Ne güzel!
Motora binmemişlerin bile bir fikri var.
Benim anlamadığım, insanlar bindikleri motor hakkında niye başkasından onay ararlar?
Bence ülkemizde enduro dediğimiz büyük hacimli, yüksek, arazi kabiliyeti kısıtlı seyahat motorları BERBATTIR.
Enduro, dünya çapında 450cc'yi geçmeyen, düz duvara tırmanan cihazlar (KTM'de EXC serisi, HUSQVARNA'da TE 449, TE 310 gibi), işte onlar nefis.
Fakat onlar yarış makinası, bizdeki gibi bavul arkada piknik yolunda fır fır gezmek için değil.
Motosiklete binerken 3 şey ararım.
1. Gitmesi
2. Durması
3. Viraja girmesi
Güzel yurdumuzda halkın "Enduro" dediği çirkinlikler, bu üç konuda da bir çok motordan geri kalır.
Bu sebeple tercihim asla bu abominasyonlardan yana olmaz.
Hah adam alır safkan enduro'yu, dağ-taş spor gazlar. Şapka çıkartırım.
Fakat öyle mıcırlı yolda, saatte 20 km'yle gidip, "enduro yaptık acayip hööö" diye gelmeyin.
Adamı geçtim, eşşekler bile güler bu hale.
Slmlr
Brkn