- Katılım
- 23 Eyl 2012
- Mesajlar
- 1,493
- Konu Yazar
- #1
MErhaba ikiteker tutkunları, Yalımotoclub olarak bu hafta Kuşadası dolaylarına gaz açtık.Tüm yaz gezileri izledik, sıra bizde 
06:00 da buluşup ilk molamızı Milas'ta çorba içmek üzere verdik.Milas'a kadar gerçekten soğuktu, bu yüzden de çorbacıda herkes kendine gelmişti
http://goo.gl/maps/xUka6
Milas'da karnımız doyunca yoldaki açlık hissi yerini keyfe ve heyecana bırakıyor.Sırtımıza vuran sıcak güneş, kulağımdaki müzik keyfime keyif katıyor.Grup gezilerinde özellikle
sevdiğim şey arkada viraja girince motosikletlerin görüntüsü.Grupta İnnovadan Hornete kadar ayrım yapılmaksızın her güçte motosiklet var.80 ile geze geze yol alırken Pınarcıkta
gözlemecide çay molası veriyoruz.Bayanların oluşu şüphesiz grubu daha renkli kılıyor.
Yol boyunca görenlerin ilgisi beni fazlasıyla şımarttı
gözlemecide hemen sıcak çay eşliğinde sıcak muhabbet ile yeni tanıştığım arkadaşlarla kaynaşmış olduk.Yolculuk nerden
nereye?soruları meraklı amcamlar tarafından hiç eksik edilmedi
MEraklı çocuklara da bir el sallamayı çok görmedik elbette, onların yüzündeki tebessüm bu hayatı yaşanır kılan
değil mi?
İşletme sahibine soruyoruz amca şimdi biz yicez torun mu ödeyecek?Adam evet diyor, o zaman para vermeyeceğiz dediğimizde, dedenizden borç kalmıştı diyor
ya amca ne çakalsın
hehehe
Söke ovasını görür görmez bir fotoğraf çektirelim diyoruz, ama gençler yapıştırmış gittiler, birkaç motosiklet durabildik
Söke'ye girişte bir motorun eksiğini farkedip ihtiyaç molası veriyoruz.Tabi arkada Hornet olunca sıkıntı yok, ben olsam Kuadasında belki anca yakalarım
Söke içinden geçip Davutlar yoluna giriyoruz.
Aslında kahvaltı yapmasaydık, Davutlara girmeden Ağaçlı Köyünde enfez bazlama yapıyorlar.Başka sefere artık.
Güzelçamlı'dayız, hava tam anlamıyla motor havası.Güneş yeşil ile birlikte enfes bir hal alıyor.Millipark girişinde oturduğumuz çay bahçesi, orman ve deniz havasıyla beraber ne
de güzel bizleri ağırlıyor.Herkesin neşesi yerinde espiriler havada uçuşuyor
İçeceklerimizi yudumladıktan sonra hemen yanıbaşımızda bulunan Zeus Mağarası'na gidiyoruz.Burada derin ve soğuk bir su var, yüzülebiliniyor.
Yüzülecek zamanlar artık geçtiğinden Milli Park'a girmeden Kuşadası'na geçiyoruz.
Bizi şehre girerken Emircan kardeşimiz karşılıyor, direk yemek yemeye gidiyoruz
Kalabalık giderken ışıklarda sürekli bölünüyoruz
Dürümcü Emmi de yemeğimizi fazlasıyla yiyip Meryemana güzergahına teker çevirmeye karar veriyoruz.
HAva iyice ısınmaya başlıyor, ceketler terleymeye başladı.
Selçuk hava limanı yakınından Meryemana yoluna sapıyoruz, virajlar zorlu ve güzel
Hacı olduktan sonra bir çay içerek maneviyaten rahatlıyoruz


Gürgahımızda dönüş Didim'den di ama ben biraz hasta olduğumdan sökeden direk Bodrum'a geçiyoruz ana yoldan.
Ortaklar üzerinden dönüp Söke Outlet de mola veriyoruz.
Dönüşte torunalara borç bırakmak içimize sinmiyor hem karnımızı doyurup, hem yedi ceddimizin borcunu kapatıyoruz
Dönüş yolunda acayip hasta olmama rağmen çalan Elvis ile elim ayağımı sabit tutamıyorum
Anlatacak çok şey var ama kelimeler yetmez, benden bu kadar, eksik gedik kaldıysa da bize kalsın
Müdürüm sen neden bu kadar yazıyorsun diye bayadır garip bakışlar atıyor 
YMC iftaharla sunar
06:00 da buluşup ilk molamızı Milas'ta çorba içmek üzere verdik.Milas'a kadar gerçekten soğuktu, bu yüzden de çorbacıda herkes kendine gelmişti
http://goo.gl/maps/xUka6
Milas'da karnımız doyunca yoldaki açlık hissi yerini keyfe ve heyecana bırakıyor.Sırtımıza vuran sıcak güneş, kulağımdaki müzik keyfime keyif katıyor.Grup gezilerinde özellikle
sevdiğim şey arkada viraja girince motosikletlerin görüntüsü.Grupta İnnovadan Hornete kadar ayrım yapılmaksızın her güçte motosiklet var.80 ile geze geze yol alırken Pınarcıkta
gözlemecide çay molası veriyoruz.Bayanların oluşu şüphesiz grubu daha renkli kılıyor.
Yol boyunca görenlerin ilgisi beni fazlasıyla şımarttı
nereye?soruları meraklı amcamlar tarafından hiç eksik edilmedi
değil mi?
İşletme sahibine soruyoruz amca şimdi biz yicez torun mu ödeyecek?Adam evet diyor, o zaman para vermeyeceğiz dediğimizde, dedenizden borç kalmıştı diyor
hehehe
Söke ovasını görür görmez bir fotoğraf çektirelim diyoruz, ama gençler yapıştırmış gittiler, birkaç motosiklet durabildik
Söke'ye girişte bir motorun eksiğini farkedip ihtiyaç molası veriyoruz.Tabi arkada Hornet olunca sıkıntı yok, ben olsam Kuadasında belki anca yakalarım
Söke içinden geçip Davutlar yoluna giriyoruz.
Aslında kahvaltı yapmasaydık, Davutlara girmeden Ağaçlı Köyünde enfez bazlama yapıyorlar.Başka sefere artık.
Güzelçamlı'dayız, hava tam anlamıyla motor havası.Güneş yeşil ile birlikte enfes bir hal alıyor.Millipark girişinde oturduğumuz çay bahçesi, orman ve deniz havasıyla beraber ne
de güzel bizleri ağırlıyor.Herkesin neşesi yerinde espiriler havada uçuşuyor
İçeceklerimizi yudumladıktan sonra hemen yanıbaşımızda bulunan Zeus Mağarası'na gidiyoruz.Burada derin ve soğuk bir su var, yüzülebiliniyor.
Yüzülecek zamanlar artık geçtiğinden Milli Park'a girmeden Kuşadası'na geçiyoruz.
Bizi şehre girerken Emircan kardeşimiz karşılıyor, direk yemek yemeye gidiyoruz
Kalabalık giderken ışıklarda sürekli bölünüyoruz
HAva iyice ısınmaya başlıyor, ceketler terleymeye başladı.
Selçuk hava limanı yakınından Meryemana yoluna sapıyoruz, virajlar zorlu ve güzel
Hacı olduktan sonra bir çay içerek maneviyaten rahatlıyoruz
Gürgahımızda dönüş Didim'den di ama ben biraz hasta olduğumdan sökeden direk Bodrum'a geçiyoruz ana yoldan.
Ortaklar üzerinden dönüp Söke Outlet de mola veriyoruz.
Dönüşte torunalara borç bırakmak içimize sinmiyor hem karnımızı doyurup, hem yedi ceddimizin borcunu kapatıyoruz
Dönüş yolunda acayip hasta olmama rağmen çalan Elvis ile elim ayağımı sabit tutamıyorum
Anlatacak çok şey var ama kelimeler yetmez, benden bu kadar, eksik gedik kaldıysa da bize kalsın
YMC iftaharla sunar