yok.. beslemedim ama şirketin deposunda vardı...
bu lanet hastalık kopek dışkısından meydana geliyomuş
---------- Mesajlar birleştirildi - 22:43 ---------- bir önceki mesaj zamanı 22:39 ----------
DR.ERDOĞAN SÖZÜER
Öncelikle şu hususu belirtmemiz gerekir ki kist hidatik maalesef ülkemizde sık görülen, özellikle hayvancılıkla uğraşılan iç Anadolu ve doğu Anadolu bölgesi başta olmak üzere, bir sağlık sorunudur. Kist hidatik ile ilgili Dünya literaütürüne bakıldığında ülkemizden de pek çok bilimsel yayının yer aldığı görülmektedir. Bu duruma sevinelim mi? yoksa üzülelim mi? tartışılabilir. Ancak kesin olan bilgi bu hastalığın aslında paraziter bir hastalık olduğudur ve toplum sağlığı ile ilgili ciddi önlemler alındığında ve bunlara uyulduğunda böyle bir hastalıkla uğraşmaya gerek kalmayacağıdır. Bu hastalık sosyoekonomik olarak ileri ülkelerin sorunu değildir, geri kalmış veya gelişmekte olan ülkelerin sorunudur. Ancak günümüzde gelişen ulaşım imkânları ve fazla sayıda inan göçleri ile artık ileri ülkelerde de kist hidatik vakalarının arttığını bilmekteyiz.
bu hastalığa yol açan ve echinococcus granulosus ismi verilen parazit esas olarak köpek, kurt, tilki, çakal gibi hayvanların barsağında yaşar. Parazitin yumurtaları hayvanın dışkısı ile dış ortama atılır. Bu yumurtalar ısı, nem, kuruluk, kimyasal maddeler gibi dış ortam şartlarına son derece dayanıklıdırlar.
İyi yıkanmamış sebze ve meyvelerle ağız yoluyla insanlar tarafından alınır veya bu yumurtalarla kirlenmiş otları yiyen koyun ve sığırların barsaklarına geçer. Bu nedenle hastalık avcı, çiftçi, çoban gibi hayvanlarla teması olanlar, köpek sahibi olanlar, mezbaha çalışanları ve veteriner hekimlerde daha sık görülür. Yumurtalar ağız yoluyla alındıktan sonra barsaklara geçerler. Barsaklarda yumurtanın kabuk kısmı erir ve hastalık yapan şekil karaciğere taşınır. Karaciğer hastalığın en sık görüldüğü organdır. Karaciğerden sonra en sık akciğer ve dalağı tutmaktadır. Ancak şurası unutulmamalıdır ki, bu hastalık böbrek, meme, tiroid, beyin kas dokuları, hatta kalp kası gibi vücudun diğer organlarında da görülebilir.
Bu önemli bir soru. Öncelikle şunu söylemeliyim, hastalığın erken dönemlerinde yani parazit karaciğerde henüz yerleşmiş ve ancak küçük boyutlarda bir kist yapmışken dikkate değer bir rahatsızlığınız olmaz. Bu dönemdi kist ancak tesadüfen bulunabilir. Ancak zaman geçtikçe kist karaciğer içinde büyür, kendine giderek daha geniş bir yer açar. Yani giderek hastalık yani kist gelişir fakat işe yarar karaciğer azalır, olay karaciğerin aleyhine ilerler. Kist büyüdükçe hastanın şikâyetleri artar.
Karaciğerde yerleşen kistlerde karnın sağ üst tarafında omuza vuran ağrılar, bulantı, kusma karında şişkinlik, hatta sarılık görülebilir. Akciğerde yerleşmiş kistler ise nefes alırken ağrı, solunum sıkıntısı, yan ağrılarından şikayet ederler. Diğer organ tutulumlarında da bu bölgelere ait şikâyetler ortaya çıkar.
Bazı durumlarda kistlere mikroplarlar bulaşır veya kist safra yollarına açılır. Bunlar ciddi bir durumlardır ve acil müdahale gerekebilir. Ayrıca kistin yırtılması ciddi alerjik şok nedeni ile ölüme yol açabilecek bir komplikasyondur. Hasta bu durumu atlatsa bile karın içine yayılan kist sıvısı, birkaç yıl içinde onlarca yeni kistin gelişmesine yol açar