- Katılım
- 16 Tem 2008
- Mesajlar
- 9,061
big in japan
yine ince görmüşün azizim :cat:
big in japan
Bigprincess, bu konuyu yüzlerce forum sitesinden birine açmak yerine neden motosiklet kullanan ve kullanmak isteyen insanların bulunduğu bir platforma açma gereği duydun?
1.si; açıköğretimi bitirmen gerek önce. Türkçen bile Türkçe gibi değil. Noktalama hak getire, caps lock hak getire.
2. bir dili öğrenmeden önce kendi ana dilini kusursuzca bilmen gerekir.
Her dilin cümle kurma yapısı ve kuralları farklıdır çünkü.
Benim bildiğim: Japonca ve Çinçede semboller konuşur. Yani İhtiyar'ın çevirisinden 1 tane sembol seç. O, 1 kelimenin karşılığı da olabilir, 1 durumun karşılığı da olabilir, 1 cümlenin karşılığı da olabilir.
İlk önce Türkçeni kusursuzlaştır. Öğrenmek istersen de İngilizce tavsiye ederim sana, en yaygın dil o. Japoncanın üstesinden gelebileceğini düşünmüyorum, herkes gelemez de zaten, aşırı bir disiplin, çalışma azmi, merak, öğrenme açlığı ve azim gerekir. Bir idealin olması gerekir meslekten ve gelecekten yana.
Bir Japon karakterini beğeniyorsun ya da hastasın diye Japonca Dili ve Edebiyatı okumak, anlamsız.
-Gerçi "Konu Dışı"na açılmış. Neden bu kadar üzerine gidildi bu konunun, anlamadım.-
abi harbiden güldürdün beni helalin varben bu topiğin abonesi olmak istiyorum al sana tokyo havaalanının telefonu sayfanın en altında yazılı http://www.narita-airport.jp/en/inquiry/index.html oradan kontrol kulesini iste kontrol kulesini bağlasınlar o kuledekilerden telefona çıkan erkek olursa kapat kadın olursa konusmaya devam et savaş abim selam söyledi de savaş abin de kim derlerse zarf atıyorlardır lagaluga yapma kızım ver Jun u de tripleri bıraksınlar inene kalkana baksınlar onların işi o kontrol kulesi olmak kolay mı indirecek kaldıracak kaldıramazsa indiremezse güm bana bak kızım de sana Jun u yar etmem jun benim july agust october hangisini istersen daha onbir tane var onlar senin onlar da arkadan geliyor de jun kaname kesin oradadır orada yoksa ta Allah belasını versin sen ararken niye yok o yeni çıkan spor gazetesi üc harfli oradaysa belki seninle görüşür görüşürse sana vat is yor neym falan der sen de bildiğin iki kelimeyi ve kalan yarım aklı o telefonun başında yersin sonra elin ayağın kesilir bir ay yemeden içmeden kesilirsin gelen telefon faturasından kol böreği yaptırırsan günde üç öğünle bir haftada düzelirsin yok jun kaname psiko cıkar da ruh ikizimi buldum filan die düşünürse vay be derim onda da kafa varmış hem de çalışıyor ama puştluğa çalışıyordur kesin seni ham yapmayı kafasına koymuştur ama mil puanları yetmediği icin sana ucak bileti gönderemez belki de zaten sen de şimdiye kadar ucağa binmemişsindir binsen taaaa japonyaya kadar gitmek istemezdin kafadan on saat sürüyor bi de aktarma yaparsan barsakların cırk cırk edene kadar bezmiş olursun ucaktan daha dubai de aktarma beklerken acaba arapça öğrensem prens bulur muyum filan diye düşünmeye başlarsın korkma oradan Arabistana geç dört bin küsur prens var kundaktaki de prenss doksanındaki de prens nası oluyosa o yeni çıkan üç harfli spor gazetesi yok hala jun kaname peşinde gideceksen devam et narita havaalanında inersin yalnız inince sormayı unutma Jun kanameyi buldun buldun bulamadın dön geri bu japon milleti akla sığar sey değil ama her bişeyleri kücücük minnacık arabalar bile yapıyorlar koy cebine lazım olunca bin ööle arabalar yani ha bi de japonyada helaya falan girince etrafı iyice kontrol et her bi seyleri kücücük demiştim ya bunlar çok sapık oluyo her yer röntgenci dolu sen gelmeden görüntün gelir taaa buralara kadar sende japonya da film çevirmiş olursun bu arada dedim görüntü demişken bi de bu Japonlar mahallece toplanıp hamama gidiyorlar ama peştemal kullanmıyorlar sen Jun kanamenin memleketine git en iyisi nerden mi biliyorum bi seferinde kavede karşılaştık baktım bu tesbih filan sallıyo ooopp birader gelsene dedim buna buyur abi dedi artizmisin sen lan dedim evet abi dedi ha o zaman memleket nere dedim kagawa abi dedi kagawanın neresindensin olum sen dedim mitoyadan abi dedi lan benim bilgisayarı yapan herif vardı orada du bakayım adı neydi tensai koyama deyince abi o benim dayım bıraktı bilgisayarcılığı şimdi minibüsü var kagawa mitoya arasında çalıyıyo toyotanın hastasıyım yolların ustasıyım yazıyo mis gibi kanjiyle falan geyiği yaptı bana iyi o o zaman sok o tesbihi cebine camide tesbihattan başka yerde çıkarırsan alırım aklını dedim sagol abi dedi şimdi sen gidersin oraya kagawada inince mitoya giden 9 numaralı minibüsler var bin onlara inince mahallesini bul mahallede ara yapan kadınlar ya işte onlardan hamam gününü öğren takıl peylerine al sana Jun kaname anadan üryan ve fındıklı baktın beğendin senin olsun beğenmedin dön gel buraya benim bi kayınco var l japonlardan bile daha çekik gözlü anlaşmanız kolay olur kayınço da imlasız Türkçe biliyo zaten anası nenesi çok okudu buna ortayı 4 liseyi altı senede bitirdi yani çok okumuş hem de okunmuş çocuk ver parayı eline sanki sihirbaz iki dakkada yok olur alemlere akar ama terbiyelidir eniştesinin yanında cigara bile içmez yani tam senin aradığına benzer gibi sanki belki de yani anlaşırsınız gibime geliyor of lan çatladım nası bi ruh hali bu kafam binbeş yüz oldu yazana kadar kimim ben tanıyan varsa aileme haber versin o yeni çıkan üç harfli spor gazetesi
abi harbiden güldürdün beni helalin var
gelen telefon faturasından kol böreği yaptırırsan günde üç öğünle bir haftada düzelirsin özellikle bu bölüme :queen:
Ne cevherler var burada benimki hikayeabi harbiden güldürdün beni helalin var
gelen telefon faturasından kol böreği yaptırırsan günde üç öğünle bir haftada düzelirsin özellikle bu bölüme :queen:
şimdi arkadaşlar şöyle düşünün...başka bir ülkenin bir forumuna hiç girmediniz mi...bu arkadaş bir çeviri programıyla mesajını Türkçeye çevirmiş ve üyelik alarak buraya yazmış...olay çok basit...çeviri programlarının bazıları gerçekten çok başarılı...
ben böyle birşey yapmıştım..yabancı motosiklet forumlarından birine üye olup tarzan ingilizceyle birşeyler karalamıştım...cümle geçişlerine dikkat ederseniz gramere göre bu yazı üslubu bir çeviri programının eseri...
benim için önemli diyeceğine...önemlidir benim için yazmış...bir japon öğrencinin kendi yarattığı çeviri programı bile olabilir onu deniyordur vs...yani mantık aranmasına lüzum yok...
eleman makara olsun diye açmış konuyu...
ve bahse konu jun kaneme ve diğer asyalı fenomen tiplerin (özellikle Kore dizi ve filmleri) ülkemizdede önemli bağımlılık yapan hayran kitlesi var hatırlatmak isterim..TRT 1 deki o uyduruk kore dizisini nolur bir kez izle bak bayılcan diye mesaj atan arkadaşım var...
o yeni çıkan üç harfli spor gazetesi