21.12.2012 Altın Çağa Giriş

Katılım
11 Mar 2005
Mesajlar
242
YENİ ÇAĞA GEÇİŞ...

Kış ekinoksu olan 21.12.2012 yi takiben yeniçağa yer açmak için eski çağın(Kali-Yuga) yok edilme süreci devrede olacaktır. Bu süreç Nuh peygamber zamanındaki gibi kısmi bir temizlik değil aksine tam bir dönüşüm şeklinde gerçekleşecektir. O zamandaki gibi bir grup canlının olduğu gibi geçişi mümkün olmayacak ancak yeni ve daha üstün bir maddi evrene uygun canlılar olacaktır. İns
anlardan belli bilinç düzeyine ulaşabilenlerin mutasyonu olacağı öngörülmektedir. Bu tarih sadece medeniyetlerin değişimi değildir. Yeni bir zaman döngüsüdür. Homo-sapienlerin sonu. Tüm Dünya nın yükselişi ve bu yükselişe ayak uydurabilenlerin yaşama devam edişi olacaktır.

Kaçınılmaz olan bu sıçramaya insanın uyumunu; onun çevresiyle olan uyumu ve Yaratanı ile olan uyumunun derecesi belirleyecektir.

Bu insanın yaşamında bir amaç olup olmadığı ile de ilgilidir. Dünyanın ve diğer canlıların geçişi kişisel olmayacaktır ama insanınki kişisel olacaktrır. İnsanın gerçeği kabul etme isteği ve gelmekte olan değişimi kabul kesin kabul etmesine bağlıdır. Bu yol ayrımı, bu nesil için eğer doğru dönüş yapamazlarsa yolun sonu demektir. Herkes dönemeci görebilecek mi? Hala geriye bakanlar! Unutmayalım ki herkes davetlidir ancak az bir kısım kabul edilecektir çünkü az bir kısım daveti kabul etmiştir. Yaşamın büyük planını görecek zamana ve isteğe sahip az sayıda insan Dünya illizyonunu feda edip Dünyanın kişiye özel olmayan gerçeğini kucaklamaya isteklidir. Az bir grup insan kendi adil olmayan gerçeklerinin adil olduğunu düşünmeyi terk edecektir. Bir insanın yaşamı o insanın şahsi sorumluluğudur.

Yaşamın yükselişi ise zamanında davranmak olan şahsi bir sorumluluktur. Yükseliş ya da düşüş değil ama bilinçli hareket yükümlülüğüdür. Demir çağı (Kali) ektiğini biçmelidir. Sonuçta değişik sonuçları şahsi gayretler yapabilir.

Çoğu kişiler kendi yanlış inançlarının altında boğulacaktır. Kişi ancak bizzat kendisi kişiye özel olmayan bu gerçekleri kabul etmeğe hazırsa kendisini boğan bu yükten kurtulabilir. Hayatta kalmak bir uyum meselesidir. Eğer olan bitenin farkında değilseniz uyum sağlayamazsınız. Yaşamın sürdürülebilirliği sizin bütün için geçerli gerçeği kabul edebilecek bilinç seviyesine ulaşmış olmanızla ve bunu istemenizle bağlantılıdır. Yaşamın adil olması için hakkaniyetin çevresi ile uyumlu olarak bütünleşmiş olması ve adaletin şahsi olmaması gerekir ki herkese eşit uygulansın. Yarım yamalak gerçekler aldatmacadan başka bir şey değildir. Yaşamı sürdürebilmek bilinçli bir gayretle olur ki bu da tutarlı davranışlar gerektirir.

Sadece ölüm ve yıkım kendiliğinden olur. Öyleyse kendinize bunlar olacak mı diye sormayın. Olursa ne yaparız diye sorun.

Alpaslan Kuzucan.
 
Katılım
7 Tem 2005
Mesajlar
417
Sen iluminatici falanmısın kardeş...

---------- Mesajlar birleştirildi - 18:17 ---------- bir önceki mesaj zamanı 18:15 ----------

21.12.2012 Altın Çağa Giriş
YENİ ÇAĞA GEÇİŞ...

Kış ekinoksu olan 21.12.2012 yi takiben yeniçağa yer açmak için eski çağın(Kali-Yuga) yok edilme süreci devrede olacaktır. Bu süreç Nuh peygamber zamanındaki gibi kısmi bir temizlik değil aksine tam bir dönüşüm şeklinde gerçekleşecektir. O zamandaki gibi bir grup canlının olduğu gibi geçişi mümkün olmayacak ancak yeni ve daha üstün bir maddi evrene uygun canlılar olacaktır. İns
anlardan belli bilinç düzeyine ulaşabilenlerin mutasyonu olacağı öngörülmektedir. Bu tarih sadece medeniyetlerin değişimi değildir. Yeni bir zaman döngüsüdür. Homo-sapienlerin sonu. Tüm Dünya nın yükselişi ve bu yükselişe ayak uydurabilenlerin yaşama devam edişi olacaktır.

Kaçınılmaz olan bu sıçramaya insanın uyumunu; onun çevresiyle olan uyumu ve Yaratanı ile olan uyumunun derecesi belirleyecektir.

Bu insanın yaşamında bir amaç olup olmadığı ile de ilgilidir. Dünyanın ve diğer canlıların geçişi kişisel olmayacaktır ama insanınki kişisel olacaktrır. İnsanın gerçeği kabul etme isteği ve gelmekte olan değişimi kabul kesin kabul etmesine bağlıdır. Bu yol ayrımı, bu nesil için eğer doğru dönüş yapamazlarsa yolun sonu demektir. Herkes dönemeci görebilecek mi? Hala geriye bakanlar! Unutmayalım ki herkes davetlidir ancak az bir kısım kabul edilecektir çünkü az bir kısım daveti kabul etmiştir. Yaşamın büyük planını görecek zamana ve isteğe sahip az sayıda insan Dünya illizyonunu feda edip Dünyanın kişiye özel olmayan gerçeğini kucaklamaya isteklidir. Az bir grup insan kendi adil olmayan gerçeklerinin adil olduğunu düşünmeyi terk edecektir. Bir insanın yaşamı o insanın şahsi sorumluluğudur.

Yaşamın yükselişi ise zamanında davranmak olan şahsi bir sorumluluktur. Yükseliş ya da düşüş değil ama bilinçli hareket yükümlülüğüdür. Demir çağı (Kali) ektiğini biçmelidir. Sonuçta değişik sonuçları şahsi gayretler yapabilir.

Çoğu kişiler kendi yanlış inançlarının altında boğulacaktır. Kişi ancak bizzat kendisi kişiye özel olmayan bu gerçekleri kabul etmeğe hazırsa kendisini boğan bu yükten kurtulabilir. Hayatta kalmak bir uyum meselesidir. Eğer olan bitenin farkında değilseniz uyum sağlayamazsınız. Yaşamın sürdürülebilirliği sizin bütün için geçerli gerçeği kabul edebilecek bilinç seviyesine ulaşmış olmanızla ve bunu istemenizle bağlantılıdır. Yaşamın adil olması için hakkaniyetin çevresi ile uyumlu olarak bütünleşmiş olması ve adaletin şahsi olmaması gerekir ki herkese eşit uygulansın. Yarım yamalak gerçekler aldatmacadan başka bir şey değildir. Yaşamı sürdürebilmek bilinçli bir gayretle olur ki bu da tutarlı davranışlar gerektirir.

Sadece ölüm ve yıkım kendiliğinden olur. Öyleyse kendinize bunlar olacak mı diye sormayın. Olursa ne yaparız diye sorun.

Alpaslan Kuzucan.

 

c90

Katılım
15 Tem 2009
Mesajlar
813
YENİ ÇAĞA GEÇİŞ...

Kış ekinoksu olan 21.12.2012 yi takiben yeniçağa yer açmak için eski çağın(Kali-Yuga) yok edilme süreci devrede olacaktır. Bu süreç Nuh peygamber zamanındaki gibi kısmi bir temizlik değil aksine tam bir dönüşüm şeklinde gerçekleşecektir. O zamandaki gibi bir grup canlının olduğu gibi geçişi mümkün olmayacak ancak yeni ve daha üstün bir maddi evrene uygun canlılar olacaktır. İns
anlardan belli bilinç düzeyine ulaşabilenlerin mutasyonu olacağı öngörülmektedir. Bu tarih sadece medeniyetlerin değişimi değildir. Yeni bir zaman döngüsüdür. Homo-sapienlerin sonu. Tüm Dünya nın yükselişi ve bu yükselişe ayak uydurabilenlerin yaşama devam edişi olacaktır.

Kaçınılmaz olan bu sıçramaya insanın uyumunu; onun çevresiyle olan uyumu ve Yaratanı ile olan uyumunun derecesi belirleyecektir.

Bu insanın yaşamında bir amaç olup olmadığı ile de ilgilidir. Dünyanın ve diğer canlıların geçişi kişisel olmayacaktır ama insanınki kişisel olacaktrır. İnsanın gerçeği kabul etme isteği ve gelmekte olan değişimi kabul kesin kabul etmesine bağlıdır. Bu yol ayrımı, bu nesil için eğer doğru dönüş yapamazlarsa yolun sonu demektir. Herkes dönemeci görebilecek mi? Hala geriye bakanlar! Unutmayalım ki herkes davetlidir ancak az bir kısım kabul edilecektir çünkü az bir kısım daveti kabul etmiştir. Yaşamın büyük planını görecek zamana ve isteğe sahip az sayıda insan Dünya illizyonunu feda edip Dünyanın kişiye özel olmayan gerçeğini kucaklamaya isteklidir. Az bir grup insan kendi adil olmayan gerçeklerinin adil olduğunu düşünmeyi terk edecektir. Bir insanın yaşamı o insanın şahsi sorumluluğudur.

Yaşamın yükselişi ise zamanında davranmak olan şahsi bir sorumluluktur. Yükseliş ya da düşüş değil ama bilinçli hareket yükümlülüğüdür. Demir çağı (Kali) ektiğini biçmelidir. Sonuçta değişik sonuçları şahsi gayretler yapabilir.

Çoğu kişiler kendi yanlış inançlarının altında boğulacaktır. Kişi ancak bizzat kendisi kişiye özel olmayan bu gerçekleri kabul etmeğe hazırsa kendisini boğan bu yükten kurtulabilir. Hayatta kalmak bir uyum meselesidir. Eğer olan bitenin farkında değilseniz uyum sağlayamazsınız. Yaşamın sürdürülebilirliği sizin bütün için geçerli gerçeği kabul edebilecek bilinç seviyesine ulaşmış olmanızla ve bunu istemenizle bağlantılıdır. Yaşamın adil olması için hakkaniyetin çevresi ile uyumlu olarak bütünleşmiş olması ve adaletin şahsi olmaması gerekir ki herkese eşit uygulansın. Yarım yamalak gerçekler aldatmacadan başka bir şey değildir. Yaşamı sürdürebilmek bilinçli bir gayretle olur ki bu da tutarlı davranışlar gerektirir.

Sadece ölüm ve yıkım kendiliğinden olur. Öyleyse kendinize bunlar olacak mı diye sormayın. Olursa ne yaparız diye sorun.

Alpaslan Kuzucan.
Gıı!!!! ne şimdi bu akşam akşam şaka mı? ::gazla::
 
Katılım
29 Mar 2012
Mesajlar
615
Kırk yıllık hasret sonrası evdekileri korkutmak pahasına motor aldım ve kullanıyorum. Yani gözlerim açık gitmicem :)
 
Katılım
10 May 2012
Mesajlar
161
alfawings, ne içtin diye sormak isterdim, ama sormayacağım.. Soracağım şey, bu geçişin ne kadar süreceği? Hani bir yıl desen, bir yıl sonra sana sorucam, "noldu hacı" diye, ama sen şimdi 300-500 yıl dersin, bi anlamı kalmaz..
 

MkD

Katılım
22 Eki 2009
Mesajlar
767
yeni dönemin açıklaması zaten türkiyenin 4 de 3 ünü eler gibime geldi :p
geriside dünya ile yarışacak
ydds (yeni dönem dünya seçmeleri)
de başarının anahtarı finnal :cherry:
 
Katılım
13 Ara 2004
Mesajlar
13,918
[YT]UO5URoIOGAg[/YT]
Hakan abi güzel konuşmuş. Tam da bu sözde altın çağa geçişi açıklıyor.
 
Katılım
11 Mar 2005
Mesajlar
242
Evet sevgili motorcu kardeşlerim,
Cevap veren arkadaşlarımın neşeleri bol olsun, hep böyle sevinç içinde olsunlar.
Ama....''Zamansızlık Zamanı” dedikleri şeye geliyoruz. Bu kısa ve yoğun bir evrim dönemidir. Ana çevrimlerin içerisinde bizi gerek bireysel gerekse insanlık olarak yeni bir evrim çağına iteleyecek büyük değişikliklerin yer alacağı bir dönem. Görünen o ki 2015 yılına kadar olup bitmiş olacaktır. Ancak elbette herşeyin idaresini elinde tutan Yüce Yaratan ın insanlara biraz daha zaman vermesinin önüne de kim geçebilir ki. Bekleyip göreceğiz.
Sevgilerimle,
 
Katılım
26 Tem 2007
Mesajlar
298
Diana Cooper'ın Meleklerden Mesajlar kitabında bu olaydan bahsediliyor. The Secret, The Power gibi kitaplar da buna paralel düşünce sisteminden bahseder.
 
Mersin İl Temsilcisi
Katılım
2 Ağu 2006
Mesajlar
10,372
alparslan abi, ben konuyu anlayamadım inanın.
doğa, zaten kendi seleksiyonuyla eleme yapıyor sürekli.
büyük balık, küçük balığı yuttukça, biz de; "kısa çöp, uzun çöpten hakkını alacak elbette" diyoruz.
yani, sakınan gö.e çöp veya odun batarmış...

haaa, gaipten haber verdiğini iddia etmek büyük günahlardandır.
geçmiş ve gelecek, geçmiş ve geleceğin mutlak ve tek sahibine aittir.
yani, hava durumu dahil, hep yaşayarak öğrenme taraftarıyım.
yok olursak da, kalırsak da çok şükür... :rendeer:
 
Katılım
18 Haz 2005
Mesajlar
300
Sonumuz belli böyle seylere kafa yormamali insan, olacak olur elimizden bisey gelmez bizler icin andir önemli olan yoksa paronayak olur insanoglu.
 
Katılım
25 Mar 2006
Mesajlar
3,978
Bu 2012 komplo teorileri insanlara kafayı yedirdi sonunda. Madem ki insanları uyaracak kadar umursuyorsunuz, söyleyin biz de bilelim ne olacakmış. Yeni çağ, ölüm, yıkım, yok edilme, son bla bla bla... 2000'e girerken bütün bilgisayarlar zortlayacak Dünya duracak diyolardı hadi o akla yaktın diyelim, 3 sene sonra çıktılar neymiş efendim 2006'da marduk gelecekmiş vs. vs. bi sürü ottan b.ktan şeyler. Gariban insanlar da inanıyor bunlara en çok ona üzülüyorum.
 
Katılım
12 Haz 2012
Mesajlar
2,938
Bu tür altenatif inanış biçimleri ile son yıllarda çok sık karşılaşır oldum.
Öncelikle şunu belirteyim tamamen kişisel, hiçbir çevresel müdahale olmadan iç benlik ile oluşan her inanışa saygım sonsuz.
Böyle birini hiç görmedim fakat duydum, sayılı ilahi dinlerin sadece Peygamberleri.

Açtığınız konu çok farklı birşeymiş gibi görünsede, özünde 10.000 lerce yıldır (bilinen) inanç sistemine çok benzer geldi bana.
Mualif olmak değil amacım, eğer hakikaten bu konuda bilgi sahibi iseniz, bana tuhaf gelen bazı kısımları konuşmak çokta kötü olmazdı hani.

Şunu söylemeden de geçemiyeceğim bir tek kelime bana samimi geldi "maddi evrene uygun"

Bugüne kadar her inanış tamamen içtenlik, kendince hizmet edinme... maddiyatı inkar etme gibi görünsede,
dünyadaki en büyük maddi değerin döndüğü ve herzaman ilk sırada kalabilen sektördür inanç sektörü!

Şunu bilmek isterim tabi çok özel değil ise. Bugüne kadarki her inanışın kaynağı (3-4tanesi hariç) parmak ile gösterilir netlikte "şudur" denilebildi.
3-4 tanesinde de bazı teoriler sunuldu nispeten ispatlanmış olduğuna inandırıldı ve kaynak yine şudur denildi.
Alpaslan Kuzucan bize, bu duruma hangi kaynak ile inandığını parmak ile gösterip "şudur" diyebilir ise, durum daha konuşulabilir bi hal alır.

Bugüne kadarki her inanış ne olursan ol, kim olursan ol, her nezaman olursa olsun gel derken, belli bilinç düzeyine ulaşamayanları, dünya nın yükselişi ve bu yükselişe ayak uyduramayanları, yaşamında bir amaçı olmayanları,

gerçeği ve gelmekte olan değişimi kesin kabul etmeyenleri, dönemeci göremeyenleri, yükselişi için zamanında davranamayanları, bilinçli hareket yükümlülğüne sahip olmayanları ... ...

ayak uyduramadıkları ve maddi evrene uygun canlılar olmadıkları için ölüm ile tehdit eden bir teoriyi kesin kabul etmemizi bekleyen bir inançtan mı bahsediyoruz :silent:

Bu tür bişeyi farklı bir yol ile Hitler de denemişti, epey başarılıda olmuştu, bayağa da yer açmıştı hakikaten kendince uydurduğu yeni çağ için, sonuçta şuan yer açtığı kişilerle aynı yerde demezler mi adama :silent:
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
15 Mar 2012
Mesajlar
667
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
İnsanlar mutasyona mı uğrayacak?Evrim mi geçiricez?Yaw bırakın bu saçmalıkları.Kafa yormayın böyle şeylere.Mutasyona uğrayıp kanatlarımız çıkacak sonra da uçmaya mı başlıycaz?Boş muhabbetler bunlar.Hayal ürünü gelecek senaryolarını bi kenara bırakıp gerçeğe dönelim.Gerçek olan şu ki kısa süre sonra dünyada petrol rezervleri tükenecek.Bütün sanayisi ve enerji tüketimi petrole bağlı olan dünyada tersine süreç başlayacak.Şu anda yaşadığım tarz hayat sona erecek.Bi yerden bi yere gitmek için kullandığımız arabalar olmayacak.Bi yerlerden yükleyip mal getirttiğimiz kamyonlar , tırlar olmayacak.Kıtalar arası grosstonlarca yük taşıyan gemiler petrol olmayınca çalışamıyacak.Eskisi gibi mallar kervanlarla taşınacak.Tarlalarımızı sürmek için traktörlerimiz olmayacak.Öküzleri çifte bağlıycaz.Dünyanın nüfusu taşıyabileceği kapasitenin çok üzerine çıkmış durumda.Geri dönüş başladığında , petrol tükendiğinde bu kadar nüfusun ihtiyaçlarının karşılanması mümkün değil.Bu yüzden ciddi bir kıtlık ve kitlesel ölümler başlıyacak.Dünyanın şu anki hali şişirilmiş balondan farksız.Yakında patlayacak ama patladığında ciddi kitlesel ölümler gerçekleşecek.
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
o tarihlerde belki suriye parçalanmış, Türkiye biraz daha karışmış olur (Allah muhafaza)
israil hala irana "müsaitseniz haftaya sizi vurmaya gelecez" diye gözdağı vermeye devam eder
bunun dışında hala yaşıyorsak bir tarafımızı elimizle siliyor olacağızdır :)

İlhami adlı bir melek bana geliyor diyenler bu ara çoğaldı
bu spiritüalist akımlar aslında çok eski
kimisi safsata olabilir lakin olayın gerçeklik payı var
belki de bunlara da cinler görünüp aldatıyordur
 
Katılım
3 Eki 2007
Mesajlar
623
Ne güzel anlatmışsınız...

Evrimleşince sadece kalbindeki gücü genlerini sağlamlaştırmak için harcayanlar kalacak buralarda.
Çılgın güneşin yakıcı ışınları önce tenimizi delecek ardından genlerimizle çiftleşecek...
ama özellikle 21.12.2012'de olacak bu çünkü cern de yapılan deneyler aslında bu tarihi belirlemek için yapılmış.
Kutsal illüminati ve yoldaşlık "BİLİM"i sadece göz boyamak için uydurdu boş beyinleri gerçeklerden uzak tutmak için kullandı.

Ama evrimleşince boşluklar dolacak batıl sararıp yerini yemyeşil gerçeklik alacak...
o gün ben X-men takımına girmek için "mutant seçme sınavına" (MUSS) gireceğim
ama orası iki yıl sonra sınavın yanlış hesaplandığını dilersem "Wolverin"lik yerine
"Profesör X" kadrosuna alınabileceğimi söyleyecekler.
Sonra bu günlerimize bakıp diyeceğiz ki o gün geldiğinde

Vay canına...

işte bu söz her şeyin anahtarı olacak...
Tam 21.12.2012'de fark edeceğiz ki;

Farkedeceğiz ki ne kadar boş şeylerle uğraşmışız.
Biz saçma sapan şeylerin peşinde koşarken
Her gün şehit haberi geliyor ve biz süper lig haberleri kadar umursamaz olmuşuz,
Herkesin hakkı yenirken (KPSS, TUS) hangi mankenin hangi frikikten golü bulduğunu konuşur olmuşuz,

Allah cümlemize akıl ihsan eğlesin
21.12.2012'e kalmadan üstümüzdeki ölü toprağı atmayı nasip eğlesin.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst