mağrur bi ifadesiyle, elinde ki tespih ve çayıyla bana şöyle diyecek gibime geliyr " alışmışsınız yavrum siz, ucuzu hor görmeye. puuuuhh gelme bir daha buralara zındık. pis önyargılı seni"
ale: Bir motor yapılan her hatayı affedermi, kurtarır mı, hoş görürmü arkadaş.:sunny: çok şaşırdım çok.
ispanyol ile giderken, tahtanın üstünde giderdim de, "olsun anıl, yarın birgün komando felan oluruz belki askerde. rahatlığa alışmayayım pek" derdim kendi kendime. yav arkadaş, insan o plastiğin üzerine hiç mi sünger koymaz yav:jocolor: bunların allah korkus da yok birader. yazık yav. insan sürecek insan.:jocolor:
ama armadillo, ne anlatayım ki... yatak odasına girmeyelim gençler ayıp...:bounce:
ve meşhur vibrasyona gelince...
l:
ispanyolda 7-8 bin devirlere kadar titreme yoktu doğrusu. ama sertti. en ufak bi yol bozuklğunda, kırk yerinden ses gelirdi.
ale: dolayısıyla, titreme yok diye öyle keyifli keyifli gidemezdin. en küçük sarsıntı da, hemen birileri kulağımıza "ankaranın bağları, büklüm büküm yolları, oh oh oohhh" diye oyun havası fısırdardı.:santa: başlardık kendimizden geçmeye.
armadillo da ise, inceden bi titreme var elbette. ama hiç rahatsız etmedi henüz. bunu seleye mi, ayaklıklarda ki kauçuklara mı, (ispanyol da demir ayaklıklar vardı) yoksa arkadaki gazlı amrtisörlere mi bağlamalı bilmem. :sunny: bildiğim şey, hiç ama hiç rahatsız olmadığım. :flower:
ve asıl behsetmek istediğim konu, kullanışlılık.:flower:
ispanyolu neden sattım? yakıt, nasır tehlikesi, parça fiyatı (parçayı bulursan tabi), nazlı oluşu. ve yolda kalırsam ne yapacam korkusu:farao:
armadillo yu neden aldım, kısaca deyineyim. ucuz, kullanışlı, kaliteli, tasarruflu, yakışıklı... :bounce:

peki neden cbf, ybr değil de tvs?
kullanışlı işte.
cbf mesela, yan sehpa yok. ayak marşı yok. ybr, gidişat az.
ispanyol da akü, deponun altndaydı mesela. bi kutup başını gevşeteyim desen, depoyu söküyrduk komple.
r:
benzin göstergesi yoktu. depoyu fulledikten 130-140 km sonra, benzin ikaz ışığı yanmaya başlardı. nerede yedek depo vanası peeehhh...
r:
bi buji değişeyim desen, 40 karenaj sökmek gerekirdi misal. gece yolda giderken buji kesse, neyse devamını yazmaya korktum allah muhafaza.
ve bunun gibi bir sürü şey...
armadillo da sayacağım tek kötü şey, şambriyelli lastik. oda değişebilir birşey zaten. sıkıntı yok. :bounce:
Armadillo ile epey eğleneceğimizi düşünüyorum inşallah
eğer birgün çok param olur ise, sırf haftasonu gazlamalık bir derbi tekrar alacağım ama orası kesin. ama kesinlikle ikinci motosiklet olarak.
tvs yi ise herkese tavsiye ediyorum.
yorulduğum için, ve yarın 8:30 da dersim olduğu için, kapatıyrum konuyu. umarım sıkmamışımdır sizleri
ANIL PALA
Cuma günü itibari ile, 2012 model bir tvs apache rtr 150 aldım. adını da "armadillo" koydum. Motosiklette ruh olduğuna inanırım da :flower:
armadillo yu, amasya dan tvs bayisinden aldım. plakamı henüz alamadım. cumaya nasipse.
şimdi de kısaca ispanyol ile armadillo yu karşılaştırayım dedim.
tasarımdan ve kasadan başlıyorum.
üni nin önünden

derbi ye millet hastaydı hocam. şekline bakarak, iki zamanlı "bebebebeeeeeeeeeeeeee" eden sesi duyunca, 3 kulfu 1 elhamı okuyorlardı hemen. ve tepkileri şöyle olurdu, "bu ne ola ki, ekmekle helaya girmiş herhalde bunu yapan adam" :sunny: 10 adamın 10 uda bakardı. bi kısmı dumanına, bi kısmı sesine, bi kısmı şekline bi kısmı da bana söverdi:jocolor: hey ispanyol hey:thumright
armadillo da ise, 10 adamın 5-6 sı bakıyor
Rüzgar yönünden ispanyol, epey başarılıydı. göğsümü tokatlayacak olan bir rüzgarı, önce kendi tokatlardı. havanın içinden, hayalet uçak gibi geçerdik. :cat:
armadillo ise, hiçte yanında ezik kalmadı. yeterli korumayı yapıyor. hatta beklediğimden epey fazlasını.:bounce:
ispanyolu park ettiğimde, boynuna nuska asar, ayetel kürsüyü, nazar dualarını, karınca dualarını, "alllah ne verdiyse" okur, çoluk çocuk kurcalayıp düşürmese bari diye dua ederdim. oturduğum yerden dakika başı kalkar, yanına yaklaşanları kontrol ederdim.
şimdi geçelim gidişe...
eh sonuç belli aga. illa ki ispanyol. herifte var 30 a yakın beygir. :bounce: onlar dururken ben mi koşacam :jocolor: 160 ı geçerdi yavrucum. Amaaaaaa, ulan bende yaksam km de 35-40 kuruş bende yaparım şerefsizim 160 ı. :jocolor: armadillo öyle değil ama, öz evlat gibi motosiklet. çok daha az yaktığı aşikar. henüz rodaj döneminde olduğum için net birşey söylemeyeyim. ama 3 te 1 ini yaktığı kesin.

dengeye gelince, ispanol giderdi gitmesine de, biraz moruklamıştı. yaşı pek yoktu ama, bakımsız kalmış zamanında garibim. ben iyi baktım, karnını doyurdum, yağını suyunu eksik etmedim. kışın iki ay odamda uyuttum. yemeği bile beraber yerdik. ahanda resmi,

yani dengeli olmak ister ama beceremezdi. dokunsan ağlıyacak, sanki "gençliğimde görseydin sen beni azizim, bakımsız kaldık, yıkıldık. o zamanlar kıtlık vardı. castrolun iki zamanlı motor yağını sende tanıdım ben.
armadillo ya ise, biraz ön yargım vardı açıkçası. belki de ispanyolu unutamıyordum ondandı. Ama bana öyle bi güven verdi ki, utandım hacı abi utandım. artık yanında sigara içemiyorum vallahi. her an dile gelecek, farlarında mağrur bi ifadesiyle, elinde ki tespih ve çayıyla bana şöyle diyecek gibime geliyr " alışmışsınız yavrum siz, ucuzu hor görmeye. puuuuhh gelme bir daha buralara zındık. pis önyargılı seni"
ispanyol ile giderken, tahtanın üstünde giderdim de, "olsun anıl, yarın birgün komando felan oluruz belki askerde. rahatlığa alışmayayım pek" derdim kendi kendime. yav arkadaş, insan o plastiğin üzerine hiç mi sünger koymaz yav:jocolor: bunların allah korkus da yok birader. yazık yav. insan sürecek insan.:jocolor:
ama armadillo, ne anlatayım ki... yatak odasına girmeyelim gençler ayıp...:bounce:
ve meşhur vibrasyona gelince...
ispanyolda 7-8 bin devirlere kadar titreme yoktu doğrusu. ama sertti. en ufak bi yol bozuklğunda, kırk yerinden ses gelirdi.
armadillo da ise, inceden bi titreme var elbette. ama hiç rahatsız etmedi henüz. bunu seleye mi, ayaklıklarda ki kauçuklara mı, (ispanyol da demir ayaklıklar vardı) yoksa arkadaki gazlı amrtisörlere mi bağlamalı bilmem. :sunny: bildiğim şey, hiç ama hiç rahatsız olmadığım. :flower:
ve asıl behsetmek istediğim konu, kullanışlılık.:flower:
ispanyolu neden sattım? yakıt, nasır tehlikesi, parça fiyatı (parçayı bulursan tabi), nazlı oluşu. ve yolda kalırsam ne yapacam korkusu:farao:
armadillo yu neden aldım, kısaca deyineyim. ucuz, kullanışlı, kaliteli, tasarruflu, yakışıklı... :bounce:

peki neden cbf, ybr değil de tvs?
kullanışlı işte.
ispanyol da akü, deponun altndaydı mesela. bi kutup başını gevşeteyim desen, depoyu söküyrduk komple.
benzin göstergesi yoktu. depoyu fulledikten 130-140 km sonra, benzin ikaz ışığı yanmaya başlardı. nerede yedek depo vanası peeehhh...
bi buji değişeyim desen, 40 karenaj sökmek gerekirdi misal. gece yolda giderken buji kesse, neyse devamını yazmaya korktum allah muhafaza.
ve bunun gibi bir sürü şey...
armadillo da sayacağım tek kötü şey, şambriyelli lastik. oda değişebilir birşey zaten. sıkıntı yok. :bounce:
Armadillo ile epey eğleneceğimizi düşünüyorum inşallah
eğer birgün çok param olur ise, sırf haftasonu gazlamalık bir derbi tekrar alacağım ama orası kesin. ama kesinlikle ikinci motosiklet olarak.
tvs yi ise herkese tavsiye ediyorum.
ANIL PALA