- Katılım
- 9 Şub 2008
- Mesajlar
- 2,858
- Konu Yazar
- #1

Uzun zamandır İşe hergün motosiklet ile gidip geliyorum.
Son 4 yıldır scooterla gitmek çokta sorun olmuyordu ama CBR ile tam kıyafet giymek, çıkarmak (gömlek kravat üzerine) iyice eziyet haline gelmeye başladı.
Çanta olmamasıda çabası. Ancak 30km yolu İstanbul trafiğinde başka türlüde çekemem deyip hayıflanmadan gidiyordum.
Şirkete servis var ancak 4km uzaktan geçiyor diye biliyordum fakat öyle değilmiş evin önünden geçen başka servis varmış ve benim haberim yokmuş

Deneme vakti gelmişti. Sabah saat: 6:40, Kargalar sahilde ekmek kırıntısı arıyor, evsizler çöpleri kucaklarken ay ışığı denize vuruyor...
Galiba hala uyuyorum....
Servis geliyor, içerde uyuyan insanlar sanırsın herkes zombie, uyuyor millet. İğrenç parfüm kokuları, şöförün dinlediği kanal sabah sabah powerturk.
Tın tın gidiyor servis, uyusan uyuyamıyorsun koltuklar rahatsız, bazen öndeki arkadaki insanların istemediğin muhabbetlerine kulak kabartıyorsun. Kitap okurum belki diyorsun ama mümkün değil. Tek istediğin biran evvel yolun bitmesi.
Oysa motorda öylemi, önemli olan varmak değil yolda olmak.
Motosiklet'le 7:30'da evden çıkıp, 7:45'te işte olmak vardı diyorsun CBR'la Tem den 15 dakikada yer yer saatte 160km/h ile hayattan zevk almak rüzgarı yalamak vardı.
Ama işte öyle değil, bahçemde duran motorumun hayali gözlerimde ve ben servisteyim.
