- Katılım
- 28 Kas 2012
- Mesajlar
- 200
- Konu Yazar
- #1
Dün Ankarada olmamın ve Ankarada havanın güzel olmasını da fırsat bilerek biraz uzak biryerlere gitmek istedim.Aklıma çevre illerden Bolu geldi.Haritalardan önce yedigöller gözüme çarpmıştı ama yolda güzergahı biraz daha uzatarak Abanta çıkma kararı aldık.Bu arada adım Tayfun Arkadaşımda Mesut.Şaka maka bende ilk kez bir artçıyla bu kadar uzun bir yol yapacaktım.Yola çıkmadan evvel artçıma gerekli tembihleri yapıp arkamda patates çuvalı gibi oturmasını söyledim.Biraz geçte olsa yola koyulduk.Yemek işini de Boluda halletmeye karar verdik.
Ve vurduk yola.Resimleri karışık yükledim Bu yüzden resimlerin üzerine yazmaya çalıştım.
Bakmayın benzinin az göründüğüne Geredeye bu benzinle vardık ve daha yedek depoya bile geçmemiştim.
Yol boyunca kamera Arkadaşım Mesut'un elindeydi.Ve yol boyunca çok güzel manzaralarla karşılaştık.
İlk molamızı bu yol kenarındaki şirin köy manzarasının önünde verdik.Gerçekten insanın ömrüne ömür katacak yerler...
Bir süre sonra sadece böyle ahşap evlerden oluşan bir köyün yanından geçtik.Gerçekten çok güzeldi...
Ve artık Gerededeyiz.Motora benzin bize WC lazım nede olsa.
Artık yola devam.Yol boyunc bunun gibi irili ufaklı göletler vardı.Hareket halindeyken resim çekmek daha bir zor.
Bu ineklerin oluşturduğu resmi de çekmeden edemedik doğrusu...
Uzaktan çok güzel görünen bir başka göl.Yolda gördüğüm Gölcük tabelası orayamı gidiyordu acaba?
Boluya geldik sayılır artık karnımızı doyurma zamanı.
Ve sonunda Boludayız.İlk işimiz nerde ve ne yiyeceğimize karar vermek.
Garip olmuş olabilir ama Boluda Erzurum Cağ kebabı yedik.
Hem açlığın tahammül edilemez baskısı hemde dayanılmaz cağ kebabı kokusu bizi ona doğru yöneltti.
Bundan sonra sizleri Abant gölünde çektiğim resimlerle başbaşa bırakıyorum Elimde o kadar çok resim var ki hangilerini yayımlayacağımı karar veremedim.
Artık dönüş vakti geldi Saat 18:00 gibi yola çıktık Karanlığa kalacağımız belli.En çok sevdiğim şeylerden biri de gece yolculuğu.Yollar sakin ve virajlar boşken motor sürmenin keyfi bir başka oluyor.
Bu son pozumuzu Kızılcahamamda verdik.Canımız çay istedi aslında ama saat zaten geç olmuştu.Ben gece 9 gibi evimdeydim.Arkadaşım benden ayrıldıktan sonra Keçiörene kadar daha yolu vardı.Onu arabasına uğurladım Kendisinin ilk motosiklet yolculuğu olmakla birlikte yüzünde gülücük sırtındada biraz yorgunluk vardı Nede olsa 400 km gibi bir yolu artçı olarak tepmişti.Tahmin ediyorum bir kere motorsiklet havası aldı ya artık bundan kurtulamaz.Gezimi sonuna kadar incelediğiniz için herkese teşekkürler.Bütün tekerlerin düz basması dileğiyle.
Ve vurduk yola.Resimleri karışık yükledim Bu yüzden resimlerin üzerine yazmaya çalıştım.
Bakmayın benzinin az göründüğüne Geredeye bu benzinle vardık ve daha yedek depoya bile geçmemiştim.
Yol boyunca kamera Arkadaşım Mesut'un elindeydi.Ve yol boyunca çok güzel manzaralarla karşılaştık.
İlk molamızı bu yol kenarındaki şirin köy manzarasının önünde verdik.Gerçekten insanın ömrüne ömür katacak yerler...
Bir süre sonra sadece böyle ahşap evlerden oluşan bir köyün yanından geçtik.Gerçekten çok güzeldi...
Ve artık Gerededeyiz.Motora benzin bize WC lazım nede olsa.
Artık yola devam.Yol boyunc bunun gibi irili ufaklı göletler vardı.Hareket halindeyken resim çekmek daha bir zor.
Bu ineklerin oluşturduğu resmi de çekmeden edemedik doğrusu...
Uzaktan çok güzel görünen bir başka göl.Yolda gördüğüm Gölcük tabelası orayamı gidiyordu acaba?
Boluya geldik sayılır artık karnımızı doyurma zamanı.
Ve sonunda Boludayız.İlk işimiz nerde ve ne yiyeceğimize karar vermek.
Garip olmuş olabilir ama Boluda Erzurum Cağ kebabı yedik.
Bundan sonra sizleri Abant gölünde çektiğim resimlerle başbaşa bırakıyorum Elimde o kadar çok resim var ki hangilerini yayımlayacağımı karar veremedim.
Artık dönüş vakti geldi Saat 18:00 gibi yola çıktık Karanlığa kalacağımız belli.En çok sevdiğim şeylerden biri de gece yolculuğu.Yollar sakin ve virajlar boşken motor sürmenin keyfi bir başka oluyor.
Bu son pozumuzu Kızılcahamamda verdik.Canımız çay istedi aslında ama saat zaten geç olmuştu.Ben gece 9 gibi evimdeydim.Arkadaşım benden ayrıldıktan sonra Keçiörene kadar daha yolu vardı.Onu arabasına uğurladım Kendisinin ilk motosiklet yolculuğu olmakla birlikte yüzünde gülücük sırtındada biraz yorgunluk vardı Nede olsa 400 km gibi bir yolu artçı olarak tepmişti.Tahmin ediyorum bir kere motorsiklet havası aldı ya artık bundan kurtulamaz.Gezimi sonuna kadar incelediğiniz için herkese teşekkürler.Bütün tekerlerin düz basması dileğiyle.